İş ve Çalışma Hürriyetinin İhlali Suçu ve Korunan Hukuki Değer
İş ve çalışma hürriyeti; bireyin gelir elde etmek amacıyla mal ve hizmet üreterek serbestçe çalışma, sözleşme akdetme ve teşebbüs kurma serbestisini güvence altına alır. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 117. maddesinin 1. fıkrasında düzenlenen suç ile korunan hukuki yarar, kişinin her türlü baskıdan uzak şekilde ve üçüncü kişilerin olumsuz müdahalelerine uğramaksızın serbestçe ekonomik faaliyette bulunabilmesidir.
Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2016/10291, K. 2018/14649Kaynağı aç
Cebir veya tehdit kullanarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla iş ve çalışma hürriyetini ihlal eden fail hakkında, mağdurun şikayeti üzerine altı aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasına hükmolunur. Maddede geçen hukuka aykırı başka bir davranış kavramı hukuken meşru zeminleri aşan eylemleri kapsar. Hukukça haklı görülen ve haksız fiil teşkil etmeyen sözleşmeye aykırılıklar ile sözleşmenin feshi halleri, bu suç tipinin hukuka aykırı davranış unsurunu meydana getirmez.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 117Kaynağı aç
Sömürü, Sevk ve Çalışma Koşullarının Dayatılması
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 117. maddesinin 2. fıkrası uyarınca; bir kimsenin çaresizliğinden, kimsesizliğinden ve bağlılığından yararlanılarak ücretsiz biçimde veya sunduğu hizmet ile açıkça orantısız düşük bir ücretle çalıştırılması suç olarak tanımlanmıştır. Aynı hüküm gereğince, bu durumda bulunan kişilerin insan onuru ile bağdaşmayacak çalışma ve konaklama koşullarına tabi kılınması halinde fail hakkında altı aydan üç yıla kadar hapis veya yüz günden az olmamak üzere adli para cezası verilir.
Kişileri sömürü şartlarına ya da insan onuruna aykırı çalışma ve konaklama ortamına düşürmek amacıyla tedarik eden, sevk eden veya bir yerden başka bir yere nakleden failler hakkında da Türk Ceza Kanunu'nun 117. maddesinin 3. fıkrası uyarınca altı aydan üç yıla kadar hapis veya yüz günden az olmamak üzere adli para cezası uygulanır.
Cebir veya tehdit araçları kullanılarak işçilerin ya da işverenlerin ücretleri azaltıp çoğaltmaya veya daha önce kararlaştırılanlardan başka koşullar altında anlaşmaları kabule zorlanması kanunla yaptırıma bağlanmıştır. Türk Ceza Kanunu'nun 117. maddesinin 4. fıkrası doğrultusunda, bu tür baskılarla bir işin durmasına, tamamen sona ermesine ya da durmanın devam etmesine neden olan kişiye altı aydan üç yıla kadar hapis cezası verilir.
Ekonomik Faaliyet ve Gelir Elde Etme Amacının Belirlenmesi
İş ve çalışma hürriyetinin ihlali suçunun oluşabilmesi için eylemin, mağdurun gelir elde etme gayesiyle yürüttüğü ekonomik faaliyete yönelmiş olması zorunludur. Kişisel taşınmazda yalnızca bahçe sulama amacıyla kuyu açılması gibi ticari mahiyet taşımayan ve kazanç elde etme amacı gütmeyen faaliyetlerin engellenmesi eyleminde gelir elde etme hakkı ihlal edilmediğinden bu suç meydana gelmez.
İşletmenin mülkiyetine dair taraflar arasında hukuki bir uyuşmazlık bulunması durumunda, failin iş yerinin terk edilmesini sağlamak amacıyla tehdit savurması halinde gelir elde etme hakkının ihlaline dönük bir gaye bulunmadığında eylem iş ve çalışma hürriyetini ihlal suçunu değil, genel tehdit suçunu oluşturur. Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 2016/8531 Esas ve 2018/10644 Karar sayılı ilamında; mülkiyet çekişmesine dayanarak iş yerinin boşaltılmasını istemek ve tehdit etmek fiilinde ekonomik faaliyette bulunma hakkının hedef alınmadığı, eylemin Türk Ceza Kanunu'nun 106. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmiştir.
Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2016/8531, K. 2018/10644Kaynağı aç
Buna karşılık, aynı sektörde ticari faaliyette bulunan mağdurun iş yapmasını engelleme kastıyla iş yerinde barındırılmayacağına yönelik tehditler savrulması halinde, failin eylemi özel kast içermesi sebebiyle Türk Ceza Kanunu'nun 117/1. maddesindeki suçu meydana getirir. Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 2016/778 Esas ve 2020/3149 Karar sayılı ilamı gereğince, aynı sektördeki rakibin faaliyetini engellemeye yönelen tehdit eylemleri genel tehdit suçu yerine çalışma hürriyetinin ihlali suçu kapsamında değerlendirilmelidir.
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2016/778, K. 2020/3149Kaynağı aç
İş yerine gidilerek işletmenin kapatılacağının belirtilmesi, televizyonun fişinin çekilmesi ve masaya vurularak tehdit içerikli sözler sarf edilmesi sonucunda müşterilerin mekanı terk etmesine yol açılması ekonomik faaliyette bulunma hakkını ihlal eder. Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 2016/10291 Esas ve 2018/14649 Karar sayılı kararında bu nitelikteki eylemlerin iş ve çalışma hürriyetinin ihlali suçunun yasal unsurlarını tamamladığı belirtilmiştir.
İşletmeye bağlı şantiye sahasına gidilerek işçilerin tehdit edilmesi ve bu yolla çalışmaların sekteye uğratılması durumunda da eylem tek bir bütünlük taşır. Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 2019/3830 Esas ve 2021/26340 Karar sayılı ilamında ifade edildiği üzere, şantiyede çalışanların tehdit edilerek çalışmalarına engel olunması bağımsız bir tehdit suçu değil, bütün halinde iş ve çalışma hürriyetinin ihlali suçunu vücuda getirir.
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2019/3830, K. 2021/26340Kaynağı aç
Suçun Tamamlanma Anı, Nitelikli Haller ve İçtima Kuralları
İş ve çalışma hürriyetini ihlal kastıyla mağdura yönelik tehdit eyleminin icra edildiği anda suç tamamlanır; failin bu tehdit fiilini gerçekleştirmesiyle birlikte suç oluştuğundan eylemin teşebbüs aşamasında kaldığından bahisle cezada indirim uygulanamaz. Bu ilke Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 2016/8531 Esas ve 2018/10644 Karar sayılı ilamında hükme bağlanmıştır.
İş ve çalışma hürriyetinin ihlali suçunun; silahla, kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koymasıyla, birden fazla kişi tarafından birlikte, suç örgütlerinin korkutucu gücünden istifade edilerek veya kamu görevinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılarak işlenmesi hallerinde Türk Ceza Kanunu'nun 119. maddesinin 1. fıkrası uyarınca faile verilecek ceza bir kat artırılır.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 119Kaynağı aç
Suçun işlenmesi sırasında cebir kullanılması halinde kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış sonuçları ortaya çıkarsa, Türk Ceza Kanunu'nun 119. maddesinin 2. fıkrası gereğince fail hakkında ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler tatbik edilir.
Biri diğerinin unsurunu veya ağırlaştırıcı nedenini teşkil etmesi dolayısıyla tek fiil kabul edilen bileşik suçlarda, Türk Ceza Kanunu'nun 42. maddesi uyarınca içtima hükümleri uygulanmaz. Bu çerçevede, çalışma hürriyetini ihlal amacıyla kullanılan ve basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek boyutta kalan yaralama eylemi, kanunda öngörülen cebir unsurunun içinde kaldığından ayrıca kasten yaralama suçundan ceza tayini yoluna gidilmez.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 42Kaynağı aç
Soruşturma Usulü, Şikayet Süresi ve Yaptırımlar
Türk Ceza Kanunu'nun 117. maddesinin 1. fıkrasındaki temel ihlal şikayete bağlıdır ve şikayet süresi fail ile fiilin öğrenilmesinden itibaren 6 aydır. Mağdurun şikayetinden vazgeçmesi ceza davasının düşmesine sebebiyet verir. Buna karşın maddenin 2, 3 ve 4. fıkralarında tanımlanan suç tipleri şikayete bağlı olmayıp yetkili savcılık birimleri tarafından resen soruşturulur.
Hükmedilen hapis cezalarının adli para cezasına çevrilmesi noktasında fıkralar arasında yasal farklılık mevcuttur. Türk Ceza Kanunu'nun 117. maddesinin 1, 2 ve 3. fıkralarında hapis veya adli para cezası seçimlik olarak öngörüldüğünden, mahkemece hapis cezası tercih edildikten sonra bu ceza adli para cezasına çevrilemez. Ancak aynı maddenin 4. fıkrasında hapis cezası seçimlik yaptırım şeklinde düzenlenmediğinden, yasal koşulları varsa bu fıkra gereğince verilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi mümkündür.
İş ve çalışma hürriyetinin ihlali suçunda şikayet süresi ne kadardır?
Türk Ceza Kanunu m. 117/1 kapsamındaki temel suç tipi şikayete bağlı olup şikayet süresi fail ve fiilin öğrenilmesinden itibaren 6 aydır; m. 117/2, 3 ve 4 kapsamındaki suçlar ise şikayete tabi olmayıp resen soruşturulur.
İş yerinde çalışanların tehdit edilmesi hangi suçu oluşturur?
İş yerine veya şantiyeye gidilerek çalışanların tehdit edilmesi ve bu suretle faaliyetlerin durdurulması, ekonomik faaliyette bulunma hakkını hedef aldığından bağımsız tehdit suçunu değil, bir bütün olarak iş ve çalışma hürriyetinin ihlali suçunu meydana getirir.
Mülkiyet tartışması nedeniyle tahliye tehdidinde bulunmak çalışma hürriyetini ihlal eder mi?
İş yerinin mülkiyetine ilişkin ihtilaf sebebiyle iş yerinin terk edilmesini istemek ve tehdit savurmak eyleminde gelir elde etme hakkını ihlal kastı yoksa eylem iş ve çalışma hürriyetini ihlal suçunu değil, genel tehdit suçunu oluşturur.
İş ve çalışma hürriyetini ihlal kastıyla yöneltilen tehdit fiilinde suç ne zaman tamamlanır?
İş ve çalışma hürriyetini ihlal kastıyla mağdura yönelik tehdit eyleminin gerçekleştirildiği anda suç tamamlanır ve fiil teşebbüs aşamasında kalmaz.
Bu suç sebebiyle verilen hapis cezası adli para cezasına çevrilebilir mi?
Türk Ceza Kanunu m. 117/1, 2 ve 3 fıkralarında hapis ve adli para cezası seçimlik yaptırım olarak düzenlendiğinden hapis cezası tercih edildiğinde adli para cezasına çevrilemez; m. 117/4 fıkrasında ise ceza seçimlik olmadığından koşulları varsa çevrilebilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

