Ceza Yargılamasında İstinaf Başvurusu ve Süre Kuralları
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 272/1 gereğince ilk derece mahkemelerinin hükümlerine karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Buna karşılık, on beş yıl ve daha fazla süreli hapis cezası içeren kararlar bölge adliye mahkemesi tarafından re'sen denetlenir. Yargılama sürecinde hükümden önce verilmiş olup nihai karara dayanak oluşturan ya da hakkında ayrı bir yasa yolu öngörülmemiş ara kararlara karşı ise ancak asıl hükümle birlikte istinafa gidilebilir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 272Kaynağı aç
Ceza muhakemesinde ilk derece mahkemesi kararlarına yönelik istinaf yoluna, kararın gerekçeli suretinin taraflara tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde başvurulması gerekir. Başvuru işlemi, kararı kuran mahkemeye hitaben verilecek bir dilekçe ile ya da zabıt kâtibine sunulan sözlü beyanın tutanağa bağlanıp mahkeme hâkimince tasdik edilmesiyle tamamlanır. Kanuni düzenlemeler doğrultusunda süre tutum dilekçesi uygulaması yürürlükten kalkmış olup istinaf süresi gerekçeli kararın tebliğiyle işlemeye başlar.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 273Kaynağı aç
Sürenin hafta hesabı üzerinden tayin edildiği hallerde kanuni süre, tebligatın gerçekleştirildiği günün son haftada isim yönünden denk geldiği günün mesai saati tamamlandığında biter; söz konusu günün tatile tesadüf etmesi halinde süre tatili izleyen ilk iş gününün çalışma saati hitamında sona erer. Kendisine atfedilecek bir kusur bulunmaksızın kanuni süreyi kaçıran ilgililer eski hale getirme talebinde bulunma hakkına sahiptir. Mahkemece verilen hükümde veya bildirimde kanun yoluna müracaat imkân ve süresinin açıkça gösterilmemiş olması durumunda da ilgili taraf kusursuz kabul edilir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 39Kaynağı aç
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 40Kaynağı aç
Sanık, katılan veya katılan sıfatını almaya elverişli suçtan zarar görenlerin ibraz ettikleri istinaf dilekçelerinde veya zapta geçirilen beyanlarında başvuru nedenlerini açıkça bildirmemiş olmaları bölge adliye mahkemesinin denetim yapmasını engellemez. Buna karşılık Cumhuriyet savcısı başvuru sebeplerini ve gerekçelerini yazılı talep yazısında açık biçimde göstermekle yükümlüdür. Savcının bu yazılı talebi ilgililere tebliğ edilir ve ilgililer tebliğden itibaren iki hafta içinde cevap bildirebilir. Ağır ceza mahkemesinde görev yapan Cumhuriyet savcıları ise kendi yargı çevrelerinde yer alan asliye ceza mahkemesi hükümlerine karşı, kararın başsavcılığa intikal ettiği tarihten itibaren iki haftalık yasal sürede istinaf kanun yoluna müracaat edebilir.
Ceza İstinafında Kesinlik Sınırları ve Bölge Adliye Mahkemesi Kararları
Ceza Muhakemesi Kanunu m. 272/3 uyarınca, kanunda belirlenen yasal kesinlik sınırını aşmayan adli para cezası mahkûmiyetlerine karşı istinaf yoluna gidilemez; ancak hapis cezasından çevrilen adli para cezaları bu kesinliğin dışında tutulduğundan denetime tabidir. Kanundaki üst sınırı beş yüz günü aşmayan adli para cezasını gerektiren suçlardan verilen beraat kararları ile mevzuatta kesin olduğu hükme bağlanan kararlara karşı da istinaf yolu kapalıdır ve bu nitelikteki kesin mahkûmiyet hükümleri tekerrüre dayanak teşkil etmez.
Bölge adliye mahkemesi ceza dairesi, ilk derece mahkemesinin kararında usul ve esasa müteallik hukuka aykırılık bulunmadığını, delil ve usul işlemlerinde eksiklik olmadığını ve sübut değerlendirmesinin yerinde olduğunu belirlediğinde istinaf başvurusunun esastan reddine karar verir; kanunda açıkça düzenlenen sınırlı usul eksikliklerinde ise düzeltilerek esastan ret hükmü kurulur. Duruşma açılarak inceleme yürütüldüğünde duruşma nihayetinde başvuru esastan reddedilebilir ya da ilk derece hükmü kaldırılarak yeni bir hüküm tesis edilir. İstinaf merciince sanık yararına verilen kararların niteliği gereği diğer sanıklara sirayet etme imkânı bulunuyorsa, bu kararlardan istinafa müracaat etmemiş diğer müşterek sanıklar da istifade eder.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 280Kaynağı aç
Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerince verilen ve temyiz denetimine açık bulunan kararlara karşı temyiz kanun yolu süresi, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftadır. Bu müracaat, kararı veren mahkemeye verilecek bir dilekçe veya zabıt kâtibine yapılacak sözlü bildirimin tutanağa bağlanıp hâkime onaylatılması yoluyla icra edilir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 291Kaynağı aç
Hukuk Yargılamasında İstinaf Şartları ve Başvuru Usulü
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 341 uyarınca ilk derece hukuk mahkemelerinin nihai kararları ile ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu kararlara itiraz üzerine tesis edilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Manevi tazminat taleplerine ilişkin davalarda verilen hükümlere karşı ise uyuşmazlığın miktar veya değerine bakılmaksızın istinaf kanun yoluna müracaat mümkündür.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 341Kaynağı aç
Hukuk Muhakemeleri Kanunu kapsamındaki parasal sınırlar her takvim yılı başından itibaren yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır ve belirlenen sınırlarda bin lirayı aşmayan kısımlar hesaba katılmaz. İstinaf parasal sınırının tayininde davanın ikame edildiği tarihteki tutar dikkate alınır. Alacağın bütünü dava konusu yapılmışsa, kararda asıl isteminin reddedilen kısmı kanuni kesinlik sınırını geçmeyen taraf istinaf kanun yoluna başvurma hakkını haiz değildir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. Ek Madde 1Kaynağı aç
Hukuk mahkemesi hükümlerine karşı istinaf süresi iki hafta olup, bu mehil ilamın usulünce ilgililere tebliğ edilmesiyle başlar; özel kanunlarda farklı başvuru süresi öngörülen durumlar saklıdır. İstinaf dilekçesi müracaat edenin kimliğini, imzasını ve itiraz edilen ilamı tespit etmeye yeterli kayıtları içerdiği müddetçe, diğer usuli kayıtlar eksik olsa bile derhal reddedilmez; Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 355 çerçevesinde incelemeye sevk edilir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 342Kaynağı aç
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 345Kaynağı aç
Hukuk İstinafında İcranın Geri Bırakılması ve Teminat Şartları
Hukuk mahkemesi ilamlarına karşı istinaf kanun yoluna müracaat edilmesi kural olarak kararın icra takip işlemlerini kendiliğinden durdurmaz. İcra ve İflas Kanunu m. 36 uyarınca borçlunun icranın geri bırakılması talebinde bulunabilmesi için hükmolunan para veya eşyayı resmî mercie tevdi etmesi ya da kabul edilecek taşınır rehni, esham, tahvilat, taşınmaz rehni veya muteber banka kefaleti ibraz etmesi yahut borcu karşılayacak malının mahcuz bulunması gerekir; bu şartlar yerine getirildiğinde icra müdürlüğünce icra mahkemesinden karar alabilmesi için borçluya uygun mehil tanınır. Borçlunun Devlet tüzel kişiliği olması veya adli yardımdan yararlanması durumunda teminat gösterme mükellefiyeti aranmaz. Nafaka kararlarında ise icranın geri bırakılmasına karar verilemeyeceği gibi bu amaçla mehil süresi de verilemez.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 350Kaynağı aç
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 36Kaynağı aç
Bölge adliye mahkemesince istinaf başvurusunun haklı görülmesi durumunda yatırılan teminatın geri verilip verilmeyeceğine karar bağlanır. Başvurunun kesin olarak esastan reddedilmesi halinde ise alacaklının istemiyle başkaca bir muameleye ihtiyaç kalmaksızın teminata konu para alacaklıya ödenir, rehinli mal ve haklar icra dairesi vasıtasıyla paraya çevrilir. Esastan ret kararına karşı temyiz yolunun açık bulunduğu hallerde ise temyiz süresinin hitama ermesine kadar icranın geri bırakılması kararının tesiri devam eder ve ilam alacaklısının teminat üzerinde rüçhan hakkı mevcuttur. Kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz mal ile ilgili ayni haklara müteallik hukuk mahkemesi kararları ise kesinleşmedikçe cebri icraya konu edilemez.
İdari Yargıda İstinaf Kanun Yolu ve Bölge İdare Mahkemesi Denetimi
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 45 çerçevesinde idare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka mevzuatta ayrı bir usul yer alsa dahi tebliğden itibaren otuz gün içinde bölge idare mahkemesine istinaf başvurusu yapılabilir. Buna karşılık, konusu yasal kesinlik sınırını aşmayan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları kesin nitelikte olup istinafa tabi tutulamaz. İvedi yargılama usulü kurallarına göre karara bağlanan uyuşmazlıklarda da istinaf yoluna müracaat edilemez.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 45Kaynağı aç
İdari yargılama hukukunda istinaf kanun yolu temyizin şekil kurallarına tabidir; dilekçelerdeki makam hitabıyla bağlı kalınmaksızın evrak bölge idare mahkemesine intikal ettirilir. Karara dayanak teşkil eden ilk derece mahkemesi kararını vermiş veya karara iştirak etmiş olan hâkim, uyuşmazlığın istinaf incelemesinde görev alamaz.
Bölge idare mahkemesi ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulduğunda başvurunun reddine hükmeder; karardaki maddi yanlışlıkların tashihi kabil ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir. Kararın hukuka aykırı olduğu sonucuna varıldığında ise istinaf kabul edilerek ilk derece mahkemesi kararı kaldırılır ve uyuşmazlığın esası hakkında yeniden hüküm verilir; inceleme esnasında lüzum görülürse ilk derece veya başka yer mahkemesi istinabe edilebilir. İlk inceleme neticesinde verilen kararlar ile görevsiz, yetkisiz mahkemece yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olan davalarda istinaf istemi haklı görülürse karar kaldırılarak dosya doğrudan ilgili mahkemeye tevdi edilir ve bu gönderme kararları kesindir.
Bölge idare mahkemelerinin İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 46 kapsamı dışında kalan ve temyize tabi olmayan kararları kesin nitelik taşır. Bu hükümler dosyayla birlikte ilk derece mahkemesine iletilir ve anılan mahkeme tarafından yedi gün içinde tebliğe çıkarılır. Bölge idare mahkemesinin kanunun 48. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca verdiği kararlara karşı ise tebliğ gününü izleyen tarihten başlayarak yedi gün içinde temyiz kanun yoluna müracaat edilebilir.
Ceza yargılamasında süre tutum dilekçesi verilebilir mi?
Ceza Muhakemesi Kanunu'nda yapılan yasal değişiklik neticesinde süre tutum dilekçesi kurumu kaldırılmıştır; istinaf kanun yoluna başvuru süresi gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta olarak işletilir.
Ceza davasında istinaf dilekçesinde gerekçe bildirilmesi zorunlu mudur?
Sanık, katılan veya suçtan zarar görenler bakımından dilekçede istinaf gerekçesi gösterilmemiş olması bölge adliye mahkemesince inceleme yapılmasına engel oluşturmaz; ancak Cumhuriyet savcısı istinaf nedenlerini yazılı başvurusunda gerekçeli olarak bildirmek zorundadır.
İstinaf başvurusu ilk derece mahkemesi kararının icrasını kendiliğinden durdurur mu?
Hukuk mahkemesi kararlarına karşı istinafa başvurulması icra takibini kendiliğinden durdurmaz; ilamın icrasını durdurabilmek adına teminat gösterilerek icra mahkemesinden icranın geri bırakılması kararı alınması gerekir, nafaka ilamlarında ise bu yola başvurulamaz.
Hangi hukuk mahkemesi kararları kesinleşmeden icraya konulamaz?
Kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz mal ile ilgili ayni haklara ilişkin mahkeme kararları istinaf ve temyiz aşamaları tamamlanıp kesinleşmedikçe cebri icraya konu edilemez ve infaz edilemez.
Manevi tazminat davalarında istinaf kanun yolu parasal sınıra tabi midir?
Manevi tazminat taleplerine ilişkin kararlara karşı, hükmolunan miktar veya uyuşmazlığın değerine bakılmaksızın istinaf kanun yoluna başvurulabilir.
Hapis cezalarında istinaf incelemesi kendiliğinden yapılır mı?
On beş yıl ve daha fazla süreli hapis cezalarına ilişkin ilk derece mahkemesi hükümleri, tarafların başvurusu aranmaksızın bölge adliye mahkemesi tarafından re'sen denetlenir.
İdari yargıda istinaf süresi kaç gündür ve ne zaman başlar?
İdare ve vergi mahkemesi kararlarına karşı istinaf kanun yoluna başvuru süresi otuz gün olup bu süre kararın taraflara tebliğ edilmesiyle işlemeye başlar.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

