İstinaf Mahkemesi Nedir ve İstinaf İncelemesi Nasıl Yapılır?

by Avukat Erdal Ersoy
İstinaf Mahkemesi Nedir ve İstinaf İncelemesi Nasıl Yapılır?

İstinaf Mahkemesinin Tanımı ve Yargı Teşkilatındaki Yeri

İstinaf mahkemesi, adli yargı teşkilatında Bölge Adliye Mahkemesi adıyla görev yapan ikinci derece yargı merciidir. İlk derece mahkemelerinin vermiş olduğu kararların hem maddi vakıa tespiti hem de hukuk kurallarının uygulanması yönünden kapsamlı denetimini üstlenir. İnceleme sürecinde gerekli görülmesi halinde duruşma açılması, delillerin yeniden değerlendirilmesi veya toplanması ve ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak baştan yeni bir hüküm kurulması mümkündür. Yalnızca hukuka uygunluk denetimiyle sınırlı olan temyiz aşamasından ayrılan temel yönü de bu kapsamlı inceleme ve maddi olay denetimi yetkisidir.

Bölge adliye mahkemeleri, 2004 tarihli 5235 sayılı Kanun ile adli yargı teşkilatına kazandırılarak yargılama sürecini ilk derece mahkemeleri, istinaf mahkemeleri ve temyiz mercii biçiminde üç kademeli bir yapıya kavuşturmuştur. Bu mahkemeler, coğrafi şartlar ile iş yoğunluğu gözetilerek tespit edilen merkezlerde Hâkimler ve Savcılar Kurulunun olumlu görüşü çerçevesinde Adalet Bakanlığınca kurulur. Yargı çevrelerinin tayini, kapsamının değiştirilmesi veya mahkemelerin kaldırılması işlemleri ise Adalet Bakanlığının önerisi üzerine Kurulca karara bağlanarak Resmî Gazete'de yayımlanır.

5235 sayılı ADLÎ YARGI İLK DERECE MAHKEMELERİ İLE BÖLGE ADLİYE MAHKEMELERİNİN KURULUŞ, GÖREV VE YETKİLERİ HAKKINDA KANUN m. 25Kaynağı aç
Madde 25- Bölge adliye mahkemeleri, bölgelerin coğrafi durumları ve iş yoğunluğu göz önünde tutularak belirlenen yerlerde, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun olumlu görüşü alınarak Adalet Bakanlığınca kurulur. Bölge adliye mahkemelerinin yargı çevrelerinin belirlenmesine, değiştirilmesine veya bu mahkemelerin kaldırılmasına Adalet Bakanlığının önerisi üzerine Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca karar verilir. Birinci ve ikinci fıkra gereğince alınacak kararlar, Resmî Gazetede yayımlanır. Bölge adliye mahkemelerinin oluşumu

Hukuk Yargılamasında İstinaf Başvurusu ve Kesinlik Sınırları

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 341 uyarınca ilk derece mahkemelerince karara bağlanan nihai kararlar ile ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi kararlarına karşı istinafa gidilebilir. Karşı tarafın yüzüne karşı verilen veya yokluğunda verilip itiraza konu edilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları hakkında itiraz neticesinde verilen kararlar da istinaf kanun yolu denetimine tabidir. Buna karşılık miktar veya değeri kanundaki kesinlik sınırını aşmayan malvarlığı uyuşmazlıklarına ilişkin kararlar kesindir ve kanun yoluna taşınamaz. Manevi tazminat davalarında verilen hükümlerde ise herhangi bir miktar veya değer koşulu gözetilmeksizin istinaf kanun yoluna başvurulabilir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 341Kaynağı aç
MADDE 341- (1) (Değişik:22/7/2020-7251/34 md.) İlk derece mahkemelerinin aşağıdaki kararlarına karşı istinaf yoluna başvurulabilir: a) Nihai kararlar. b) İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi kararları, karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları, karşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine verilen kararlar. (2) Miktar veya değeri üç bin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. (Ek cümle: 24/11/2016-6763/41 md.) Ancak manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı, miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabilir.[45] (3) Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda üç bin Türk Liralık kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir. (4) Alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü üç bin Türk Lirasını geçmeyen taraf, istinaf yoluna başvuramaz. (5) İlk derece mahkemelerinin diğer kanunlarda temyiz edilebileceği veya haklarında Yargıtaya başvurulabileceği belirtilmiş olup da bölge adliye mahkemelerinin görev alanına giren dava ve işlere ilişkin nihai kararlarına karşı, bölge adliye mahkemelerine başvurulabilir. İstinaf dilekçesi

Uyuşmazlık konusu alacağın yalnızca bir bölümü dava konusu yapılmışsa istinaf kesinlik sınırının takdirinde alacağın tamamı hesaba katılır. Alacağın bütünü dava konusu edilmiş olduğu takdirde, mahkeme kararında reddedilen ve kabul görmeyen asıl talep kısmı kanuni kesinlik sınırını geçmeyen tarafın istinaf kanun yoluna başvurma hakkı bulunmaz.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 345 hükmüne göre istinaf yoluna başvuru süresi kural olarak iki haftadır ve bu süre mahkeme ilamının taraflardan her birine usulünce tebliğ edilmesiyle başlar; özel mevzuatta belirlenen süreler saklı tutulmuştur. Kendisine istinaf dilekçesi tebliğ edilen karşı taraf, bu tebliğden itibaren iki hafta içinde istinafa cevap dilekçesi sunabilir. Karşı tarafın bu sürede cevap dilekçesi vermemiş olması incelemenin yürütülmesini engellemez; bölge adliye mahkemesi mevcut dilekçeler ve dosyadaki belgeler çerçevesinde incelemesini sürdürür.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 345Kaynağı aç
MADDE 345- (1) İstinaf yoluna başvuru süresi iki haftadır. Bu süre, ilamın usulen taraflardan her birine tebliğiyle işlemeye başlar. İstinaf yoluna başvuru süresine ilişkin özel kanun hükümleri saklıdır. İstinaf dilekçesinin reddi

Hukuk Dairelerinde Ön İnceleme ve İcranın Geri Bırakılması

Bölge adliye mahkemesi hukuk dairesi, gelen dosya üzerinde Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 352 kapsamında öncelikle bir ön inceleme yürütür. İncelemenin başka bir daire veya bölge adliye mahkemesince yapılması gerektiği, kararın kanunen kesin olduğu, başvurunun yasal süresinde yapılmadığı, başvuru şartlarının yerine getirilmediği veya başvuru sebep ve gerekçelerinin hiç gösterilmediği tespit edilirse heyetçe öncelikle buna ilişkin karar tesis edilir. Ön inceleme faaliyeti heyetçe yapılabileceği gibi görevlendirilen bir üye tarafından da icra edilebilir; ancak ön inceleme aşamasındaki nihai kararlar heyetçe verilir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 352Kaynağı aç
MADDE 352- (Değişik: 20/7/2017-7035/28 md.) (1) Bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince dosya üzerinde yapılacak ön inceleme sonunda aşağıdaki durumlardan birinin tespiti hâlinde öncelikle gerekli karar verilir: a) İncelemenin başka bir dairece veya bölge adliye mahkemesince yapılmasının gerekli olması b) Kararın kesin olması c) Başvurunun süresi içinde yapılmaması ç) Başvuru şartlarının yerine getirilmemesi d) Başvuru sebeplerinin veya gerekçesinin hiç gösterilmemesi (2) Ön inceleme heyetçe veya görevlendirilecek bir üye tarafından yapılır ve ön inceleme sonunda karar heyetçe verilir. (3) Eksiklik bulunmadığı anlaşılan dosya incelemeye alınır. Duruşma yapılmadan verilecek kararlar[48]

Hukuk yargılamasında istinaf yoluna müracaat edilmiş olması Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 350 uyarınca kural olarak ilk derece mahkemesi kararının icrasını kendiliğinden durdurmaz. Ancak kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz mal ile ilgili ayni haklara ilişkin hükümler kanunen kesinleşmedikçe icra edilemez ve yerine getirilemez. Öte yandan nafaka kararlarında icranın geri bırakılmasına karar verilemeyeceği gibi bu hükümlerde icra müdürlüğünce mehil süresi de verilemez.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 350Kaynağı aç
MADDE 350- (1) İstinaf yoluna başvurma, kararın icrasını durdurmaz. İcra ve İflas Kanununun icranın geri bırakılmasıyla ilgili 36 ncı maddesi hükmü saklıdır. Nafaka kararlarında icranın geri bırakılmasına karar verilemez. (2) Kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz mal ile ilgili ayni haklara ilişkin kararlar kesinleşmedikçe yerine getirilemez. Kötüniyetle istinaf yoluna başvurma
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 36Kaynağı aç
Madde 36 – (Değişik: 2/3/2005 – 5311/5 md.) İlâma karşı istinaf veya temyiz yoluna başvuran borçlu, hükmolunan para veya eşyanın resmî bir mercie depo edildiğini ispat eder yahut hükmolunan para veya eşya kıymetinde icra mahkemesi tarafından kabul edilecek taşınır rehni veya esham veya tahvilât veya taşınmaz rehni veya muteber banka kefaleti gösterirse veya borçlunun hükmolunan para ve eşyayı karşılayacak malı mahcuz ise icranın geri bırakılması için takibin yapıldığı yer icra mahkemesinden karar alınmak üzere icra müdürü tarafından kendisine uygun bir süre verilir. Bu süre ancak zorunluluk hâlinde uzatılabilir.[22] Borçlu, Devlet veya adlî yardımdan yararlanan bir kimse ise teminat gösterme zorunluluğu yoktur. (Değişik üçüncü fıkra:24/11/2021-7343/5 md.) Ücreti ilgililer tarafından verilirse icra mahkemesince icranın geri bırakılması hakkındaki karar, hükmü veren mahkemeye ve icra dairesine en uygun vasıtalarla bildirilir. Nafaka hükümlerinde böyle bir süre verilemez. Bölge adliye mahkemesince başvurunun haklı görülmesi hâlinde teminatın geri verilip verilmeyeceğine karar verilir. Yargıtayca hükmün bozulması hâlinde borçlunun başvurusu üzerine, bozmanın mahiyetine göre teminatın geri verilip verilmeyeceğine bozma sonrası esası inceleyecek mahkemece kesin olarak karar verilir.[23] Bölge adliye mahkemesince başvurunun kesin olarak esastan reddine karar verilmesi veya Yargıtayca hükmün onanması hâlinde alacaklının istemi üzerine başkaca işleme gerek kalmaksızın teminata konu olan para alacaklıya ödenir. Mal ve haklar ise, malın türüne göre icra dairesince paraya çevrilir. (Ek cümle:24/11/2021-7343/5 md.) Bölge adliye mahkemesinin başvurunun esastan reddine ilişkin kararına karşı temyiz yolunun açık olması hâlinde, temyiz yoluna başvurma süresinin dolmasına kadar icranın geri bırakılması kararının etkisi devam eder. İlâm alacaklısının teminat üzerinde rüçhan hakkı vardır.[24] Haciz veya iflas istemek yetkisi:

İlama karşı istinaf veya temyiz yoluna başvuran borçlu, hükmolunan para veya eşyanın resmî bir mercie depo edildiğini belgeler yahut icra mahkemesince kabul edilecek taşınır rehni, esham, tahvilat, taşınmaz rehni veya muteber banka teminat mektubu sunarsa ya da borçlunun borcu karşılayacak miktarda malı mahcuz ise 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 36 uyarınca icra mahkemesinden icranın geri bırakılması kararı almak üzere icra müdürlüğünce kendisine uygun bir süre verilir. Borçlunun Devlet veya adli yardımdan yararlanan bir kimse olması durumunda teminat gösterme yükümlülüğü aranmaz. Bölge adliye mahkemesince başvurunun haklı görülmesi durumunda teminatın iade edilip edilmeyeceği karara bağlanır; başvurunun esastan reddi halinde ise karar kesinse teminata konu para alacaklıya ödenir, temyizi kabilse temyiz süresi doluncaya kadar icranın geri bırakılmasının etkisi sürer.

Ceza Yargılamasında İstinaf Denetimi ve Başvuru Şartları

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 272 uyarınca, ilk derece mahkemelerince kurulan hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulabilir. On beş yıl ve daha fazla hapis cezalarına ilişkin mahkûmiyet kararları tarafların istemi bulunmasa dahi Bölge Adliye Mahkemesi tarafından re'sen incelenir. Hükümden önce verilip hükme esas teşkil eden veya başkaca kanun yolu öngörülmemiş olan ara kararlarına karşı da asıl hükümle birlikte istinaf yoluna başvurulması mümkündür. Buna karşılık hapis cezasından çevrilenler hariç olmak üzere sonuç olarak tayin edilen on beş bin Türk Lirası dahil adli para cezalarına, üst sınırı beş yüz günü aşmayan adli para cezasını gerektiren suçlardan verilen beraat kararlarına ve mevzuatta kesin olduğu belirtilen hükümlere karşı istinafa gidilemez.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 272Kaynağı aç
Madde 272 – (1) İlk derece mahkemelerinden verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Ancak, onbeş yıl ve daha fazla hapis cezalarına ilişkin hükümler, bölge adliye mahkemesince re'sen incelenir. (2) Hükümden önce verilip hükme esas teşkil eden veya başkaca kanun yolu öngörülmemiş olan mahkeme kararlarına karşı da hükümle birlikte istinaf yoluna başvurulabilir. (3) Ancak; a) (Değişik: 31/3/2011-6217/23 md.) Hapis cezasından çevrilen adlî para cezaları hariç olmak üzere, sonuç olarak belirlenen onbeşbin Türk Lirası dâhil adlî para cezasına mahkûmiyet hükümlerine,[115] b) Üst sınırı beşyüz günü geçmeyen adlî para cezasını gerektiren suçlardan beraat hükümlerine, c) Kanunlarda kesin olduğu yazılı bulunan hükümlere, Karşı istinaf yoluna başvurulamaz. (Ek cümle:14/4/2020-7242/17 md.) Bu suretle verilen hükümler tekerrüre esas olmaz. İstinaf istemi ve süresi

Ceza Muhakemesi Kanunu m. 273 uyarınca istinaf istemi, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde hükmü veren mahkemeye bir dilekçe sunulması veya zabıt kâtibine beyanda bulunularak tutanağın hâkime onaylatılması suretiyle yapılır. Ağır ceza mahkemesinde bulunan Cumhuriyet savcıları ise yargı çevrelerindeki asliye mahkemelerinin hükümlerine karşı kararın başsavcılığa intikal ettiği tarihten itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurabilir. Yasal süresi içinde kanun yoluna müracaat edilmemesi halinde ilk derece mahkemesinin kararı kesinleşir.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 273Kaynağı aç
Madde 273 – (1) İstinaf istemi, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde hükmü veren mahkemeye bir dilekçe verilmesi veya zabıt kâtibine bir beyanda bulunulması suretiyle yapılır; beyan tutanağa geçirilir ve tutanak hâkime onaylattırılır. Tutuklu sanık hakkında 263 üncü madde hükmü saklıdır. [116] (2) (Mülga:2/3/2024-7499/18 md.) (3) (Değişik: 18/6/2014-6545/75 md.) Ağır ceza mahkemelerinde bulunan Cumhuriyet savcıları, mahkemelerinin yargı çevresi içerisindeki asliye mahkemelerinin hükümlerine karşı, kararın o yer Cumhuriyet başsavcılığına geliş tarihinden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurabilirler.116 (4) Sanık ve bu Kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanların dilekçe veya beyanında, başvuruya ilişkin nedenlerin gösterilmemesi inceleme yapılmasına engel olmaz. (5) Cumhuriyet savcısı, istinaf yoluna başvurma nedenlerini gerekçeleriyle birlikte yazılı isteminde açıkça gösterir. Bu istem ilgililere tebliğ edilir. İlgililer, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde bu husustaki cevaplarını bildirebilirler.116 Eski hâle getirme süresi içinde istinaf süresinin işlemesi

Ceza davalarında kanun yoluna Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık, katılanlar, katılma istemi karara bağlanmamış veya reddedilmiş olanlar ile katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görenler başvurabilir. Cumhuriyet savcısı bu başvuruyu sanık lehine de yapabilir. Sanık, katılan veya suçtan zarar görenlerin müracaatlarında istinaf nedenlerini açıkça göstermemiş olmaları dosyanın incelenmesine engel oluşturmaz; buna karşın Cumhuriyet savcısı başvuru nedenlerini gerekçeleriyle açıkça yazılı isteminde bildirmekle yükümlüdür ve bu istemin tebliğ edildiği ilgililer iki hafta içinde cevaplarını verebilirler.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 260Kaynağı aç
Madde 260 – (1) Hâkim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık ve bu Kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır. (2) (Değişik: 18/6/2014-6545/73 md.) Ağır ceza mahkemelerinde bulunan Cumhuriyet savcıları, ağır ceza mahkemesinin yargı çevresindeki asliye ceza mahkemelerinin; bölge adliye mahkemesinde bulunan Cumhuriyet savcıları, bölge adliye mahkemelerinin kararlarına karşı kanun yollarına başvurabilirler. (3) Cumhuriyet savcısı, sanık lehine olarak da kanun yollarına başvurabilir. Avukatın başvurma hakkı

Avukat, müdafiliğini veya vekilliğini yürüttüğü tarafın açık iradesine aykırı olmamak koşuluyla kanun yollarına başvurma yetkisine sahiptir; şüpheli veya sanığın eşi ve yasal temsilcisi de süresi içinde kendiliklerinden istinaf yoluna müracaat edebilirler. Kanun yoluna başvurulduktan sonra inceleme mercii karar verinceye kadar bu talepten vazgeçilebilir; ancak Cumhuriyet savcısının sanık lehine yaptığı başvurudan sanığın onayı olmaksızın dönülemez. Müdafi veya vekilin başvurudan vazgeçebilmesi ise vekâletnamede özel yetki bulunmasına bağlıdır. Kendisine zorunlu müdafi atanan şüpheli veya sanıklar yararına kanun yoluna başvurulduğunda veya başvurudan vazgeçildiğinde sanık ile müdafiin iradesi çelişirse müdafiin iradesi üstün tutulur.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 261Kaynağı aç
Madde 261 – (1) Avukat, müdafiliğini veya vekilliğini üstlendiği kişilerin açık arzusuna aykırı olmamak koşuluyla kanun yollarına başvurabilir. Yasal temsilcinin ve eşin başvurma hakkı
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 262Kaynağı aç
Madde 262 – (1) Şüpheli veya sanığın yasal temsilcisi ve eşi, şüpheli veya sanığa açık olan kanun yollarına süresi içinde kendiliklerinden başvurabilirler. Şüphelinin veya sanığın başvurusuna ilişkin hükümler, bunlar tarafından yapılacak başvuru ve onu izleyen işlemler için de geçerlidir. Tutuklunun kanun yollarına başvurması
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 266Kaynağı aç
Madde 266 – (1) Kanun yoluna başvurulduktan sonra bundan vazgeçilmesi, mercii tarafından karar verilinceye kadar geçerlidir. Ancak, Cumhuriyet savcısı tarafından sanık lehine yapılan başvurudan onun rızası olmaksızın vazgeçilemez. (2) Müdafiin veya vekilin başvurudan vazgeçebilmesi, vekâletnamede bu hususta özel yetkili kılınmış olması koşuluna bağlıdır. (3) 150 nci maddenin ikinci fıkrası uyarınca, kendisine müdafi atanan şüpheli veya sanıklar yararına kanun yoluna başvurulduğunda veya başvurulan kanun yolundan vazgeçildiğinde şüpheli veya sanık ile müdafiin iradesi çelişirse müdafiin iradesi geçerli sayılır. İKİNCİ KISIM Olağan Kanun Yolları BİRİNCİ BÖLÜM İtiraz İtiraz olunabilecek kararlar

İdari Yargıda İstinaf ve İstinaf Sonrası Temyiz Aşaması

İdari yargılama hukukunda ilk derece idare ve vergi mahkemesi kararlarına karşı istinaf yoluna başvuru süresi kararın tebliğinden itibaren 30 gündür. İdari yargılama sisteminde istinaf incelemesi temyiz usulüne tabi kılınmış olup bölge idare mahkemesinin temyiz denetimine tabi tutulmayan kararları kesinleşir.

Bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinin temyize açık nitelikteki kararlarına karşı temyiz yoluna başvuru süresi kararın tebliğinden itibaren iki haftadır; icra hukuk mahkemesi kararlarında ise temyiz süresi tebliğ veya tefhim tarihinden itibaren 10 gündür. Ceza yargılamasında bölge adliye mahkemesinin temyize tabi kararlarına karşı temyiz istemi, hükmün açıklanmasından ve ilgilinin yokluğunda verilmişse usulüne uygun tebliğinden itibaren 15 gün içinde ileri sürülmelidir.

İstinaf mahkemesi ilk derece mahkemesinden farklı olarak ne yapar?

İstinaf mahkemesi ilk derece kararını yalnızca hukuka uygunluk yönünden değil, maddi olay ve vakıalar bakımından da denetler; gerektiğinde duruşma açarak delil toplayabilir ve kararı kaldırıp yeniden hüküm tesis edebilir.

Hukuk davalarında istinaf başvuru süresi ne kadardır?

Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca istinaf başvuru süresi ilamın taraflara usulüne uygun tebliğinden itibaren iki haftadır.

Ceza davalarında istinaf başvuru süresi kaç gündür?

Ceza Muhakemesi Kanunu m. 273 uyarınca istinaf istemi, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde hükmü veren mahkemeye dilekçe verilerek veya zabıt kâtibine beyanda bulunulup tutanak onaylatılarak yapılır.

İstinafa başvurmak kararın icraya konulmasını durdurur mu?

İstinaf başvurusu kural olarak icrayı durdurmaz; ancak kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz mülkiyetine ilişkin ayni hak kararları kesinleşmedikçe icra edilemez, nafaka borçlarında ise icranın geri bırakılması talep edilemez.

Manevi tazminat davalarında istinaf kesinlik sınırı uygulanır mı?

Manevi tazminat davalarında miktar veya değere bakılmaksızın ilk derece mahkemesi kararlarına karşı istinaf yoluna başvurulabilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu