Mevsimlik sözleşmelerle uzun yıllar çalışan bir işçi daimi kadroya alındığında, önceki dönemlerin derece ve kademe tespitinde sayılıp sayılmayacağı pratik sonuçları olan bir hukuki sorudur. 4857 sayılı İş Kanunu m. 11 çerçevesinde değerlendirilen bu meseleye ilişkin Yargıtay 7. Hukuk Dairesi ve ardından Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, zincirleme yenilenen mevsimlik sözleşmelerle geçen sürelerin hukuken yok sayılamayacağı ve kadroya geçiş tarihinde derece ile kademe belirlenmesinde dikkate alınması gerektiği sonucuna ulaşmıştır. Hukuk Genel Kurulu kararı oyçokluğuyla verilmiş olup kamu sektörü işçilerini kapsayan somut olgular temelinde yapılmıştır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2015/1115, K. 2015/2541Kaynağı aç
Mevsimlik İş ve Sözleşme Türü
Mevsimlik iş, işçilerin yılın belirli dönemlerinde yoğun biçimde çalıştıkları, yılın diğer bölümünde ise bir sonraki faaliyet dönemine kadar iş sözleşmelerine ara vermeyi gerektiren işleri kapsar. Hangi işin mevsimlik sayılacağı İş Kanunu'nda tam olarak tanımlanmamıştır; bu nitelendirme, işin ve işyerinin özelliğine göre her somut olayda ayrıca değerlendirilir. Tek bir mevsim için yapılmış belirli süreli iş sözleşmesi, mevsimin bitiminde kendiliğinden sona erer; bu durumda ihbar ve kıdem tazminatı talep hakkı doğmaz.
4857 sayılı İş Kanunu m. 11, belirli süreli iş sözleşmesinin esaslı bir neden olmaksızın birden fazla üst üste yapılamayacağını, aksi hâlde sözleşmenin başlangıçtan itibaren belirsiz süreli sayılacağını hükme bağlamaktadır. Buna karşın esaslı nedene dayanan zincirleme belirli süreli sözleşmeler belirli süreli olma özelliğini korur. Mevsimlik nitelikte bir iş için her yıl belirli süreli sözleşme yapılıp zincirleme biçimde yenilendiğinde, m. 11 kapsamında sözleşmenin belirsiz süreli nitelik kazanabileceği Yargıtay kararlarında kabul edilmektedir. Bu sonucun oluşabilmesi için zincirleme yenilemenin gerçekleşmiş olması ve esaslı bir nedenin bulunmaması koşullarının somut olayda bir arada bulunması gerekir.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 11Kaynağı aç
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2014/13685, K. 2014/16978Kaynağı aç
Önceki Çalışmanın Derece ve Kademe Tespitine Etkisi
Zincirleme yenilenen mevsimlik sözleşmelerle geçen dönemlerin belirsiz süreli nitelik kazandığı saptandığında, kadroya alınmadan önceki çalışma süresiyle sonraki dönem arasında niteliksel bir ayrım yaratılmasının ya da önceki sürenin hukuken yok sayılarak işçi hakkında yeni işe girmiş gibi işlem yapılmasının kanuni bir dayanağı bulunmamaktadır. Yargıtay'ın bu konudaki tutumu, kadroya alınmadan önceki çalışma sürelerinin çalışma süresine dahil edilmesi suretiyle derece ve kademenin belirlenmesi; varsa fark alacaklarının hüküm altına alınması gerektiği yönündedir. Aksi sonuca ulaşan ilk derece mahkemesi kararları bu gerekçeyle bozulmuştur.
Kadroya alınmadan sonra işçinin tüm yıl boyunca benzer işlerde çalıştırılması, önceki mevsimlik dönemlere ait çalışmanın mevsimlik niteliğini değiştirmemektedir. Bununla birlikte bu çalışmaların hukuken yok sayılması eşitlik ilkesi açısından sorunlu bir sonuç doğurur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun oyçokluğuyla ulaştığı bu değerlendirmeye karşı oy görüşleri de mevcuttur.
İşçi Aleyhine Protokol ve Toplu İş Sözleşmesi Sınırı
Toplu iş sözleşmesiyle, İş Kanunu'nda işçilere tanınmış haklar yalnızca işçi lehine genişletilebilir; işçi aleyhine sonuç doğuran düzenlemeler geçerlilik taşımaz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu çoğunluğu bu ilkenin sendika tarafından imzalanmış protokoller bakımından da uygulanacağını kabul etmiştir; öte yandan karşı oy görüşü, aynı uyuşmazlıkta protokolün işçi aleyhine sonuç doğurduğu şeklinde yorumlanamayacağını savunmuştur. Kadroya geçiş sürecinde imzalanan ve önceki çalışma dönemlerini yok sayan ya da işçiyi yeni işe başlamış gibi konumlandıran bir protokol hükmünün bu gerekçeyle geçersiz sayılıp sayılamayacağı, hangi hükmün somut olayda işçi aleyhine sonuç doğurduğunun tespitini gerektirmektedir.
Uzun Süre Dava Açmama ve Zımni Kabul
İşverene ekonomik açıdan bağımlı konumdaki işçinin çalıştığı süre içinde dava açmamış olması, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu çoğunluğuna göre iş hukuku ilkeleri kapsamında işçi aleyhine bir unsur olarak değerlendirilemez. Aynı karardaki karşı oy görüşü ise bu noktada farklı bir değerlendirmeye ulaşmaktadır. Hak arama özgürlüğünün anayasal güvence altında olduğu ve bu hakkın kullanım zamanının hak sahibi aleyhine yorumlanamayacağı çoğunluk gerekçesinde vurgulanmıştır.
Mevsimlik Dönemde Yıllık Ücretli İzin Hakkı
4857 sayılı İş Kanunu m. 53 uyarınca işyerinde işe başladığı günden itibaren, deneme süresi de dahil olmak üzere en az bir yıl çalışmış olan işçilere yıllık ücretli izin verilir ve bu haktan vazgeçilemez. Aynı maddenin üçüncü fıkrası ise nitelikleri gereği bir yıldan az süren mevsimlik veya kampanya işlerinde çalışanlara yıllık ücretli izin hükümlerinin uygulanmayacağını öngörmektedir. Zincirleme sözleşmelerle belirsiz süreli nitelik kazanan iş ilişkilerinde bu istisnanın uygulanıp uygulanamayacağı ayrıca değerlendirilmesi gereken bir hukuki sorundur.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 53Kaynağı aç
Kadroya geçiş öncesi mevsimlik dönemdeki yıllar bakımından yıllık izne hak kazanılıp kazanılmadığı konusunda Yargıtay kararlarında çoğunluk görüşü ve buna katılmayan bir karşı oy bulunmaktadır. Çoğunluk görüşüne göre; mevsimlik dönemdeki çalışmanın on bir ayı aştığı yıllar artık mevsimlik niteliğini yitirir ve bu yıllar için yıllık ücretli izne hak kazanılır. Bu hak, kadroya geçiş sonrası dönem için kazanılan izin süresiyle toplanır. Hangi yılın on bir ay eşiğini aşıp aşmadığı tek tek belirlenerek hesap yapılır. Karşı oy görüşü ise işe giriş tarihinden itibaren kazanılan kıdemin esas alınması gerektiğini savunmaktadır; iki yaklaşım arasındaki bu ayrılık not edilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2014/19697, K. 2015/1838Kaynağı aç
On bir aylık eşiğin doğrudan bir kanun maddesiyle belirlenmediği görülmektedir; bu eşiğin yargısal içtihat yoluyla oluştuğu anlaşılmaktadır. Mevsimlik dönemdeki tüm çalışmaların kadroya geçiş sonrası dönemle birleştirilip toplam hizmet süresi üzerinden yıllık izin hesaplanması ise çoğunluk tarafından hatalı bir yöntem olarak değerlendirilmiş ve reddedilmiştir.
Sık Sorulan Sorular
Kadroya geçmeden önceki mevsimlik çalışmalar hizmet süresinde hiç sayılmaz mı?
Zincirleme yenilenen mevsimlik sözleşmelerle geçen dönemler için hukuken yok sayma söz konusu olamaz. Yargıtay'ın bu konudaki ağırlıklı değerlendirmesi, kadroya alınmadan önceki sürelerin çalışma süresine dahil edilmesi suretiyle derece ve kademenin belirlenmesi ve varsa fark alacaklarının hüküm altına alınması gerektiği yönündedir. Bu değerlendirme, mevsimlik sözleşmelerin zincirleme biçimde ve esaslı bir neden bulunmaksızın yenilenmiş olması koşuluna dayanmaktadır.
Sendika protokolü önceki çalışma dönemimi geçersiz kılabilir mi?
Toplu iş sözleşmesiyle yalnızca işçi lehine düzenleme yapılabilir; işçi aleyhine sonuç doğuran bir protokole, sendika tarafından imzalanmış olsa dahi geçerlilik tanınması mümkün değildir. Bu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu çoğunluğunun tutumudur; karşı oy ise aynı uyuşmazlıkta protokolün işçi aleyhine olduğu yorumuna katılmamıştır. Kadroya geçişte önceki süreleri yok sayan veya işçiyi yeni işe başlamış gibi konumlandıran bir protokol hükmünün geçerliliği bu çerçevede somut olayın koşullarına göre değerlendirmeyi gerektirir.
Uzun yıllar bekledikten sonra dava açmak mümkün müdür?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu çoğunluğuna göre, çalışılan süre boyunca dava açılmamış olması işçinin mevcut uygulamayı zımnen kabul ettiği anlamına gelmez. İşverene ekonomik bağımlılık içinde çalışan işçi bakımından sessiz kalma, iş hukuku ilkelerine göre aleyhte bir unsur olarak değerlendirilemez ve hak arama özgürlüğünün kullanım zamanı hak sahibi aleyhine yorumlanamaz. Karşı oy görüşü bu noktada farklı bir değerlendirmeye ulaşmaktadır.
Mevsimlik dönemdeki yıllar yıllık izin hesabına nasıl girer?
Yargıtay kararlarındaki çoğunluk görüşüne göre mevsimlik dönemde on bir ayı aşan çalışmanın bulunduğu yıllar artık mevsimlik niteliğini yitirir ve bu yıllar için yıllık ücretli izne hak kazanılır; kazanılan izin süreleri kadroya geçiş sonrası dönemle toplanır. On bir ayı bulmayan mevsimlik yıllar bu hesabın dışında kalır. Tüm mevsimlik dönemin doğrudan birleştirilerek toplam hizmet süresi üzerinden hesap yapılması yöntemi çoğunluk tarafından kabul edilmemiştir. Bununla birlikte bu konuda karşı oy görüşleri de mevcut olup hesap, her somut olayda ayrıca değerlendirilmelidir.
Tek bir mevsim için yapılan sözleşme belirsiz süreli nitelik kazanır mı?
Hayır. Tek bir mevsim için yapılmış belirli süreli iş sözleşmesi mevsimin sona ermesiyle kendiliğinden biter; bu durumda sözleşmenin belirsiz süreli nitelik kazanması söz konusu değildir ve ihbar ile kıdem tazminatı hakkı doğmaz. 4857 sayılı İş Kanunu m. 11 uyarınca belirsiz süreli nitelik, esaslı bir neden bulunmaksızın zincirleme yenileme koşuluyla ortaya çıkar; esaslı nedene dayanan zincirleme sözleşmeler belirli süreli olma özelliğini korur.
Bu kurallar özel sektör işverenleri için de geçerli midir?
İncelenen Yargıtay kararları kamu kuruluşları bünyesindeki işçileri kapsayan uyuşmazlıklara dayanmaktadır. Özel sektörde kadroya geçiş kavramı kamu sektöründekinden farklı biçimde işleyebilmekte olup bu yapısal fark somut olayda değerlendirmeyi etkileyebilir. Kararların özel sektör işverenlerine doğrudan uygulanabilirliği konusunda kaynakta bir belirleme bulunmamaktadır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

