İşçinin Çalışma Koşullarında Esaslı Değişiklik

by Avukat Erdal Ersoy
İşçinin Çalışma Koşullarında Esaslı Değişiklik

İş sözleşmesi, personel yönetmeliği veya işyeri uygulamasıyla meydana gelen çalışma koşullarında esaslı bir değişiklik yapılması, durumun işverence işçiye yazılı olarak bildirilmesi şartına bağlıdır. Bu yazılı usule uyulmaksızın gerçekleştirilen yahut işçi tarafından altı işgünü içinde yazılı olarak kabul edilmeyen değişiklikler işçiyi bağlamaz. Tarafların karşılıklı anlaşma yoluyla çalışma koşullarını her zaman değiştirebilmesi mümkün olmakla birlikte, kararlaştırılan değişiklikler hiçbir şekilde geçmişe etkili olarak uygulanamaz. İşverenin olağan yönetim yetkisi dahilinde kalan düzenlemeler ise aleyhe esaslı değişiklik sayılmaz ve aleyhe bir durumun bulunmadığı hallerde açılan davaların reddi gerekir.

4857 sayılı İŞ KANUNU m. 22Kaynağı aç
Madde 22 – İşveren, iş sözleşmesiyle veya iş sözleşmesinin eki niteliğindeki personel yönetmeliği ve benzeri kaynaklar ya da işyeri uygulamasıyla oluşan çalışma koşullarında esaslı bir değişikliği ancak durumu işçiye yazılı olarak bildirmek suretiyle yapabilir. Bu şekle uygun olarak yapılmayan ve işçi tarafından altı işgünü içinde yazılı olarak kabul edilmeyen değişiklikler işçiyi bağlamaz. İşçi değişiklik önerisini bu süre içinde kabul etmezse, işveren değişikliğin geçerli bir nedene dayandığını veya fesih için başka bir geçerli nedenin bulunduğunu yazılı olarak açıklamak ve bildirim süresine uymak suretiyle iş sözleşmesini feshedebilir. İşçi bu durumda 17 ila 21 inci madde hükümlerine göre dava açabilir. Taraflar aralarında anlaşarak çalışma koşullarını her zaman değiştirebilir. Çalışma koşullarında değişiklik geçmişe etkili olarak yürürlüğe konulamaz. Yeni işverenin sorumluluğu

Çalışma Koşullarında Aleyhe Esaslı Değişiklik Halleri

İşçinin temel ücretinde tek taraflı iradeyle aleyhe indirim yapılması hukuken geçersizdir. İşçinin bu tür bir indirime sessiz kalması rıza gösterdiği anlamına gelmez ve yazılı kabul bulunmadığı takdirde eksik ödenen ücret farkı işverenden talep edilebilir.

İşçinin üzerine düşen iş yükünün artırılması çalışma koşullarında aleyhe esaslı değişiklik oluşturan durumlar arasında yer alır. Görev kapsamının işçi aleyhine ağırlaştırılması tek taraflı tasarrufla gerçekleştirilemez.

Çalışma sürelerinin artırılması yahut gündüz vardiyasında çalışan işçinin gece dönemine kaydırılması çalışma koşullarında esaslı değişiklik teşkil eder. Bu kapsamdaki düzenlemeler işçinin yazılı onayı olmaksızın yürürlüğe konulamaz.

İşyeri nakillerinde aynı belediye sınırları dahilindeki şube değişiklikleri kural olarak esaslı değişiklik sayılmazken, işçinin farklı belediye sınırları içerisindeki bir işyerine nakledilmesi işçinin yazılı rızasını gerektiren esaslı bir değişiklik niteliğindedir. Buna karşılık, yapılan değişikliğin işçi aleyhine bir durum doğurmadığı haller esaslı değişiklik teşkil etmez. Nitekim işyerinin taşınması sonucunda işçinin evine olan mesafenin kırk beş dakikadan on dakikaya inmesi işçi lehine bir nitelik taşıdığından, bu nedene dayanarak yeni işyerinde göreve başlamayan işçi kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamaz.

İşverenin Yönetim Hakkı ve Dürüstlük Kuralı

İşveren, çalışma koşullarını etkileyen yönetim yetkisini ve işletmesel kararlarını kullanırken 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesi gereğince dürüstlük kuralına uygun davranmak ve keyfilikten kaçınmak zorundadır. Hukuk düzeni bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını korumaz.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 2Kaynağı aç
Madde 2 – Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz. II. İyiniyet

İş sözleşmesinde gerektiğinde çalışma koşullarında değişiklik yapılabileceğine ilişkin kayıtların bulunması işverene genişletilmiş yönetim hakkı tanır. İşveren bu yetkiyi sözleşmede öngörülen sınırlar çerçevesinde ve dürüstlük kurallarına riayet ederek kullanmalıdır.

Sözleşmeden doğan nakil yetkisi sınırsız nitelikte olmayıp, işverenin bu hakkı keyfi kullanıp kullanmadığı nesnellik ve dürüstlük ölçütleri ışığında denetlenir. Sözleşmede değişiklik yetkisi bulunsa bile, somut ve objektif bir gerekçeye dayanılmaksızın işçinin çalıştığı işyerinin sık sık değiştirilmesi yönetim hakkının kötüye kullanılması anlamına gelir.

İşçilerin bir bölümünün işe gelmemesi neticesinde fabrika üretiminin aksaması ve iş gücü yetersizliği gibi acil ve zorunlu hallerde, diğer bazı çalışanların geçici olarak başka bir bölümde görevlendirilmesi yönetim yetkisi kapsamında hukuka uygun kabul edilir.

Uyuşmazlıklarda İspat Yükü ve Yargılama Esasları

Çalışma koşullarında işçi aleyhine esaslı bir değişiklik yapıldığı iddiasında ispat yükü bu olguyu ileri süren işçiye aittir.

Çalışma koşullarında aleyhe esaslı bir değişikliğin mevcut olup olmadığı ve işlemin yönetim hakkı dahilinde kalıp kalmadığı incelenirken yalnızca tanık anlatımlarıyla yetinilmemelidir. Yargıtay 22. Hukuk Dairesi'nin 2011/16050 Esas ve 2012/13518 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, işletme bünyesinde gerçekleştirilen işlemde hukuka aykırılık bulunup bulunmadığının saptanabilmesi için işverenin savunması, performans ölçütleri ve işletmesel zorunluluklar bilirkişi incelemesi marifetiyle somut olarak araştırılmalıdır.

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2011/16050, K. 2012/13518Kaynağı aç
22. Hukuk Dairesi         2011/16050 E.  ,  2012/13518 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Kartal 3. İş Mahkemesi TARİHİ : 18/10/2011 NUMARASI : 2011/205-2011/581 Davacı vekili, davacı işçinin iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından geçerli  sebep olmadan feshedildiğini belirterek, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davacının 18.07.2007-01.02.2011 tarihleri arasında  müvekkiline ait işyerinde iş sözleşmesine dayalı proses birim teknisyeni  çalıştığını, sözleşmesinin, davacının proses birim operatörü görevini kabul etmemesi nedeniyle haklı sebeplerle, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 17-18 ve 22. maddeleri gereğince feshedildiğini, işe iade davasının kanuni koşullarının bulunmadığını belirterek haksız açılan davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davacının iş sözleşmesinin davalı şirket tarafından davacının son bir yıldır gerçekleşmiş olduğu rotasyona, bu süre zarfında gösterdiği performans ve gelişim ile organizasyon ihtiyaçlarına bağlı olarak davacının bir önceki pozisyonuyla eşit seviyede olduğu idida edilen  proses birim operatörlüğü görevini kabul etmemesi sebebiyle haklı ve geçerli sebeple feshedildiğini iddia ettiği; dinlenen tanık anlatımlarından proses birim teknisyeni ile proses birim opetörlüğü pozisyonlarının eşit pozisyonlar olmadığının açık olduğu, haklı  sebeple fesih  savunmasının mahkemede vicdani kanaat oluşturacak şekilde davalı tarafından kanıtlanmadığı ve feshin geçerli sebebe dayanmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm davalı işveren tarafından temyiz edilmiştir. 4857 sayılı Kanun'un 22. maddesinde, “işveren, iş sözleşmesiyle veya iş sözleşmesinin eki niteliğindeki personel yönetmeliği ve benzeri kaynaklar ya da işyeri uygulamasıyla oluşan çalışma koşullarında esaslı bir değişikliği ancak durumu işçiye yazılı olarak bildirmek suretiyle yapabilir. Bu şekle uygun olarak yapılmayan ve işçi tarafından altı işgünü  içinde  yazılı  olarak  kabul  edilmeyen   değişiklikler  işçiyi bağlamaz. İşçi değişiklik önerisini bu süre içinde kabul etmezse, işveren değişikliğin geçerli bir sebebe dayandığını veya fesih için başka bir geçerli sebebin bulunduğunu yazılı olarak açıklamak ve bildirim süresine uymak suretiyle iş sözleşmesini feshedebilir. İşçi bu durumda 17 ila 21. madde hükümlerine göre dava açabilir” hükmü yer almaktadır. Buna göre, işverence değişiklik önerisinin işçiye kanuni usule uyularak iletilmesi ve işçinin de kanundaki süre ve şekil çerçevesinde kabul beyanı ile hukuki geçerlilik kazanır. Davacının işyerinde yaptığı işin değiştirildiği, aynı işyerinde başka birime verildiği tartışmasızdır. Uyuşmazlık, yapılan bu değişikliğin iş koşullarında davacı aleyhine esaslı değişiklik olup olmadığı, keza bu değişikliğin işverenin yönetim hakkı kapsamında kalıp kalmadığı yönlerine ilişkindir. Her ne kadar bilgisine başvurulan tanıklar işverence yapılan değişikliğin davacı aleyhine esaslı değişiklik olduğunu belirtmişlerse de, işletme içersinde cereyan etmiş olan bu işlemde hukuka aykırılık bulunup bulunmadığının saptanması bakımından davalı işverenin savunmaları da dikkate alınarak bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılıp başka bir deyişle bilirkişi görüşüne de başvurulup bundan sonra sonuca gidilmelidir. Bu itibarla somut olayda söz konusu işyerinde performans değerlendirme sistemi, performans ölçüm kriterleri olup olmadığı, davacı hakkında uygulanıp uygulanmadığı, davalı tarafından yönetim hakkının kötüye kullanılıp kullanılmadığı, performans kriterlerinin iş değişikliğini gerekli kılıp kılmadığı somut olarak araştırılmalı ve sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik inceleme ile kabul kararı verilmesi bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 14.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

İşçinin ve İşverenin Fesih Hakları ile Yasal Süreç

İşçi yazılı olarak iletilen esaslı değişiklik önerisini altı işgünü içinde kabul etmediğinde, işveren değişikliğin geçerli bir nedene dayandığını yahut fesih için başka bir geçerli nedenin varlığını yazılı olarak açıklamak ve bildirim süresine uymak kaydıyla iş sözleşmesini feshedebilir. Bu doğrultuda sözleşmesi feshedilen işçi, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 17 ila 21. maddeleri uyarınca dava açma hakkına sahiptir. 4857 sayılı Kanun'un 21. maddesi gereğince mahkemece feshin geçersizliğine karar verildiğinde işveren işçiyi bir ay içinde işe başlatmak zorundadır; işçinin başvurusu üzerine işe başlatılmazsa en az dört aylık ve en çok sekiz aylık ücreti tutarında tazminat ödenir ve kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için en çok dört aya kadar doğmuş ücret ve diğer hakları karşılanır.

4857 sayılı İŞ KANUNU m. 21Kaynağı aç
Madde 21 – İşverence geçerli sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli olmadığı mahkemece veya özel hakem tarafından tespit edilerek feshin geçersizliğine karar verildiğinde, işveren, işçiyi bir ay içinde işe başlatmak zorundadır. İşçiyi başvurusu üzerine işveren bir ay içinde işe başlatmaz ise, işçiye en az dört aylık ve en çok sekiz aylık ücreti tutarında tazminat ödemekle yükümlü olur. Mahkeme veya özel hakem feshin geçersizliğine karar verdiğinde, işçinin işe başlatılmaması halinde ödenecek tazminat miktarını da belirler. Kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için işçiye en çok dört aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer hakları ödenir. (Ek fıkra: 12/10/2017-7036/12 md.) Mahkeme veya özel hakem, ikinci fıkrada düzenlenen tazminat ile üçüncü fıkrada düzenlenen ücret ve diğer hakları, dava tarihindeki ücreti esas alarak parasal olarak belirler. İşçi işe başlatılırsa, peşin olarak ödenen bildirim süresine ait ücret ile kıdem tazminatı, yukarıdaki fıkra hükümlerine göre yapılacak ödemeden mahsup edilir. İşe başlatılmayan işçiye bildirim süresi verilmemiş veya bildirim süresine ait ücret peşin ödenmemişse, bu sürelere ait ücret tutarı ayrıca ödenir. İşçi kesinleşen mahkeme veya özel hakem kararının tebliğinden itibaren on işgünü içinde işe başlamak için işverene başvuruda bulunmak zorundadır. İşçi bu süre içinde başvuruda bulunmaz ise, işverence yapılmış olan fesih geçerli bir fesih sayılır ve işveren sadece bunun hukuki sonuçları ile sorumlu olur. (Ek fıkra: 12/10/2017-7036/12 md.) Arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların, işçinin işe başlatılması konusunda anlaşmaları hâlinde; a) İşe başlatma tarihini, b) Üçüncü fıkrada düzenlenen ücret ve diğer hakların parasal miktarını, c) İşçinin işe başlatılmaması durumunda ikinci fıkrada düzenlenen tazminatın parasal miktarını, belirlemeleri zorunludur. Aksi takdirde anlaşma sağlanamamış sayılır ve son tutanak buna göre düzenlenir. İşçinin kararlaştırılan tarihte işe başlamaması hâlinde fesih geçerli hâle gelir ve işveren sadece bunun hukuki sonuçları ile sorumlu olur. Bu maddenin birinci, ikinci ve üçüncü fıkra hükümleri sözleşmeler ile hiçbir suretle değiştirilemez; aksi yönde sözleşme hükümleri geçersizdir. Çalışma koşullarında değişiklik ve iş sözleşmesinin feshi

İş sözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli olmadığı iddiasıyla fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde işe iade talebiyle arabulucuya başvurmak zorundadır. Arabuluculuk sürecinde anlaşmaya varılamaması halinde son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılabilir. Arabulucuya başvurulmaksızın doğrudan dava açılması sebebiyle davanın usulden reddedilmesi halinde ret kararı taraflara resen tebliğ edilir ve kesinleşen ret kararının tebliğinden itibaren iki hafta içinde arabuluculuk yoluna başvurulabilir.

4857 sayılı İŞ KANUNU m. 20Kaynağı aç
Madde 20 – (Değişik birinci fıkra: 12/10/2017-7036/11 md.) İş sözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli bir sebep olmadığı iddiası ile fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde işe iade talebiyle, İş Mahkemeleri Kanunu hükümleri uyarınca arabulucuya başvurmak zorundadır. Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamaması hâlinde, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren, iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılabilir. Taraflar anlaşırlarsa uyuşmazlık aynı sürede iş mahkemesi yerine özel hakeme de götürülebilir. Arabulucuya başvurmaksızın doğrudan dava açılması sebebiyle davanın usulden reddi hâlinde ret kararı taraflara resen tebliğ edilir. Kesinleşen ret kararının da resen tebliğinden itibaren iki hafta içinde arabulucuya başvurulabilir. Feshin geçerli bir sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. (Değişik üçüncü fıkra: 12/10/2017-7036/11 md.) Dava ivedilikle sonuçlandırılır. Mahkemece verilen karar hakkında istinaf yoluna başvurulması hâlinde, bölge adliye mahkemesi ivedilikle ve kesin olarak karar verir. (İptal dördüncü fıkra: Anayasa Mahkemesinin 19/10/2005 tarihli ve E.:2003/66, K.:2005/72 sayılı Kararı ile.) Geçersiz sebeple yapılan feshin sonuçları

Feshin geçerli bir nedene dayandığını kanıtlama yükümlülüğü işverendedir; buna karşılık işçi feshin öne sürülenden farklı bir nedenden kaynaklandığını iddia ettiği takdirde bu iddiasını ispatlamakla yükümlü olur. Açılan işe iade davası ivedilikle sonuçlandırılır ve yerel mahkeme kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması durumunda bölge adliye mahkemesi ivedilikle ve kesin olarak karar verir.

İşverenin çalışma şartlarını uygulamaması durumunda işçi, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 24. maddesinin ikinci fıkrasının (f) bendi uyarınca süresi belirli veya belirsiz iş sözleşmesini bildirim süresini beklemeksizin derhal haklı nedenle feshedebilir. Bu kapsamda haklı fesih yolunu kullanan işçi kanuni koşulların varlığı halinde kıdem tazminatına hak kazanırken, feshi kendisi gerçekleştirdiği için ihbar tazminatı talep edemez.

4857 sayılı İŞ KANUNU m. 24Kaynağı aç
Madde 24 – Süresi belirli olsun veya olmasın işçi, aşağıda yazılı hallerde iş sözleşmesini sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin feshedebilir: I. Sağlık sebepleri: a) İş sözleşmesinin konusu olan işin yapılması işin niteliğinden doğan bir sebeple işçinin sağlığı veya yaşayışı için tehlikeli olursa. b) İşçinin sürekli olarak yakından ve doğrudan buluşup görüştüğü işveren yahut başka bir işçi bulaşıcı veya işçinin işi ile bağdaşmayan bir hastalığa tutulursa. II. Ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri: a) İşveren iş sözleşmesi yapıldığı sırada bu sözleşmenin esaslı noktalarından biri hakkında yanlış vasıflar veya şartlar göstermek yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler vermek veya sözler söylemek suretiyle işçiyi yanıltırsa. b) İşveren işçinin veya ailesi üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak şekilde sözler söyler, davranışlarda bulunursa veya işçiye cinsel tacizde bulunursa. c) İşveren işçiye veya ailesi üyelerinden birine karşı sataşmada bulunur veya gözdağı verirse, yahut işçiyi veya ailesi üyelerinden birini kanuna karşı davranışa özendirir, kışkırtır, sürükler, yahut işçiye ve ailesi üyelerinden birine karşı hapsi gerektiren bir suç işlerse yahut işçi hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ağır isnad veya ithamlarda bulunursa. d) İşçinin diğer bir işçi veya üçüncü kişiler tarafından işyerinde cinsel tacize uğraması ve bu durumu işverene bildirmesine rağmen gerekli önlemler alınmazsa. e) İşveren tarafından işçinin ücreti kanun hükümleri veya sözleşme şartlarına uygun olarak hesap edilmez veya ödenmezse, f) Ücretin parça başına veya iş tutarı üzerinden ödenmesi kararlaştırılıp da işveren tarafından işçiye yapabileceği sayı ve tutardan az iş verildiği hallerde, aradaki ücret farkı zaman esasına göre ödenerek işçinin eksik aldığı ücret karşılanmazsa, yahut çalışma şartları uygulanmazsa. III. Zorlayıcı sebepler: İşçinin çalıştığı işyerinde bir haftadan fazla süre ile işin durmasını gerektirecek zorlayıcı sebepler ortaya çıkarsa. İşverenin haklı nedenle derhal fesih hakkı

İşverenin işgörme ediminin ifasını kendi kusuruyla engellemesi veya edimi kabulde temerrüde düşmesi halinde, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 408. maddesi gereğince işçiye ücretini ödemekle yükümlü olup işçiden edimin sonradan ifasını talep edemez. Bununla birlikte işçinin engelleme sebebiyle yapmaktan kurtulduğu giderler ile başka bir iş yaparak elde ettiği yahut kazanmaktan bilerek kaçındığı menfaatler ödenecek ücretten mahsup edilir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 408Kaynağı aç
MADDE 408- İşveren, işgörme ediminin yerine getirilmesini kusuruyla engellerse veya edimi kabulde temerrüde düşerse, işçiye ücretini ödemekle yükümlü olup, işçiden bu edimini daha sonra yerine getirmesini isteyemez. Ancak, işçinin bu engelleme sebebiyle yapmaktan kurtulduğu giderler ile başka bir iş yaparak kazandığı veya kazanmaktan bilerek kaçındığı yararlar ücretinden indirilir. b. İşçinin çalışmayı durdurması hâlinde
İşçi çalışma koşullarındaki değişiklik önerisini kaç gün içinde cevaplamalıdır?

İşçi esaslı değişiklik teklifini altı işgünü içinde yazılı olarak kabul etmelidir; bu süre içinde yazılı kabul verilmeyen değişiklik teklifleri işçi açısından bağlayıcı olmaz.

Çalışma koşullarındaki değişiklik geçmişe dönük uygulanabilir mi?

Taraflar anlaşarak çalışma koşullarını her zaman değiştirebilir; ancak 4857 sayılı İş Kanunu'nun 22. maddesi gereğince bu değişiklikler geçmişe etkili olarak yürürlüğe konulamaz.

İşverenin tek taraflı ücret indirimi yapması mümkün müdür?

İşverenin tek taraflı iradesiyle işçinin temel ücretinde aleyhe indirim yapması hukuken geçersizdir; işçinin sessiz kalması kabul teşkil etmez ve yazılı onay bulunmadığı sürece doğan ücret farkı talep edilebilir.

Sözleşmedeki nakil hükmü işverene sınırsız işyeri değiştirme hakkı verir mi?

Sözleşmedeki nakil yetkisi sınırsız değildir; objektif bir gerekçe bulunmaksızın işçinin görev yerinin sık sık değiştirilmesi yönetim hakkının kötüye kullanılması sayılır.

Çalışma şartları uygulanmayan işçi hangi hakları talep edebilir?

Çalışma şartları uygulanmayan işçi, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 24. maddesi gereğince sözleşmesini derhal feshederek kıdem tazminatına hak kazanabilir; ancak sözleşmeyi kendisi feshettiği için ihbar tazminatı talep edemez.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu