Ticaret unvanı tacirin ticari işletmesini yürütürken kullandığı ve ticaret siciline tescil edilmesi zorunlu olan kanuni kimliktir; işletme adı ise ticari işletmeyi benzer işletmelerden ayırt etmeye yarayan tanıtıcı addır. Ticaret unvanı işletmenin hukuki sahibini, işlemlerde tarafı ve sorumluluğu gösterirken işletme adı işletmenin tanıtımı amacıyla kullanılır.
Ticaret Unvanının Hukuki Niteliği ve Kullanım Esasları
Tacir, ticari işletmesine ilişkin faaliyetleri yürütürken ticaret siciline tescil ve ilan ettirmek zorunda olduğu bir unvan seçer. Türk Ticaret Kanunu uyarınca her tacirin bir ticaret unvanı belirlemesi ve bu unvanla sicil kaydını oluşturması zorunludur.
Tacir, ticari defterlerinde, fatura ve irsaliyelerinde, sözleşmelerinde, resmi yazışmalarında ve elektronik ortamda yürüttüğü ticari faaliyetlerinde ticaret unvanını kullanmak durumundadır. Bu unvan, taciri diğer tacirlerden ayırt etmeye yarar.
Gerçek kişi tacirlerin ticaret unvanında ad ve soyadın bulunması zorunludur. Tüzel kişi tacirlerde ise anonim veya limited şirket gibi şirket türünü gösterecek eklerin unvanda yer alması gerekir.
Ticaret unvanının yanıltıcı olmaması, kamu düzenine ve ahlaka aykırılık taşımaması, ayrıca önceden tescil edilmiş unvanlarla karıştırılma ihtimali doğurmaması şarttır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 39'uncu maddesinin birinci fıkrasına göre tacir, işletmesiyle ilgili muameleleri ticaret unvanı altında gerçekleştirmek ve işletmeye dair senetler ile sair evrakı bu unvanla imzalamakla yükümlüdür.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 39Kaynağı aç
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 39'uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tescil edilen ticaret unvanı, ticari işletmenin görülebilecek bir yerine okunaklı şekilde yazılır. Tacirin işletmesiyle ilgili düzenlediği ticari mektuplarda ve ticari defter kayıtlarının dayandığı belgelerde tacirin sicil numarası, ticaret unvanı, işletme merkezi ve internet sitesi oluşturma yükümlülüğü varsa tescilli internet sitesi adresi gösterilir; bu bilgiler ayrıca internet sitesinde yayımlanır.
Aynı fıkra hükmü uyarınca internet sitesinde; anonim şirketlerde yönetim kurulu başkan ve üyelerinin ad ve soyadları ile taahhüt edilen ve ödenen sermaye tutarı, limited şirketlerde müdürlerin ad ve soyadları ile taahhüt edilen ve ödenen sermaye tutarı, sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerde yöneticilerin ad ve soyadları ile taahhüt edilen ve ödenen sermaye tutarı yayımlanır.
İşletme Adının Tanımı ve Tescili
İşletme adı, ticari işletmeyi diğer ticari işletmelerden ayırt etmeye yarayan, ticari işletmenin kendisini tanıtmak amacıyla kullandığı ve pazarlama odaklı nitelik taşıyan addır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 53'üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca, işletme sahibinden bağımsız olarak işletmeyi tanıtmak ve benzer işletmelerden ayrıştırmak amacıyla başvurulan adların da tescil ettirilmesi hükme bağlanmıştır. Tescili yapılan işletme adları bakımından aynı Kanun'un 38, 45, 47, 50, 51 ve 52'nci maddeleri tatbik olunur; ayrıca işletme adının haksız rekabet hükümleriyle korunması da mümkündür.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 53Kaynağı aç
Marka ise bir işletmenin mal veya hizmetlerini diğer işletmelerin mal veya hizmetlerinden ayırt etmeye yarayan işarettir. Marka esas olarak Sınai Mülkiyet Kanunu ile düzenlenmekte olup koruma sistemi ticaret unvanı ve işletme adından farklıdır.
Tescil Kapsamı, Koruma ve Devir Esasları
Ticaret unvanının tescil işlemleri işletmenin bulunduğu yerdeki ticaret sicili müdürlüğünde gerçekleştirilerek Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi vasıtasıyla ilan edilir. Sicil kaydı ile unvan koruma kapsamına dahil olur ve başka tacirler tarafından aynı faaliyet sahası ile bölgede karışıklık yaratabilecek biçimde kullanılamaz.
Tacirin kimliğini yansıtması sebebiyle ticaret unvanı kural olarak ticari işletmeden bağımsız biçimde devredilemez ve ancak işletmeyle birlikte devir konusu olabilir. İşletme adı ise marka ile beraber veya ticari işletmenin el değiştirmesi çerçevesinde devredilebilir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun E. 2019/372, K. 2022/10 sayılı kararında ifade edildiği üzere, tescilli ticaret unvanının markasal mahiyette bulunmayan ve sicilde kayıtlı şekline uygun biçimde kullanılması hâlinde marka hakkına tecavüz veya haksız rekabet oluşmaz.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2019/372, K. 2022/10Kaynağı aç
Unvan ve İşletme Adının Korunması ile Açılabilecek Davalar
İltibasın sicilde tescilli bir unvandan doğması durumunda ticaret unvanının terkini veya değiştirilmesi talebiyle dava yoluna başvurulabilir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 52'nci maddesi uyarınca ticaret unvanını önceden tescil ettiren tacir, sonradan tescil edilen ve dürüstlük kuralına aykırı şekilde kullanılan unvanın sicildeki kaydının değiştirilmesini ya da silinmesini mahkemeden isteyebilir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 52'nci maddesinin birinci fıkrası ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun E. 2019/372, K. 2022/10 sayılı ilamı uyarınca ticaret unvanının ticari dürüstlüğe aykırı biçimde bir başkası tarafından kullanılması hâlinde hak sahibi tespit, yasaklanma, haksız kullanılan unvan tescil edilmişse kanuna uygun bir şekilde değiştirilme veya silinme, tecavüzün sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılması, gereğinde araçların ve ilgili malların imhası ile zarar varsa kusurun ağırlığına göre maddi ve manevi tazminat talep edebilir. Mahkeme maddi tazminat olarak mütecavizin elde etmesi mümkün görülen menfaatinin karşılığına da hükmedebilir.
İşletme adı veya ticaret unvanı kullanımının haksız rekabet teşkil ettiği durumlarda zarar gören taraf haksız rekabet davası açabilir. Bu davada haksız rekabetin tespiti, men'i, ref'i ile maddi ve manevi tazminat talep edilebilmektedir.
Karışıklığın devam etmesi hâlinde zararın artacağı ihtimali varsa, dava açılırken veya yargılama sürerken mahkemeden ihtiyati tedbir talep edilebilir. Bu çerçevede karışıklığa sebebiyet veren unvan veya işletme adının kullanımının geçici durdurulması ya da tabela ve tanıtım araçlarının kaldırılması istenebilir.
İşletme adının aynı zamanda marka olarak tescil edilmiş olması durumunda, benzer isim kullanan işletmeye karşı marka hakkına tecavüz hükümlerine dayanılarak dava açılabilir. Bu durumda markanın kullanılmasının durdurulması, ihlal konusu ürün ve materyallerin toplanması ve tazminat talep edilebilir.
Karışıklık İncelemesi, İspat Araçları ve Dava Ehliyeti
Mahkemeler işletme adı ve ticaret unvanı karışıklığını değerlendirirken isimlerin yazılış ve okunuş benzerliğini, kullanılan eklerin ayırt edici olup olmadığını, tarafların faaliyet gösterdiği sektörü ve hedef kitleyi, coğrafi alanı ve tanınırlık düzeyini dikkate alır.
Karışıklığın ve haksız rekabetin ispatında karışıklık yaşayan müşterilerin iletileri, e-postaları ve şikâyetleri, yanlış firmaya yapılmış havale ve EFT dekontları, sosyal medya yorumları ve ekran görüntüleri, harita kayıtları, tanık beyanları ve sicil ilanları delil olarak sunulabilir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 56'ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, ekonomik çıkarları zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek müşteriler de haksız rekabet davalarını açabilir; ancak araçların ve malların imhasını isteyemezler.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 56Kaynağı aç
6102 sayılı Kanun'un 56'ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca ticaret ve sanayi odaları, esnaf odaları, borsalar, tüzüklerine göre üyelerinin ekonomik menfaatlerini korumaya yetkili meslekî ve ekonomik birlikler ile tüketicilerin ekonomik menfaatlerini koruyan sivil toplum kuruluşları ve kamusal nitelikteki kurumlar; haksız rekabetin tespiti, men'i ve maddi durumun ortadan kaldırılması davalarını açabilirler.
Aynı Kanun'un 56'ncı maddesinin dördüncü fıkrası gereğince, haksız rekabetin men'i ve maddi durumun ortadan kaldırılması kararları, haksız rekabete konu malları doğrudan veya dolaylı olarak davalıdan ticari amaçla elde etmiş kişiler hakkında da icra olunur.
Ticaret unvanı ile işletme adı arasındaki temel fark nedir?
Ticaret unvanı tacirin hukuki kimliğini, ticari işlemlerde taraf sıfatını ve sorumluluğunu gösteren zorunlu tescile tabi addır; işletme adı ise ticari işletmeyi benzer işletmelerden ayırt etmeye yarayan tanıtıcı addır. Ticaret unvanı kural olarak işletmeden bağımsız devredilemezken işletme adı çoğu zaman marka ile veya işletme devriyle birlikte devredilebilir.
Tescilli bir ticaret unvanının kullanılması marka ihlali oluşturur mu?
Ticaret unvanının markasal bir amaç taşımaksızın ve sicilde tescilli olduğu biçimde unvan olarak kullanılması hâlinde marka hakkına tecavüzden ve haksız rekabetten söz edilemez.
Haksız rekabete dayalı davaları kimler açabilir?
Zarar gören tarafın yanı sıra ekonomik menfaatleri zarar gören veya tehlikeye düşen müşteriler, ticaret ve sanayi odaları, esnaf odaları, borsalar, yetkili meslek kuruluşları ile tüketici menfaatlerini koruyan sivil toplum kuruluşları ve kamusal kurumlar kanunun öngördüğü sınırlar dahilinde dava açabilir.
Ticaret unvanına tecavüz hâlinde hangi talepler ileri sürülebilir?
Ticaret unvanının dürüstlük kuralına aykırı kullanılması hâlinde hak sahibi tespit, yasaklama, tescilli ise unvanın kanuna uygun değiştirilmesi veya silinmesi ile maddi durumun ortadan kaldırılmasını isteyebilir. Ayrıca gereğinde araç ve ilgili malların imhası ile zarar bulunması koşuluyla kusurun ağırlığına göre maddi ve manevi tazminat talep edilebilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

