İşçi Sendikaları ve Sendikal Hakların Hukuki Kapsamı

by Avukat Erdal Ersoy
İşçi Sendikaları ve Sendikal Hakların Hukuki Kapsamı

İşçi Sendikası Kavramı ve Kuruluş Şartları

İşçi sendikaları, işçilerin çalışma ilişkilerinden doğan ortak ekonomik ve sosyal hak ile menfaatlerini korumak ve geliştirmek gayesiyle en az yedi işçinin birleşerek belirli bir işkolunda faaliyet yürütmek üzere meydana getirdiği tüzel kişiliğe sahip teşekküllerdir. T.C. Anayasası'nın 51. maddesi kapsamında çalışanlar ve işverenler, meşru hak ve menfaatlerini korumak amacıyla önceden izin almaksızın sendika ve üst kuruluşlar kurma, bu kuruluşlara serbestçe üye olma ve dilediklerinde üyelikten çekilme hakkına sahiptir; hiç kimse bir sendikaya üye olmaya veya üyelikten ayrılmaya zorlanamaz.

6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 6. maddesi uyarınca fiil ehliyetine sahip ve fiilen çalışan gerçek veya tüzel kişiler sendika kurma hakkını haizdir. Ancak Türk Ceza Kanunu'nun 53. maddesindeki süreler dolmuş olsa bile zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûm olanlar kurucu sıfatı kazanamaz. İşveren sendikalarında kurucunun tüzel kişi olması halinde, tüzel kişiyi temsil eden gerçek kişide de bu şartlar aranır.

6356 sayılı SENDİKALAR VE TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİ KANUNU m. 6Kaynağı aç
MADDE 6 – (1) Fiil ehliyetine sahip ve fiilen çalışan gerçek veya tüzel kişiler sendika kurma hakkına sahiptir. Ancak 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama ve kaçakçılık suçlarından birinden mahkûmiyeti bulunanlar sendika kurucusu olamaz. (2) İşveren sendikası kurucusunun tüzel kişi olması hâlinde tüzel kişiyi temsil eden gerçek kişide de birinci fıkrada belirtilen şartlar aranır. Kuruluş usulü

Sendika Üyeliği ve Ceza Hukuku Koruması

İşçilerin sendikalara üye olabilmesi için 15 yaşını doldurmuş bulunmaları, işçi niteliğini taşımaları ve üye olunacak sendikanın faaliyet gösterdiği işkolunda fiilen çalışmaları aranır.

Sendika özgürlüğü ceza hukuku normları vasıtasıyla da müeyyideye bağlanmıştır. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 118. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bir kişiyi sendikaya üye olmaya yahut olmamaya, sendika faaliyetlerine katılmaya veya katılmamaya, sendika üyeliğinden yahut sendika yönetimindeki görevinden ayrılmaya zorlamak amacıyla cebir veya tehdit uygulayan kimse hakkında altı aydan iki yıla kadar hapis cezasına hükmedilir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 118Kaynağı aç
Madde 118- (1) Bir kimseye karşı bir sendikaya üye olmaya veya olmamaya, sendikanın faaliyetlerine katılmaya veya katılmamaya, sendikadan veya sendika yönetimindeki görevinden ayrılmaya zorlamak amacıyla, cebir veya tehdit kullanan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla bir sendikanın faaliyetlerinin engellenmesi halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Ortak hüküm

Buna ek olarak, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 118. maddesinin ikinci fıkrası doğrultusunda cebir veya tehdide başvurularak yahut hukuka aykırı başka bir eylemle sendikal faaliyetlerin engellenmesi durumunda fail hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası uygulanır.

Toplu İş Sözleşmesi Yetkisi ve İşyeri Temsilciliği

T.C. Anayasası'nın 53. maddesi gereğince işçiler ve işverenler, çalışma koşullarını ile ekonomik ve sosyal durumlarını karşılıklı olarak düzenlemek amacıyla toplu iş sözleşmesi akdetme hakkına sahiptir. Toplu iş sözleşmesi yetkisi kazanabilmek için sendikanın kurulu bulunduğu işkolunda çalışan işçilerin en az yüzde birini üye kaydetmesi gerekir. Ayrıca yetki için işyerinde çalışan işçilerin yarıdan fazlasının, işletmelerde ise bütünde çalışan toplam işçi sayısının en az yüzde kırkının sendikaya üye olması aranır.

Toplu iş sözleşmesi yetkisi kesinleşen sendika, işyerindeki işçi sayısına göre üyeleri arasından işyeri sendika temsilcisi atayarak on beş gün içinde durumu işverene bildirir. İşyeri sendika temsilcileri, işlerini aksatmamak ve iş disiplinine aykırı olmamak kaydıyla görevlerini yerine getirir; işyerinde temsilcilere görevlerini hızlı ve etkili biçimde ifa etmelerine imkân tanıyacak kolaylıklar sağlanır.

Sendikal Ayrım Yasağı ve Yasal Güvenceler

6356 sayılı Kanun'un 25. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, işçilerin işe kabul edilmeleri; belli bir sendikaya girmeleri ya da girmemeleri, mevcut sendika üyeliğini korumaları veya üyelikten ayrılmaları yahut genel olarak herhangi bir sendikaya üye olmaları ya da olmamaları koşuluna bağlanamaz.

6356 sayılı SENDİKALAR VE TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİ KANUNU m. 25Kaynağı aç
MADDE 25 – (1) İşçilerin işe alınmaları; belli bir sendikaya girmeleri veya girmemeleri, belli bir sendikadaki üyeliği sürdürmeleri veya üyelikten çekilmeleri veya herhangi bir sendikaya üye olmaları veya olmamaları şartına bağlı tutulamaz. (2) İşveren, bir sendikaya üye olan işçilerle sendika üyesi olmayan işçiler veya ayrı sendikalara üye olan işçiler arasında, çalışma şartları veya çalıştırmaya son verilmesi bakımından herhangi bir ayrım yapamaz. Ücret, ikramiye, prim ve paraya ilişkin sosyal yardım konularında toplu iş sözleşmesi hükümleri saklıdır. (3) İşçiler, sendikaya üye olmaları veya olmamaları, iş saatleri dışında veya işverenin izni ile iş saatleri içinde işçi kuruluşlarının faaliyetlerine katılmaları veya sendikal faaliyette bulunmalarından dolayı işten çıkarılamaz veya farklı işleme tabi tutulamaz. (4) İşverenin (…)[1] yukarıdaki fıkralara aykırı hareket etmesi hâlinde işçinin bir yıllık ücret tutarından az olmamak üzere sendikal tazminata hükmedilir. (5) Sendikal bir nedenle iş sözleşmesinin feshi hâlinde işçi, 4857 sayılı Kanunun (…)[2], 20 ve 21 inci madde hükümlerine göre dava açma hakkına sahiptir. İş sözleşmesinin sendikal nedenle feshedildiğinin tespit edilmesi hâlinde, 4857 sayılı Kanunun 21 inci maddesine göre işçinin başvurusu, işverenin işe başlatması veya başlatmaması şartına bağlı olmaksızın sendikal tazminata karar verilir. Ancak işçinin işe başlatılmaması hâlinde, ayrıca 4857 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen tazminata hükmedilmez. İşçinin 4857 sayılı Kanunun yukarıdaki hükümlerine göre dava açmaması ayrıca sendikal tazminat talebini engellemez. (6) İş sözleşmesinin sendikal nedenle feshedildiği iddiası ile açılacak davada, feshin nedenini ispat yükümlülüğü işverene aittir. Feshin işverenin ileri sürdüğü nedene dayanmadığını iddia eden işçi, feshin sendikal nedene dayandığını ispatla yükümlüdür. (7) Fesih dışında işverenin sendikal ayrımcılık yaptığı iddiasını işçi ispat etmekle yükümlüdür. Ancak işçi sendikal ayrımcılık yapıldığını güçlü biçimde gösteren bir durumu ortaya koyduğunda, işveren davranışının nedenini ispat etmekle yükümlü olur. (8) Yukarıdaki hükümlere aykırı olan toplu iş sözleşmesi ve iş sözleşmesi hükümleri geçersizdir. (9) İşçinin iş kanunları ve diğer kanunlara göre sahip olduğu hakları saklıdır. BEŞİNCİ BÖLÜM Faaliyetler Kuruluşların faaliyetleri

İşveren, bir sendikaya üye olan işçiler ile sendika üyesi bulunmayan işçiler veya farklı sendikalarda örgütlenen çalışanlar arasında çalışma şartları ya da çalıştırmaya son verilmesi bakımından hiçbir ayrım gözetemez. Ancak ücret, prim, ikramiye ve parasal nitelikteki sosyal haklara ilişkin konularda toplu iş sözleşmesi hükümleri saklı tutulmuştur.

İşçilerin sendikaya üye bulunması ya da bulunmaması, mesai saatleri haricinde veya işverenin rızası dahilinde mesai saatleri içerisinde işçi kuruluşlarının faaliyetlerine iştirak etmesi veya sendikal çalışmalarda bulunması sebebiyle iş akitleri feshedilemez ve kendilerine farklı işlem tatbik edilemez. 6356 sayılı Kanun'un sendikal güvence ve ayrım yasağına dair düzenlemelerine aykırı düşen iş sözleşmesi ve toplu iş sözleşmesi hükümleri hukuken geçersizdir; işçinin iş kanunları ile diğer yasal mevzuattan kaynaklanan hakları saklıdır.

Sendikal Fesih, Tazminat ve İspat Yükü

İşverenin sendikal ayrım yasağına aykırı hareket etmesi durumunda işçi lehine bir yıllık ücretinden az olmamak üzere sendikal tazminata hükmedilir. İş sözleşmesinin sendikal saiklerle sona erdirilmesi durumunda işçi, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 20 ve 21. maddeleri kapsamında dava açma hakkına sahiptir. Yapılan yargılamada feshin sendikal nedene dayandığının tespiti halinde, işçinin işe başlama yönünde başvuruda bulunması yahut işverenin işçiyi işe başlatıp başlatmaması koşuluna bağlı tutulmaksızın sendikal tazminat kararı verilir.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2016/15502, K. 2016/19468Kaynağı aç
7. Hukuk Dairesi         2016/15502 E.  ,  2016/19468 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :İş Mahkemesi YARGITAY İLAMI Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: İş sözleşmesinin geçerli neden olmadan davalı işveren tarafından feshedildiğini belirten davacı işçi, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı reorganizasyon kararından 10 yıl öncesinden bu yana şirket kadrosunun %30 daraltılmış olduğunu, yeni alınan personelin davacının nitelikleri ile çok farklı olduğunu, fabrikada zaman zaman hizmet alımı yoluna da gidildiğini, yapılan fazla çalışmaların teknik arızalar nedeni ile kaybedilen zamanın telafisine ilişkin olduğunu, açıklandığı üzere fabrikadaki reorganizasyon faaliyeti çerçevesinde davacının iş akdinin geçerli nedenle feshedildiğini belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, feshin geçerli nedene dayanmadığı kabul edilerek davacının işe iadesine, davacının yasal süre içerisinde başvurmasına rağmen davalı işverence süresi içerisinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının takdiren davacının 1 yıllık brüt ücreti tutarında belirlenmesine, davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içerisinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer hakların davalıdan tahsili gerektiğinin tespitine karar verilmiştir. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 21. maddesi uyarınca, mahkemece feshin geçersizliğine karar verildiğinde, işçinin başvurusu üzerine işveren tarafından bir ay içinde işe başlatılmaz ise, işçiye ödenmek üzere en az 4, en çok 8 aylık ücreti tutarında tazminatın belirlenmesi gerekir. Dairemizin yerleşik uygulaması gereği, iş güvencesi niteliğindeki bu tazminat işçinin kıdemi, fesih sebebi gibi olgular dikkate alınarak belirlenmelidir. Maddenin alt ve üst sınırları aşılamaz. Üst sınırın aşılmasının tek istisnası 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 25. maddesindeki sendikal nedenle yapılan fesihlerdir. Bu kanun yürürlüğe girdikten sonra sendikal nedenle yapılan fesihlerde tazminat; işçinin başvurusu, işe başlatma ve başlatılmama şartına bağlı olmaksızın işçinin en az bir yıllık ücreti tutarında belirlenecektir. Dairemizin uygulaması bu yöndedir. Sendikal nedene dayalı fesihlerde sendikal tazminatın en az 1 yıllık ücret tutarında belirleneceği ifadesiyle alt sınır belirlenmiş ancak üst sınır açık bırakılmıştır. Dairemiz yıllık ücretli izinle ilgili 53. maddedeki kıdem sürelerini dikkate alarak belirlenmiş işe başlatmama tazminatı bakımından uygulanan kıdem sürelerinin sendikal nedene dayalı olarak, sendikal tazminatın belirlenmesinde de kıyasen 6 ay ile 5 yıl arasında kıdemi olan işçi için 1 yıllık ücret tutarında, 5 yıl ile 15 yıl arasında kıdemi olan işçi için 1yıl 1 ay, 15 yıldan fazla kıdemi olan işçi için 1 yıl 2 aylık ücreti tutarında sendikal tazminatın belirlenmesinin hakkaniyete uygun bir çözüm olacağını öngörmektedir. Davacının kıdeminin 15 yılı aşkın olduğu gözetildiğinde sendikal tazminatın 1 yıl 2 ay ücreti tutarında belirlenmesi gerekirken 1 yıllık ücreti tutarında belirlenmiş olması hatalı olmuştur. Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile; 1.Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.Davanın KABULÜ ile, davalı işveren tarafından yapılan feshin geçersiz olduğunun TESPİTİNE ve davacının İŞE İADESİNE. 3.Feshin sendikal nedenlerle yapıldığı anlaşıldığından; 6356 sayılı sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 25/5 maddesi uyarınca davacının başvurusu, davalı işverenin işe başlatması veya başlatmaması şartına bağlı olmaksızın sendikal tazminatın davanın 1 yıl 2 aylık brüt ücreti tutarı olarak belirlenmesine, 4.Davacının işe iadesi için davalı işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aylık brüt ücreti ve diğer sosyal haklarının davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine davacının işe başlatılması halinde kendisine ödenmiş ihbar ve kıdem tazminatlarının bu alacaklardan mahsubuna, 5.Karar tarihine göre alınması gerekli 29,20 TL harçtan peşin alınan 27,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 1,50 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, davacı tarafından yatırılan 27,70 TL harcın da davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 6.Karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir ve tayin olunan 1.800,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 7.Davacı tarafın yapmış olduğu 27,70 TL başvurma harcı, 6 davetiye gideri 60,00 TL, 1 tanıklık gideri 20,00 TL olmak üzere toplam 107,70 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 8.Davalı tarafın yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 9.Artan gider ve delil avansının taraflara iadesine, 10.Peşin alınan temyiz harçlarının istek halinde taraflara iadesine, 15.11.2016 gününde oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi.

Sendikal fesih tespitinde işçinin işe başlatılmaması hâlinde, ayrıca 4857 sayılı Kanun'un 21. maddesinin birinci fıkrasında öngörülen tazminata hükmedilmez. İşçinin 4857 sayılı Kanun hükümlerine göre dava açmaması da sendikal tazminat talebini engellemez.

İş sözleşmesinin sendikal nedenle feshedildiği iddiasıyla açılan davada feshin nedenini ispat yükümlülüğü kural olarak işverene aittir. Feshin işverenin ileri sürdüğü nedene dayanmadığını iddia eden işçi ise feshin sendikal nedene dayandığını ispatla yükümlüdür. Fesih dışındaki sendikal ayrımcılık iddialarını ispat yükü işçide bulunmakta olup işçi ayrımcılık yapıldığını güçlü biçimde gösteren bir durumu ortaya koyduğunda, işveren sergilediği davranışın nedenini ispat etmekle yükümlü hale gelir.

6356 sayılı Kanun'un 25. maddesinde sendikal tazminatın alt sınırı en az bir yıllık ücret olarak emredici biçimde belirlenmiş, azami tavan sınır ise açık bırakılmıştır. Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin E. 2016/15502, K. 2016/19468 sayılı ilamında; kanunda üst sınırın düzenlenmediği dikkate alınarak hakkaniyete uygun bir çözüm amacıyla yıllık ücretli izin kıdem sürelerine kıyasen bir kademelendirme benimsenmiştir. Bu içtihadi yaklaşıma göre hakkaniyet gereği 6 ay ile 5 yıl arası kıdeme sahip işçi için 1 yıllık ücret, 5 yıl ile 15 yıl arası kıdeme sahip işçi için 1 yıl 1 aylık ücret, 15 yıldan fazla kıdemi bulunan işçi için ise 1 yıl 2 aylık ücret tutarında sendikal tazminat takdir edilmesi öngörülmektedir.

Sendikaya üye olabilmek için hangi koşullar aranır?

İşçilerin bir sendikaya üye olabilmeleri için 15 yaşını doldurmuş bulunmaları, işçi sıfatını haiz olmaları ve üye olunacak sendikanın faaliyet yürüttüğü işkolunda çalışmaları zorunludur.

Yasal greve katılan işçinin iş sözleşmesi feshedilebilir mi?

Hayır, yasal bir greve katılmış olması gerekçe gösterilerek işçilerin iş sözleşmeleri feshedilemez.

İşten istifa eden çalışan sendikal tazminat alabilir mi?

Kendi arzusuyla istifa eden işçi kural olarak sendikal tazminat talebinde bulunamaz; ancak çalışanın maruz kaldığı sendikal ayrımcılık haklı fesih boyutuna ulaşmışsa işverenden sendikal tazminat talep edilmesi gündeme gelebilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu