İstinaf Mahkemesinin Tanımı ve Yargı Teşkilatındaki Yeri
İstinaf mahkemesi, adli yargı teşkilatında Bölge Adliye Mahkemesi adıyla görev yapan ikinci derece yargı merciidir. İlk derece mahkemelerinin vermiş olduğu kararların hem maddi vakıa tespiti hem de hukuk kurallarının uygulanması yönünden kapsamlı denetimini üstlenir. İnceleme sürecinde gerekli görülmesi halinde duruşma açılması, delillerin yeniden değerlendirilmesi veya toplanması ve ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak baştan yeni bir hüküm kurulması mümkündür. Yalnızca hukuka uygunluk denetimiyle sınırlı olan temyiz aşamasından ayrılan temel yönü de bu kapsamlı inceleme ve maddi olay denetimi yetkisidir.
Bölge adliye mahkemeleri, 2004 tarihli 5235 sayılı Kanun ile adli yargı teşkilatına kazandırılarak yargılama sürecini ilk derece mahkemeleri, istinaf mahkemeleri ve temyiz mercii biçiminde üç kademeli bir yapıya kavuşturmuştur. Bu mahkemeler, coğrafi şartlar ile iş yoğunluğu gözetilerek tespit edilen merkezlerde Hâkimler ve Savcılar Kurulunun olumlu görüşü çerçevesinde Adalet Bakanlığınca kurulur. Yargı çevrelerinin tayini, kapsamının değiştirilmesi veya mahkemelerin kaldırılması işlemleri ise Adalet Bakanlığının önerisi üzerine Kurulca karara bağlanarak Resmî Gazete'de yayımlanır.
5235 sayılı ADLÎ YARGI İLK DERECE MAHKEMELERİ İLE BÖLGE ADLİYE MAHKEMELERİNİN KURULUŞ, GÖREV VE YETKİLERİ HAKKINDA KANUN m. 25Kaynağı aç
Hukuk Yargılamasında İstinaf Başvurusu ve Kesinlik Sınırları
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 341 uyarınca ilk derece mahkemelerince karara bağlanan nihai kararlar ile ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi kararlarına karşı istinafa gidilebilir. Karşı tarafın yüzüne karşı verilen veya yokluğunda verilip itiraza konu edilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları hakkında itiraz neticesinde verilen kararlar da istinaf kanun yolu denetimine tabidir. Buna karşılık miktar veya değeri kanundaki kesinlik sınırını aşmayan malvarlığı uyuşmazlıklarına ilişkin kararlar kesindir ve kanun yoluna taşınamaz. Manevi tazminat davalarında verilen hükümlerde ise herhangi bir miktar veya değer koşulu gözetilmeksizin istinaf kanun yoluna başvurulabilir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 341Kaynağı aç
Uyuşmazlık konusu alacağın yalnızca bir bölümü dava konusu yapılmışsa istinaf kesinlik sınırının takdirinde alacağın tamamı hesaba katılır. Alacağın bütünü dava konusu edilmiş olduğu takdirde, mahkeme kararında reddedilen ve kabul görmeyen asıl talep kısmı kanuni kesinlik sınırını geçmeyen tarafın istinaf kanun yoluna başvurma hakkı bulunmaz.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 345 hükmüne göre istinaf yoluna başvuru süresi kural olarak iki haftadır ve bu süre mahkeme ilamının taraflardan her birine usulünce tebliğ edilmesiyle başlar; özel mevzuatta belirlenen süreler saklı tutulmuştur. Kendisine istinaf dilekçesi tebliğ edilen karşı taraf, bu tebliğden itibaren iki hafta içinde istinafa cevap dilekçesi sunabilir. Karşı tarafın bu sürede cevap dilekçesi vermemiş olması incelemenin yürütülmesini engellemez; bölge adliye mahkemesi mevcut dilekçeler ve dosyadaki belgeler çerçevesinde incelemesini sürdürür.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 345Kaynağı aç
Hukuk Dairelerinde Ön İnceleme ve İcranın Geri Bırakılması
Bölge adliye mahkemesi hukuk dairesi, gelen dosya üzerinde Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 352 kapsamında öncelikle bir ön inceleme yürütür. İncelemenin başka bir daire veya bölge adliye mahkemesince yapılması gerektiği, kararın kanunen kesin olduğu, başvurunun yasal süresinde yapılmadığı, başvuru şartlarının yerine getirilmediği veya başvuru sebep ve gerekçelerinin hiç gösterilmediği tespit edilirse heyetçe öncelikle buna ilişkin karar tesis edilir. Ön inceleme faaliyeti heyetçe yapılabileceği gibi görevlendirilen bir üye tarafından da icra edilebilir; ancak ön inceleme aşamasındaki nihai kararlar heyetçe verilir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 352Kaynağı aç
Hukuk yargılamasında istinaf yoluna müracaat edilmiş olması Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 350 uyarınca kural olarak ilk derece mahkemesi kararının icrasını kendiliğinden durdurmaz. Ancak kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz mal ile ilgili ayni haklara ilişkin hükümler kanunen kesinleşmedikçe icra edilemez ve yerine getirilemez. Öte yandan nafaka kararlarında icranın geri bırakılmasına karar verilemeyeceği gibi bu hükümlerde icra müdürlüğünce mehil süresi de verilemez.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 350Kaynağı aç
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 36Kaynağı aç
İlama karşı istinaf veya temyiz yoluna başvuran borçlu, hükmolunan para veya eşyanın resmî bir mercie depo edildiğini belgeler yahut icra mahkemesince kabul edilecek taşınır rehni, esham, tahvilat, taşınmaz rehni veya muteber banka teminat mektubu sunarsa ya da borçlunun borcu karşılayacak miktarda malı mahcuz ise 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 36 uyarınca icra mahkemesinden icranın geri bırakılması kararı almak üzere icra müdürlüğünce kendisine uygun bir süre verilir. Borçlunun Devlet veya adli yardımdan yararlanan bir kimse olması durumunda teminat gösterme yükümlülüğü aranmaz. Bölge adliye mahkemesince başvurunun haklı görülmesi durumunda teminatın iade edilip edilmeyeceği karara bağlanır; başvurunun esastan reddi halinde ise karar kesinse teminata konu para alacaklıya ödenir, temyizi kabilse temyiz süresi doluncaya kadar icranın geri bırakılmasının etkisi sürer.
Ceza Yargılamasında İstinaf Denetimi ve Başvuru Şartları
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 272 uyarınca, ilk derece mahkemelerince kurulan hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulabilir. On beş yıl ve daha fazla hapis cezalarına ilişkin mahkûmiyet kararları tarafların istemi bulunmasa dahi Bölge Adliye Mahkemesi tarafından re'sen incelenir. Hükümden önce verilip hükme esas teşkil eden veya başkaca kanun yolu öngörülmemiş olan ara kararlarına karşı da asıl hükümle birlikte istinaf yoluna başvurulması mümkündür. Buna karşılık hapis cezasından çevrilenler hariç olmak üzere sonuç olarak tayin edilen on beş bin Türk Lirası dahil adli para cezalarına, üst sınırı beş yüz günü aşmayan adli para cezasını gerektiren suçlardan verilen beraat kararlarına ve mevzuatta kesin olduğu belirtilen hükümlere karşı istinafa gidilemez.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 272Kaynağı aç
Ceza Muhakemesi Kanunu m. 273 uyarınca istinaf istemi, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde hükmü veren mahkemeye bir dilekçe sunulması veya zabıt kâtibine beyanda bulunularak tutanağın hâkime onaylatılması suretiyle yapılır. Ağır ceza mahkemesinde bulunan Cumhuriyet savcıları ise yargı çevrelerindeki asliye mahkemelerinin hükümlerine karşı kararın başsavcılığa intikal ettiği tarihten itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurabilir. Yasal süresi içinde kanun yoluna müracaat edilmemesi halinde ilk derece mahkemesinin kararı kesinleşir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 273Kaynağı aç
Ceza davalarında kanun yoluna Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık, katılanlar, katılma istemi karara bağlanmamış veya reddedilmiş olanlar ile katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görenler başvurabilir. Cumhuriyet savcısı bu başvuruyu sanık lehine de yapabilir. Sanık, katılan veya suçtan zarar görenlerin müracaatlarında istinaf nedenlerini açıkça göstermemiş olmaları dosyanın incelenmesine engel oluşturmaz; buna karşın Cumhuriyet savcısı başvuru nedenlerini gerekçeleriyle açıkça yazılı isteminde bildirmekle yükümlüdür ve bu istemin tebliğ edildiği ilgililer iki hafta içinde cevaplarını verebilirler.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 260Kaynağı aç
Avukat, müdafiliğini veya vekilliğini yürüttüğü tarafın açık iradesine aykırı olmamak koşuluyla kanun yollarına başvurma yetkisine sahiptir; şüpheli veya sanığın eşi ve yasal temsilcisi de süresi içinde kendiliklerinden istinaf yoluna müracaat edebilirler. Kanun yoluna başvurulduktan sonra inceleme mercii karar verinceye kadar bu talepten vazgeçilebilir; ancak Cumhuriyet savcısının sanık lehine yaptığı başvurudan sanığın onayı olmaksızın dönülemez. Müdafi veya vekilin başvurudan vazgeçebilmesi ise vekâletnamede özel yetki bulunmasına bağlıdır. Kendisine zorunlu müdafi atanan şüpheli veya sanıklar yararına kanun yoluna başvurulduğunda veya başvurudan vazgeçildiğinde sanık ile müdafiin iradesi çelişirse müdafiin iradesi üstün tutulur.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 261Kaynağı aç
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 262Kaynağı aç
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 266Kaynağı aç
İdari Yargıda İstinaf ve İstinaf Sonrası Temyiz Aşaması
İdari yargılama hukukunda ilk derece idare ve vergi mahkemesi kararlarına karşı istinaf yoluna başvuru süresi kararın tebliğinden itibaren 30 gündür. İdari yargılama sisteminde istinaf incelemesi temyiz usulüne tabi kılınmış olup bölge idare mahkemesinin temyiz denetimine tabi tutulmayan kararları kesinleşir.
Bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinin temyize açık nitelikteki kararlarına karşı temyiz yoluna başvuru süresi kararın tebliğinden itibaren iki haftadır; icra hukuk mahkemesi kararlarında ise temyiz süresi tebliğ veya tefhim tarihinden itibaren 10 gündür. Ceza yargılamasında bölge adliye mahkemesinin temyize tabi kararlarına karşı temyiz istemi, hükmün açıklanmasından ve ilgilinin yokluğunda verilmişse usulüne uygun tebliğinden itibaren 15 gün içinde ileri sürülmelidir.
İstinaf mahkemesi ilk derece mahkemesinden farklı olarak ne yapar?
İstinaf mahkemesi ilk derece kararını yalnızca hukuka uygunluk yönünden değil, maddi olay ve vakıalar bakımından da denetler; gerektiğinde duruşma açarak delil toplayabilir ve kararı kaldırıp yeniden hüküm tesis edebilir.
Hukuk davalarında istinaf başvuru süresi ne kadardır?
Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca istinaf başvuru süresi ilamın taraflara usulüne uygun tebliğinden itibaren iki haftadır.
Ceza davalarında istinaf başvuru süresi kaç gündür?
Ceza Muhakemesi Kanunu m. 273 uyarınca istinaf istemi, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde hükmü veren mahkemeye dilekçe verilerek veya zabıt kâtibine beyanda bulunulup tutanak onaylatılarak yapılır.
İstinafa başvurmak kararın icraya konulmasını durdurur mu?
İstinaf başvurusu kural olarak icrayı durdurmaz; ancak kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz mülkiyetine ilişkin ayni hak kararları kesinleşmedikçe icra edilemez, nafaka borçlarında ise icranın geri bırakılması talep edilemez.
Manevi tazminat davalarında istinaf kesinlik sınırı uygulanır mı?
Manevi tazminat davalarında miktar veya değere bakılmaksızın ilk derece mahkemesi kararlarına karşı istinaf yoluna başvurulabilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

