İşverenin Hak ve Yükümlülükleri ile Hukuki Sorumluluğu

by Avukat Erdal Ersoy
İşverenin Hak ve Yükümlülükleri ile Hukuki Sorumluluğu

İşverenin hak ve yükümlülükleri başta 4857 sayılı İş Kanunu olmak üzere Türk Borçlar Kanunu, sosyal güvenlik mevzuatı ile iş sağlığı ve güvenliği mevzuatı çerçevesinde düzenlenir. Bu yasal çerçeve, işverene çalışma düzenini sağlama yetkisi verirken işçinin haklarını korumaya yönelik çeşitli borçlar da yükler.

İşverenin Temel Hakları ve Yönetim Yetkisinin Sınırları

İşverenin temel hakları arasında işçiye iş verme, iş organizasyonunu ve çalışma düzenini belirleme, işin yürütülmesini denetleme, kanun ve sözleşme sınırları dahilinde görev dağılımı yapma, işyeri kurallarını koyma ve kanuni koşullar çerçevesinde iş sözleşmesini feshetme yetkileri yer alır.

İşverenin yönetim hakkı sınırsız değildir; bu yetkinin kanunun emredici kurallarına, işçinin temel haklarına ve eşit davranma ilkesine uygun biçimde kullanılması zorunludur. İşçinin görevinin tamamen değiştirilmesi, çalışma koşullarının ağırlaştırılması veya ücretinde önemli değişiklik yapılması gibi durumlar tek taraflı yönetim hakkı kapsamında değerlendirilmeyebilir.

Ücret Ödeme Borcu ve Çalışma Sürelerinin Düzenlenmesi

İşçiye ücretini zamanında ve eksiksiz ödemek işverenin başlıca yükümlülüklerindendir. Koşulları oluştuğunda fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücretleri ile prim ve ikramiye gibi ödemeler de yerine getirilmelidir. Ayrıca bordro düzenlenmesi ve gerektiğinde ödemelerin banka kanalıyla yapılması gerekmektedir.

İşveren çalışanına yürürlükteki yasal asgari ücretin altında bir ödeme yapamaz. İşçi ile işveren arasında asgari ücretin altında kararlaştırılan ücret anlaşmaları hukuken geçersizdir. Bu zorunluluk yabancı çalışanlar açısından da bağlayıcıdır.

Haftalık çalışma süresinin kural olarak 45 saati aşmaması esastır; denkleştirme ve özel çalışma modelleri ise ayrıca değerlendirilir. İşveren çalışma saatlerini planlamak, gerekli ara dinlenmelerini sağlamak, haftalık dinlenme hakkını gözetmek, fazla çalışmaları mevzuata uygun yürütmek ve çalışma sürelerine ilişkin kayıtları tutmakla yükümlüdür.

İşveren çalışanların fazla çalışma sürelerini takip etmek, kayıt altına almak ve karşılığı olan ödemeleri yapmakla yükümlüdür. Fazla çalışma alacağına ilişkin yaşanabilecek uyuşmazlıklarda bordrolar, işyeri kayıtları, elektronik giriş-çıkış sistemleri ve yazışmalar gibi deliller önem kazanabilir.

İşveren yıllık izin süreçlerini düzenli takip etmek, izin kayıtlarını tutmak ve kanuni şartları sağlayan çalışanların hak ettikleri izinleri kullanabilmelerini sağlamakla yükümlüdür. İş ilişkisi süresince kullanılmayan yıllık izinlerin iş sözleşmesinin sona ermesi halinde ücret alacağına dönüşebileceği dikkate alınmalıdır.

İş Sağlığı, Güvenliği ve Sosyal Güvenlik Yükümlülükleri

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında işverenlerin risk değerlendirmesi yapması, koruyucu tedbirleri alması, çalışanları bilgilendirmesi, gerekli eğitimleri vermesi, iş güvenliği ekipmanlarını sağlaması, iş kazalarını önlemeye yönelik çalışmalar yürütmesi ve ilgili şartlarda sağlık gözetimini sağlaması gibi yükümlülükleri bulunabilir.

İşyerinde iş kazası meydana geldiğinde olayın derhal ve mevzuata uygun biçimde kayıt altına alınması ve ilgili bildirimlerin yapılması gerekir. Gerekli güvenlik önlemlerinin alınmaması durumunda işveren aleyhine hukuki ve idari sorumluluk doğabileceği gibi bazı durumlarda cezai sorumluluk da gündeme gelebilir.

İşveren işçinin işe giriş, prim ve hizmet bildirimleri, sosyal güvenlik primleri ve işten ayrılış bildirimlerini yasal süreleri içerisinde yerine getirmekle yükümlüdür. Bu sosyal güvenlik yükümlülüklerinin ihlal edilmesi işveren açısından idari yaptırımlara yol açabileceği gibi çalışan bakımından da önemli hak kayıplarına neden olabilir.

Eşit Davranma Borcu ve Kişisel Verilerin Korunması

İşveren iş ilişkisinde çalışanlarına karşı eşit davranma ilkesine uygun hareket etmekle ve kabul edilemeyecek nedenlerle ayrımcılık yapmamakla yükümlüdür. Özellikle aynı veya benzer işi yapan çalışanlar arasında ücret, çalışma koşulları veya diğer haklar bakımından farklı uygulama yapılması durumunda objektif ve hukuken geçerli bir nedenin bulunması önemlidir.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu gereğince işveren, çalışanlara ait kimlik, iletişim, banka ve sosyal güvenlik gibi kişisel verileri hukuka uygun işlemek, gerekli güvenlik önlemlerini almak ve verileri amacı dışında kullanmamakla mükelleftir.

İş Sözleşmesinin Kurulması, Feshi ve Tazminat Sorumluluğu

İş sözleşmesinde personelin üstlendiği görev, ödenecek ücret, ifa yeri, çalışma süresi, sözleşme türü, dinlenme hakları ve özel çalışma esaslarının tereddüde yer bırakmayacak biçimde düzenlenmesi esastır. Taraflarca sözleşmeye emredici yasal düzenlemelerle çelişen kayıtların konulması, bu hükümlere hukuki geçerlilik kazandırmaz.

İşverenin sözleşmeyi feshetme hakkı sınırsız değildir; fesih işleminin kanuna, iş sözleşmesine, uygulanabilir toplu iş sözleşmesine, fesih usulüne ve iş güvencesi hükümlerine uygun yürütülmesi gerekir. Bu kurallara ve geçerli ya da haklı nedenlere dayanmayan fesihler işe iade veya tazminat taleplerine yol açabilir.

İş sözleşmesinin sona ermesi halinde belirli koşulların varlığına bağlı olarak işverenin kıdem veya ihbar tazminatı ödeme yükümlülüğü doğabilir. Kıdem tazminatında işçinin hizmet süresi ve sözleşmenin sona erme şekli, ihbar tazminatında ise kanuni bildirim sürelerine uyulup uyulmadığı belirleyicidir.

Yabancı Çalışanlar ve İşverenler Bakımından Sorumluluk

Yabancı personel istihdam eden işverenlerin; çalışanın çalışma iznini, izin muafiyetini, geçerli kimlik ve pasaport belgelerini ve iznin kapsamını kontrol etmesi gerekir. İznin belirli bir işveren, işyeri veya görev için verilmiş olması durumunda fiili çalışma şartlarının bu çerçeveye uygunluğu denetlenmelidir; geçerli çalışma izni bulunmayan yabancıların çalıştırılması ise çeşitli idari ve hukuki sonuçlara yol açabilir. Ayrıca Türkiye'de yürütülen çalışma ilişkilerinde uygulanacak hukuk; işin nerede yapıldığı, tarafların hukuki statüsü, sözleşmenin niteliği ve varsa uluslararası düzenlemeler dikkate alınarak belirlenir.

İşveren işçiye asgari ücretin altında maaş ödeyebilir mi?

İşveren çalışanına yasal asgari ücretin altında bir ödeme yapamaz. İşçi ile işveren arasında daha düşük bir ücret kararlaştırılmış olsa bile bu anlaşma hukuken geçerli sayılmaz ve bu kural yabancı çalışanlar için de geçerlidir.

Kullanılmayan yıllık izin hakları sözleşme bittiğinde ne olur?

İş ilişkisi boyunca kullanılmayan yıllık izin hakları, iş sözleşmesinin sona ermesi halinde işçiye ödenecek bir ücret alacağına dönüşebilir.

İş kazası meydana geldiğinde işverenin sorumluluğu nasıl doğar?

İş kazasının derhal ve mevzuata uygun şekilde kayıt altına alınıp bildirilmesi gerekir; gerekli güvenlik önlemlerini almayan işveren bakımından hukuki ve idari yaptırımların yanında bazı hallerde cezai sorumluluk da gündeme gelebilir.

İş sözleşmesi sona erdiğinde işverenin hangi tazminat yükümlülükleri doğabilir?

Şartların oluşması halinde işçinin hizmet süresi ve fesih şekline göre kıdem tazminatı; kanuni bildirim sürelerine uyulup uyulmadığına göre de ihbar tazminatı ödeme yükümlülüğü doğabilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu