İşçinin iş yerinde suç işlemesi halinde işverenin iş sözleşmesini derhal feshetme hakkı 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25. maddesinde düzenlenmiştir. Kanunun 25. maddesinin ikinci fıkrasının (f) bendi uyarınca, işçinin iş yerinde yedi günden fazla hapisle cezalandırılan ve cezası ertelenmeyen bir suç işlemesi durumunda işveren iş sözleşmesini haklı nedenle bildirimsiz olarak sona erdirebilir. Bu bent kapsamında fesih hakkının doğabilmesi için eylemin iş yerinde gerçekleşmesi, cezanın yedi günü aşması ve cezanın ertelenmemiş olması zorunludur.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 25Kaynağı aç
İş Yeri Tanımı ve Fiilin İşlendiği Yerin Kapsamı
Suç teşkil eden eylemin iş yerinde işlenip işlenmediğinin tespiti için 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2. maddesindeki düzenleme esas alınır. Kanuna göre işveren tarafından mal veya hizmet üretmek amacıyla maddi olan ve olmayan unsurlar ile işçinin birlikte örgütlendiği birime işyeri denir. İşverenin iş yerinde ürettiği mal veya hizmet ile nitelik yönünden bağlılığı bulunan ve aynı yönetim altında örgütlenen işyerine bağlı yerler ile dinlenme, çocuk emzirme, yemek, uyku, yıkanma, muayene ve bakım, beden ve mesleki eğitim yerleri, avlu gibi eklentiler ve araçlar da iş yerinden sayılır ve iş organizasyonu kapsamında bir bütün oluşturur.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 2Kaynağı aç
Ahlak ve İyi Niyet Kurallarına Aykırılık Kapsamındaki Fiiller
İş yerinde işlenen suç niteliğindeki her fiil yalnızca hapis cezasının süresi üzerinden değil, ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller çerçevesinde de değerlendirilir. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25. maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince işçinin hırsızlık yapması, işverenin güvenini kötüye kullanması veya meslek sırlarını ortaya atması gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışları işverene derhal haklı fesih yetkisi tanır. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 155. maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen güveni kötüye kullanma suçunun hizmet ilişkisi veya mal idare etme yetkisinin gereği olarak teslim edilen eşya hakkında işlenmesi halinde ise ceza kanunu bakımından bir yıldan yedi yıla kadar hapis cezası öngörülmektedir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 155Kaynağı aç
İş yerinde cinsel taciz niteliğindeki fiiller de doğrudan yaptırıma bağlanmıştır. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca işçinin iş yerinde bir başka işçiye cinsel tacizde bulunması haklı fesih nedenidir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 105. maddesinin birinci fıkrasında cinsel amaçlı taciz eylemini gerçekleştiren kişi hakkında şikayet üzerine üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası yaptırımı yer almaktadır.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 105Kaynağı aç
İşçinin, işveren yahut aile üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak sözler sarf etmesi, bu yönde davranışlarda bulunması veya işveren hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ihbar ve isnatlarda bulunması 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi gereği derhal fesih sebebi oluşturur. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 267. maddesinin birinci fıkrası uyarınca işlemediğini bildiği halde yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak bir kişiye hukuka aykırı fiil isnat eden kimse bir yıldan dört yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmaktadır.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 267Kaynağı aç
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2014/28232, K. 2014/29642Kaynağı aç
İşçinin işverene, aile üyelerine ya da işverenin başka bir işçisine sataşması, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25. maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendinde düzenlenmiştir. Aynı bent doğrultusunda işçinin iş yerine sarhoş yahut uyuşturucu madde almış olarak gelmesi ya da iş yerinde alkol veya uyuşturucu maddeleri kullanması da derhal haklı fesih sebepleri arasında sayılmıştır.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 25. maddesinin ikinci fıkrasının (ı) bendi gereğince işçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi ya da işyerinin malı olan veya eli altında bulunan makineleri, tesisatı veya başka eşya ve maddeleri otuz günlük ücretinin tutarıyla ödeyemeyecek derecede hasara ve kayba uğratması haklı fesih nedenidir. İşçinin otuz günlük ücretiyle ödeyemeyeceği bu zarar hesabına ikramiye ve fazla mesai gibi ek ödemelerin dahil edilmeyeceği belirtilmektedir.
Gözaltı, Tutukluluk ve Ceza Yargılamasının Feshe Etkisi
İşçinin gözaltına alınması veya tutuklanması hali, henüz kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmü bulunmadığından tek başına 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25. maddesinin ikinci fıkrasının (f) bendi kapsamında fesih sebebi sayılamaz. Bu gibi hallerde işveren zorlayıcı sebep hükümlerine başvurabileceği gibi, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca işçinin gözaltına alınması veya tutuklanması durumunda devamsızlığın kanunun 17. maddesindeki bildirim süresini aşması halinde de haklı fesih hakkını kullanabilir.
Ceza yargılamasının iş ilişkisine ve feshe etkisi her somut olayın özelliklerine ve dayandığı fesih sebebine göre ayrı ele alınmaktadır. Yargıtay 22. Hukuk Dairesi'nin 26.02.2015 tarihli, E. 2013/32540 ve K. 2015/8261 sayılı kararında, ceza davasında beraat kararı verilmiş olsa dahi dosyadaki kayıtlara göre usulsüz talepte bulunduğu ve menfaat almayı onayladığı sabit görülen işçinin eyleminin iş hukuku bakımından doğruluk ve bağlılığa aykırılık oluşturduğu kabul edilerek tazminat taleplerinin reddi gerektiği belirtilmiştir. Buna karşın, Yargıtay 22. Hukuk Dairesi'nin 30.10.2014 tarihli, E. 2014/28232 ve K. 2014/29642 sayılı kararında, feshin dayanağını oluşturan hizmet sebebiyle güveni kötüye kullanma suçundan asliye ceza mahkemesinde derdest bir ceza davası bulunması halinde iş mahkemesince ceza dosyasının kesinleşmesinin beklenmesi ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Öte yandan ceza yargılamasında beraat kararı çıkmasının feshin haksız sayılmasına yol açacağını ileri süren yaklaşımlar da mevcuttur.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2013/32540, K. 2015/8261Kaynağı aç
Fesih Süresi ve Savunma Alma Usulü
Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan hallere dayanan fesih hakkı belirli sürelere bağlanmıştır. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 26. maddesi gereğince bu fesih yetkisi, taraflardan birinin bu tür davranışları öğrendiği günden başlayarak altı iş günü ve her halde fiilin gerçekleşmesinden itibaren bir yıl geçtikten sonra kullanılamaz. Ancak işçinin olayda maddi çıkar sağlamış olması halinde bir yıllık süre sınırı uygulanmaz. Kanunun 26. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca bu haller sebebiyle sözleşmeyi süresi içinde fesheden işçi veya işverenin diğer taraftan tazminat hakları saklıdır.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 26Kaynağı aç
İş sözleşmesinin feshinde işçinin savunmasının alınması kural olarak 4857 sayılı İş Kanunu'nun 19. maddesinde düzenlenmiştir. Madde uyarınca işçinin davranışı veya verimi ile ilgili nedenlerle yapılacak fesihlerde savunma alınması şart kılınmışken, işverenin 25. maddenin (II) numaralı bendi şartlarına uygun haklı fesih hakkı saklı tutulmuştur. Dolayısıyla ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık gerekçesiyle yapılan derhal fesihlerde kanunen savunma alma zorunluluğu öngörülmemiştir.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 19Kaynağı aç
Feshin Sonuçları ve İşçinin Yargı Yolu
1475 sayılı Kanun'un yürürlükte kalan 14. maddesi gereğince iş sözleşmesinin işveren tarafından ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller dışındaki sebeplerle feshedilmesi halinde kıdem tazminatı ödenmekte olup, 4857 sayılı Kanun'un 25/II kapsamındaki haklı nedenlerle fesih durumunda işçinin kıdem tazminatından mahrum kalacağı ve haklı nedenle fesihte bildirim süresi işletilmediğinden ihbar tazminatı doğmayacağı değerlendirilmektedir. Buna karşın, fesih haklı nedene dayansa dahi işçi, hak kazanmış olduğu fazla mesai ücreti alacağını talep etme hakkına sahiptir.
1475 sayılı İŞ KANUNU m. 14Kaynağı aç
İş Kanunu'nun 25. maddesi kapsamında fesih yapılması yargı yolunu kapatmaz. Kanunun 25. maddesinin son fıkrası gereğince işçi, feshin maddedeki sebeplere uygun olmadığı iddiası ile kanunun 18, 20 ve 21. madde hükümleri çerçevesinde yargı yoluna başvurabilir.
İş yerinde suç işleyen işçiden fesih öncesi savunma alınması zorunlu mudur?
4857 sayılı İş Kanunu'nun 19. maddesi gereğince ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık hallerini düzenleyen 25. maddenin ikinci fıkrasına dayalı derhal fesihlerde savunma alma zorunluluğu aranmamaktadır.
İş yerinde hırsızlık yapan işçi kıdem ve ihbar tazminatı alabilir mi?
İş yerinde hırsızlık yapılması 4857 sayılı İş Kanunu m. 25/II-e uyarınca doğruluk ve bağlılığa uymayan davranış sayıldığından derhal fesih sebebidir; 1475 sayılı Kanun'un 14. maddesindeki istisna ve haklı fesih niteliği sebebiyle işçi kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamaz.
Gözaltına alınan veya tutuklanan işçinin sözleşmesi derhal feshedilebilir mi?
Kesinleşmiş bir mahkûmiyet bulunmadığı için gözaltı veya tutukluluk tek başına 25/II-f bendi kapsamında değerlendirilmez; işveren zorlayıcı sebep hükümlerine başvurabileceği gibi devamsızlığın bildirim süresini aşması halinde 25/IV bendi uyarınca fesih yoluna gidebilir.
İşverenin suç nedeniyle haklı fesih hakkını kullanma süresi ne kadardır?
Ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranışa dayanan fesih hakkı, olayın öğrenildiği günden itibaren altı iş günü ve fiilin gerçekleşmesinden itibaren bir yıl içinde kullanılmalıdır; ancak işçinin maddi menfaat temin ettiği hallerde bir yıllık sınır uygulanmaz.
Ceza mahkemesinde beraat kararı verilmesi feshin haksız olduğunu gösterir mi?
Ceza davasındaki beraatin feshi haksız kılacağı yönünde görüş bulunmakla birlikte, somut olgulara göre beraate rağmen sadakat ve doğruluk borcunun ihlali sebebiyle feshin haklı görüldüğü kararlar bulunduğu gibi, derdest ceza davasının kesinleşmesinin beklenmesi gerektiğine hükmedilen kararlar da bulunmaktadır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

