Dava Şartı Arabuluculuk Kapsamı ve Kapsanan Talepler
İş hukukunda dava yoluna gitmeden önce tüketilmesi zorunlu bir süreç olan arabuluculuk, tarafların uyuşmazlık konusunda serbest iradeleriyle tasarrufta bulunabilme yetkisi temel alınarak düzenlenmiştir. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m. 3/1 uyarınca; yasal düzenlemelerden ya da bireysel ve toplu iş sözleşmelerinden doğan işçi veya işveren alacakları, tazminat istemleri ve işe iade başvurularında arabuluculuk bir dava şartıdır. Söz konusu alacak ve tazminatlarla bağlantılı açılan menfi tespit, istirdat ve itirazın iptali uyuşmazlıkları da bu kapsamda değerlendirilir. Başvuru zorunluluğunun tespitinde tarafların serbestçe sözleşme yapabilme serbestisi göz önünde bulundurulurken, 5953 sayılı Kanun kapsamındaki basın çalışanları ile 854 sayılı Kanuna tabi gemiadamları da ilgili madde çerçevesinde işçi statüsünde kabul edilir.
7036 sayılı İŞ MAHKEMELERİ KANUNU m. 3Kaynağı aç
Dava Şartı Kapsamı Dışında Kalan Uyuşmazlıklar
Kamu düzenini ilgilendiren iş uyuşmazlıklarında arabuluculuğa gidilmesi mümkün değildir. Bu kapsamda hizmet tespitine ilişkin uyuşmazlıklar, hatalı bildirimler ve eksik sigorta primlerine yönelik talepler arabuluculuk yoluyla çözümlenemez.
7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m. 3/3 hükmü uyarınca, iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davaları ile bunlarla bağlantılı tespit, itiraz ve rücu davalarında dava şartı arabuluculuk uygulanmaz. Bu davalar ile disiplin cezasının iptaline ilişkin davalarda arabuluculuk zorunlu olmamakla birlikte, tarafların anlaşması hâlinde ihtiyari olarak süreç işletilebilir. Öte yandan işçi ve işverenlerin üyesi oldukları sendikalara ilişkin uyuşmazlıklar ile sendika temsilcileri ile sendika arasındaki uyuşmazlıklarda da arabuluculuğa başvuru zorunlu dava şartı teşkil etmez.
Yetkili Arabuluculuk Bürosu ve Yetki İtirazı Usulü
Uyuşmazlık konusu arabuluculuk süreci, yetkili mercie usulüne uygun müracaatla başlatılır. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m. 3/5 çerçevesinde başvuru; hasmın yerleşim yerinde, hasım birden çoksa bunlardan herhangi birinin bulunduğu yerde yahut işin fiilen ifa edildiği mıntıkadaki adliye bürosuna sunulur. Arabuluculuk bürosunun teşkilatlanmadığı adliyelerde ise başvurular görevlendirilen sulh hukuk mahkemesi yazı işleri müdürlüğünce kabul edilir.
Arabulucu, görevlendirildiği büronun yetkili olup olmadığını kendiliğinden dikkate alamaz. Karşı taraf yetki itirazını en geç ilk toplantıda yerleşim yeri ve işin yapıldığı yere ilişkin belgeleri sunarak ileri sürebilir. Bu durumda dosya, arabulucu tarafından büro aracılığıyla ilgili sulh hukuk mahkemesine iletilir ve mahkemece harç alınmaksızın dosya üzerinden yapılan incelemeyle yetkili büro kesin olarak karara bağlanır. Yetki itirazının kabul edilmesi hâlinde kararın tebliğinden itibaren bir hafta içinde yetkili büroya başvurulabilir; bu takdirde yetkisiz büroya başvuru tarihi esas alınır. Yetki itirazının reddi durumunda ise aynı arabulucu yeniden görevlendirilir ve kanuni süreler bu yeni görevlendirme tarihinden itibaren işlemeye başlar.
Müzakere Süreci, Temsil ve Gizlilik Esası
Arabulucu, tarafların uzlaşma sağlaması amacıyla yürütülen müzakerelerde yönlendirici konumda yer alır; uyuşmazlık hakkında herhangi bir karar veremez. Arabuluculuk sürecinde tarafların vekille temsil edilmesi zorunlu değildir. Bunun yanı sıra işverenin yazılı belgeyle yetkilendirdiği çalışanı da görüşmelerde işvereni temsil edebilir ve son tutanağı imzalayabilir.
İlk oturumun yapılacağı mekan ve zaman hususunda tarafların ortak karara varamaması hâlinde mekan ve zaman arabulucu tarafından belirlenir. Taraflar süreçte sunulan teklifleri, belgeleri ve beyanları gizli tutmakla yükümlüdür; gizlilik yükümlülüğü sürecin sona ermesinden sonra açılacak davada da devam eder.
Sonuçlandırma Süresi, Zamanaşımı ve İşe İadeye Özgü Süreler
Arabulucu, görevlendirildiği tarihten itibaren başvuruyu üç hafta içinde sonuçlandırır; bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla bir hafta uzatılabilir. Arabuluculuk süreci; tarafların anlaşması, azami süre içinde uzlaşılamaması, taraflardan birinin ilk toplantıya katılmaması, taraflara ulaşılamaması veya taraflardan birinin ölümü hâllerinde sona erer.
7036 sayılı Kanun m. 3/17 uyarınca, arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süreler işlemez. Son tutanağın tanzimi ile duran süreler işlemeye devam eder.
Hizmet akdi sonlandırılan işçi, bildirilen feshin haksız ya da nedensiz olduğu iddiasını taşıyorsa 4857 sayılı İş Kanunu m. 20/1 doğrultusunda bildirimin kendisine ulaştığı günden itibaren bir ay zarfında işe iade amacıyla arabulucuya gitmek durumundadır. Müzakereler neticesinde tarafların uzlaşamaması durumunda, son tutanağın tanzim edildiği günü izleyen iki haftalık zaman diliminde iş mahkemesinde dava ikame edilebilir ya da tarafların bu yönde mutabakata varmaları koşuluyla aynı süre zarfında uyuşmazlığın çözümü özel hakeme taşınabilir.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 20Kaynağı aç
Son Tutanağın Tanzimi ve Anlaşma Belgesinin İcrası
Müzakere sürecinin sonunda düzenlenen son tutanak; taraflar, varsa vekilleri ve arabulucu tarafından imzalanarak arabulucu tarafından arabuluculuk bürosuna iletilir. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 18/5 gereğince arabuluculuk faaliyeti sonunda uzlaşılan hususlar hakkında taraflarca sonradan dava açılamaz.
6325 sayılı HUKUK UYUŞMAZLIKLARINDA ARABULUCULUK KANUNU m. 18Kaynağı aç
Arabuluculuk sürecinde uzlaşılan konularda taraflar kendi iradeleriyle yükümlülüklerini yerine getirebilir; bu ifa için şerh alınması zorunlu değildir. Anlaşmanın icra takibine konulabilmesi için icra edilebilirlik şerhi alınması kuraldır. 6325 sayılı Kanun m. 18/2 uyarınca, dava açılmadan önceki arabuluculukta icra edilebilirlik şerhi arabulucunun görev yaptığı yer sulh hukuk mahkemesinden talep edilir; dava sırasında arabuluculuğa gidilmişse şerh davanın görüldüğü mahkemeden istenir. İcra edilebilirlik şerhinin verilmesi çekişmesiz yargı işi olup inceleme kural olarak dosya üzerinden gerçekleştirilir. Kanunlarda icra edilebilirlik şerhi alınmasının zorunlu kılındığı hâller saklı kalmak üzere, taraflar ve avukatları ile arabulucunun birlikte imzaladıkları anlaşma belgesi ise icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın ilam niteliğinde belge sayılır.
Dava Şartına Aykırılık ve Oturuma Katılmamanın Hukuki Sonuçları
Zorunlu arabuluculuk mekanizması tüketilmeden yargı yoluna başvurulduğu tespit edilirse, 7036 sayılı Kanun m. 3/2 uyarınca mahkemece başka bir usul işlemine girişilmeden davanın dava şartı eksikliğinden ötürü usulden reddi karara bağlanır. İşe iade istemlerinde ise 4857 sayılı Kanun m. 20/1 özel bir imkân tanımış olup arabulucuya gidilmeksizin açılan davanın usulden reddi durumunda bu karar taraflara resen tebliğe çıkarılır; söz konusu ret hükmünün kesinleştiğini bildiren resen tebligatı takiben iki hafta içinde arabuluculuk bürosuna müracaat hakkı tanınır.
Arabuluculuk faaliyeti sonunda uzlaşma sağlanamamışsa, davacı anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Tutanak eklenmemişse mahkemece bir haftalık kesin süre verilir; ihtara rağmen eksiklik tamamlanmazsa dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir.
Müzakerelerin sıhhatle yürütülebilmesi için ilk toplantıya katılım sağlanması esas olup bildirilen mazeretin haklılığı arabulucu tarafından değerlendirilir. 7036 sayılı Kanun m. 3/12 gereğince, meşru bir mazeret göstermeksizin ilk oturuma katılmayarak sürecin sonlanmasına sebep olan taraf son tutanağa kaydedilir. Bu taraf açılan davada tamamen yahut kısmen haklı bulunsa dahi karşı tarafça yapılan yargılama giderlerinin yarısını ödemeye mahkûm edilir ve lehine takdir edilecek vekâlet ücretinin yalnızca yarısına hükmedilir. Her iki tarafın da ilk oturuma gelmemesi nedeniyle faaliyetin bitmesi durumunda ise tarafların harcadığı yargılama masrafları kendi üzerlerinde bırakılır.
Arabulucuya başvurulmadan iş davası açılırsa mahkeme nasıl bir karar verir?
Zorunlu arabuluculuk kapsamındaki uyuşmazlıklarda arabulucuya başvurulmadan dava açılması hâlinde, mahkemece başkaca bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.
İşe iade talebinde arabuluculuk ve dava süreleri nasıldır?
İş sözleşmesi feshedilen işçi fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde işe iade talebiyle arabulucuya başvurmalıdır; uzlaşma sağlanamaması hâlinde son tutanağın tanziminden itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılabilir veya özel hakeme başvurulabilir.
Arabuluculukta anlaşmaya varılan konularda sonradan dava açılabilir mi?
Arabuluculuk süreci neticesinde üzerinde anlaşmaya varılan ve son tutanağa bağlanan alacak ve tespit konuları hakkında taraflarca sonradan yeniden dava açılamaz.
Geçerli mazeret olmaksızın ilk arabuluculuk toplantısına katılmamanın sonucu nedir?
Geçerli mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmayan taraf, arabuluculuk sonrası açılan davada tamamen veya kısmen haklı çıksa dahi yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulur ve lehine takdir edilecek vekâlet ücretinin yarısına hükmedilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

