İş Güvencesi ve İşe İade Talebinin Temel Koşulları
4857 sayılı İş Kanunu'nun 18. maddesi uyarınca iş sözleşmesinin feshine karşı iş güvencesi hükümlerinden yararlanabilmek için iş sözleşmesinin belirsiz süreli olması ve işyerinde otuz veya daha fazla işçi çalıştırılması gerekir. İşçi sayısının tespitinde işverenin aynı işkolunda birden fazla işyerinin bulunması halinde bu işyerlerinde çalışan toplam işçi sayısı esas alınır.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 18Kaynağı aç
İş güvencesinden yararlanabilmek için işçinin aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde geçen süreleri birleştirilerek hesaplanan en az altı aylık kıdeminin bulunması şarttır; bu hesaplamada kanunun 66. maddesindeki süreler dikkate alınır. Yer altı işlerinde çalışan işçiler bakımından ise altı aylık kıdem şartı aranmaz.
İşverenin iş sözleşmesini feshederken personelin yeterliliğinden, davranışlarından yahut işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanması zorunludur. İşverence fesih bildirimi yapılırken geçerli bir neden gösterilmemesi veya bildirilen gerekçenin gerçeği yansıtmaması, feshin geçersizliği ve işe iade talebine dayanak oluşturur.
İş Güvencesi Kapsamı Dışında Kalanlar ve Geçerli Sebep Sayılmayan Haller
İşletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekilleri ve yardımcıları ile işyerinin tamamını yöneten ve işçi alma ile çıkarma yetkisi bulunan işveren vekilleri hakkında iş güvencesi ile feshin sonuçlarına ilişkin kanun hükümleri uygulanmaz.
4857 sayılı Kanun'un 18. maddesinin üçüncü fıkrasında fesih için geçerli sebep oluşturmayacak durumlar açıkça düzenlenmiştir. Sendika üyeliği veya çalışma saatleri dışında yahut işverenin rızası ile çalışma saatleri içinde sendikal faaliyetlere katılmak, işyeri sendika temsilciliği yapmak ve mevzuattan veya sözleşmeden doğan haklarını takip veya yükümlülüklerini yerine getirmek amacıyla işveren aleyhine idari veya adli makamlara başvurmak ya da başlatılmış bir sürece katılmak geçerli fesih sebebi oluşturmaz.
Irk, renk, cinsiyet, medeni hal, aile yükümlülükleri, hamilelik, doğum, din, siyasi görüş ve benzeri nedenler fesih için geçerli bir sebep teşkil etmez. Kadın işçilerin kanunen çalıştırılmasının yasak olduğu sürelerde işe gelmemesi ile hastalık veya kaza sebebiyle bekleme süresinde yapılan geçici devamsızlıklar da geçerli fesih sebebi sayılamaz.
Zorunlu Arabuluculuk Usulü ve Hak Düşürücü Süreler
İşe iade taleplerinde dava yoluna gidilmeden önce arabulucuya başvurulması kanuni bir zorunluluktur. Bu müracaat, fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde yapılmalıdır. Başvuru, karşı tarafın yerleşim yerindeki veya işin yürütüldüğü yerdeki arabuluculuk bürosuna; büro bulunmayan mahallerde ise görevli yazı işleri müdürlüğüne yöneltilir. 5953 sayılı Kanun kapsamındaki basın çalışanları ile 854 sayılı Kanun'a tabi gemiadamları da bu arabuluculuk usulü bakımından işçi kabul edilir.
7036 sayılı İŞ MAHKEMELERİ KANUNU m. 3Kaynağı aç
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 20Kaynağı aç
Görevlendirmeyi yapan büronun yetkili olup olmadığı hususu arabulucu tarafından kendiliğinden denetlenemez. Karşı taraf en geç ilk oturumda yerleşim yeri ve faaliyet yerine dair vesikaları sunarak büronun yetkisine itiraz edebilir. Arabuluculuk bürosuna müracaat edilmesinden son tutanağın tanzimine kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez.
Arabulucu, görevlendirildiği tarihten itibaren uyuşmazlığı üç hafta içinde sonuçlandırır; zorunlu durumlarda bu süre arabulucu tarafından en fazla bir hafta uzatılabilir. Arabuluculuk sürecinde uzlaşma sağlanamaması halinde, son tutanağın tanzim edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılabilir veya tarafların anlaşmasıyla özel hakeme gidilebilir. Bu iki haftalık dava süresi hak düşürücüdür.
Davacı taraf, arabuluculuk faaliyeti sonunda uzlaşmaya varılamadığını gösteren son tutanağın aslını veya onaylı bir örneğini dava dilekçesine eklemekle yükümlüdür. Bu şarta uyulmaması halinde mahkeme davacıya son tutanağı sunması için bir haftalık kesin süre verir ve bu ihtar yerine getirilmezse dava dilekçesi tebliğe çıkarılmadan dava usulden reddedilir.
İstifa Durumu ve Dava Sırasında Başka İşte Çalışma
Kural olarak iş sözleşmesini istifa suretiyle sonlandıran işçi işe iade davası açamaz. Ancak işçinin mobbing veya baskı altında istifaya zorlandığı durumların ispat edilmesi halinde, eylemin aslında işveren feshi olduğu kabul edilerek dava görülebilir.
İşe iade davası devam ederken işçinin başka bir işte çalışması davanın seyrini etkilemez. Bununla birlikte mahkeme kararının ardından işverene başvurulduğunda işçinin eski işine dönmeye hazır olması gerekir.
İşe Başlatma Başvurusu ve Hukuki Sonuçları
Mahkemece feshin geçersizliğine ve işe iadeye karar verilmesi halinde işçi, kesinleşen mahkeme kararının tebliğinden itibaren on iş günü içinde işverene işe başlatılması için başvuruda bulunmalıdır.
İşçi kesinleşen kararın ardından süresi içinde başvurduğunda işveren, bu başvuruyu takip eden bir ay içinde işçiyi işe başlatmakla yükümlüdür. İşverenin işçiyi süresi içinde işe başlatmaması halinde, mahkemece belirlenen ve genellikle dört ila sekiz aylık ücret tutarında olan işe başlatmama tazminatını ödemesi gerekir.
İşe iade kararı verilmesi durumunda, kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için işçiye en çok dört aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer hakları ödenir. İşveren başvuru üzerine işçiyi işe başlatırsa işe başlatmama tazminatı ödenmez; işçi yalnızca dört aya kadar olan boşta geçen süre ücretini ve diğer haklarını alabilir.
İşe iade davası açmadan önce arabulucuya başvurmak zorunlu mudur?
Evet, 7036 sayılı Kanun'un 3. maddesi uyarınca işe iade taleplerinde dava açılmadan önce fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurulması kanuni bir zorunluluktur.
Arabuluculukta anlaşma sağlanamazsa dava ne kadar sürede açılmalıdır?
Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamaması halinde, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılması gerekir ve bu süre hak düşürücüdür.
Baskı altında istifa eden işçi işe iade davası açabilir mi?
Kural olarak istifa eden işçi işe iade davası açamaz; ancak mobbing veya baskı altındaki istifaya zorlanma durumunun ispatlanması halinde işlem işveren feshi kabul edilerek dava görülebilir.
İşe iade davası devam ederken başka bir işte çalışılabilir mi?
Dava süresince başka bir işte çalışılması davanın seyrini etkilemez; ancak karar sonrasında işverene başvurulduğunda işçinin eski işine dönmeye hazır bulunması gerekir.
İşveren işçiyi işe başlatırsa hangi haklar ödenir?
İşveren işçiyi süresi içinde işe başlatırsa işe başlatmama tazminatı ödenmez; işçi yalnızca kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için en çok dört aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer haklarını alabilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

