İş İlişkisinde Genel Hukuki Çerçeve ve Dürüstlük Kuralı
İş ilişkisinde işverenin çalışanlarına karşı yerine getirmekle mükellef olduğu temel borçlar kanun hükümleri ve sözleşmelerle düzenlenmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesi gereğince herkes haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kuralına uymak zorundadır; bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 2Kaynağı aç
Kanunun iyiniyete hukuki bir sonuç bağladığı durumlarda asıl olan iyiniyetin varlığıdır. Ancak 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 3. maddesi uyarınca, durumun gereklerine göre kendisinden beklenen özeni göstermeyen kimse iyiniyet iddiasında bulunamaz.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 3Kaynağı aç
Ücret Ödeme Yükümlülüğü ve Ödeme Güçsüzlüğü
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 401. maddesi gereğince işveren, işçiye sözleşmede veya toplu iş sözleşmesinde belirlenen ücreti, sözleşmede açık bir hüküm bulunmayan hâllerde ise asgari ücretten az olmamak üzere emsal ücreti ödemekle yükümlüdür.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 401Kaynağı aç
4857 sayılı İş Kanunu'nun 32. maddesi kapsamında ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki tüm istihkak kural olarak Türk parası ile işyerinde veya özel olarak açılan bir banka hesabına ödenir. İstihkak yabancı para üzerinden kararlaştırılmışsa ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile de ifa edilebilir. Emre muharrer senet, bono, kupon ya da geçerli parayı temsil ettiği ileri sürülen senetlerle veya benzer yöntemlerle ücret ödemesi yapılması kanunen yasaktır.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 32Kaynağı aç
4857 sayılı İş Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca ücret en geç ayda bir ödenir; bu süre iş sözleşmeleri veya toplu iş sözleşmeleri ile bir haftaya kadar indirilebilir. Meyhane ve benzeri eğlence yerleri ile perakende mal satan dükkân ve mağazalarda buralarda bizzat çalışan işçiler hariç olmak üzere ücret ödemesi yapılamaz. İş sözleşmesi sona erdiğinde işçinin ücreti ile kanundan ve sözleşmeden doğan para ile ölçülebilir tüm hakları tam olarak tasfiye edilmelidir. Ücret alacaklarında zamanaşımı süresi beş yıldır.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 34. maddesi doğrultusunda, ücreti ödeme gününden itibaren yirmi gün içinde mücbir bir neden olmaksızın ödenmeyen işçi iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınabilir. Kişisel kararlara dayalı bu kaçınma hâli sayısal bakımdan toplu bir nitelik kazansa dahi grev sayılmaz. Gününde ödenmeyen ücretler için mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı işletilir. Ücreti ödenmediği için çalışmaktan kaçınan işçilerin iş akitleri bu gerekçeyle feshedilemez, yerlerine yeni çalışan alınamaz ve işleri başkalarına gördürülemez.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 34Kaynağı aç
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 436. maddesine göre, işverenin edimlerini ifada güçlük çekmesi halinde, işçinin sözleşmesel hak ve alacakları makul bir mühlet içinde güvence altına alınmazsa çalışan sözleşmeyi derhal sona erdirme hakkına sahiptir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 436Kaynağı aç
İşçinin Kişiliğinin Korunması ve Tacize Karşı Önlemler
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417. maddesinin birinci fıkrası uyarınca işveren, hizmet ilişkisinde işçinin kişiliğini korumak, saygı göstermek ve işyerinde dürüstlük kurallarına uygun bir düzen kurmakla mükelleftir. Bu yükümlülük, özellikle çalışanların psikolojik taciz ve cinsel tacize maruz kalmamalarını sağlamayı ve bu tür haksızlıklara uğramış olanların daha fazla zarar görmesini engellemeye yönelik tedbirleri kapsar.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 417Kaynağı aç
İşverenin kanunlara veya sözleşmeye aykırı davranması nedeniyle işçinin yaşamını yitirmesi, vücut bütünlüğünün zedelenmesi ya da kişilik haklarının ihlal edilmesi sebebiyle uğranılan zararların tazmini, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca sözleşmeye aykırılıktan doğan sorumluluk hükümlerine tabidir.
İş Sağlığı, Güvenliği ve Çalışanların Eğitimi
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417. maddesinin ikinci fıkrası kapsamında işveren, işyerinde iş sağlığı ve güvenliğini sağlamak amacıyla gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri eksiksiz bulundurmak zorundadır; işçiler de bu kapsamda alınan tedbirlere uymakla yükümlüdür.
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 17. maddesi gereğince işveren, çalışanların iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerini almasını sağlamak zorundadır. Bu eğitimler işe başlamadan önce, çalışma yeri veya iş değişikliğinde, iş ekipmanının değişmesi veya yeni teknoloji uygulaması durumlarında verilir; ortaya çıkan risklere göre yenilenir ve düzenli aralıklarla tekrarlanır. İş kazası geçiren veya meslek hastalığına yakalanan çalışana işe dönüşte olayın sebepleri ve korunma yollarına ilişkin ilave eğitim verilir; herhangi bir sebeple altı aydan fazla işten uzak kalan çalışanlara ise işe başlatılmadan önce bilgi yenileme eğitimi sağlanır.
6331 sayılı İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KANUNU m. 17Kaynağı aç
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 17. maddesi uyarınca, tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan işlerde çalışanların yapacakları işe dair mesleki eğitim aldıklarını belgelendirmeleri zorunlu olup bu belgeye sahip olmayanlar çalıştırılamaz. Bu işyerlerinde başka işletmelerden görevlendirmeyle gelen personelin de risklere dair eğitimin alındığını gösteren belge olmaksızın işe başlatılması yasaktır. Geçici iş ilişkisinde işveren, personele gerekli iş sağlığı ve güvenliği eğitiminin verilmesini sağlamakla yükümlüdür. Eğitim maliyetleri personele yansıtılamaz; eğitim süreleri çalışma süresinden sayılır ve haftalık sürenin aşılması durumunda fazla sürelerle çalışma veya fazla çalışma hükümleri uygulanır.
6331 sayılı Kanun'un 30. maddesi uyarınca gebe ve emziren kadınların çalışma şartları ile emzirme odaları ve çocuk bakım yurtlarının kurulması yahut dışarıdan hizmet teminine ilişkin usul ve esaslar bakanlıkça çıkarılacak yönetmeliklerle belirlenmektedir. Bu doğrultuda söz konusu yükümlülükler her işveren yönünden kendiliğinden doğmayıp ilgili yönetmelikte çerçevesi çizilen koşulların varlığına bağlıdır.
6331 sayılı İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KANUNU m. 30Kaynağı aç
Çalışma Koşullarında Değişiklik ve İş Arama Süreçleri
4857 sayılı İş Kanunu'nun 22. maddesi uyarınca işveren, iş sözleşmesiyle, personel yönetmeliği gibi sözleşme eki belgelerle yahut işyeri uygulamasıyla oluşan çalışma koşullarında yapacağı esaslı değişiklikleri işçiye yazılı olarak bildirmek zorundadır. Bu usule uyulmadan yapılan ve işçi tarafından altı işgünü içinde yazılı olarak kabul edilmeyen değişiklikler işçiyi bağlamaz. Taraflar aralarındaki anlaşmayla çalışma koşullarını her zaman değiştirebilir; ancak bu değişiklikler geçmişe etkili olarak yürürlüğe konulamaz.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 22Kaynağı aç
İşçi kendisine teklif edilen esaslı değişiklik önerisini altı işgünü içinde yazılı olarak kabul etmezse, işveren değişikliğin geçerli bir sebebe dayandığını veya fesih için başka bir geçerli nedenin bulunduğunu yazılı olarak açıklamak ve bildirim sürelerine uymak suretiyle iş sözleşmesini feshedebilir. Bu feshin gerçekleşmesi durumunda işçi, kanunun güvence hükümlerine dayanarak dava açma hakkını haizdir.
Ara Dinlenmesi ve Özlük Dosyası Düzenleme Borcu
4857 sayılı İş Kanunu'nun 68. maddesi uyarınca işçilere günlük çalışma süresi esas alınarak ara dinlenmesi verilmesi zorunludur. Günlük çalışma süresi 4 saat veya daha kısa süreli işlerde 15 dakika; 4 saatten fazla ve 7,5 saate kadar (7,5 saat dâhil) süren işlerde yarım saat; 7,5 saatten fazla süren işlerde ise en az bir saat ara dinlenmesi kullandırılır. Bu süreler asgari düzeyde olup kural olarak aralıksız verilir; iş sözleşmeleri veya toplu iş sözleşmeleriyle yasal sınırların altına inilmemek kaydıyla işçi lehine artırılabilir veya ek dinlenme süreleri kararlaştırılabilir. İklim, mevsim veya işin niteliğine göre sözleşmeyle aralı kullandırılabilen bu dinlenmeler çalışma süresinden sayılmaz.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 68Kaynağı aç
4857 sayılı İş Kanunu'nun 75. maddesi gereğince işveren, çalıştırdığı her işçi için bir özlük dosyası düzenlemekle yükümlüdür. Bu dosyada çalışanın kimlik bilgilerinin yanında ilgili kanunlar uyarınca tutulması zorunlu her türlü belge ve kayıt saklanmalı ve talep edildiğinde yetkili mercilere ibraz edilmelidir. Ayrıca işveren, çalışan hakkında edindiği verileri dürüstlük kuralı ile hukuka uygun kullanmak ve gizli kalmasında işçinin haklı çıkarı bulunan hususları açıklamamakla mükelleftir.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 75Kaynağı aç
Ücreti süresinde ödenmeyen işçi iş görmekten kaçınabilir mi?
4857 sayılı İş Kanunu'nun 34. maddesi gereğince ücreti mücbir sebep olmaksızın ödeme gününden itibaren 20 gün boyunca ödenmeyen işçi iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınabilir; işverenin bu nedenle sözleşmeyi feshetmesi, işçinin yerine yenisini alması veya işi başkasına yaptırması yasaktır.
İş sağlığı ve güvenliği eğitimi masrafları işçiye yansıtılabilir mi?
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 17. maddesi uyarınca iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin maliyeti çalışanlara yansıtılamaz; eğitimde geçen süreler çalışma süresinden sayılır ve haftalık kanuni sürenin aşılması hâlinde fazla sürelerle çalışma veya fazla çalışma olarak değerlendirilir.
Çalışma koşullarındaki esaslı değişiklikler işçiye nasıl bildirilir?
4857 sayılı İş Kanunu'nun 22. maddesi uyarınca esaslı değişikliklerin işçiye yazılı olarak bildirilmesi şarttır; altı işgünü içinde yazılı olarak kabul edilmeyen değişiklikler işçiyi bağlamaz ve geçmişe etkili değişiklik yapılamaz.
İşyerinde ara dinlenmesi süreleri çalışma süresinden sayılır mı?
4857 sayılı İş Kanunu'nun 68. maddesi uyarınca ara dinlenmeleri kanunen çalışma süresinden sayılmaz. Yasada öngörülen dinlenme süreleri asgari nitelikte olup aralıksız verilmesi esastır; günlük çalışma süresi 4 saat veya daha kısa işlerde 15 dakika, 4 saatten fazla ve 7,5 saate kadar süren işlerde yarım saat, 7,5 saatten fazla süren işlerde ise en az bir saat olarak uygulanır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

