Çalışma koşullarında esaslı değişiklik, işçi ile işveren arasında iş sözleşmesiyle kararlaştırılan çalışma koşullarında gerçekleşen değişiklikleri ifade eder. İş sözleşmesinin yazılı olarak yapılması zorunlu bulunmadığından, sözlü olarak kararlaştırılan ancak sonradan değiştirilmek istenen unsurlar da bu kapsamda değerlendirilir. Çalışma koşulları geniş yorumlanarak ücret ekleri, personel yönetmeliği, insan kaynakları yönetmeliği, disiplin yönetmeliği, ücret ve yan haklar yönetmelikleri, işçinin pozisyonu, çalıştığı yer ve işverenin süreklilik arz eden uygulamaları çalışma şartı olarak kabul edilir.
İşverence sözleşmeden veya kanundan kaynaklanmayan bir menfaatin işçiye tek taraflı ve sürekli olarak aynı koşullarda sağlanması ve işçilerin de açık ya da zımni kabulü halinde bağlayıcı bir işyeri uygulaması oluşur. İşyeri uygulaması iş sözleşmesinin içeriği haline geldiğinden, bu yolla sağlanan hak ve menfaatlerin tek taraflı kaldırılması veya değiştirilmesi de çalışma koşullarında esaslı değişiklik kurallarına tabidir.
Çalışma Koşullarında Esaslı Değişiklik Sayılan Durumlar
İş ilişkisinde asıl olan, işçinin sözleşmeyle hangi işyerinde çalışacağı kararlaştırılmışsa o işyerinde çalışmaya devam etmesidir. İşçinin sözleşmeyle kararlaştırılan işyerinin değiştirilmesi veya gördüğü işin niteliğinin değiştirilmesi çalışma şartlarında esaslı değişiklik oluşturur. Nitekim Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin E. 2011/9125, K. 2012/2594 sayılı kararında da işyerinin veya işin niteliğinin değiştirilmesinin işçi açısından esaslı değişiklik teşkil ettiği kabul edilmiştir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2011/9125, K. 2012/2594Kaynağı aç
İşverenin çalışma saatlerine dair getirdiği belirlemeler işçi için ağır nitelikte ise değişiklik kurallarına uygun hareket edilmesi gerekir. Özellikle çalışmanın hafta sonuna alınması ya da gece çalışanların dinlenme sürelerinin düşürülmesi esaslı değişiklik sayılır. Aynı şekilde, işçinin kendi talebi bulunmaksızın işverence ücretsiz izne çıkarılması da çalışma koşullarında esaslı değişiklik olarak değerlendirilir.
İşçinin ücretinde tek taraflı olarak işçi aleyhine değişiklik yapılması hukuken geçerli değildir. İşçi aleyhine değişiklik yapılarak maaşın düşürülmesi, kanundaki esaslı değişiklik şartları yerine getirilse dahi mümkün olmamaktadır.
İş Kanunu m. 22 Kapsamında Yazılı Bildirim ve Kabul Şartı
4857 sayılı İş Kanunu'nun 22. maddesi uyarınca işveren; sözleşmeyle, personel yönetmeliği gibi kaynaklarla veya işyeri uygulamasıyla yerleşmiş çalışma şartlarındaki köklü düzenlemeleri işçiye yazılı olarak iletmek mecburiyetindedir. Kanunda öngörülen bu usule uyulmadan gerçekleştirilen ve işçi tarafından altı işgünü zarfında yazılı olarak onaylanmayan düzenlemeler işçiyi bağlamaz.
İşverenin tek taraflı değişikliğine karşı işçinin sessiz kalması veya altı günlük süreyi susarak geçirmesi değişikliği kabul ettiği anlamına gelmez. Tek taraflı değişiklik fiilen uygulanmaya başlansa ve işçi yeni koşullarda işe devam etse dahi, bu fiili çalışma esaslı değişikliğin kabul edildiğini göstermez.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 22. maddesinin son fıkrası uyarınca taraflar aralarında anlaşarak çalışma koşullarını her zaman değiştirebilir. Ancak çalışma koşullarında yapılan değişiklik geçmişe etkili olarak yürürlüğe konulamaz.
Değişiklik Feshi ve Feshin Son Çare Olması
Kendisine iletilen esaslı değişiklik teklifine altı işgünü içinde yazılı rıza göstermeyen işçinin sözleşmesi, değişikliğin veya feshin geçerli bir sebebe dayandığı yazılı biçimde açıklanmak ve yasal ihbar sürelerine riayet edilmek kaydıyla işverence feshedilebilir. Sözleşmesi bu yolla sona erdirilen işçi, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 22. maddesinin tanıdığı imkânla kanunun 17 ila 21. maddelerindeki iş güvencesi hükümlerine dayanarak dava açabilir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin E. 2012/989, K. 2012/2080 sayılı kararında belirtildiği üzere, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 22. maddesine dayanılarak yapılacak değişiklik feshinde hem değişiklik bildiriminin hem de fesih bildiriminin yazılı yapılması ve sebeplerinin de yazılı gösterilmesi geçerlilik şartıdır.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/989, K. 2012/2080Kaynağı aç
İşverenin talimat verme hakkı kapsamında alternatif tedbirler arasında iş şartlarında ve sözleşme değişikliğine neden olmayacak bir olanak bulunuyorsa ve bu kapsamda bir çalışma yerinde çalıştırılabilecekse değişiklik feshine başvurulmaması gerekir. İşçinin iş şartlarının değiştirilmesi gerekmeksizin çalıştırılabileceği birden fazla çalışma yeri mevcut olduğunda ise işveren bunlar arasından seçim yapma hakkına sahiptir.
Sözleşmedeki Değişiklik Kayıtları ve Dürüstlük Kuralı
İş ilişkisinin tarafları iş sözleşmesinde gerektiğinde işverence çalışma şartlarında değişiklik yapılabileceğine dair düzenlemelere yer verdiklerinde işverenin genişletilmiş yönetim hakkı doğar. Bu halde işveren, sözleşmedeki sınırlara uymak ve yönetim hakkını kötüye kullanmamak kaydıyla çalışma koşullarında değişiklik yapma hakkını haizdir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca herkes haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kuralına uymak zorundadır ve bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz. İşveren, yönetim yetkisi kapsamındaki hakkını kullanırken keyfi davranmamalı ve işyeri değişikliğiyle ilgili işletmesel kararı alırken dürüst hareket etmelidir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2013/27200, K. 2013/20897Kaynağı aç
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 2Kaynağı aç
İşçinin iş sözleşmesinin feshini sağlamak amacıyla sözleşme hükmünün uygulamaya konulması, işverenin yönetim hakkını kötüye kullanması niteliğindedir. İşverenin bu yetkisini iyi niyet kurallarına uygun kullanıp kullanmadığı denetlenir ve kötüye kullanım halinde yapılan değişiklik geçerli sayılmaz. Buna karşılık, işverenin yönetim hakkı kapsamında kalan ve işçinin verimi, davranışları ya da işyeri gereklerinden kaynaklanan geçerli sebebe dayanan değişiklikler çalışma şartlarında esaslı değişiklik olarak nitelendirilmez.
Çalışma şartlarında işçi aleyhine esaslı değişiklik olduğu hususunda ispat yükü işçidedir. İşçi öncelikle çalışma şartlarını belirlemeli, ardından yapılmak istenen uygulamanın değişiklik teşkil ettiğini ve en sonunda bu değişikliğin aleyhine olduğunu kanıtlamalıdır.
Hukuka Aykırı Değişiklikte İşçinin Haklı Feshi ve Geçerli Talimata Direnmenin Sonuçları
Rızası olmaksızın çalışma koşulları işverence tek taraflı değiştirilen ve bu şekilde çalışmaya zorlanan işçi, iş sözleşmesini haklı nedenle feshetme hakkına sahiptir. Çalışma koşulları onayı alınmadan değiştirilen ve bu koşullarda çalışmaya zorlanan işçi haklı nedenle istifa ederek kıdem tazminatı dahil kendisine ödenmeyen işçilik alacaklarını talep edebilir.
Yönetim hakkı kapsamında kalan veya sözleşmeyle kabul edilen ve geçerli sayılan değişikliklerde ise işçinin işverenin talimatına uyması gerekir. Yapılan değişiklik esaslı değişiklik teşkil etmediğinde veya genişletilmiş yönetim hakkı sınırlarında kaldığında, işçinin geçerli talimata uymaması halinde işveren; 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II-h maddesi uyarınca ödevleri hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etme veya görev yerine gitmemekten dolayı 25/II-g maddesi uyarınca devamsızlık sebebiyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshedebilir ya da savunmasını alarak geçerli fesih yoluna gidebilir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin E. 2011/9125, K. 2012/2594 sayılı kararında, sözleşmede nakil yetkisi bulunması halinde yapılan nakil yönetim hakkı kapsamında kalıyorsa ve kötüniyet kanıtlanamamışsa yeni görev yerine gitmeyen işçinin feshinin 4857 sayılı Kanun'un 25/II-g maddesi uyarınca haklı sebebe dayandığı belirtilmiştir. Benzer şekilde Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin E. 2013/27200, K. 2013/20897 sayılı kararında, Türkiye genelinde görev yeri değişikliği yetkisi içeren sözleşme maddesi karşısında işverenin hakkını kötüye kullandığı kanıtlanamadığından yeni görev yerine gitmeyen işçinin feshinin haklı sebebe dayandığı kabul edilmiştir.
Çalışma koşullarındaki esaslı değişiklik önerisi kabul edilmezse ne olur?
İşçi altı işgünü içinde yazılı onay vermezse değişiklik işçiyi bağlamaz; işveren değişikliğin veya feshin geçerli bir nedene dayandığını yazılı bildirip bildirim süresine uyarak sözleşmeyi feshedebilir ve işçi bu feshe karşı iş güvencesi hükümleri çerçevesinde dava açabilir.
İşçinin sessiz kalarak işe devam etmesi esaslı değişikliği kabul sayılır mı?
İşçinin esaslı değişikliğe karşı sessiz kalması kabul anlamına gelmez; değişiklik fiilen uygulanıp işçi çalışmaya devam etse dahi bu durum değişikliğin kabul edildiğini göstermez.
İş sözleşmesinde nakil yetkisi bulunması işverene sınırsız değişiklik hakkı tanır mı?
Sözleşmede nakil yetkisinin bulunması sınırsız hak tanımaz; Türk Medeni Kanunu m. 2 uyarınca yönetim yetkisi kullanılırken dürüstlük kuralına uyulması zorunludur ve hakkın feshin sağlanması amacıyla kötüye kullanılması halinde yapılan değişiklik hukuken geçerli olmaz.
İşveren tek taraflı olarak işçinin ücretini düşürebilir mi?
İşçinin ücretinde tek taraflı aleyhe değişiklik yapılarak maaşın indirilmesi, kanundaki esaslı değişiklik prosedürü işletilse dahi mümkün değildir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

