Islah Kavramı ve Hukuki Niteliği
Islah, görülmekte olan bir davada taraflardan birinin yapmış olduğu usul işlemini, karşı tarafın veya mahkemenin kabulüne bağlı olmaksızın kısmen veya tamamen düzeltmesine olanak tanıyan tek taraflı ve açık bir irade beyanıdır (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 176/1). Bu usuli imkan, yargılama sürecinde iddia ve savunmanın değiştirilmesi veya genişletilmesi yasağını bertaraf ederek, aslında karşı tarafın yasal itirazı ile karşılaşabilecek taraf işlemlerinin bu itiraz davet edilmeksizin yapılabilmesini sağlar. Yasal koşulları yerine getirildiği sürece ıslahın hukuki sonuç doğurması için karşı tarafın rızası aranmaz.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/1093, K. 2017/1090Kaynağı aç
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2016/828, K. 2020/551Kaynağı aç
Islah işlemi yoluyla davanın vakıaları, olaylar, dava konusu ve talep sonucu değiştirilebilir; dava ve savunma genişletilebileceği gibi müddeabihin artırılması da ıslahın konusunu oluşturur. Buna karşılık Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 240/2 uyarınca ıslah yoluyla dahi ikinci bir tanık listesi verilemez. Aynı davada tarafların ıslah yoluna yalnızca bir kez başvurma hakkı bulunmaktadır (HMK m. 176/2). Usulüne uygun bir ıslah talebi bulunmadıkça mahkemece talep sonucundan fazlasına hükmedilemez.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 240Kaynağı aç
Islahın Şekli, Tebliği ve Teminat Yükümlülüğü
Islah işlemi mahkemeye hitaben yazılı bir dilekçe verilerek yapılabileceği gibi duruşma sırasında sözlü beyanla da gerçekleştirilebilir (HMK m. 177/3). İki tarafın da hazır bulunduğu duruşmada tutanağa geçirilen sözlü ıslah beyanı, beyanda bulunana imzalattırılır. Karşı taraf duruşmada hazır bulunmuyor ise veya ıslah talebi duruşma dışında yapılıyorsa; bu yazılı talebin veya tutanak örneğinin haber vermek amacıyla karşı tarafa bildirilmesi gerekir. Yoklukta gerçekleştirilen ıslah işleminin karşı tarafa tebliği sağlanmadan karar tesis edilemez.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 177Kaynağı aç
Islah yoluna başvuran taraf, ıslah sebebiyle geçersiz hale gelen usul işlemlerine ilişkin yargılama giderleri ile karşı tarafın bu sebeple uğradığı ve uğrayabileceği muhtemel zararları temin etmek üzere hâkimin takdir edeceği teminatı bir hafta içinde mahkeme veznesine yatırmak mecburiyetindedir (HMK m. 178/1). Belirlenen teminat süresi içinde yatırılmadığı takdirde ıslah yapılmamış sayılır.
Islahın Zamanı ve Kanuni Aşamalar
Islah kural olarak tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir (HMK m. 177/1). İstinaf veya temyiz incelemesi aşamasında bu hakkın kullanılması mümkün değildir. Bununla birlikte, kanunun açık hükmü uyarınca bölge adliye mahkemesinin kaldırma ya da Yargıtayın bozma kararından sonra dosya ilk derece mahkemesine gönderildiğinde, mahkemenin tahkikata ilişkin yeni bir işlem yürütmesi kaydıyla tahkikat sona erinceye kadar ıslah yoluna başvurulabilir; ancak bozma kararına uymak suretiyle ortaya çıkan hukuki durumun ıslahla bertaraf edilemeyeceği kabul edilir (HMK m. 177/2).
Tamamen Islah ve Kısmen Islah Usulü
Islah, bunu yapan tarafın açıkça teşmil edeceği noktadan itibaren yapılmış olan bütün usul işlemlerinin yapılmamış sayılması sonucunu meydana getirir (HMK m. 179/1). Davasını tamamen ıslah ettiğini bildiren taraf, bildirim tarihinden itibaren bir hafta içinde yeni bir dava dilekçesi vermek zorundadır (HMK m. 180/1). Bu yasal süre zarfında yeni dava dilekçesi sunulmazsa, ıslah hakkı kullanılmamış sayılır ve davaya ıslah hiç yapılmamış gibi devam olunur. Tamamen ıslah üzerine yürütülen dava önceki davanın devamı niteliğinde olup zamanaşımı ilk davanın açıldığı tarihte kesilmiş kabul edilir. Vekilin davayı tamamen ıslah edebilmesi için vekaletnamesinde ıslaha ilişkin özel yetkinin yer alması aranır.
Kısmen ıslah yoluna ise davanın her iki tarafı da başvurabilir. Kısmen ıslaha yönelen tarafa, ıslah ettiği usul işlemini yerine getirmesi için mahkemece bir haftalık süre tanınır (HMK m. 181). Tanınan bir haftalık kesin süre içerisinde ıslah edilen usul işlemi ikmal edilmezse veya dava değerinin artırılan kısmına dair harç yatırılmazsa, ıslah hiç yapılmamış gibi mevcut davaya devam edilir.
Islah Yolunun Kapsamı ve Kanuni Sınırları
Islah yoluna başvurulabilmesi için tarafın daha önce yapmış olduğu bir usul işleminin bulunması gerekir; zira ıslahın konusunu tarafların usul işlemleri oluşturur. Maddi hakkı sona erdiren feragat, kabul ve sulh gibi işlemler asıl hakkı ortadan kaldırdıklarından ıslah vasıtasıyla düzeltilemez. Dava dilekçesinde başlangıçta hiç dava konusu edilmemiş bağımsız bir istem sonradan ıslahla dava kapsamına dahil edilemeyeceği gibi; ayrı ve müstakil bir dava hüviyetindeki karşı davanın da cevap dilekçesinin ıslahı suretiyle açılması usulen mümkün değildir. Dava açılmadan önce vefat etmiş bulunan bir kimseye karşı yöneltilen davanın da ıslah yoluyla mirasçılara teşmil edilerek sürdürülmesi caiz görülmemektedir.
İtirazın iptali davalarında davanın konusunun kısmi ıslah yoluyla artırılması İcra ve İflas Kanunu kapsamındaki bir yıllık hak düşürücü süreye tabidir. Bir yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra yapılan ıslahla davaya itirazın iptali davası olarak devam edilemez ve talep alacak davası açma hakkı saklı kalmak üzere usulden reddedilir; ancak tam ıslah yapılarak dava alacak davasına dönüştürülmüşse davaya alacak davası olarak devam edilebilir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2012/4570, K. 2013/2652). Fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğu kısmi davalarda ise davacı, saklı tuttuğu alacak kısmı için ayrı bir dava açmak yerine aynı dava içinde ıslah yoluyla talepte bulunabilir.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2012/4570, K. 2013/2652Kaynağı aç
Süresinde cevap dilekçesi vererek davaya cevap vermiş ancak dilekçesinde zamanaşımı savunmasında bulunmamış davalı, savunmanın genişletilmesi yasağı kapsamına giren bu def'iyi tahkikat bitinceye kadar cevap dilekçesini ıslah ederek ileri sürebilir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/1093, K. 2017/1090; E. 2016/828, K. 2020/551). Buna karşılık, yasal süresi geçtikten sonra sunulan ve süresinde olmadığı gerekçesiyle karşı tarafın itirazı üzerine hiç verilmemiş sayılan cevap dilekçesinin ıslahı suretiyle zamanaşımı def'inin sonradan davaya dahil edilemeyeceği içtihatta ağırlıklı olarak kabul edilmektedir. Islahın salt tahkikat aşamasında yapılmış olmasının tek başına kötü niyetli ıslah sayılmasına yetmeyeceği, kötü niyetin somut delil ve belirtilerle ortaya konulması gerektiği kabul edilmektedir.
Kötü Niyetli Islah ve Uygulanacak Yaptırımlar
Islahın sırf davayı uzatmak veya karşı tarafı rahatsız ve mağdur etmek gibi kötü niyetli amaçlarla yapıldığı delillerle ya da somut belirtilerle anlaşılırsa, mahkeme yapılan ıslah talebini dikkate almaksızın davayı karara bağlar (HMK m. 182/1). Bunun yanında hâkim, kötü niyetle ıslah yoluna tevessül eden tarafı, karşı tarafın bu sebeple maruz kaldığı tüm maddi zararları tazmin etmeye ve kanunda öngörülen sınırlar dairesinde disiplin para cezasına mahkûm eder.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 182Kaynağı aç
Islah nedir ve hüküm doğurması karşı tarafın onayına bağlı mıdır?
Islah, taraflardan birinin yapmış olduğu usul işlemini tek taraflı irade beyanıyla kısmen veya tamamen düzeltmesini sağlayan bir usul işlemidir; hüküm ifade etmesi karşı tarafın ya da mahkemenin rızasına ve kabulüne bağlı değildir.
Islah talebi yargılamanın hangi aşamasına kadar yapılabilir?
Islah kural olarak tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir; ayrıca kararın bozulması veya kaldırılmasından sonra dosyanın gönderildiği ilk derece mahkemesince tahkikat işlemi yapılması durumunda tahkikat bitinceye kadar ıslah yoluna başvurulabilir.
Bir davada kaç kez ıslah yapılabilir?
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 176/2 uyarınca aynı dava içerisinde taraflar ıslah yoluna yalnızca bir kez başvurma hakkına sahiptir.
Islah ile ikinci bir tanık listesi sunulabilir mi?
Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 240/2 uyarınca mahkemeye sunulan listede yer almayan kimseler tanık olarak dinlenemez ve dava ıslah edilmiş olsa dahi ikinci bir tanık listesi verilemez.
Zamanaşımı def'i sonradan ıslah yoluyla ileri sürülebilir mi?
Süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmuş davalı tahkikat bitinceye kadar cevap dilekçesini ıslah ederek zamanaşımı def'inde bulunabilir; ancak yasal süresi kaçırıldığı için hiç verilmemiş sayılan cevap dilekçesinin ıslahıyla bu savunma ileri sürülemez.
Feragat veya kabul gibi usul işlemleri ıslah ile geri alınabilir mi?
Maddi hakkı sona erdiren feragat, kabul ve sulh gibi işlemler usul işlemi niteliğinin yanında asıl hakkı ortadan kaldıran maddi hukuk işlemi niteliği de taşıdığından ıslah yoluyla düzeltilemez.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

