Derdestlik, davanın açılmasına engel olmayan; ancak mahkemenin esas hakkında hüküm kurmasını imkânsız hâle getiren olumsuz bir dava şartıdır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114. maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendi, aynı davanın daha önce açılmış ve hâlen görülmekte olmamasını dava şartları arasında sayar. Bu nitelik nedeniyle derdestlik, yalnız tarafların bildirmesine bağlı bir itiraz olarak kalmaz; mahkemece kendiliğinden dikkate alınır.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 114Kaynağı aç
Yasal dayanak ve kesin hükümden ayrılan bent
HMK m. 114/1-(ı), derdestliğe karşılık gelen şartı düzenler. Aynı fıkranın (i) bendi ise aynı davanın daha önce kesin hükme bağlanmamış olmasını ayrı bir dava şartı olarak sayar. İki bent birbirinin yerine geçmez. Maddenin ikinci fıkrası, başka kanunlardaki dava şartı hükümlerini saklı tutar; bu hükümlerin içeriği HMK m. 114 metninden çıkarılamaz.
HMK m. 114’ün gerekçesinde derdestlik, hukuki yarar eksikliğinin somut ve özel planda bir düzenlenişi olarak açıklanır. Gerekçede, bu işlevin sağlanabilmesi için derdestliğin ilk itiraz olmaktan çıkarılıp dava şartına ilişkin usuli bir itiraza dönüştürülmesinin zorunlu görüldüğü belirtilir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2018/1015, K. 2022/146Kaynağı aç
Aynı davanın unsurları ve davanın hâlen görülmesi
Hukuk Genel Kurulu, derdestlik için iki koşulun birlikte aranacağını belirtir. Birincisi, tarafları, müddeabihi ve dava sebebi aynı olan bir davanın daha önce açılmış olmasıdır. İkincisi, bu davanın hâlen görülmekte olması, yani kesin hükümle sonuçlanmamış bulunmasıdır. Aynı çerçevede, aynı taraflar, aynı dava konusu ve aynı hukuki sebepten biri eksikse derdestlikten söz edilemez.
Kesin hüküm bakımından HMK m. 303 yönünden tarafların, dava sebeplerinin ve dava konusunun aynı olması aranır. Dava sebebinin aynı olması, davacının talep sonucunu dayandırdığı vakıaların aynı olmasıdır. Dava konusunun aynı olup olmadığı ise iki davanın netice-i talep kısımlarına bakılarak belirlenir. Hükmün, kural olarak davada taraf olmayan üçüncü kişilere etkisi yoktur; taraf olmayan kişiyi kararın bağladığını kabul etmek hukuki dinlenilme hakkına aykırı görülür.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2018/10133, K. 2020/226Kaynağı aç
İncelemenin zamanı
HMK m. 115/1 uyarınca mahkeme, dava şartlarının bulunup bulunmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da noksanlığı her zaman ileri sürebilir. Derdestlik dava şartı olduğundan cevap dilekçesinde belirtilmesi zorunlu değildir; ilk incelemeden hüküm anına kadar dikkate alınabilir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 115Kaynağı aç
Noksanlıkta süre ve usulden ret
HMK m. 115/2, dava şartı noksanlığında izlenecek usulü ikiye ayırır. Mahkeme noksanlığı tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Noksanlığın giderilmesi mümkünse önce tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde noksanlık giderilmezse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder. Kanun metni, derdestliğin her olayda giderilebilir bir noksanlık olup olmadığını ayrıca belirtmez.
Derdestlik nedeniyle verilen usulden ret kararı, uyuşmazlığın esası hakkında değerlendirme içermez ve uyuşmazlığı kesin olarak çözmez. Derdestliğin ortadan kalkması hâlinde bu karar, aynı davanın yeniden açılmasına engel oluşturmaz.
HMK m. 115/3’e göre dava şartı noksanlığı esasa girilmeden önce fark edilmemiş ve taraflarca ileri sürülmemiş, fakat hüküm anında giderilmişse dava, başlangıçtaki noksanlık nedeniyle usulden reddedilemez. Bu istisnanın derdestlik bakımından nasıl işleyeceği madde metninde ayrıca açıklanmaz.
Açılmamış sayılma ve sonradan tamamlanma
HMK m. 150/5 uyarınca işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen dava, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır. Mahkeme kendiliğinden karar vererek kaydı kapatır. Davanın açılmasıyla doğan derdestlik, açılmamış sayılma kararının kesinleşmesiyle sona erer.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun E. 2018/1015, K. 2022/146 sayılı kararında, açılmamış sayılma kararı kesinleşmeden aynı taraflar arasında aynı alacak için açılan ikinci dava bakımından derdestliğin o tarihte sona ermediği kabul edilmiştir. Önceki davaya ilişkin karar yargılama sırasında kesinleşince derdestlik dava şartının sonradan tamamlandığı ve yalnız bu nedenle usulden ret kararının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
Diğer dava şartları ve esasa girilmesi
Bir dava şartının eksikliği tespit edildiğinde mahkeme, kural olarak diğer dava şartlarını da inceler. Amaç, davacının yalnız tek bir eksikliği gidererek yeniden dava açmasının önüne geçmektir.
Derdestlik ile kesin hüküm
Derdestlikte aynı dava hâlen sürmekte ve yeni dava usulden engellenmektedir. Kesin hükümde dava sonuçlanmış ve karar bağlayıcı hâle gelmiştir. Kesin hüküm, aynı uyuşmazlığın yeniden görülmesini derdestliğe göre daha güçlü biçimde önler. İki kurum HMK m. 114/1’in ayrı bentlerinde düzenlenir.
Elatma gibi haksız eylem devam ettiği veya yenilendiği sürece yeni bir davanın konusunu oluşturabilir. Kesin hüküm, hüküm anındaki durumu tespit eder ve hükümden sonraki döneme etkili olmaz. Bu nedenle yeni vakıalara dayanılarak açılan ikinci dava için birinci dava kesin hüküm oluşturmaz. Bu değerlendirme müdahalenin önlenmesi davasına ilişkindir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin E. 2018/10133, K. 2020/226 sayılı kararında, müdahalenin önlenmesi istenen yer ile retle kesinleşen davadaki yerin ve müdahale şeklinin aynı olup olmadığı ile dava tarihinde müdahale bulunup bulunmadığı araştırılmadan karar verilmesi hatalı görülmüştür. Kararda, keşif ve delil toplama sonucuna göre talepler yönünden derdestliğin oluşup oluşmayacağının da gözetilmesi gerektiği belirtilmiştir.
İcra takibi ile tespit davası
Aynı alacağa ilişkin bir icra takibi varken açılan tespit davası her zaman derdest sayılmaz. Bunun nedeni, dava konusu ile istenen hukuki korumanın farklı olabilmesidir. Bu ihtimal, üç unsurun her olayda kendiliğinden tamamlandığı anlamına gelmez.
Derdestlik itirazı ne zaman ileri sürülebilir?
Cevap dilekçesinde ileri sürülmesi zorunlu değildir. HMK m. 115/1 gereğince mahkeme derdestliği davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır; taraflar da noksanlığı her zaman ileri sürebilir.
Derdestlik noksanlığında nasıl karar verilir?
HMK m. 115/2’ye göre noksanlık giderilebiliyorsa önce kesin süre verilir. Süre içinde giderilmezse veya giderilmesi mümkün olmayan noksanlık varsa dava, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilir. Bu karar esası çözmez.
Açılmamış sayılan dava derdestliği ne zaman sona erdirir?
Derdestlik, açılmamış sayılma kararının kesinleşmesiyle sona erer. İşlemden kaldırmadan itibaren üç ay içinde yenilenmeyen dava, sürenin dolduğu gün açılmamış sayılır. Kesinleşmeden önce açılan ikinci davada şart başlangıçta vardır; sonradan tamamlanırsa yalnız bu nedenle ret yerinde değildir.
İcra takibi sürerken açılan tespit davası derdest midir?
Her zaman derdest sayılmaz. Aynı taraflar, aynı dava konusu ve aynı hukuki sebep birlikte bulunmalıdır; icra takibi ile tespit davasının konusu ve hukuki koruma talebi farklı olabilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

