İşverenin Yönetim Hakkı ve İşyerinde Kişisel Veri İşleme

by Avukat Erdal Ersoy
İşverenin Yönetim Hakkı ve İşyerinde Kişisel Veri İşleme

Yönetim Hakkının Kapsamı ve Temel Sınırları

İşveren, işin görülmesi ve işçilerin işyerindeki davranışlarıyla ilgili genel düzenlemeler yapabilir; işçilere özel talimat verebilir. İşçiler de bu talimat ve emirlere dürüstlük kurallarının gerektirdiği ölçüde uymakla yükümlüdür. Bu yetki 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 399. maddesinde açıkça düzenlenmiştir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 399Kaynağı aç
MADDE 399- İşveren, işin görülmesi ve işçilerin işyerindeki davranışlarıyla ilgili genel düzenlemeler yapabilir ve onlara özel talimat verebilir. İşçiler, bunlara dürüstlük kurallarının gerektirdiği ölçüde uymak zorundadırlar. VI. İşçinin sorumluluğu

Yönetim hakkı sınırsız değildir. Bu hak çerçevesinde konulan kuralların ve verilen talimatların Anayasa'ya, kanunların emredici hükümlerine, toplu ve bireysel iş sözleşmelerine ile işyeri uygulamalarına aykırı olmaması; işyerinin emniyeti, işçilerin sağlığı ve güvenliği ile işletmenin faaliyet alanına uygun biçimde işletilmesi gibi meşru amaçlara dayanması gerekir. Bunun yanı sıra söz konusu düzenlemelerin işçilerin kişilik haklarını zedelememesi de zorunlu bir koşuldur.

Yönetim Hakkının Kötüye Kullanılması ve Hukuki Sonuçları

İşçinin iş sözleşmesini feshe zorlamak amacıyla bir sözleşme hükmünün uygulamaya konulması, yönetim hakkının kötüye kullanılması sayılır ve haksız feshin hukuki sonuçlarını doğurur.

İşçilerin kamu düzenine, hukuka, ahlaka veya kişilik haklarına aykırı nitelikteki işveren talimatlarına uymak zorunda olmadığı; bu tür talimatlara ya da yönetim hakkı kapsamı dışına çıkılarak verilen emirlere dayanılarak iş akdinin feshedilmesi halinde feshin, mahiyetine göre haksız, geçersiz ya da kötü niyetli feshin sonuçlarını doğurabileceği ileri sürülmektedir. Öte yandan işverenin yönetim hakkını kötüye kullandığı durumlarda işçinin de sözleşmesini haklı nedenle feshederek tazminat talep edebileceği bu görüş kapsamında belirtilmektedir.

Sağlık Verileri ve İşin Değiştirilmesi

Sağlık muayenesi sonucunda mevcut göreviyle bağdaşmadığı anlaşılan bir işçinin işinin değiştirilmesinin yönetim hakkı kapsamında değerlendirilebileceği ileri sürülmektedir. Bu görüşe göre söz konusu uygulamanın iş sözleşmesinin dürüstçe ifası ilkesiyle çelişmeyecek biçimde, kötüye kullanılmadan hayata geçirilmesi gerekmektedir.

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 15. maddesi uyarınca işveren, çalışanları işyerinde maruz kalacakları sağlık ve güvenlik risklerini dikkate alarak sağlık gözetimine tabi tutmakla yükümlüdür. Tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan işlerde çalışacaklar ise yapacakları işe uygun olduklarını belirten sağlık raporu olmadan işe başlatılamaz. Sağlık gözetiminden doğan her türlü maliyet işverence karşılanır; çalışana yansıtılamaz. Sağlık muayenesi yaptırılan çalışanın sağlık bilgileri, özel hayatı ve itibarının korunması amacıyla gizli tutulur.

6331 sayılı İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KANUNU m. 15Kaynağı aç
MADDE 15 – (1) İşveren; a) Çalışanların işyerinde maruz kalacakları sağlık ve güvenlik risklerini dikkate alarak sağlık gözetimine tabi tutulmalarını sağlar. b) Aşağıdaki hallerde çalışanların sağlık muayenelerinin yapılmasını sağlamak zorundadır: 1) İşe girişlerinde. 2) İş değişikliğinde. 3) İş kazası, meslek hastalığı veya sağlık nedeniyle tekrarlanan işten uzaklaşmalarından sonra işe dönüşlerinde talep etmeleri hâlinde. 4) İşin devamı süresince, çalışanın ve işin niteliği ile işyerinin tehlike sınıfına göre Bakanlıkça belirlenen düzenli aralıklarla. (2) Tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan işlerde çalışacaklar, yapacakları işe uygun olduklarını belirten sağlık raporu olmadan işe başlatılamaz.[7] (3) (Değişik birinci cümle: 10/9/2014-6552/17 md.) Bu Kanun kapsamında alınması gereken sağlık raporları işyeri hekiminden alınır. 50’den az çalışanı bulunan ve az tehlikeli işyerleri için ise ÇASMER’lerden, aile hekimlerinden veya diğer kamu sağlık hizmeti sunucularından da alınabilir. Raporlara itirazlar Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenen hakem hastanelere yapılır, verilen kararlar kesindir.[8][9] (4) Sağlık gözetiminden doğan maliyet ve bu gözetimden kaynaklı her türlü ek maliyet işverence karşılanır, çalışana yansıtılamaz. (5) Sağlık muayenesi yaptırılan çalışanın özel hayatı ve itibarının korunması açısından sağlık bilgileri gizli tutulur. Çalışanların bilgilendirilmesi

Biyometrik Veri Sistemleri: Parmak İzi, Yüz ve Göz Tanıma

Parmak izi, yüz tanıma veya göz tarama gibi biyometrik kontrol sistemlerinin işyerinde kurulması yönetim hakkı kapsamında değerlendirilebilmektedir. Bununla birlikte bu sistemlerin kurulabilmesi için işçilerin önceden bilgilendirilmesi ve açık rızalarının alınması, toplanan verilerin başka amaçlarla kullanılmayacağına dair güvence sağlanması ile verilerin ne kadar süreyle saklanacağının işçiye bildirilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

Biyometrik veriler, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'nun 6. maddesi uyarınca özel nitelikli kişisel veri sayılır. Bu verilerin işlenebilmesi için ilgili kişinin açık rızası ya da kanunun 6. maddesinin üçüncü fıkrasında sayılan işleme şartlarından birinin varlığı gerekmekte; buna ek olarak Kişisel Verileri Koruma Kurulu tarafından belirlenen yeterli önlemlerin alınması zorunludur.

6698 sayılı KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI KANUNU m. 6Kaynağı aç
MADDE 6- (1) Kişilerin ırkı, etnik kökeni, siyasi düşüncesi, felsefi inancı, dini, mezhebi veya diğer inançları, kılık ve kıyafeti, dernek, vakıf ya da sendika üyeliği, sağlığı, cinsel hayatı, ceza mahkûmiyeti ve güvenlik tedbirleriyle ilgili verileri ile biyometrik ve genetik verileri özel nitelikli kişisel veridir. (2) (Mülga:2/3/2024-7499/33 md.) (3) (Değişik:2/3/2024-7499/33 md.) Özel nitelikli kişisel verilerin işlenmesi yasaktır. Ancak bu verilerin işlenmesi; a) İlgili kişinin açık rızasının olması, b) Kanunlarda açıkça öngörülmesi, c) Fiili imkânsızlık nedeniyle rızasını açıklayamayacak durumda bulunan veya rızasına hukuki geçerlilik tanınmayan kişinin, kendisinin ya da bir başkasının hayatı veya beden bütünlüğünün korunması için zorunlu olması, ç) İlgili kişinin alenileştirdiği kişisel verilere ilişkin ve alenileştirme iradesine uygun olması, d) Bir hakkın tesisi, kullanılması veya korunması için zorunlu olması, e) Sır saklama yükümlülüğü altında bulunan kişiler veya yetkili kurum ve kuruluşlarca, kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbi teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi ile sağlık hizmetlerinin planlanması, yönetimi ve finansmanı amacıyla gerekli olması, f) İstihdam, iş sağlığı ve güvenliği, sosyal güvenlik, sosyal hizmetler ve sosyal yardım alanlarındaki hukuki yükümlülüklerin yerine getirilmesi için zorunlu olması, g) Siyasi, felsefi, dini veya sendikal amaçlarla kurulan vakıf, dernek ve diğer kâr amacı gütmeyen kuruluş ya da oluşumların, tâbi oldukları mevzuata ve amaçlarına uygun olmak, faaliyet alanlarıyla sınırlı olmak ve üçüncü kişilere açıklanmamak kaydıyla; mevcut veya eski üyelerine ve mensuplarına veyahut bu kuruluş ve oluşumlarla düzenli olarak temasta olan kişilere yönelik olması, halinde mümkündür. (4) Özel nitelikli kişisel verilerin işlenmesinde, ayrıca Kurul tarafından belirlenen yeterli önlemlerin alınması şarttır. Kişisel verilerin silinmesi, yok edilmesi veya anonim hâle getirilmesi

Kamera ile Elektronik İzleme

İşverenin işyerinde kamera sistemi kurarak elektronik izleme yapabilmesi belirli koşulların yerine getirilmesine bağlı tutulmaktadır. İşçilerin önceden bilgilendirilmesi ve açık rızalarının alınması bu koşulların başında gelmekte; bilgilendirmenin yeterli sayılabilmesi için izlemenin amacı, kullanılan yöntem ve elde edilen kişisel verilerin saklama süresi işçiye açıkça bildirilmesi gerektiği belirtilmektedir.

Kamera uygulamasının meşruiyeti değerlendirilirken işverenin işyerinin güvenliği, mülkiyet hakkının korunması veya işçinin çalışma sürelerinin tespiti gibi koruması gereken üstün bir yararının bulunup bulunmadığı da araştırılmalıdır. Bu değerlendirme, işverenin istediği her zaman ve her koşulda işçiyi izleyebileceği biçiminde yorumlanamaz.

Kameraların görüş açıları yalnızca işin fiilen yürütüldüğü alanlarla sınırlı tutulmalı; çekim yürütülen işin gerektirdiği amaca uygun biçimde yapılmalıdır. İşçinin işyerindeki her hareketinin kamera ile izlenmesi, özel yaşama aykırılık oluşturduğu şeklinde değerlendirilmektedir.

Herkesin kolayca görebileceği bir yere işyerinin kamera ile izlendiğine dair açık bir uyarı yerleştirilmesi gerektiği, gizli kamera kullanımının ise hukuka aykırı olduğu belirtilmektedir.

İşveren, elektronik izleme uygulamalarını yürütürken işçiler arasında eşit davranma ilkesine de uymalıdır.

İşveren Bilgisayarları ve İletişim Araçlarının Denetimi

İşveren tarafından sağlanan bilgisayarlarda depolanan verilerin kişisel nitelik taşımadığı ve işçinin rızası aranmaksızın işveren tarafından kullanılabileceği yönünde bir yaklaşım öğretide yer almakta; ancak bu yaklaşımın dayandığı yargısal içtihadın künyesi doğrulanabilir durumda olmadığından, söz konusu görüşü kesin bir kural olarak benimsemek mümkün değildir.

İşçiye tahsis edilen telefonlar söz konusu olduğunda telefon görüşmelerinin içeriğinin dinlenmesi hukuken uygun bulunmamaktadır. Buna karşın mesai saatleri içinde işçinin bulunduğu yerin tespit edilmesi amacıyla söz konusu telefonların kullanılabileceği kabul görmekle birlikte, bu alan tartışmalı olmayı sürdürmektedir.

E-posta ve telefon denetimi söz konusu olduğunda işçinin bu denetimlerin yapılacağına dair önceden bilgilendirilmiş olması büyük önem taşımaktadır.

KVKK Kapsamında Kişisel Veri İşleme Koşulları

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'nun 5. maddesinin birinci fıkrası uyarınca kişisel veriler ilgili kişinin açık rızası olmaksızın işlenemez; açık rıza temel kuraldır. Kanunun aynı maddesinin ikinci fıkrası ise sayılan şartlardan birinin varlığı hâlinde açık rızanın aranmayacağı belirli durumları düzenlemektedir.

6698 sayılı KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI KANUNU m. 5Kaynağı aç
MADDE 5- (1) Kişisel veriler ilgili kişinin açık rızası olmaksızın işlenemez. (2) Aşağıdaki şartlardan birinin varlığı hâlinde, ilgili kişinin açık rızası aranmaksızın kişisel verilerinin işlenmesi mümkündür: a) Kanunlarda açıkça öngörülmesi. b) Fiili imkânsızlık nedeniyle rızasını açıklayamayacak durumda bulunan veya rızasına hukuki geçerlilik tanınmayan kişinin kendisinin ya da bir başkasının hayatı veya beden bütünlüğünün korunması için zorunlu olması. c) Bir sözleşmenin kurulması veya ifasıyla doğrudan doğruya ilgili olması kaydıyla, sözleşmenin taraflarına ait kişisel verilerin işlenmesinin gerekli olması. ç) Veri sorumlusunun hukuki yükümlülüğünü yerine getirebilmesi için zorunlu olması. d) İlgili kişinin kendisi tarafından alenileştirilmiş olması. e) Bir hakkın tesisi, kullanılması veya korunması için veri işlemenin zorunlu olması. f) İlgili kişinin temel hak ve özgürlüklerine zarar vermemek kaydıyla, veri sorumlusunun meşru menfaatleri için veri işlenmesinin zorunlu olması. Özel nitelikli kişisel verilerin işlenme şartları

Bu istisnalar arasında şunlar yer almaktadır: kişisel verinin işlenmesinin kanunlarda açıkça öngörülmüş olması (m. 5/2-a); fiili imkânsızlık nedeniyle rızasını açıklayamayacak ya da rızasına hukuki geçerlilik tanınmayan kişinin veya bir başkasının hayatı ya da beden bütünlüğünün korunması için zorunlu olan haller (m. 5/2-b); bir sözleşmenin kurulması veya ifasıyla doğrudan ilgili olmak kaydıyla taraflara ait verilerin işlenmesinin gerekli olduğu haller (m. 5/2-c); veri sorumlusunun hukuki yükümlülüğünü yerine getirmesi için zorunlu olan işlemler (m. 5/2-ç); ilgili kişinin kendisi tarafından alenileştirilen veriler (m. 5/2-d); bir hakkın tesisi, kullanılması veya korunması için veri işlemenin zorunlu olduğu durumlar (m. 5/2-e) ve ilgili kişinin temel hak ve özgürlüklerine zarar vermemek kaydıyla veri sorumlusunun meşru menfaatleri için işlemenin zorunlu olduğu durumlar (m. 5/2-f). Bu bentlerden birinin varlığı yeterli olup birden fazla şartın aynı anda bulunması aranmamaktadır.

İş ilişkisinde hangi veri işleme faaliyetinin bu bentlerden hangisi kapsamında değerlendirileceği her somut durumun koşullarına ve işlenen veri türüne göre ayrıca incelenmelidir. Özellikle sözleşmenin ifasına ilişkin bent (m. 5/2-c) ile meşru menfaat bendinin (m. 5/2-f) işyerinde elektronik izleme ve biyometrik uygulamalara uygulanıp uygulanamayacağı ve ölçülülük denetiminin nasıl yapılacağı her somut olayda ayrıca ele alınması gereken konulardır.

İşverenin Aydınlatma Yükümlülüğü

6698 sayılı Kanun'un 10. maddesi uyarınca veri sorumlusu, kişisel verilerin elde edilmesi sırasında ilgili kişiyi şu konularda bilgilendirmekle yükümlüdür: veri sorumlusunun ve varsa temsilcisinin kimliği; verilerin işlenme amacı; işlenen verilerin kimlere ve hangi amaçla aktarılabileceği; veri toplamanın yöntemi ve hukuki sebebi; ilgili kişinin kanunun 11. maddesinde sayılan hakları.

6698 sayılı KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI KANUNU m. 10Kaynağı aç
MADDE 10- (1) Kişisel verilerin elde edilmesi sırasında veri sorumlusu veya yetkilendirdiği kişi, ilgili kişilere; a) Veri sorumlusunun ve varsa temsilcisinin kimliği, b) Kişisel verilerin hangi amaçla işleneceği, c) İşlenen kişisel verilerin kimlere ve hangi amaçla aktarılabileceği, ç) Kişisel veri toplamanın yöntemi ve hukuki sebebi, d) 11 inci maddede sayılan diğer hakları, konusunda bilgi vermekle yükümlüdür. İlgili kişinin hakları

Özel Nitelikli Kişisel Veriler: Sağlık ve Biyometrik Veriler

Biyometrik ve genetik veriler ile sağlık ve cinsel hayata ilişkin veriler 6698 sayılı Kanun'un 6. maddesi uyarınca özel nitelikli kişisel veri sayılır ve daha ağır işleme koşullarına tabidir. Bu verilerin işlenmesi kural olarak yasaktır; ancak kanunun 6. maddesinin üçüncü fıkrası belirli istisnalar öngörmektedir. Söz konusu istisnalar arasında istihdam, iş sağlığı ve güvenliği ile sosyal güvenlik alanlarındaki hukuki yükümlülüklerin yerine getirilmesi için zorunlu olması hali de yer almakta (m. 6/3-f); ancak bu istisnanın uygulanabilmesi için zorunluluk koşulunun her somut olayda karşılanması gerekmektedir. Öte yandan özel nitelikli kişisel verilerin işlenmesinde kanundaki şartlara ek olarak Kişisel Verileri Koruma Kurulu tarafından belirlenen yeterli önlemlerin de alınması zorunludur.

KVKK Kapsamındaki İdari Yaptırımlar

6698 sayılı Kanun'un 18. maddesi, çeşitli yükümlülüklerin ihlali halinde uygulanacak idari para cezalarını düzenlemektedir. Aydınlatma yükümlülüğünü ihlal edenler hakkında 5.000 Türk lirasından 100.000 Türk lirasına kadar idari para cezası öngörülmektedir (m. 18/1-a). Veri güvenliğine ilişkin yükümlülükleri ihlal edenler hakkında ise 15.000 Türk lirasından 1.000.000 Türk lirasına kadar idari para cezası uygulanmaktadır (m. 18/1-b). Kurul tarafından verilen kararları yerine getirmeyenler hakkında 25.000 Türk lirasından 1.000.000 Türk lirasına kadar (m. 18/1-c), Veri Sorumluları Siciline kayıt ve bildirim yükümlülüğüne aykırı hareket edenler hakkında ise 20.000 Türk lirasından 1.000.000 Türk lirasına kadar idari para cezası öngörülmüştür (m. 18/1-ç). Kanunun 9. maddesinin beşinci fıkrasında öngörülen bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeyenler hakkında ise 50.000 Türk lirasından 1.000.000 Türk lirasına kadar idari para cezası uygulanır; bu bent 7499 sayılı Kanun ile eklenmiştir (m. 18/1-d). Söz konusu idari para cezaları; (a), (b), (c) ve (ç) bentleri bakımından yalnızca veri sorumlusu gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel kişileri hakkında uygulanırken (d) bendindeki ceza hem veri sorumlusu hem de veri işleyen gerçek ve özel hukuk tüzel kişileri hakkında uygulanır (m. 18/2).

6698 sayılı KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI KANUNU m. 18Kaynağı aç
MADDE 18- (1) Bu Kanunun; a) 10 uncu maddesinde öngörülen aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirmeyenler hakkında 5.000 Türk lirasından 100.000 Türk lirasına kadar, b) 12 nci maddesinde öngörülen veri güvenliğine ilişkin yükümlülükleri yerine getirmeyenler hakkında 15.000 Türk lirasından 1.000.000 Türk lirasına kadar, c) 15 inci maddesi uyarınca Kurul tarafından verilen kararları yerine getirmeyenler hakkında 25.000 Türk lirasından 1.000.000 Türk lirasına kadar, ç) 16 ncı maddesinde öngörülen Veri Sorumluları Siciline kayıt ve bildirim yükümlülüğüne aykırı hareket edenler hakkında 20.000 Türk lirasından 1.000.000 Türk lirasına kadar, d) (Ek:2/3/2024-7499/35 md.) 9 uncu maddenin beşinci fıkrasında öngörülen bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeyenler hakkında 50.000 Türk lirasından 1.000.000 Türk lirasına kadar, idari para cezası verilir. (2) (Değişik:2/3/2024-7499/35 md.) Birinci fıkranın (a), (b), (c) ve (ç) bentlerinde öngörülen idari para cezaları veri sorumlusu, (d) bendinde öngörülen idari para cezası veri sorumlusu veya veri işleyen gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel kişileri hakkında uygulanır. (3) (Ek:2/3/2024-7499/35 md.) Kurulca verilen idari para cezalarına karşı, idare mahkemelerinde dava açılabilir. (4) Birinci fıkrada sayılan eylemlerin kamu kurum ve kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları bünyesinde işlenmesi hâlinde, Kurulun yapacağı bildirim üzerine, ilgili kamu kurum ve kuruluşunda görev yapan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarında görev yapanlar hakkında disiplin hükümlerine göre işlem yapılır ve sonucu Kurula bildirilir. ALTINCI BÖLÜM Kişisel Verileri Koruma Kurumu ve Teşkilat Kişisel Verileri Koruma Kurumu

Kurul tarafından verilen idari para cezalarına karşı idare mahkemelerinde dava açılabilir. Kamu kurum ve kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarında KVKK ihlali gerçekleştiğinde ise idari para cezası yerine ilgili personel hakkında disiplin hükümleri uygulanır ve sonucu Kurul'a bildirilir.

İşçi, işverenin her talimatına uymak zorunda mıdır?

Hayır. Türk Borçlar Kanunu'nun 399. maddesi işçilere dürüstlük kurallarının gerektirdiği ölçüde uyma yükümlülüğü getirmektedir. Kamu düzenine, hukuka, ahlaka veya kişilik haklarına aykırı talimatlara uyma borcu bulunmamakta; bu nitelikteki emirlere dayanılarak iş akdinin feshedilmesi halinde feshin, mahiyetine göre haksız, geçersiz ya da kötü niyetli feshin sonuçlarını doğurabileceği belirtilmektedir.

İşveren işyerinde kamera kurabilir mi?

Bu konuda belirli koşulların yerine getirilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. İşçilerin önceden bilgilendirilmesi ve açık rızalarının alınması, izlemenin amacı ile saklama süresinin açıkça bildirilmesi ve herkesin görebileceği yere uyarı levhası yerleştirilmesi bu koşullar arasında sayılmaktadır. Bunun yanı sıra işverenin izlemeyi meşrulaştıracak üstün bir yararının bulunması da değerlendirilmesi gereken bir unsur olarak belirtilmektedir. Gizli kamera kullanımı hukuka aykırı kabul edilmektedir.

Parmak izi veya yüz tanıma sistemi kurmak için işçinin onayı gerekli midir?

Bu tür biyometrik veriler 6698 sayılı Kanun kapsamında özel nitelikli kişisel veri sayıldığından daha ağır işleme koşullarına tabidir. Sistemlerin kurulabilmesi için işçilerin önceden bilgilendirilmesi ve açık rızalarının alınması, toplanan verilerin başka amaçlarla kullanılmayacağına dair güvence sağlanması ile saklama süresinin bildirilmesi gerektiği belirtilmektedir. Ayrıca Kişisel Verileri Koruma Kurulu tarafından belirlenen yeterli önlemlerin de alınması kanun gereğidir.

İşçinin e-postalarını veya telefon görüşmelerini denetlemek mümkün müdür?

Bu alan tartışmalıdır. Denetimlerin yapılabilmesi için işçinin önceden bilgilendirilmiş olması önem taşımaktadır. Telefon görüşmelerinin içeriğinin dinlenmesi hukuken uygun bulunmamakta; yalnızca mesai saatlerinde konum tespiti amacıyla kullanılması kabul görmekle birlikte bu değerlendirme de tartışmalı olmayı sürdürmektedir.

KVKK işçi-işveren ilişkisinde nasıl uygulanır?

6698 sayılı KVKK işverenler bakımından da uygulanır. Açık rıza temel kural olmakla birlikte kanunun 5. maddesi, sözleşmenin ifası veya hukuki yükümlülüğün yerine getirilmesi gibi belirli hallerde rıza aranmaksızın veri işlenebileceğini düzenlemektedir. İşveren aynı zamanda veri elde ederken işçiyi kimliği, işleme amacı, aktarım ve yasal hakları konusunda kanunun 10. maddesi uyarınca aydınlatmakla yükümlüdür. Biyometrik veya sağlık verisi gibi özel nitelikli verilerin işlenmesinde kanunun 6. maddesi kapsamında daha ağır koşullar geçerlidir.

Yönetim hakkının kötüye kullanıldığı durumlarda işçi ne yapabilir?

Yönetim hakkının kötüye kullanıldığı hallerde işçinin sözleşmesini haklı nedenle feshederek tazminat talep edebileceği; işverenin işçiyi feshe zorlamak amacıyla hareket etmesi durumunda ise bu eylemin haksız feshin hukuki sonuçlarını doğuracağı belirtilmektedir.

Sağlık raporu gerektiren işlerde işverenin sağlık gözetimi yükümlülükleri nelerdir?

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 15. maddesi uyarınca işveren, çalışanları sağlık gözetimine tabi tutmakla yükümlüdür. Tehlikeli ve çok tehlikeli işlerde çalışacaklar işe uygunluk raporu olmadan başlatılamaz. Sağlık gözetiminin tüm maliyeti işverene aittir; çalışana yansıtılamaz. Sağlık raporlarına yapılacak itirazlar Sağlık Bakanlığı'nca belirlenen hakem hastanelere yöneltilir ve verilen kararlar kesindir. Çalışanın sağlık bilgileri gizli tutulur.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu