İşkence Suçunun Unsurları ve Temel Cezası
Türk Ceza Kanunu'nun 94. maddesi kapsamında düzenlenen işkence suçu, kamu görevlisinin bir kimseye yönelik olarak insan onuruyla bağdaşmayacak biçimde bedensel veya ruhsal acı çekmesine, anlama ya da istem yeteneğinin etkilenmesine veya aşağılanmasına yol açan fiilleri gerçekleştirmesiyle oluşur. Bu suçun temel şekli için fail hakkında üç yıldan oniki yıla kadar hapis cezası öngörülmektedir. Eylemin kadına karşı işlenmesi durumu ise kanun koyucu tarafından özel bir koruma altına alınmış olup bu halde hükmolunacak hapis cezasının alt sınırının beş yıldan az olamayacağı açıkça belirtilmiştir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 94Kaynağı aç
İşkence Suçunun Nitelikli Halleri
Kanun koyucu, mağdurun durumunu veya failin görev ilişkisini gözeterek cezada artırım yapılmasını öngörmüştür. Türk Ceza Kanunu'nun 94. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca suçun çocuğa, beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumdaki kişiye ya da gebe kadına karşı işlenmesi daha ağır yaptırımı gerektirir. Benzer biçimde fiilin avukata veya diğer bir kamu görevlisine ifa ettiği görevi dolayısıyla işlenmesi halinde sekiz yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasına hükmedilir. Fiilin cinsel yönden taciz şeklinde gerçekleştirilmesi ise kanunun aynı maddesinin üçüncü fıkrasında ayrıca düzenlenmiş olup bu halde faile on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası verilir.
İştirak, İhmali Davranış ve Zamanaşımı Kuralı
İşkence suçu özgü suç niteliği taşımakla birlikte suça iştirak eden kamu görevlisi olmayan diğer kişilerin hukuki sorumluluğu kanunda açıkça tayin edilmiştir. Türk Ceza Kanunu'nun 94. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, bu suçun işlenişine iştirak eden diğer şahıslar da kamu görevlisi gibi cezalandırılır. Suçun icrai hareketlerle işlenebilmesinin yanı sıra ihmali davranışla gerçekleştirilmesi de mümkündür; kanunun 94. maddesinin beşinci fıkrası gereğince suçun ihmali davranışla işlenmesi halinde verilecek cezada bu sebeple indirim yapılamaz. Bununla birlikte insan hakları ihlallerinin takipsiz kalmaması amacıyla kanunun 94. maddesinin altıncı fıkrasında bu suçtan dolayı zamanaşımının işlemeyeceği hükme bağlanmıştır.
Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış İşkence Halleri
İşkence fiillerinin mağdur üzerinde yol açtığı bedensel ve ruhsal tahribatın ağırlığına göre cezalar Türk Ceza Kanunu'nun 95. maddesinde kademelendirilmiştir. Maddenin birinci fıkrası uyarınca fiillerin mağdurun duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına, konuşmasında sürekli zorluğa, yüzünde sabit ize, yaşamını tehlikeye sokan bir duruma ya da gebe kadının çocuğunun vaktinden önce doğmasına yol açması halinde belirlenen ceza yarı oranında artırılır.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 95Kaynağı aç
Meydana gelen neticenin daha ağır olması halinde ceza artırım oranı yükselir. Türk Ceza Kanunu'nun 95. maddesinin ikinci fıkrası gereğince fiillerin mağdurun iyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa yakalanmasına veya bitkisel hayata girmesine, duyu ya da organ işlevinin bütünüyle yitirilmesine, konuşma veya çocuk yapma kabiliyetinin kaybolmasına, yüzünün sürekli değişikliğine veya gebe kadının çocuğunun düşmesine yol açması durumunda ceza bir kat artırılır. Eylemin kemik kırılmasına yol açması durumunda kırığın yaşam fonksiyonlarındaki etkisine göre sekiz yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası tayin edilir. Fiil neticesinde mağdurun vefat etmesi halinde ise kanunun 95. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası uygulanır.
Eziyet Suçu ve Cezası
Kamu görevlisi sıfatı bulunmayan kişilerce de işlenebilen ve bir kimsenin eziyet çekmesine yol açacak fiiller Türk Ceza Kanunu'nun 96. maddesinde ayrı bir suç tipi olarak yaptırıma bağlanmıştır. Bir kimsenin eziyet çekmesine yol açacak davranışları gerçekleştiren kişi hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmedilir. Bu suçun kadına karşı işlenmesi halinde ise verilecek cezanın alt sınırı iki yıl altı aydan az olamaz.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 96Kaynağı aç
Eziyet suçunun belirli kişilere veya aile bireylerine karşı işlenmesi cezanın artırılmasını gerektirir. Türk Ceza Kanunu'nun 96. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca fiilin çocuğa, beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumdaki kişiye ya da gebe kadına karşı işlenmesi durumunda üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası öngörülür. Aynı yaptırım aralığı fiilin üstsoy veya altsoya, analık veya babalığa ya da eşe veya boşanılan eşe karşı işlenmesi halinde de tatbik edilir.
Eziyet Kastı ve Suç Vasıflandırması
Failin mağdura yönelik davranışlarında acı çektirme ve eziyet etme kastı yer alsa bile fiillerin ağırlığı ve ölüm tehlikesi yaratma niteliği hukuki vasıflandırmayı değiştirebilir. Mağdurun bayıltılmasının ardından kulağının kesilmesi ya da bir taşıt arkasına bağlanarak sürüklenmesi gibi ölümü meydana getirme bakımından zorunlu olmayan fakat ölüme takaddüm eden eziyet verici vahşi hareketlerin mevcudiyeti halinde, eylem kasten öldürmeye teşebbüs suçu kapsamında nitelendirilebilmektedir.
İşkence suçunda zamanaşımı süresi ne kadardır?
Türk Ceza Kanunu'nun 94. maddesinin altıncı fıkrası uyarınca işkence suçundan dolayı zamanaşımı işlemez.
Kamu görevlisi olmayan kişiler işkence suçundan ceza alır mı?
Türk Ceza Kanunu'nun 94. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, işkence suçunun işlenişine iştirak eden kamu görevlisi olmayan diğer kişiler de kamu görevlisi gibi cezalandırılır.
Kadına karşı işlenen eziyet suçunda cezanın alt sınırı nedir?
Türk Ceza Kanunu'nun 96. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, eziyet suçunun kadına karşı işlenmesi halinde hükmolunacak hapis cezasının alt sınırı iki yıl altı aydan az olamaz.
İşkence fiili mağdurun vefatı ile sonuçlanırsa hangi ceza uygulanır?
Türk Ceza Kanunu'nun 95. maddesinin dördüncü fıkrası gereğince, işkence sonucunda mağdurun ölümü meydana gelmişse faile ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

