HMK Madde 368 Kapsamında Kötüniyetle Temyiz ve Yaptırımları

by Avukat Erdal Ersoy
HMK Madde 368 Kapsamında Kötüniyetle Temyiz ve Yaptırımları

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 368. maddesi uyarınca, temyiz talebinin kötüniyetle yapıldığı anlaşılırsa Yargıtay tarafından aynı Kanun'un 329. maddesi hükümleri uygulanır. Temyiz kanun yolunun kötü niyetle kullanılması hâlinde başvurucu aleyhine disiplin para cezası ve yargılama giderlerine ilişkin yaptırımlar gündeme gelir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 368Kaynağı aç
MADDE 368- (1) Temyiz talebinin kötüniyetle yapıldığı anlaşılırsa Yargıtayca 329 uncu madde hükümleri uygulanır. Temyiz incelemesi ve duruşma

HMK Madde 368 Düzenlemesinin Amacı ve Gerekçesi

Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 368. maddesine ait gerekçede; dava ikamesi ile istinaf aşamasındaki kötü niyetli usul işlemlerine benzer biçimde, temyiz başvurusunu dürüstlük kuralını çiğneyerek yapan tarafa Yargıtay tarafından para cezası uygulanmasının amaçlandığı ifade edilmektedir.

HMK Madde 329 Yollaması ve Disiplin Para Cezası

HMK'nın 329. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, kötüniyet sahibi davalı veya hiçbir hakkı olmadığı hâlde dava açan taraf disiplin para cezasına mahkûm edilebilir. Madde metninde dava açan taraf veya kötüniyetli davalı zikredilmekle birlikte, HMK m. 368'in açık yollaması sayesinde bu yaptırım kötüniyetle temyize başvuran tarafa da tatbik edilir. Kötüniyetli başvuruya vekil sebebiyet vermiş ise disiplin para cezası vekil hakkında uygulanır.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2018/2053, K. 2018/6158Kaynağı aç
3. Hukuk Dairesi         2018/2053 E.  ,  2018/6158 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki kiralananın tahliyesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; davalı kiracının kira bedellerini ödemediğini, sözleşmenin feshedildiğini, davalı hakkında … 3. İcra Müdürlüğü 2008/1380 Esas dosya ile icra takibi başlattıklarını, davalının itirazı üzerine itirazın iptali davası açtıklarını, yine davalıya 16.01.2009 tarihinde ihtar gönderdiklerini belirterek davalının tahliyesine karar verilmesini istemiştir.Davalı; davacının feshinin haksız olduğunu savunarak, davanın reddini dilemiştir.Mahkemece; davanın kabulüne dair verilen karar Dairemizin 09.03.2017 tarih ve 2017/9952 E. 2017/2781 K sayılı ilamı ile; ''Davacı vekili dava dilekçesinde kira bedellerinin ödenmediğinden bahisle tahliye talep etmiş ise de, dava dilekçesinde açıkça hangi ihtar veya icra takibine dayanıldığı açık olarak belirtilmemiştir. Bu durumda mahkemece davacıya temerrüt nedeniyle tahliye isteyip istemediği, temerrüde esas olarak hangi icra takibine veya ihtarnameye dayanıldığının açıklattırılması, … 3. İcra Müdürlüğünün 2008/1380 Esas sayılı dosyasında ödeme emrinde 7 gün ödeme süresi verilmiş olmakla temerrüde esas olamayacağı da gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir." gerekçesi ile bozulmuştur. Mahkemece; bozmaya uyma kararı verilerek yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.6100 saylı HMK' nun “Kötüniyetle temyiz" başlıklı 368. maddesi; "Temyiz talebinin kötüniyetle yapıldığı anlaşılırsa Yargıtayca 329 uncu madde hükümleri uygulanır.” hükmünü,Aynı Kanunun 329. maddesinin 2. fıkrası ise;“ Kötüniyet sahibi davalı veya hiçbir hakkı olmadığı hâlde dava açan taraf, bundan başka beşyüz Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar disiplin para cezası ile mahkûm edilebilir. Bu hâllere vekil sebebiyet vermiş ise disiplin para cezası vekil hakkında uygulanır.” hükmünü içermektedir. Yukarıda açıklanan safahata göre; davalı vekilinin dava reddedildiği halde hükmü kötüniyetle temyiz ettiği, amacının adaleti gerçekleştirmek değil, davayı uzatmaya matuf olduğu anlaşılmaktadır. SONUÇ: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, kararı kötüniyetle temyiz ettiği anlaşılan davalı … vekili Av. …' un HMK'nun 368. maddesi yollaması ile 329/2. maddesi gereğince 1.000 TL disiplin para cezası ile CEZALANDIRILMASINA, para cezasının mahal mahkemesince infazının sağlanmasına, 6100 sayılı HMK'nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 31.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

HMK m. 329'un birinci fıkrası uyarınca kötüniyetli davalı veya hiçbir hakkı olmadığı hâlde işlem yapan taraf, yargılama giderlerinden başka, diğer tarafın vekiliyle aralarında kararlaştırılan vekâlet ücretinin tamamı veya bir kısmını ödemeye de mahkûm edilebilir. HMK m. 368 yollaması bu hükmün temyiz incelemesinde de nazara alınmasına imkân tanır.

Yargıtay Kararlarında Kötüniyetli Temyiz Değerlendirmesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2025/1573 Esas ve 2025/2041 Karar sayılı ilamında; bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi üzerine Yargıtayca verilen kararlara karşı kanunda karar düzeltme yolu bulunmadığı hâlde bu yola başvurulması mahkemeye erişim hakkının kötüye kullanılması sayılarak HMK m. 368 yollamasıyla aynı Kanun'un 329. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca talepte bulunan aleyhine disiplin para cezası verilmiştir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/1573, K. 2025/2041Kaynağı aç
11. Hukuk Dairesi         2025/1573 E.  ,  2025/2041 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/616 E., 2022/820 K. Taraflar arasındaki genel kurul kararı iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 08.10.2024 tarihli ve 2023/4041 E., 2024/7202 K. sayılı kararıyla onanmasına karar verilmiştir. Davacı tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda (HMK), 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'ndan (HUMK) farklı olarak kanun yolları arasında karar düzeltme müessesesine yer verilmemiştir. Yukarıda açıklandığı üzere bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçmesinden sonra Yargıtay tarafından HMK uyarınca yapılan temyiz incelemesi sonucunda verilen kararlara karşı tarafların karar düzeltme hakkı bulunmadığından davacının karar düzeltme isteği niteliğini taşıyan başvurusunun reddi gerekir. HMK'da İstinaf ve Temyiz olmak üzere iki olağan kanun yolu öngörülmüştür. Mülga HUMK’da düzenlenen Karar Düzeltme müessesine ise yer verilmemiştir. Buna rağmen birçok birçok dosyanın, varolmayan bu yöntem üzerinden yeniden Yargıtay’a gönderildiği sıklıkla karşılaşılan bir durumdur. Hak arama hürriyeti veyahut mahkemeye erişim hakkı kapsamında Dairemize intikal ettirilen bu tür dosyalar, Dairemiz esasına kaydedilmekle; müteakiben gelen birçok dosyanın, temyiz inceleme sırasını ötelemenin yanı sıra, kararın kesinleşme sürecini de akamete uğratarak; lehine karar verilen tarafı da mağdur etmektedir. “Dürüst Davranma” başlıklı 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 2. maddesi “herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır” hükmünü amirdir. Dolayısıyla bölge adliye mahkemelerinin fiilen devreye girmesinden sonra istinaf ve temyiz denetiminden geçen bir kararın her ne ad altında olursa olsun yeniden Yargıtay gündemine taşınması kötüniyetli kanun yolu başvurusu addedilip, talep reddinin yanısıra, para cezası tayinini de gerektirir. Tartışmalar esnasında; “karar düzeltme ve buna bağlı kötüniyetli başvuruyla ilgili bir yaptırım düzenlenmediğinden disiplin para cezası tayininin” kanunilik ilkesine aykırı olup olmadığı değerlendirilmesi de yapılmıştır. Neticede, olağan kanunyollarından olan temyiz ve istinaf taleplerinin kötüniyetli yapılması halinde bile ceza öngören kanun koyucunun, kanunda hiç yer almayan “karar düzeltme” yoluna özel yaptırım getirmemiş olmasının yegane sebebinin müessesenin kanun metninde yer almamasından kaynaklandığı sonucuna varılmıştır. Doğal olarak kanun metinleri, bünyesinde düzenleyip tarif ettiği hususlara ilişkin düzenlemeler içerir. Dolayısıyla kanunda hiç yer almayan ve dolayısıyla kötüniyetin en bariz şekilde tezahür ettiği bu halin yaptırımdan muaf tutulduğu sonucuna varmanın kanunun özü ve ruhuyla bağdaşmayacağı izahten varestedir. O halde, kötüniyetle istinaf yoluna başvurmaya dair HMK'nın 351. ve kötüniyetle temyiz başlıklı 368. maddelerinin atıfta bulunduğu aynı Kanunun 329. madde metinlerinin özünde, mahkemeye erişim hakkının kötüye kullanıldığı tüm halleri kapsadığı kanaatine varılmakla; haksız ve yersiz talep reddinin yanısıra disiplin para cezasını içeren aşağıdaki hükmün tesisi yoluna gidilmiştir. KARAR Açıklanan sebeple; Davacının karar düzeltme talepli dilekçesinin REDDİNE, Bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi üzerine Yargıtayca verilen kararlara karşı karar düzeltme yoluna gidilmesi mümkün olmayıp karar düzeltme talebinin kötüniyetle yapıldığı anlaşıldığından, HMK'nın 368. maddesi yollamasıyla aynı Kanunun 329/2 hükmü uyarınca karar düzeltme talep eden davacının takdiren 5.000,00 TL disiplin para cezası ile CEZALANDIRILMASINA, Para cezasının İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Mahkemeye başvurarak talepte bulunma hakkı bulunmayan ve kararı temyiz etme yetkisi olmayan taraflar adına temyiz yoluna gidilmesi hâlinde de temyiz istemi kötüniyetli kabul edilebilmektedir. Bu tür haksız ve dayanaksız başvurulara vekilin sebebiyet verdiği durumlarda disiplin para cezası vekil hakkında uygulanabilmektedir.

İstinaf Usulü ile Paralellik

İstinaf kanun yolunda da kötüniyetli başvurular benzer şekilde yaptırıma bağlanmıştır. HMK'nın 351. maddesi uyarınca, istinaf başvurusunun kötüniyetle yapıldığı anlaşılırsa bölge adliye mahkemesince 329. madde hükümleri tatbik edilir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 351Kaynağı aç
MADDE 351- (1) İstinaf başvurusunun kötüniyetle yapıldığı anlaşılırsa, bölge adliye mahkemesince, 329 uncu madde hükümleri uygulanır. Ön inceleme

Kanun'un 366. maddesi uyarınca istinaf yolu ile ilgili 343 ilâ 349 ve 352. maddeler temyizde kıyas yoluyla uygulanır. Kötüniyetli temyiz başvurusu yönünden ise HMK m. 368 açık bir özel yollama normu öngörmüştür.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 366Kaynağı aç
MADDE 366- (1) Bu Kanunun istinaf yolu ile ilgili 343 ilâ 349 ve 352 nci maddeleri hükümleri, temyizde de kıyas yoluyla uygulanır. Temyizin icraya etkisi
Kötüniyetle temyiz başvurusu yapıldığında hangi yaptırım uygulanır?

Temyiz talebinin kötüniyetle yapıldığı anlaşıldığında, HMK m. 368'in HMK m. 329'a yaptığı yollama uyarınca Yargıtay tarafından disiplin para cezasına hükmedilebilir.

Kötüniyetli temyiz hâlinde disiplin para cezası avukata uygulanabilir mi?

Temyiz başvurusunun kötüniyetle yapılmasına veya hiçbir hak olmaksızın temyize gidilmesine vekil sebebiyet vermişse disiplin para cezası vekil hakkında uygulanır.

Kanunda yer almayan bir yola başvurulması temyizde kötüniyet sayılır mı?

Bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi üzerine verilen kararlara karşı kanunda öngörülmeyen karar düzeltme yoluna başvurulması Yargıtay tarafından kötüniyetli görülerek disiplin para cezası verilmektedir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu