Asgari Ücretin Emredici Niteliği ve Hükümsüzlük
4857 sayılı İş Kanunu kapsamında bulunsun ya da bulunmasın, iş sözleşmesiyle istihdam edilen tüm işçilerin ekonomik ve sosyal koşullarını korumak amacıyla ücretin asgari sınırları Asgari Ücret Tespit Komisyonu tarafından en geç iki yılda bir belirlenir ve Resmî Gazete'de yayımlanan bu kararlar kesindir. Kanun'un 39. maddesi uyarınca kamu düzenini ilgilendiren asgari ücret seviyesinin altında bir ücret kararlaştırılması ya da fiilen asgari tutarın altında ödeme yapılması hukuken geçersizdir. Bu yöndeki uygulamalar işverene idari para cezası ve SGK prim farkı yükümlülüğü getirirken, işçiye de eksik bırakılan fark ücret alacaklarını talep etme hakkı tanır.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 39Kaynağı aç
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 27. maddesi gereğince kanunun emredici kurallarına, ahlaka, kamu düzenine ve kişilik haklarına aykırı sözleşmeler kesin olarak hükümsüzdür; kısmi geçersizlik halinde ise sözleşmenin diğer maddeleri geçerliliğini muhafaza eder. Dolayısıyla iş sözleşmesinde çıplak ücretin yasal sınırın altında gösterilmesi ilgili ücret kaydını baştan itibaren hükümsüz kılar. İşçinin sözleşmeyi imzalayarak bu ücrete rıza göstermesi veya sonradan sessiz kalması eksikliği geçerli hale getirmez. İşçi, kararlaştırılan eksik tutar ile asgari ücret arasındaki farkı 4857 sayılı Kanun'un 34. maddesi doğrultusunda mevduata uygulanan en yüksek banka faiziyle birlikte talep edebilir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 27Kaynağı aç
Çıplak Ücret, Ayni Menfaatler ve İbra Belgelerinin Hukuki Niteliği
Çalışana temin edilen yemek, servis, yakacak ve erzak kartı gibi ayni yardımlar çıplak ücret kapsamına girmez ve asgari ücretin yerine ikame edilemez. Kanuni asgari tutarın işçiye nakden ulaştırılması asıldır; ayni yardımların ücretten mahsup edilmesi neticesinde eline geçen nakdin asgari ücretin altına inmesi durumunda fark ücreti ile SGK prim farkı gündeme gelir.
Çalışana ödenen nakdi ve düzenli nitelikteki prim yahut ikramiyeler ücretin bir parçası sayılabilir. Buna karşılık tamamen işverenin tek taraflı iradesine dayanan, ödenmesi süreklilik taşımayan ve takdire bağlı primler asgari ücretin teminat işlevini sağlamaz. Bu tür primlerin ödenmediği veya düşük tutulduğu dönemlerde asgari seviyenin altında kalan aylar için işçiye fark ödemesi yapılmalıdır.
Avans, kasa açığı veya hatalı işlem cezası adı altında yasal bir dayanak taşımaksızın tatbik edilen kesintiler, işçinin muvafakati bulunsa dahi 6098 sayılı Kanun'un 420. maddesi ve emredici kurallar gereğince sınırlandırılır. Sözleşmelere yalnızca işçi aleyhine konulmuş ceza koşulları geçersizdir. Yapılan hukuka aykırı kesintiler net ücreti asgari ücretin altına düşürürse eksik kalan meblağ faiziyle talep edilebilir. Ayrıca ibra sözleşmelerinin geçerli olabilmesi için yazılı şekil, feshin üzerinden en az bir aylık sürenin geçmesi, alacak kaleminin tür ve tutarının açıkça gösterilmesi ve ödemenin banka kanalıyla noksansız yatırılması aranır.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 420Kaynağı aç
6098 sayılı Kanun'un 420. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, işçilik alacağının gerçek karşılığını içermeyen ibra sözleşmeleri yahut ibraname beyanını barındıran ödeme evrakı kesin borç söndürücü nitelik taşımaz; bunlar yalnızca gösterdikleri miktar oranında makbuz niteliğinde sayılır. Bu makbuz hükmünün geçerlilik bulabilmesi için de ilgili ödemelerin banka aracılığıyla yapılmış olması zorunludur.
Ücretin Ödenmemesinin Hukuki Sonuçları ve Fesih Hakkı
Ödenmeyen ücret alacaklarına 4857 sayılı Kanun'un 34. maddesi gereği mevduata uygulanan en yüksek faiz tatbik edilir. Ücret ve fazla mesai alacaklarında zamanaşımı süresi 5 yıldır. Bu alacaklar her ay dönemi itibarıyla müstakil muacceliyet kazandığından temerrüt faizi her ayın ödeme gününden itibaren bağımsız olarak işletilir.
Ücretin ödeme gününden itibaren yirmi gün içinde mücbir sebep bulunmaksızın yatırılmaması halinde işçi, kanuni hakkını kullanarak iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınabilir. Çalışanların bu gerekçeyle topluca iş bırakması grev olarak nitelendirilemez; bu durumdaki işçilerin akitleri feshedilemeyeceği gibi yerlerine başka çalışan da istihdam edilemez. Ayrıca ücretin kanuna veya iş sözleşmesine uygun hesaplanıp eksiksiz ödenmemesi, 4857 sayılı Kanun'un 24/II-e maddesi uyarınca işçiye haklı nedenle derhal fesih hakkı tanıyarak kıdem tazminatı talep etme imkanı verir.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 34Kaynağı aç
İş akdinde ücretin akort esasına, parça başına ya da yapılan iş tutarına göre kararlaştırıldığı durumlarda işveren işçiye üretebileceğinden daha az iş temin ederse aradaki farkı zaman esasına göre tamamlamakla yükümlüdür. İşverenin bu noksan ücreti karşılamaması veya belirlenen çalışma şartlarına riayet etmemesi halinde işçi, 4857 sayılı Kanun'un 24/II-f maddesi uyarınca önel vermeksizin derhal haklı nedenle fesih yoluna başvurabilir.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 24Kaynağı aç
Çalışma Sürelerinde Denkleştirme Usulü ve Mutlak Sınırlar
4857 sayılı Kanun'un 63. maddesinde düzenlenen denkleştirme esası, işin niteliğinden veya dönemsel dalgalanmalardan kaynaklanan yoğunlukları meşru bir planlama çerçevesine bağlamak üzere getirilmiştir. Bu mekanizma asla işçinin ücretini indirme veya fazla çalışma karşılıklarını bertaraf etme yolu olarak işletilemez. Genel haftalık çalışma süresi kural olarak 45 saattir. Tarafların anlaşmasıyla denkleştirme süresi en çok 2 ay, toplu iş sözleşmeleriyle ise en çok 4 ay olarak kararlaştırılabilir. Turizm sektöründe ise denkleştirme süresi 4 ay olup bu süre toplu iş sözleşmeleriyle 6 aya kadar genişletilebilir.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 63Kaynağı aç
Denkleştirme periyodu boyunca işçinin haftalık ortalama mesaisinin kanuni haftalık çalışma süresini aşmaması şartıyla, kimi haftalarda 45 saatin üzerine çıkılmış olması 4857 sayılı Kanun'un 41. maddesi uyarınca fazla çalışma sayılmaz. Ancak günlük azami çalışma süresi olan 11 saat ile gece mesaisine ilişkin 7,5 saatlik sınırlar mutlak olup denkleştirmeye dahil edilemez. İlgili dönem genelinde haftalık 45 saatlik ortalama tutturulmuş olsa dahi günlük 11 saati veya gece 7,5 saati aşan çalışmalar fazla çalışma kapsamında değerlendirilir.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 41Kaynağı aç
Fazla Çalışma Karşılıkları, Serbest Zaman ve İstisnalar
Normal haftalık süreyi aşan fazla çalışmalarda her bir saatlik mesaiye ödenecek karşılık, saat başına düşen normal ücretin yüzde elli zamlanmasıyla belirlenir. Haftalık çalışma süresinin sözleşmelerle 45 saatin altında kararlaştırıldığı hallerde, saptanan süreden 45 saate kadar yapılan çalışmalar fazla sürelerle çalışmadır ve bunlarda her bir saatlik çalışma ücreti yüzde yirmi beş yükseltilerek ödenir. Çalışan arzu ederse zamlı ücret yerine fazla çalışılan her saat karşılığında bir saat otuz dakikayı, fazla sürelerle çalışılan her saat karşılığında bir saat on beş dakikayı serbest zaman olarak seçebilir. Serbest zaman altı ay içinde, çalışma saatleri zarfında ve ücrette eksilme yapılmaksızın kullandırılır.
Fazla çalışma yaptırılabilmesi için işçinin onayının bulunması aranır ve bir yılda toplam fazla çalışma süresi iki yüz yetmiş saati aşamaz. Sağlık nedenine dayanan sınırlı işler ile gece saatlerindeki mesailerde fazla çalışma yaptırılması yasaktır. Benzer şekilde 4857 sayılı Kanun'un 41. maddesi gereğince, zorunlu ve olağanüstü durumlar dışında yer altında maden işlerinde çalışan işçilere de fazla çalışma yaptırılamaz. Fazla çalışma alacakları da 5 yıllık zamanaşımına tabidir.
Ücret Bordrolarının İspat Gücü ve Karinenin Çürütülmesi
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190. maddesine göre ispat yükü, özel bir hüküm bulunmadıkça iddia edilen olgudan kendi lehine hak çıkaran taraftadır; karineye dayanan taraf ise yalnızca karinenin dayandığı olguyu kanıtlamakla mükelleftir. İşçinin çekince koymaksızın imzaladığı ücret bordroları, tahakkuk eden meblağların ödendiği yönünde işveren lehine adi bir karine meydana getirir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 190Kaynağı aç
İmzalı bordronun varlığına dayanan karine kesin nitelikte olmayıp aksinin kanıtlanması mümkündür. Gerçekte asgari ücretin altında yapılan net ödemeler veya ödenmeyen fazla çalışma alacakları; banka dekontları, puantaj kayıtları, turnike ve güvenlik kamerası verileri, elektronik posta yazışmaları ve tanık beyanları gibi delillerle ispatlanarak bordro içeriği çürütülebilir.
Asgari ücretin altında bir ücrete işçinin baştan rıza göstermesi geçerli midir?
Hayır, asgari ücret emredici bir düzenleme olduğundan Türk Borçlar Kanunu'nun 27. maddesi gereğince asgari ücret altındaki ücret anlaşmaları kesin olarak hükümsüzdür ve işçinin rızası bu sonucu değiştirmez.
Yemek ve servis menfaatleri çıplak ücretten sayılarak nakit ödeme düşürülebilir mi?
Hayır, yemek ve servis gibi ayni menfaatler kural olarak çıplak ücretin yerini tutmaz; yasal asgari ücret düzeyinin nakden karşılanması zorunlu olup aksi halde fark ücret ve SGK prim farkı doğar.
Denkleştirme döneminde haftalık ortalama 45 saat aşılmasa da günlük sınır aşılırsa ne olur?
Haftalık ortalama 45 saatlik sınır aşılmamış olsa dahi günlük 11 saatlik veya gece 7,5 saatlik mutlak sınırların ihlal edildiği kısımlar fazla çalışma sayılır ve zamlı ücret ödenmesi gerekir.
Eksik ödenen ücret alacaklarında hangi faiz türü ve zamanaşımı süresi uygulanır?
4857 sayılı İş Kanunu'nun 34. maddesi gereğince ödenmeyen ücret alacaklarına mevduata uygulanan en yüksek banka faizi işletilir; zamanaşımı süresi ise 5 yıldır.
Ücreti yirmi gün içinde ödenmeyen işçi hangi hakları kullanabilir?
Ücreti yirmi gün içinde mücbir sebepsiz ödenmeyen işçi iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınabilir ve 4857 sayılı İş Kanunu m. 24/II-e uyarınca iş akdini haklı nedenle derhal feshederek kıdem tazminatı talep edebilir.
Gerçek alacak tutarını içermeyen ibra belgeleri hukuken nasıl sonuç doğurur?
Türk Borçlar Kanunu'nun 420. maddesi uyarınca hakkın gerçek tutarda ödendiğini göstermeyen ibra belgeleri sadece içerdikleri miktar nispetinde makbuz sayılır ve bu ödemenin de bankadan yapılmış olması gerekir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

