İşçi Sendikası Kavramı ve Kuruluş Şartları
İşçi sendikaları, işçilerin çalışma ilişkilerinden doğan ortak ekonomik ve sosyal hak ile menfaatlerini korumak ve geliştirmek gayesiyle en az yedi işçinin birleşerek belirli bir işkolunda faaliyet yürütmek üzere meydana getirdiği tüzel kişiliğe sahip teşekküllerdir. T.C. Anayasası'nın 51. maddesi kapsamında çalışanlar ve işverenler, meşru hak ve menfaatlerini korumak amacıyla önceden izin almaksızın sendika ve üst kuruluşlar kurma, bu kuruluşlara serbestçe üye olma ve dilediklerinde üyelikten çekilme hakkına sahiptir; hiç kimse bir sendikaya üye olmaya veya üyelikten ayrılmaya zorlanamaz.
6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 6. maddesi uyarınca fiil ehliyetine sahip ve fiilen çalışan gerçek veya tüzel kişiler sendika kurma hakkını haizdir. Ancak Türk Ceza Kanunu'nun 53. maddesindeki süreler dolmuş olsa bile zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından mahkûm olanlar kurucu sıfatı kazanamaz. İşveren sendikalarında kurucunun tüzel kişi olması halinde, tüzel kişiyi temsil eden gerçek kişide de bu şartlar aranır.
6356 sayılı SENDİKALAR VE TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİ KANUNU m. 6Kaynağı aç
Sendika Üyeliği ve Ceza Hukuku Koruması
İşçilerin sendikalara üye olabilmesi için 15 yaşını doldurmuş bulunmaları, işçi niteliğini taşımaları ve üye olunacak sendikanın faaliyet gösterdiği işkolunda fiilen çalışmaları aranır.
Sendika özgürlüğü ceza hukuku normları vasıtasıyla da müeyyideye bağlanmıştır. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 118. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bir kişiyi sendikaya üye olmaya yahut olmamaya, sendika faaliyetlerine katılmaya veya katılmamaya, sendika üyeliğinden yahut sendika yönetimindeki görevinden ayrılmaya zorlamak amacıyla cebir veya tehdit uygulayan kimse hakkında altı aydan iki yıla kadar hapis cezasına hükmedilir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 118Kaynağı aç
Buna ek olarak, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 118. maddesinin ikinci fıkrası doğrultusunda cebir veya tehdide başvurularak yahut hukuka aykırı başka bir eylemle sendikal faaliyetlerin engellenmesi durumunda fail hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası uygulanır.
Toplu İş Sözleşmesi Yetkisi ve İşyeri Temsilciliği
T.C. Anayasası'nın 53. maddesi gereğince işçiler ve işverenler, çalışma koşullarını ile ekonomik ve sosyal durumlarını karşılıklı olarak düzenlemek amacıyla toplu iş sözleşmesi akdetme hakkına sahiptir. Toplu iş sözleşmesi yetkisi kazanabilmek için sendikanın kurulu bulunduğu işkolunda çalışan işçilerin en az yüzde birini üye kaydetmesi gerekir. Ayrıca yetki için işyerinde çalışan işçilerin yarıdan fazlasının, işletmelerde ise bütünde çalışan toplam işçi sayısının en az yüzde kırkının sendikaya üye olması aranır.
Toplu iş sözleşmesi yetkisi kesinleşen sendika, işyerindeki işçi sayısına göre üyeleri arasından işyeri sendika temsilcisi atayarak on beş gün içinde durumu işverene bildirir. İşyeri sendika temsilcileri, işlerini aksatmamak ve iş disiplinine aykırı olmamak kaydıyla görevlerini yerine getirir; işyerinde temsilcilere görevlerini hızlı ve etkili biçimde ifa etmelerine imkân tanıyacak kolaylıklar sağlanır.
Sendikal Ayrım Yasağı ve Yasal Güvenceler
6356 sayılı Kanun'un 25. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, işçilerin işe kabul edilmeleri; belli bir sendikaya girmeleri ya da girmemeleri, mevcut sendika üyeliğini korumaları veya üyelikten ayrılmaları yahut genel olarak herhangi bir sendikaya üye olmaları ya da olmamaları koşuluna bağlanamaz.
6356 sayılı SENDİKALAR VE TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİ KANUNU m. 25Kaynağı aç
İşveren, bir sendikaya üye olan işçiler ile sendika üyesi bulunmayan işçiler veya farklı sendikalarda örgütlenen çalışanlar arasında çalışma şartları ya da çalıştırmaya son verilmesi bakımından hiçbir ayrım gözetemez. Ancak ücret, prim, ikramiye ve parasal nitelikteki sosyal haklara ilişkin konularda toplu iş sözleşmesi hükümleri saklı tutulmuştur.
İşçilerin sendikaya üye bulunması ya da bulunmaması, mesai saatleri haricinde veya işverenin rızası dahilinde mesai saatleri içerisinde işçi kuruluşlarının faaliyetlerine iştirak etmesi veya sendikal çalışmalarda bulunması sebebiyle iş akitleri feshedilemez ve kendilerine farklı işlem tatbik edilemez. 6356 sayılı Kanun'un sendikal güvence ve ayrım yasağına dair düzenlemelerine aykırı düşen iş sözleşmesi ve toplu iş sözleşmesi hükümleri hukuken geçersizdir; işçinin iş kanunları ile diğer yasal mevzuattan kaynaklanan hakları saklıdır.
Sendikal Fesih, Tazminat ve İspat Yükü
İşverenin sendikal ayrım yasağına aykırı hareket etmesi durumunda işçi lehine bir yıllık ücretinden az olmamak üzere sendikal tazminata hükmedilir. İş sözleşmesinin sendikal saiklerle sona erdirilmesi durumunda işçi, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 20 ve 21. maddeleri kapsamında dava açma hakkına sahiptir. Yapılan yargılamada feshin sendikal nedene dayandığının tespiti halinde, işçinin işe başlama yönünde başvuruda bulunması yahut işverenin işçiyi işe başlatıp başlatmaması koşuluna bağlı tutulmaksızın sendikal tazminat kararı verilir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2016/15502, K. 2016/19468Kaynağı aç
Sendikal fesih tespitinde işçinin işe başlatılmaması hâlinde, ayrıca 4857 sayılı Kanun'un 21. maddesinin birinci fıkrasında öngörülen tazminata hükmedilmez. İşçinin 4857 sayılı Kanun hükümlerine göre dava açmaması da sendikal tazminat talebini engellemez.
İş sözleşmesinin sendikal nedenle feshedildiği iddiasıyla açılan davada feshin nedenini ispat yükümlülüğü kural olarak işverene aittir. Feshin işverenin ileri sürdüğü nedene dayanmadığını iddia eden işçi ise feshin sendikal nedene dayandığını ispatla yükümlüdür. Fesih dışındaki sendikal ayrımcılık iddialarını ispat yükü işçide bulunmakta olup işçi ayrımcılık yapıldığını güçlü biçimde gösteren bir durumu ortaya koyduğunda, işveren sergilediği davranışın nedenini ispat etmekle yükümlü hale gelir.
6356 sayılı Kanun'un 25. maddesinde sendikal tazminatın alt sınırı en az bir yıllık ücret olarak emredici biçimde belirlenmiş, azami tavan sınır ise açık bırakılmıştır. Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin E. 2016/15502, K. 2016/19468 sayılı ilamında; kanunda üst sınırın düzenlenmediği dikkate alınarak hakkaniyete uygun bir çözüm amacıyla yıllık ücretli izin kıdem sürelerine kıyasen bir kademelendirme benimsenmiştir. Bu içtihadi yaklaşıma göre hakkaniyet gereği 6 ay ile 5 yıl arası kıdeme sahip işçi için 1 yıllık ücret, 5 yıl ile 15 yıl arası kıdeme sahip işçi için 1 yıl 1 aylık ücret, 15 yıldan fazla kıdemi bulunan işçi için ise 1 yıl 2 aylık ücret tutarında sendikal tazminat takdir edilmesi öngörülmektedir.
Sendikaya üye olabilmek için hangi koşullar aranır?
İşçilerin bir sendikaya üye olabilmeleri için 15 yaşını doldurmuş bulunmaları, işçi sıfatını haiz olmaları ve üye olunacak sendikanın faaliyet yürüttüğü işkolunda çalışmaları zorunludur.
Yasal greve katılan işçinin iş sözleşmesi feshedilebilir mi?
Hayır, yasal bir greve katılmış olması gerekçe gösterilerek işçilerin iş sözleşmeleri feshedilemez.
İşten istifa eden çalışan sendikal tazminat alabilir mi?
Kendi arzusuyla istifa eden işçi kural olarak sendikal tazminat talebinde bulunamaz; ancak çalışanın maruz kaldığı sendikal ayrımcılık haklı fesih boyutuna ulaşmışsa işverenden sendikal tazminat talep edilmesi gündeme gelebilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

