Ticari İşletme Devrinin Kapsamı ve Şekil Şartları
Ticari işletme; esnaf işletmesine yönelik yasal sınırları aşan ölçüde gelir elde etmeyi amaç edinen, faaliyetlerin sürekli ve bağımsız bir biçimde yürütüldüğü iktisadi bir organizasyondur. Kazanç sağlama gayesi gütmeyen, devamsız nitelik taşıyan ya da esnaf faaliyeti çerçevesinde kalan organizasyonlar ticari işletme kapsamında değerlendirilmez. Bir ticari işletmenin devri gündeme geldiğinde, bünyesindeki malvarlığı kalemlerinin intikali için ayrı ayrı tasarruf işlemleri yapılmasına lüzum kalmaksızın işletme tek bir işlemle bir bütün halinde devredilebilir.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 11Kaynağı aç
Devir sözleşmesinde aksine açık bir hüküm yer almadığı müddetçe; duran malvarlığı, işletme değeri, kiracılık hakkı, ticaret unvanı, fikrî mülkiyet hakları ve işletmeye sürekli şekilde tahsis edilmiş malvarlığı unsurları devrin kapsamında kabul edilir. Ticari işletmeyi bütün halinde konu edinen devir sözleşmelerinin ve işletmeyi kapsayan diğer hukuki işlemlerin yazılı şekilde yapılması, ticaret siciline tescil ve ilan edilmesi kanuni zorunluluktur.
Aktif ve Pasiflerin Devri ve Müteselsil Sorumluluk
Bir malvarlığını veya ticari işletmeyi aktif ve pasifleri ile birlikte devralan kimse; durumu alacaklılara bildirdiği ya da ticari işletmeler için Ticaret Sicili Gazetesinde, diğer işletmeler yönünden ise ülke genelinde dağıtılan gazetelerden birinde ilan ettiği tarihten itibaren alacaklılara karşı borçlardan sorumlu olur. Malvarlığı veya işletmenin bu şekilde devri suretiyle borçların üstlenilmesinin doğurduğu sonuçlar, borcun dış üstlenilmesi sözleşmesinden kaynaklanan hukuki sonuçlarla özdeştir. Borcun dış üstlenilmesinde alacaklı ile üstlenen arasındaki anlaşmayla yeni borçlu borcun tarafı haline gelir; iç üstlenmenin alacaklıya bildirilmesi ise dış üstlenme önerisi mahiyetindedir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 202Kaynağı aç
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2016/34258, K. 2017/3565Kaynağı aç
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 196Kaynağı aç
Devirle birlikte borç sorumluluğu devralana geçmekle beraber, önceki borçlu da devralanla birlikte iki yıl süreyle müteselsil borçlu sıfatını korur. Kanunun belirlediği iki yıllık müteselsil sorumluluk süresi; muaccel hale gelmiş borçlar için bildirme veya ilan tarihinden, vadesi daha sonra gelecek müeccel borçlar bakımından ise borcun muacceliyet tarihinden itibaren işlemeye başlar. Devralan tarafından bildirme veya ilanla duyurma yükümlülüğü yerine getirilmediği müddetçe, önceki borçlu hakkındaki iki yıllık sorumluluk süresi işlemeye başlamaz.
İşletmenin münferit bazı unsurları devir kapsamı dışında tutulmuş olsa dahi, devrolunan unsurlarla ticari işletmenin işletme olarak varlığını sürdürmesi mümkünse işlem işletme devri olarak değerlendirilir. Aktif ve pasiflerin devrine ilişkin sorumluluğun niteliği konusunda ise farklı yaklaşımlar bulunmaktadır. Bir yaklaşıma göre işletme devrinde aktif ve pasiflerin birlikte devri emredici nitelikte kabul edilmekte, yalnızca aktiflerin bütününün devri engellenmekte ve buna aykırı kararların butlanının menfaat sahiplerince her zaman ileri sürülebileceği belirtilmektedir. Karşıt görüşe göre ise işletmenin asli unsurlarının devrinde borçların birlikte devredilmesi zorunlu bir kural teşkil etmemekte, devralanın sorumluluğu işletmeyi ancak aktif ve pasifleriyle birlikte devralması şartına bağlanmaktadır.
İşyeri Devrinde İş Sözleşmeleri ve İşçilik Alacakları
İşyerinin ya da bir bölümünün hukuki bir işleme dayalı olarak devredilmesi halinde, devir tarihinde mevcut olan iş sözleşmeleri bütün hak ve borçlarıyla birlikte devralan işverene geçer. Buradaki hukuki işlem temeli geniş yorumlanır; yazılı ve sözlü işlemlerin yanı sıra zımni anlaşmalar, işletmenin şirketleşmesi, şirketten gerçek kişiye devredilmesi yahut adi ortaklık paylarının devri de işyeri devri kabul edilir. Devredenlerin devralan şirkette ortaklığının bulunması devir olgusunu ortadan kaldırmaz.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 6Kaynağı aç
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2017/18385, K. 2018/13212Kaynağı aç
Devreden veya devralan işveren iş sözleşmesini sırf işyerinin veya işyerinin bir bölümünün devrinden dolayı feshedemez ve devir olgusu işçi yönünden fesih için haklı sebep oluşturmaz. Devreden veya devralan işverenin ekonomik ve teknolojik sebeplerin yahut iş organizasyonu değişikliğinin gerekli kıldığı fesih hakları ile tarafların haklı sebeplerden derhal fesih hakları saklıdır. İşyeri devrine ilişkin yasal hükümler, iflas dolayısıyla malvarlığının tasfiyesi sonucu işyerinin veya bir bölümünün başkasına devri halinde uygulanmaz.
Devralan işveren, işçinin hizmet süresine bağlı yasal haklarında işçinin önceki işveren yanında işe başladığı tarihi esas almak mecburiyetindedir. Devir tarihinden önce doğan ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlardan devreden ve devralan işveren birlikte sorumludur; fakat devreden işverenin bu borçlardaki sorumluluğu devir tarihinden itibaren iki yılla sınırlandırılmıştır. Tüzel kişiliğin birleşme, katılma ya da tür değiştirmesi sonucunda sona erdiği hallerde bu iki yıllık birlikte sorumluluk kuralı tatbik edilmez.
İşçilik haklarının nev'ine göre sorumluluk sınırları farklılık arz eder. Devir anına kadar doğmuş olan çıplak ücret, fazla mesai, hafta tatili ile genel tatil ücretlerinden devreden ve devralan işveren müteselsilen sorumlu olup, devreden işveren yönünden bu sorumluluk devirden itibaren iki yıllık süreyle mahduttur; devir tarihinden sonraki çalışmalar nedeniyle doğan alacaklardan ise münhasıran devralan işveren mesuldür. Buna mukabil kıdem tazminatında devreden işveren için iki yıllık süre sınırlaması geçerli olmayıp devreden işveren kendi dönemi ve devir anındaki ücret seviyesiyle sınırlı olarak sorumlu kalır. İhbar tazminatı ve kullanılmayan yıllık izin ücreti gibi feshe bağlı alacaklardan ise iş sözleşmesini fesheden son işveren tek başına sorumludur.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2017/17207, K. 2018/13211Kaynağı aç
1475 sayılı İŞ KANUNU m. 14Kaynağı aç
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 120Kaynağı aç
Ekonomik Birliğin Korunması ve Fiili Devrin Tespiti
Bir devir işleminin işyeri veya işletme devri mahiyetinde bulunup bulunmadığının tayininde esas alınan ölçüt, ekonomik birliğin kimliğinin korunmasıdır. Bu değerlendirmede maddi ve maddi olmayan unsurlar, işgücünün devri, müşteri çevresi ve yürütülen faaliyetlerin benzerlik derecesi göz önünde bulundurulur. Taşınmaz satışı yanında taşınabilir malların, çalışanların çoğunluğunun, marka gibi maddi olmayan unsurların ve müşteri çevresinin devralınarak faaliyetin kesintisiz sürdürülmesi durumunda taraflar arasında Türk Borçlar Kanunu m. 202 kapsamında işletme devri ilişkisinin ve muvazaanın bulunup bulunmadığı değerlendirilir. Kamuya ait şirket hisselerinin özelleştirilmesi kural olarak işyeri devri sayılmazken, bütünüyle kamuya ait olan bir işyerinin özelleştirmeyle devri işyeri devri niteliğindedir.
Alacaklılara Zarar Verme Kastı ve Tasarrufun İptali
Malvarlığı mevcut borçlarını karşılamayan bir borçlunun alacaklılarına zarar verme kastıyla tesis ettiği tasarruf işlemleri; işlemin karşı tarafının bu mali durumu ve zarar kastını bildiği veya bilmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu durumlarda iptale tabidir. Kanun koyucu, ticari işletmenin veya işyerinde bulunan ticari emtianın tamamını veya mühim bir kısmını devralan veya satın alan yahut bir kısmını iktisapla beraber işyerini işgal eden kimsenin borçlunun zarar kastını bildiğini ve borçlunun da bu kastla hareket ettiğini yasal karine olarak kabul etmiştir.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 280Kaynağı aç
Alacaklıları zarara uğratma kastı karinesi; alacaklıya devir, satış veya terkten en az üç ay önce durumun yazılı olarak bildirilmesi ya da işyerine görülebilir levhalar asılmakla birlikte Ticaret Sicili Gazetesiyle veya uygun araçlarla ilan yapıldığının kanıtlanması suretiyle çürütülebilir. İcra ve İflas Kanunu uyarınca borçlunun zarar verme kastına dayalı tasarrufların iptali davasında, işlemin gerçekleştiği tarihten itibaren beş yıl içinde borçlu aleyhine haciz veya iflas yoluyla takip yapılmış olması şartı aranmaktadır.
Tüzel Kişilik Perdesinin Aralanması ve Müteselsil Sorumlulukta Rücu
Tüzel kişilik perdesinin aralanması teorisi istisnai nitelikte olup dürüstlük kuralına aykırı davranılarak tüzel kişilik arkasına sığınıldığı, hakkın kötüye kullanılmasıyla üçüncü kişilerin zarara uğratıldığı ve başka bir hukuki nedene dayanarak sorumluluğa hükmetmenin imkânsız olduğu hallerde dar yorumlanarak tatbik edilir. Kardeş şirketler arasında perdenin aralanabilmesi için tüzel kişilerin aslında özdeş olması ve alacaklılardan mal kaçırmak veya sorumluluktan kurtulmak gayesiyle kötü niyetle yapılandırıldıklarının kanıtlanması şarttır. Bu hukuki yola yalnızca zarara uğrayan üçüncü kişiler başvurabilir; borçlu şirkette yönetim kurulu üyeliği ve ortaklık sıfatı bulunan kişiler üçüncü kişi sayılamayacağından bu teoriye dayanamaz.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2019/149, K. 2022/894Kaynağı aç
Açılan bir davanın üçüncü kişiye ihbar edilmemiş olması, üçüncü kişiye karşı olan rücu hakkının düşmesini gerektirmez. Ancak davayı ihbar etmeyen taraf her türlü kusurundan mesul olup, davanın ihbar edilmemesi ve tarafın kusuru sebebiyle kaybedildiğini ispat yükü kendisine karşı rücu davası açılan üçüncü kişiye aittir. Diğer taraftan mirasbırakanın ölümüyle mirasçılar mirası bir bütün olarak kanun gereğince kazandıklarından, işletme borçlarından da kişisel olarak sorumlu olurlar.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2016/10060, K. 2018/3689Kaynağı aç
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 599Kaynağı aç
Ticari işletme devrinde borç sorumluluğu ne zaman başlar?
İşletmeyi aktif ve pasifleriyle devralan kişi; devrin alacaklılara bildirilmesi veya Ticaret Sicili Gazetesi yahut Türkiye genelinde dağıtımı yapılan gazeteler vasıtasıyla ilan edildiği tarihten itibaren işletme borçlarından sorumlu olur.
İşletmeyi devreden önceki sahibin sorumluluğu ne kadar devam eder?
Önceki borçlu, devralanla birlikte iki yıl süreyle müteselsilen sorumlu kalır; bu süre muaccel borçlarda bildirme veya ilan tarihinden, müeccel borçlarda borcun muaccel olduğu tarihten başlar. Bildirme veya ilan yükümlülüğü yerine getirilmedikçe iki yıllık süre işlemeye başlamaz.
İşyeri devrinde kıdem tazminatından devreden işveren kaç yıl sorumludur?
İşyeri devrinde kıdem tazminatı bakımından devreden işveren için iki yıllık süre sınırlaması uygulanmaz; devreden işveren işçiyi çalıştırdığı süre ve devir tarihindeki ücret seviyesiyle sınırlı olarak sorumlu kalır.
İşyeri devrinde ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti kime aittir?
İhbar tazminatı ve kullanılmayan yıllık izin ücreti feshe bağlı haklardan olduğundan, bu alacak kalemlerinden yalnızca iş sözleşmesini fesheden son işveren sorumludur; devreden işverenin sorumluluğu bulunmaz.
İşletme devrinde zarar verme kastı karinesi nasıl çürütülür?
Karine, alacaklıya devir veya satıştan en az üç ay önce yazılı bildirim yapıldığının ya da işyerine görülebilir levha asılmakla birlikte Ticaret Sicili Gazetesi veya uygun araçlarla ilan yapıldığının ispatlanmasıyla çürütülebilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

