İstinaf Karar Harcında Maktu ve Nispi Harç Ayrımı

by Avukat Erdal Ersoy
İstinaf Karar Harcında Maktu ve Nispi Harç Ayrımı

Bölge Adliye Mahkemesi Kararlarında Harcın Niteliği

Bölge Adliye Mahkemelerinde istinaf incelemesi sonucunda alınacak karar ve ilam harcının türü, verilen kararın niteliğine bağlıdır. İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak işin esası hakkında yeni bir karar verilmedikçe nispi değil maktu karar ve ilam harcı alınması gerekir. 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (1) sayılı tarifenin nispi karar ve ilam harçlarına ilişkin düzenlemesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin işin esasını hüküm altına aldığı kararlar için öngörülen oranlar, mahkemenin ilk derece mahkemesi yerine geçerek icra kabiliyeti bulunan yeni bir hüküm kurduğu halleri kapsar.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2021/10, K. 2021/61Kaynağı aç
6. Hukuk Dairesi         2021/10 E.  ,  2021/61 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davalı vekili Avukat … geldi. Tebligata rağmen başka gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü: – K A R A R – Davacı vekili, davacı ile davalı şirketler arasında araç kiralama ve yurtiçi, yurtdışı şirket yönetimi ile organizasyon işine ilişkin sözleşme yapıldığını, davacının sözleşme nedeniyle üzerine düşen edimini yerine getirmiş olmasına rağmen davalının cari hesap ekstresinden kaynaklı borcunu ödenmemesi nedeniyle başlattıkları icra takibinin haksız itiraz neticesinde durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile %20 icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacıya borçlarının bulunmadığını, davacı eski yetkilisinin davalı şirketin müdürlüğünü yaptığı dönemde davalıyı dolandırdığını ve davacı talebinin zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesince, davacı tarafından tanzim edilmiş faturalara davalı itirazı bulunmadığı ve takibe konu miktarın taraf defterlerinde kayıtlı olduğu, açıklanan nedenlerle alacağın likit olduğunun da kabulü gerektiği belirtilerek, davanın kabulü ile icra takibine vaki itirazın iptaline ve %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, davalı vekilinin istinaf başvurusu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesince, dava konusu talebin 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu ve henüz zamanaşımına uğramadığı, davacı şirket yetkilisinin sorumluluğuna ilişkin savunmanın ayrı bir dava konusu edilebileceği ve ödeme savunmasının da yeterince kanıtlanamamış olduğu belirtilerek, esastan reddedilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Yargı harçlarına, 02.07.1964 tarihinde kabul edilen 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 1/1-1.bendinde yer verilmiştir. Yasanın birinci kısmı “ Yargı Harçları “ üst başlığını taşımaktadır. ”2”. maddenin 1. fıkrasında, yargı işlemlerinden bu kanuna bağlı (1) sayılı olan tarifede yazılı olanların yargı harçlarına tabi olacağı belirtilmiştir. Mükellef üst başlığı ile 11. maddede, genel olarak yargı harçlarını, davayı açan veya harca mevzu olan işlemin yapılmasını isteyen kişilerin ödemekle yükümlü olacağına yer verilmiştir. Harç alma ../.. ölçüleri ve nispetleri üçüncü bölümde 15. vd maddelerde düzenlenmiştir. Değer esası üst başlığı ile 16. maddede, değer ölçüsüne göre harca tabi işlemlerde (1) sayılı tarifede yazılı değerlerin esas alınacağı, 21. maddede yargı harçlarının (1) sayılı tarifede yazılı nispetler üzerinden alınacağı, 28. maddede, nispi karar ve ilam harçlarının dörtte birinin peşin geri kalanın, kararın tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde ödeneceği, bakiye karar ve ilam harcının ödenmemiş olmasının, hükmün tebliğe çıkarılmasına, takibe konulmasına ve kanun yollarına başvurulmasına engel teşkil etmeyeceği belirtilmiştir. 492 sayılı Harçlar Kanunun 2. maddesinde ifade edilen (1) sayılı tarife “ Yargı Harçları “ dır. Tarifede, yargı harçları, “ Mahkeme Harçları “ üst başlığı ile, 1- Başvurma harcı, 2- Celse harcı, 3-Karar ve ilam harcı olarak, karar ve ilam harcı ise nisbi ve maktu harç olarak ayrı ayrı düzenlenmiştir. Başvurma harcı bölümünde, alınması gereken harç tutarları, derece ve yüksek mahkemeler ayrı ayrı belirtilerek, karar ve ilam harcı kısmındaki maktu harç bölümünde ise yine derece ve yüksek mahkemeler ayrı ayrı gösterilmiştir. Karar ve ilam harçlarından nispi harç bölümünde, “a” bendinde, konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden şeklindeki genel açıklamadan sonra, özellik arz eden uyuşmazlıklardaki harç oranlarına yer verilmiş, “e” bendinde “…Yukarıdaki nispetler Bölge Adliye Mahkemeleri, Bölge İdare Mahkemeleri, Danıştay, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi ve Yargıtay’ın tasdik veya işin esasının hüküm altına aldığı kararlar için de aynen uygulanır “ hükmüne yer verilmiştir. Çoğunluk görüşü, söz konusu bu düzenleme kapsamında, davalı taraftan, Bölge Adliye Mahkemesi’ne başvurusu halinde, Harçlar Kanunu düzenlemesi kapsamında, nispi harca tabi davalarda, bu nispette harç alınması gerektiği kabul edilerek bu nispetler üzerinden harç alınmakta, işlemler yapılarak, hüküm tesis edilmektedir. HMK’nın sekizinci kısmında “ Kanun Yolları “düzenlenmiş, birinci bölümde“ İstinaf “ kanun yoluna yer verilmiştir. Yasanın 341. maddesinde ise istinaf yoluna başvurulabilen kararlar belirtilmiştir. 344. maddede, istinaf dilekçesi verilirken, istinaf kanun yoluna başvuru için gerekli harçlar ve tebliğ giderleri de dahil olmak üzere tüm giderlerin ödeneceğine yer verilmiştir. Ne şekilde ve hangi oranda harcın alınması gerektiği, 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince tespit edilecektir. 5235 sayılı “Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun” 3. maddesinde“ Adli yargı ikinci derece mahkemeleri, bölge adliye mahkemeleridir “ düzenlemesine yer verilmiştir. Yukarıda ayrıntılı şekilde açıklandığı üzere, tarifenin 1/ e bendinde, işin esasının hüküm altına aldığı kararlar için de aynen uygulanacağı şeklindeki kararlardan anlaşılması gerekenin, kararın ilk derece mahkemesi yerine geçilerek vermesi ve icra kabiliyeti söz konusu olan kararlardan oluşması olduğunun kabulü isabetli olacaktır. Çünkü buna dair hüküm verilmeden önce, ilk derece mahkeme kararı kaldırılmakta ve sonuç olarak ikinci, derece mahkemesi olarak verilen yeni bir hüküm oluşmaktadır. İlk Derece Mahkeme kararlarına dair istinaf başvurusunun esastan ret kararları icra edilebilir karar niteliğinde değildir. Burada halen ilk derece mahkemesi kararının geçerliliği devam etmektedir. İstinaf başvurusunun reddine ilişkin karar temyiz incelemesi olmadığı için onama kararı da değildir. (Pekcanıtez -Atalay – Özekes sh.583, Konuralp, Uluslarası Toplantı sh.260,100 soruda istinaf ve temyiz sh 99) Bölge Adliye Mahkemesinde, istinaf başvurusunun esastan reddinde, işin esası hakkında yeni bir karar verilmemektedir. Açıklanan nedenlerle ve özellikle Harçlar Kanunu ile bağlı tarife hükümleri, 5235 sayılı Kanun ve ilgili tüm yasal mevzuat kapsamında, ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak esas hakkında karar verilmedikçe Bölge Adliye Mahkemelerinde nispi değil maktu karar ve ilam harcı alınması gerektiğinden, bölge adliye mahkemesi kararının kaldırılması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi’nin 16.01.2020 tarih, 2017/2526 Esas ve 2020/96 Karar sayılı kararının hüküm fıkrasının 2. bendinin karar metninden çıkarılmasına, yerine 2. bent olarak “Alınması gerekli 54,40 TL istinaf karar harcının peşin alınan 5.037,00 TL istinaf karar harcından mahsubu ile bakiye 4.982,60 TL’nin davalıya iadesine” ibarelerinin yazılmasına, kararın değiştirilmiş bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 6100 sayılı HMK 373. madde hükümleri gözetilerek dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğin ise bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine, 14.09.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Uygulamadaki çoğunluk görüşünde, Harçlar Kanunu düzenlemeleri çerçevesinde nispi harca tabi davalarda davalının istinaf başvurusu yapması durumunda bu nispet üzerinden harç alınarak işlemler tesis edilmektedir. Buna karşın, ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak işin esası hakkında yeni bir karar verilmedikçe nispi değil maktu karar ve ilam harcı alınması gerektiği kabul edilmektedir.

İstinaf Başvurusunun Reddi Kararlarının Hukuki Sonuçları

Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi hâlinde işin esası hakkında yeni bir karar verilmiş olmaz. Bu nitelikteki esastan ret kararları icra edilebilir bir nitelik taşımamakta olup ilk derece mahkemesi kararının geçerliliği devam eder. Dolayısıyla işin esası hakkında icra kabiliyeti olan yeni bir hüküm oluşturulmadığından maktu karar ve ilam harcı tatbik edilir.

İstinaf başvurusunun reddine ilişkin kararlar temyiz incelemesi niteliğinde olmadığından onama kararı vasfı da taşımaz. İlk derece mahkemesi kararının kaldırılmadığı bu hallerde yeni bir esasa ilişkin hüküm tesis edilmediği için nispi karar ve ilam harcı gündeme gelmez.

İstinaf Başvurusunda Giderlerin Yatırılması ve Yargı Harcı Mükellefiyeti

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 344. maddesi doğrultusunda, istinaf dilekçesi verilirken istinaf kanun yoluna başvuru için zorunlu olan harçların ve tebliğ giderleri de dahil olmak üzere tüm giderlerin ödenmesi gerekir. Harcın türü ve oranı 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı tarifeye göre tayin edilir.

492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 11. maddesi uyarınca yargı harçlarını kural olarak davayı açan ya da harca konu işlemin gerçekleştirilmesini talep eden kişi ödemekle yükümlüdür. Kanunun 28. maddesi kapsamında ise bakiye karar ve ilam harcının ödenmemiş bulunması, hükmün tebliğe çıkarılmasına, takibe konulmasına veya kanun yollarına başvurulmasına engel oluşturmaz.

Yargıtay Bozması Üzerine Dosyanın Gönderilmesi

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, istinaf isteminin esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi hükmü Yargıtay tarafından tamamen veya kısmen bozulursa istinaf kararı ortadan kaldırılır. Bu halde dava dosyası, karara imza atan ilk derece mahkemesine ya da uygun bulunacak başka bir ilk derece mahkemesine gönderilirken bozma ilamının bir sureti de Bölge Adliye Mahkemesine ulaştırılır.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 373Kaynağı aç
MADDE 373- (1) Yargıtay ilgili dairesinin tamamen veya kısmen bozma kararı, başvurunun bölge adliye mahkemesi tarafından esastan reddi kararına ilişkin ise bölge adliye mahkemesi kararı kaldırılarak dosya, kararı veren ilk derece mahkemesine veya uygun görülecek diğer bir ilk derece mahkemesine, kararın bir örneği de bölge adliye mahkemesine gönderilir. (2) Bölge adliye mahkemesinin düzelterek veya yeniden esas hakkında verdiği karar Yargıtayca tamamen veya kısmen bozulduğu takdirde dosya, kararı veren bölge adliye mahkemesi veya uygun görülen diğer bir bölge adliye mahkemesine gönderilir. (3) Bölge adliye mahkemesi, 344 üncü madde uyarınca peşin alınmış olan gideri kullanmak suretiyle, kendiliğinden tarafları duruşmaya davet edip dinledikten sonra Yargıtayın bozma kararına uyulup uyulmayacağına karar verir. (4) Yargıtayın bozma kararı üzerine ilk derece mahkemesince bozmaya uygun olarak karar verildiği takdirde, bu karara karşı temyiz yoluna başvurulabilir. (5) İlk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesi kararında direnirse, bu kararın temyiz edilmesi durumunda inceleme, kararına direnilen dairece yapılır. Direnme kararı öncelikle incelenir. Daire, direnme kararını yerinde görürse kararını düzeltir; görmezse dosyayı Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderir.[62] (6) (Ek: 17/4/2013-6460/1 md.) Davanın esastan reddi veya kabulünü içeren bozmaya uyularak tesis olunan kararın önceki bozmayı ortadan kaldıracak şekilde yeniden bozulması üzerine alt mahkemece verilen kararın temyiz incelemesi, her hâlde Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca yapılır. (7) Hukuk Genel Kurulunun verdiği karara uymak zorunludur. ÜÇÜNCÜ BÖLÜM Yargılamanın İadesi Konu

Sık Sorulan Sorular

Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddettiğinde hangi harç alınır?

İstinaf başvurusunun esastan reddi durumunda işin esası hakkında yeni bir karar verilmediği ve ilk derece mahkemesi kararının geçerliliği devam ettiği için maktu karar ve ilam harcı alınması gerekir.

Hangi hâllerde istinafta nispi harç uygulanır?

Bölge Adliye Mahkemesinin ilk derece mahkemesi kararını kaldırarak ilk derece mahkemesi yerine geçip icra kabiliyeti olan yeni bir hüküm tesis ettiği durumlarda nispi karar ve ilam harcı tatbik edilir.

İstinaf başvurusunun reddi kararı temyizde onama kararı sayılır mı?

Hayır. İstinaf başvurusunun reddine ilişkin karar bir temyiz incelemesi oluşturmadığından onama kararı niteliği taşımaz.

Bakiye harcın ödenmemesi kanun yoluna başvuruyu engeller mi?

492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 28. maddesi uyarınca bakiye karar ve ilam harcının ödenmemiş olması hükmün tebliğe çıkarılmasına, takibe konulmasına veya kanun yollarına başvurulmasına engel oluşturmaz.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu