İsim Değiştirme Davası ve Şartları

by Avukat Erdal Ersoy
İsim Değiştirme Davası ve Şartları

İsim Değiştirme Davasının Şartları ve Haklı Sebepler

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 27. maddesinin birinci fıkrası uyarınca adın değiştirilmesi ancak haklı sebeplere dayanılarak hâkimden istenebilir. Haklı sebep değerlendirmesinde adın gülünç, çirkin, elverişsiz, telaffuzunun güç veya ahlaka aykırı olması dikkate alınır. Kişinin sosyal çevresinde farklı bir adla tanınması, din veya uyruk değiştirmesi, aile fertlerinden birinin ağır bir suç işlemesi veya yasak adların kullanılıyor olması gibi durumlar da haklı gerekçeler arasında yer alır. Haklı sebepler bu durumlarla sınırlı değildir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 27Kaynağı aç
Madde 27- Adın değiştirilmesi, ancak haklı sebeplere dayanılarak hâkimden istenebilir. (Değişik ikinci fıkra:14/11/2024-7532/12 md.) Adın değiştirildiği nüfus siciline kayıt ve Basın İlan Kurumunun ilan portalında ilan olunur. Bu ilanda; hükmü veren mahkeme, kararın verildiği tarih, dosyanın esas ve karar numarası ile adının değiştirilmesine karar verilen kişinin nüfusa kayıtlı olduğu yer, doğum tarihi, ana ve baba adı, önceki adı ve soyadı, mahkeme kararıyla verilen yeni adı ve soyadı yer alır.[1] Ad değişmekle kişisel durum değişmez. Adın değiştirilmesinden zarar gören kimse, bunu öğrendiği günden başlayarak bir yıl içinde değiştirme kararının kaldırılmasını dava edebilir. C. Kişiliğin başlangıcı ve sonu I. Doğum ve ölüm

İspat Vasıtaları ve Temsil Yetkisi

İsim değiştirme davasında değişikliği haklı kılacak vakıalar, başta tanık anlatımları olmak üzere her türlü yasal delille ispatlanabilir.

İsim ve soyadı kişiye sıkı sıkıya bağlı bir hak olduğundan, davanın vekil aracılığıyla açılması durumunda vekaletnamede isim ve soyadı değişikliği davası açmaya dair özel yetki bulunması gerekir. Ergin olmayan çocukların isim değişikliği davası velayet hakkına sahip anne veya baba tarafından açılabilir; ayırt etme gücünden yoksun ergin olmayan çocukların bizzat talepte bulunması mümkün değildir. Ayırt etme gücüne sahip küçükler ise isim değişikliği davasını yasal temsilcileri aracılığıyla açabilirler.

Görevli ve Yetkili Mahkeme ile Yargılama Usulü

5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 36. maddesi uyarınca isim veya soyadı değişikliği davalarında görevli ve yetkili mahkeme, davacının ikamet ettiği yer Asliye Hukuk Mahkemesidir. Aynı düzenleme uyarınca isim değişikliği davalarında ilgili Nüfus Müdürlüğü davalı taraf sıfatıyla yer alır ve duruşmalarda kurumca görevlendirilen nüfus memuru hazır bulunur.

İdari Başvuru Yolu ve Yeniden Dava Açılması

Mahkeme kararı aranmaksızın e-Devlet ya da nüfus müdürlükleri üzerinden ad ve soyadı düzeltilmesine ilişkin idari başvuru imkânı 24 Aralık 2022 tarihi itibarıyla sona ermiştir. Bu tarihten sonra adın değiştirilmesi taleplerinde mahkemeye başvurulması gerekmektedir.

İsim değiştirme davasının ikinci kez açılması mümkün kabul edilmekle birlikte, bu halde değişiklik talebine dayanak gösterilen haklı sebebin ispatı gerekmektedir.

Kararın Kesinleşmesi, İlan Usulü ve Hukuki Sonuçları

İlk derece mahkemesinin isim değişikliği kararı, taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurulmaması halinde kesinleşir. Karar kesinleşmeden yeni isim resmi olarak kullanılamaz.

Türk Medeni Kanunu'nun 27. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ad değişikliği nüfus siciline tescil edilir ve Basın İlan Kurumuna ait ilan portalında yayımlanır. Yapılan ilanda hükmü kuran mahkeme bilgisi, kararın tarihi, dosya numaraları ile adı değişen kişinin kayıtlı olduğu yer, doğum tarihi, anne ve baba adları, önceki ile yeni ad ve soyadı bilgileri belirtilir.

Türk Medeni Kanunu'nun 27. maddesinin üçüncü fıkrasına göre adın değişmesi kişinin medeni ve kişisel durumunu değiştirmez.

İsim Değişikliği Kararının Kaldırılması

Türk Medeni Kanunu'nun 27. maddesinin dördüncü fıkrası gereğince, adın değiştirilmesinden zarar gören kimseler, bu değişikliği öğrendikleri günden başlayarak bir yıl içinde değiştirme kararının kaldırılması talebiyle dava açabilirler.

İsim değiştirme davası hangi mahkemede açılır?

İsim değişikliği taleplerinde görevli ve yetkili mahkeme, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 36. maddesi gereğince davacının ikamet ettiği yerdeki Asliye Hukuk Mahkemesidir.

Hangi durumlar isim değişikliği için haklı sebep sayılır?

Adın gülünç, çirkin, ahlaka aykırı veya telaffuzunun güç olması, sosyal çevrede farklı bir adla bilinme, din veya uyruk değişikliği gibi kişisel ve somut gerekçeler haklı sebep olarak değerlendirilebilir. Haklı sebepler bu durumlarla sınırlı değildir.

İsim değiştirme davasında avukata özel vekaletname verilmeli midir?

Evet, ad ve soyadı kişiye sıkı sıkıya bağlı bir hak teşkil ettiğinden, davanın vekil vasıtasıyla açılması halinde vekaletnamede isim ve soyadı değişikliği davası açmaya ilişkin özel yetki bulunması gerekir.

Ayırt etme gücüne sahip küçükler isim değişikliği davası açabilir mi?

Ayırt etme gücüne sahip çocuklar, isim değişikliği davasını yasal temsilcileri aracılığıyla açabilirler.

İsim değişikliğine karşı üçüncü kişiler dava açabilir mi?

Adın değiştirilmesinden menfaati zedelenen ve zarar gören kişiler, bu değişikliği öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl içinde kararın kaldırılması talebiyle dava açabilir.

İsim değiştiğinde kişinin kişisel durumu değişir mi?

Hayır, Türk Medeni Kanunu'nun 27. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca adın değişmesiyle kişinin kişisel ve medeni durumu değişmez.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu