İş Hukukunda Ücret, Asgari Ücret ve İşçinin Ücret Hakları

by Avukat Erdal Ersoy
İş Hukukunda Ücret, Asgari Ücret ve İşçinin Ücret Hakları

İş sözleşmesi ilişkisinde ücret, 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutardır.

Asgari Ücret ve Yasal Bağlayıcılığı

Asgari ücret, bir işçiye mutat bir çalışma günü karşılığında sağlanması gereken ve temel gereksinimlerini sağlamaya dönük belirlenmiş kanuni taban sınırdır. Bu sınırın öngörülmesindeki gayelerden biri, çalışanın emeğinin belirlenen bir seviyenin altında kalmasını önlemektir. Bu sebeple taraflar arasında düzenlenen iş sözleşmelerinde kararlaştırılacak ücret, yürürlükteki asgari ücretten daha düşük saptanamaz.

Asgari ücret, Asgari Ücret Tespit Komisyonu tarafından belirlenir. Komisyonun belirlediği ücret, yasal asgari ücret seviyesini oluşturur ve işverenler açısından bağlayıcıdır.

Brüt ve Net Ücret Ayrımı

Çalışma hayatında ücret brüt ve net tutarlar olarak ayrışır. Brüt ücret; kanuni kesintiler, vergiler ve sosyal güvenlik primleri mahsup edilmeden önceki meblağı anlatır. Net ücret ise söz konusu yasal yükümlülükler ve kesintiler düşüldükten sonra işçiye fiilen verilen miktardır.

Maaş Ödeme Dönemi ve Banka Kanalıyla Ödeme

4857 sayılı İş Kanunu düzenlemelerine göre ücret ödemelerinin en geç ayda bir yapılması gerekmektedir. Bununla birlikte taraflar akdedecekleri iş sözleşmesi ya da toplu iş sözleşmesi hükümleriyle bu süreyi bir aydan daha kısa periyotlara indirebilir.

Mevzuatta öngörülen belirli bir sayının üzerinde işçi istihdam eden işverenler yönünden, çalışanlara yapılacak ücret ödemelerinin banka kanalıyla gerçekleştirilmesi kanuni bir zorunluluktur.

Ücretin Ödenmemesi ve Çalışmaktan Kaçınma Hakkı

Ücreti ödeme gününden itibaren mücbir bir gerekçe olmaksızın yirmi gün içinde ödenmeyen işçi, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 34. maddesi doğrultusunda iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınabilir. Gününde ödenmeyen ücretler için mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı tatbik edilir.

4857 sayılı İŞ KANUNU m. 34Kaynağı aç
Madde 34 – Ücreti ödeme gününden itibaren yirmi gün içinde mücbir bir neden dışında ödenmeyen işçi, iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınabilir. Bu nedenle kişisel kararlarına dayanarak iş görme borcunu yerine getirmemeleri sayısal olarak toplu bir nitelik kazansa dahi grev olarak nitelendirilemez. Gününde ödenmeyen ücretler için mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanır. Bu işçilerin bu nedenle iş akitleri çalışmadıkları için feshedilemez ve yerine yeni işçi alınamaz, bu işler başkalarına yaptırılamaz. Ücretin saklı kısmı

Maaşı ödenmediği gerekçesiyle işçilerin bireysel iradeleriyle iş görmekten kaçınmaları durumu, sayısal olarak toplu bir vaziyet alsa dahi grev niteliğinde kabul edilemez. Ücreti yatırılmadığı için çalışmaktan kaçınan bu işçilerin iş akitleri bu fiillerinden ötürü feshedilemeyeceği gibi, yerlerine yeni personel istihdam edilemez ve gördükleri işler başka kişilere devredilemez.

Ücret İhlallerinde İşçinin Haklı Nedenle Fesih Hakkı

İşverenin, işçinin hak ettiği ücreti yasal mevzuat hükümlerine yahut aralarındaki sözleşme koşullarına göre hesap etmemesi veya tam olarak yatırmaması hallerinde işçi, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 24. maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca sözleşmesi belirli ya da belirsiz süreli olsun, iş ilişkisini derhal ve haklı nedenle feshedebilir.

4857 sayılı İŞ KANUNU m. 24Kaynağı aç
Madde 24 – Süresi belirli olsun veya olmasın işçi, aşağıda yazılı hallerde iş sözleşmesini sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin feshedebilir: I. Sağlık sebepleri: a) İş sözleşmesinin konusu olan işin yapılması işin niteliğinden doğan bir sebeple işçinin sağlığı veya yaşayışı için tehlikeli olursa. b) İşçinin sürekli olarak yakından ve doğrudan buluşup görüştüğü işveren yahut başka bir işçi bulaşıcı veya işçinin işi ile bağdaşmayan bir hastalığa tutulursa. II. Ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri: a) İşveren iş sözleşmesi yapıldığı sırada bu sözleşmenin esaslı noktalarından biri hakkında yanlış vasıflar veya şartlar göstermek yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler vermek veya sözler söylemek suretiyle işçiyi yanıltırsa. b) İşveren işçinin veya ailesi üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak şekilde sözler söyler, davranışlarda bulunursa veya işçiye cinsel tacizde bulunursa. c) İşveren işçiye veya ailesi üyelerinden birine karşı sataşmada bulunur veya gözdağı verirse, yahut işçiyi veya ailesi üyelerinden birini kanuna karşı davranışa özendirir, kışkırtır, sürükler, yahut işçiye ve ailesi üyelerinden birine karşı hapsi gerektiren bir suç işlerse yahut işçi hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ağır isnad veya ithamlarda bulunursa. d) İşçinin diğer bir işçi veya üçüncü kişiler tarafından işyerinde cinsel tacize uğraması ve bu durumu işverene bildirmesine rağmen gerekli önlemler alınmazsa. e) İşveren tarafından işçinin ücreti kanun hükümleri veya sözleşme şartlarına uygun olarak hesap edilmez veya ödenmezse, f) Ücretin parça başına veya iş tutarı üzerinden ödenmesi kararlaştırılıp da işveren tarafından işçiye yapabileceği sayı ve tutardan az iş verildiği hallerde, aradaki ücret farkı zaman esasına göre ödenerek işçinin eksik aldığı ücret karşılanmazsa, yahut çalışma şartları uygulanmazsa. III. Zorlayıcı sebepler: İşçinin çalıştığı işyerinde bir haftadan fazla süre ile işin durmasını gerektirecek zorlayıcı sebepler ortaya çıkarsa. İşverenin haklı nedenle derhal fesih hakkı

Ücretin iş tutarı veya parça başına göre ödenmesi kararlaştırılmışken işçiye icra edebileceğinden daha az iş verildiği ve aradaki kazanç farkının zaman esasına dayalı olarak telafi edilmediği veya taahhüt edilen çalışma koşullarının fiilen sağlanmadığı durumlarda işçi, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 24. maddesinin ikinci fıkrasının (f) bendi uyarınca iş sözleşmesini derhal haklı sebeple sona erdirebilir.

İş İlişkisinin Sona Ermesi ve Uyuşmazlık Çözümü

İş ilişkisinin işverence feshedilmesi yahut işçinin istifa etmesi yoluyla neticelenmesi, ayrılış anına dek hak edilmiş bulunan alacakları ortadan kaldırmaz. İşçi; doğmuş ancak henüz tahsil edilememiş ücretlerini, fazla mesai alacaklarını ve diğer işçilik alacaklarını talep etme hakkını muhafaza eder.

İşçilik alacaklarına ilişkin birçok hukuki uyuşmazlıkta, mahkeme nezdinde dava açılmadan evvel zorunlu arabuluculuk aşamasının tamamlanması usuli bir zorunluluk teşkil eder.

Asgari ücretten daha düşük maaş kararlaştırılabilir mi?

Hayır, iş sözleşmelerinde kararlaştırılan ücret tutarı Asgari Ücret Tespit Komisyonu tarafından belirlenen yasal taban sınırın altında olamaz; komisyonun kararı işverenler açısından emredicidir.

Ücreti geciken işçi iş yapmaktan kaçınabilir mi?

Evet, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 34. maddesi gereğince ödeme gününden itibaren yirmi gün içinde mücbir bir sebep bulunmaksızın ücreti ödenmeyen işçi iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınabilir ve bu gerekçeyle iş akdi feshedilemez.

İşten ayrılan işçi geçmiş ücretlerini alabilir mi?

Evet, iş sözleşmesinin feshedilmiş olması veya işçinin istifa etmesi, ayrılış tarihine kadar hak edilmiş ancak ödenmemiş ücret, fazla çalışma ve diğer işçilik alacaklarının kendiliğinden kaybedilmesi anlamına gelmez.

Ücret alacağı davası öncesinde arabuluculuk gerekli midir?

İşçilik alacaklarına dair birçok uyuşmazlık bakımından mahkemede dava yoluna başvurulmadan evvel zorunlu arabuluculuk sürecinin ikmal edilmesi gerekmektedir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu