Asgari Ücret Nedir? Belirlenmesi ve İşveren Yükümlülükleri

by Avukat Erdal Ersoy
Asgari Ücret Nedir? Belirlenmesi ve İşveren Yükümlülükleri

Asgari Ücret Nedir?

Asgari ücret, işçilere normal bir çalışma günü karşılığı ödenen ve işçinin gıda, konut, giyim, sağlık, ulaşım ile kültür gibi zorunlu ihtiyaçlarını günün fiyatları üzerinden asgari düzeyde karşılamaya yetecek en düşük ücret olarak tanımlanmaktadır. Bu tanım 25540 sayılı Asgari Ücret Yönetmeliği'nin 4. maddesinde yer almaktadır.

Asgari Ücret Nasıl Belirlenir?

4857 sayılı İş Kanunu'nun 39. maddesi uyarınca asgari ücretin belirlenmesi yetkisi Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'na aittir; Bakanlık bu yetkisini Asgari Ücret Tespit Komisyonu aracılığıyla kullanmaktadır. Kanun, ücretlerin asgari sınırlarının en geç iki yılda bir belirleneceğini öngörmektedir. Komisyon kararları kesindir ve Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girer. Komisyonun toplanma ve çalışma şekli ile asgari ücret tespitinde uygulanacak esaslar, Maliye Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın birlikte hazırlayacağı yönetmelikte belirlenir; sekretarya hizmetleri Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından yürütülür.

4857 sayılı İŞ KANUNU m. 39Kaynağı aç
Madde 39 – İş sözleşmesi ile çalışan ve bu Kanunun kapsamında olan veya olmayan her türlü işçinin ekonomik ve sosyal durumlarının düzenlenmesi için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca Asgari Ücret Tespit Komisyonu aracılığı ile ücretlerin asgari sınırları en geç iki yılda bir belirlenir. (Mülga ikinci fıkra: 2/7/2018-KHK/700/145 md.) Komisyon kararları kesindir. Kararlar Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girer. Komisyonun toplanma ve çalışma şekli, asgari ücretlerin tespiti sırasında uygulanacak esaslar ile başkan, üye ve raportörlere verilecek huzur hakları Maliye Bakanlığı ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının birlikte hazırlayacakları yönetmelikte belirtilir. Asgari Ücret Tespit Komisyonunun sekretarya hizmetleri, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından yerine getirilir. Yarım ücret

Uygulamada asgari ücret kural olarak her yıl tespit edilmektedir. Son yıllarda enflasyonun yükselmesiyle birlikte yılda iki kez artış yapıldığı dönemler yaşanmış; 2026 yılı için ise yılda tek artış uygulandığı belirtilmektedir.

2026 Yılı Asgari Ücreti

Asgari Ücret Tespit Komisyonu tarafından 01.01.2026–31.12.2026 dönemi için günlük asgari ücret 1.101,00 TL, aylık brüt tutar ise 33.030,00 TL olarak tespit edilmiştir. Asgari ücretin gelir vergisi ve damga vergisi karşısındaki durumuna ilişkin yasal dayanak mevcut verilerle desteklenemediğinden bu konu ayrı bir başlık altında ele alınmamaktadır.

İşverenler Açısından SGK Prim Yükü ve Devlet Katkısı

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 81. maddesi uyarınca Devlet, SGK'nın ay itibarıyla tahsil ettiği malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile genel sağlık sigortası priminin dörtte biri oranında Kuruma katkı yapar. Bu katkı tutarı talebi takip eden 15 gün içinde Hazinece Kuruma ödenir.

5510 sayılı SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU m. 81Kaynağı aç
MADDE 81- Bu Kanun gereğince alınacak sigorta prim oranları aşağıdaki şekildedir:[136] a) Malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları prim oranı, sigortalının prime esas kazancının %21’idir. Bunun %9’u sigortalı hissesi, %12’si işveren hissesidir.[137] b) (Değişik: 17/4/2008-5754/48 md.) Bu Kanunda belirtilen fiilî hizmet süresi zammı uygulanan işlerde 4 üncü maddenin birinci fıkrasının; 1) (a) bendi kapsamında çalışan sigortalılar için uygulanacak malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları prim oranı, bu maddenin (a) bendinde belirtilen %21 oranına; 40 ıncı maddeye göre 60 fiilî hizmet gün sayısı eklenecek işlerde 1 puan, 90 fiilî hizmet gün sayısı eklenecek işlerde 1,5 puan, 180 fiilî hizmet gün sayısı eklenecek işlerde 3 puan,137 2) (c) bendi kapsamında çalışan sigortalılar için ise uygulanacak malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları prim oranı, bu maddenin (a) bendinde belirtilen %21 oranına; 40 ıncı maddeye göre 60 fiilî hizmet gün sayısı eklenecek işlerde 3,33 puan, 90 fiilî hizmet gün sayısı eklenecek işlerde 5 puan, 180 fiilî hizmet gün sayısı eklenecek işlerde 10 puan,137 eklenmesi suretiyle belirlenir ve bu şekilde bulunan oran ile bu maddenin (a) bendinde belirtilen %21 oranı arasındaki farka ait primin tamamı işveren tarafından ödenir. c) (Değişik: 10/1/2013-6385/9 md.) Kısa vadeli sigorta kolları prim oranı, sigortalının prime esas kazancının %2,25’idir. Bu primin tamamını işveren öder. Bu oranı %1,5 oranına kadar düşürmeye ya da %2,5 oranına kadar artırmaya Cumhurbaşkanı yetkilidir.[138] d) (Değişik: 13/2/2011-6111/38 md.) 5 inci maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilenler için prim oranı, prime esas kazançlarının %6’sıdır. Bu prim oranının %1’i kısa vadeli sigorta kolları, %5’i genel sağlık sigortası primidir. Aynı maddenin birinci fıkrasının (e) bendinde belirtilen kursiyerler için prim oranı, prime esas kazançlarının %5,5’idir. Bu prim oranının %1’i kısa vadeli sigorta kolları, %4,5’i genel sağlık sigortası primidir.[139] e) (Mülga: 17/4/2008-5754/48 md.) f) (Değişik: 17/4/2008-5754/48 md.) Genel sağlık sigortası primi, kısa ve uzun vadeli sigorta kollarına tâbi olanlar için 82 nci maddenin birinci fıkrasına göre hesaplanan prime esas kazancın %12,5’idir. Bu primin %5’i sigortalı, %7,5’i ise işveren hissesidir. Yalnızca genel sağlık sigortasına tâbi olanlar ile 60 ıncı maddenin birinci fıkrasının (e) bendi ve bu Kanunun geçici 13 üncü maddesinde belirtilenlerin genel sağlık sigortası primi, prime esas kazancın %12’sidir. (Ek cümle: 23/2/2017-6824/15 md.) Ancak, 60 ıncı maddenin birinci fıkrasının (g) bendine tabi olanlar için genel sağlık sigortası primi, prime esas kazancın %3’ü olup, bu oranı %12’ye kadar artırmaya Cumhurbaşkanı yetkilidir. [140] g) (Değişik: 17/4/2008-5754/48 md.) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalılar (a), (c) ve (f) bentlerindeki prim oranlarının toplamı üzerinden primlerini öderler. h) (Ek: 17/4/2008-5754/48 md.) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındaki sigortalılara bağlanan veya bağlanacak vazife malûllük aylıkları ile bunların hak sahiplerine bağlanacak ölüm aylıklarının karşılığı olmak üzere, bu kapsamdaki sigortalılar için kamu idarelerinin bütçelerinden ayrılan sosyal güvenlik kurumlarına devlet primi ödeneklerinin %20’si oranında ek karşılık primi alınır. Ayrılan ek karşılık priminin tamamı kurum bütçelerinin yetkili makamlarca onaylanarak yürürlüğe girdiği tarihi takip eden ay başlarından itibaren altı ay içinde ve aylık eşit taksitlerle ödenir. Genel bütçe kapsamındaki idarelerin ek karşılık primleri Maliye Bakanlığı bütçesine konulacak ödenekten karşılanır. ı) (Ek: 15/5/2008-5763/24 md.) Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıları çalıştıran özel sektör işverenlerinin, bu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinden, işveren hissesinin iki puanlık kısmına isabet eden tutar Hazinece karşılanır. İşveren hissesine ait primlerin Hazinece karşılanabilmesi için, işverenlerin çalıştırdıkları sigortalılarla ilgili olarak bu Kanun uyarınca aylık prim ve hizmet belgelerini yasal süresi içerisinde Sosyal Güvenlik Kurumuna, muhtasar ve prim hizmet beyannamelerini ise Maliye Bakanlığına vermeleri, sigortalıların tamamına ait sigorta primlerinin sigortalı hissesine isabet eden tutarı ile Hazinece karşılanmayan işveren hissesine ait tutarı yasal süresinde ödemeleri, Sosyal Güvenlik Kurumuna prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borcu bulunmaması şarttır. Ancak Kuruma olan prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borçlarını 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 48 inci maddesine göre tecil ve taksitlendiren işverenler ile 29/7/2003 tarihli ve 4958 sayılı Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununa ve 22/2/2006 tarihli ve 5458 sayılı Sosyal Güvenlik Prim Alacaklarının Yeniden Yapılandırılması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile diğer taksitlendirme ve yapılandırma Kanunlarına göre taksitlendiren ve yapılandıran işverenler bu tecil, taksitlendirme ve yapılandırmaları devam ettiği sürece bu fıkra hükmünden yararlandırılır. Bu bent hükümleri; vakıflar tarafından kurulan yükseköğretim kurumları ile okul-aile birliklerince çalıştırılanlar hariç olmak üzere 21/4/2005 tarihli ve 5335 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamına giren kurum ve kuruluşlara ait işyerleri ile 8/9/1983 tarihli ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanununa, 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa ve uluslararası anlaşma hükümlerine istinaden yapılan alım ve yapım işleri ile 4734 sayılı Kanundan istisna olan alım ve yapım işlerine ilişkin işyerleri, sosyal güvenlik destek primine tabi çalışanlar ve yurt dışında çalışan sigortalılar hakkında uygulanmaz. Hazinece karşılanan prim tutarları gelir ve kurumlar vergisi uygulamalarında gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınmaz. Bu fıkra ve diğer ilgili mevzuatla sağlanan sigorta prim desteklerinin aynı dönem için birlikte uygulanması halinde, bu destek öncelikle uygulanır. (Mülga yedinci cümle:21/5/2013-6486/5 md.) (Mülga sekizinci cümle: 17/1/2019-7161/41 md.) (Ek cümle: 31/7/2008-5797/2 md.) (Mülga son cümle:21/5/2013-6486/5 md.)137[141][142][143][144][145] i) (Ek: 21/5/2013-6486/5 md.) Özel sektör işverenlerinin yurt dışındaki işyerlerinde çalıştırılmak üzere 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı olarak yurt içinden götürülen sigortalılar için, bu maddenin (f) bendine göre prime esas kazanç üzerinden ödenecek primin işveren hissesinin beş puanlık kısmına isabet eden tutar Hazinece karşılanır. Bu bent hükümlerinden faydalanabilmek için; çalıştırdıkları sigortalılarla ilgili olarak işverenler tarafından bu Kanun uyarınca verilmesi gereken aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal süresi içinde Kuruma, muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinin ise Maliye Bakanlığına verilmesi, bu sigortalılara ilişkin olarak yatırılması gereken sigorta primi tutarlarının Hazinece karşılanmayan kısmının yasal süresi içinde işverenlerce ödenmiş olması ve bu işverenlerin Kuruma prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borcunun bulunmaması şarttır. Ancak Kuruma olan prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borçlarını 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesine göre tecil ettiren ve taksitlendiren işverenler ile taksitlendirme ve yapılandırma kanunlarına göre taksitlendiren ve yapılandıran işverenler bu tecil, taksitlendirme ve yapılandırmaları devam ettiği sürece bu bent hükmünden yararlandırılır. 5335 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamına giren kurum ve kuruluşlara ait işyerleri; 2886 sayılı Kanun ve 4734 sayılı Kanun hükümlerine istinaden yapılan alım ve yapım işleri, 4734 sayılı Kanundan istisna olan alım ve yapım işlerine ilişkin işyerleri; ek 2 nci madde kapsamında uygulanan teşvikten yararlanan işyerleri ile sosyal güvenlik destek primine tabi tutulmak suretiyle çalışanlar hakkında bu bent hükümleri uygulanmaz. Hazineden karşılanan prim tutarları, işverenler bakımından gelir ve kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınmaz.[146] j) (Ek: 20/8/2016-6745/62 md.) İsteğe bağlı sigortalılar ve muhtar sigortalılar hariç bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalıların malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinden, beş puanlık kısmına isabet eden tutar Hazinece karşılanır. Sigortalıların bu prim indiriminden yararlanabilmeleri için primlerin Hazinece karşılanmayan kısmının yasal süresi içinde ödenmesi, Kuruma kendi sigortalılıklarından kaynaklanan prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borcunun bulunmaması şarttır. Ancak Kuruma olan prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borçlarını taksitlendiren veya yapılandıran sigortalılar bu taksitlendirme veya yapılandırma işlemleri devam ettiği sürece bu bent hükmünden yararlandırılır. Borçlanma ve ihya kapsamındaki primlerden dolayı bu indirimden yararlanılmaz. Hazinece karşılanan prim tutarları gelir ve kurumlar vergisi uygulamalarında gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınmaz.[147] k) (Ek: 11/5/2018-7143/22 md.) (Mülga:4/12/2025-7566/23 md.) (Ek fıkra: 21/5/2013-6486/5 md.) Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı çalıştıran özel sektör işyerlerine uygulanmak üzere, birinci fıkranın (ı) bendinde belirtilen ve Hazinece karşılanan puana, prime esas kazanç alt sınırı üzerinden altı puana kadar ilave puan eklemeye, sosyo-ekonomik gelişmişlik endeksini dikkate almak suretiyle ilave puan uygulanacak illeri ve uygulama süresini belirlemeye Cumhurbaşkanı yetkilidir.[148][149] (Değişik fıkra: 17/4/2008-5754/48 md.) Devlet, Kurumun ay itibarıyla tahsil ettiği malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile genel sağlık sigortası priminin dörtte biri oranında Kuruma katkı yapar. Devlet katkısı olarak hesaplanacak tutar talep edilen tarihi takip eden 15 gün içinde Hazinece Kuruma ödenir. (Ek fıkra: 21/5/2013-6486/5 md.) Yapılan kontrol ve denetimlerde, çalıştırdığı kişileri sigortalı olarak bildirmediği veya bildirilen sigortalının fiilen çalışmadığının tespit edilmesi hâlinde, işverenler bir yıl süreyle bu maddeyle sağlanan destek unsurlarından yararlanamaz. Bu madde kapsamındaki teşvikten yersiz olarak faydalanıldığının tespiti hâlinde, yararlanılan teşvik tutarı işverenden gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte tahsil edilir. (Ek fıkra: 21/5/2013-6486/5 md.) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlık, Maliye Bakanlığı ve Hazine Müsteşarlığı tarafından müştereken belirlenir. Günlük kazanç sınırları

Aynı kanunun 81. maddesinin (j) bendi kapsamında, isteğe bağlı sigortalılar ile muhtar sigortalılar hariç olmak üzere, 5510 sayılı Kanun'un 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalıların malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinin beş puanlık kısmına isabet eden tutar Hazinece karşılanmaktadır. Bu indirimden yararlanabilmek için primlerin Hazinece karşılanmayan kısmının yasal sürede ödenmesi ve SGK'ya borç bulunmaması şarttır; borçlanma ile ihya kapsamındaki primler bu indirime konu edilememektedir.

4/a Kapsamındaki İşverenler İçin Prim İndirimi Şartları

5510 sayılı Kanun'un 81. maddesinin (ı) bendi, 4/a kapsamındaki sigortalıları çalıştıran özel sektör işverenlerine yönelik prim indirimi düzenlemektedir. Bu indirimden yararlanabilmek için işverenlerin, çalıştırdıkları sigortalılarla ilgili aylık prim ve hizmet belgelerini yasal süresi içinde Sosyal Güvenlik Kurumuna; muhtasar ve prim hizmet beyannamelerini ise Maliye Bakanlığına vermeleri gerekmektedir. Bunun yanı sıra sigortalıların tamamına ait primlerin sigortalı hissesi ile Hazinece karşılanmayan işveren hissesine ait tutarın yasal süresinde ödenmesi ve Kuruma prim, idari para cezası ile bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borcunun bulunmaması şarttır.

Bu bent kapsamındaki indirim, belirli işyerleri ve sigortalı grupları bakımından uygulanmaz. 5335 sayılı Kanun'un 30. maddesi ikinci fıkrası kapsamındaki kamu kurum ve kuruluşlarına ait işyerleri ile 2886 ve 4734 sayılı kanunlara istinaden yapılan alım ve yapım işlerine ilişkin işyerleri, sosyal güvenlik destek primine tabi çalışanlar ve yurt dışında çalışan sigortalılar bu indirimden yararlanamaz. Vakıflar tarafından kurulan yükseköğretim kurumları ile okul-aile birliklerince çalıştırılanlar ise söz konusu kapsam dışılık kuralının istisnasını oluşturmaktadır.

Teşvikten Yararlanmanın Şartları ve Yaptırımlar

5510 sayılı Kanun'un 81. maddesi, prim teşvik ve desteklerini kötüye kullanmaya karşı açık yaptırımlar öngörmektedir. Çalıştırdığı kişileri sigortalı olarak bildirmeyen ya da bildirilen sigortalının fiilen çalışmadığı tespit edilen işverenler, bir yıl süreyle bu maddedeki destek unsurlarının tamamından yararlandırılamamaktadır. Teşvikten yersiz yararlanıldığının saptanması hâlinde ise yararlanılan tutar gecikme cezası ve gecikme zammıyla birlikte işverenden geri alınmaktadır.

Vergi boyutunda da önemli bir sınırlama bulunmaktadır: Hazinece karşılanan prim tutarları, 5510 sayılı Kanun'un 81. maddesinin ilgili bentleri gereğince gelir ve kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınamaz.

Asgari ücret nedir?

Asgari ücret, işçilere normal bir çalışma günü karşılığı ödenen; gıda, konut, giyim, sağlık, ulaşım ve kültür gibi zorunlu ihtiyaçlarını günün fiyatları üzerinden asgari düzeyde karşılamaya yetecek en düşük ücrettir. 25540 sayılı Asgari Ücret Yönetmeliği'nin 4. maddesi bu tanımı düzenlemektedir.

Asgari ücret her yıl mı değişir?

4857 sayılı İş Kanunu'nun 39. maddesi asgari ücretin en geç iki yılda bir belirleneceğini öngörmektedir. Uygulamada kural olarak her yıl tespit yapılmaktadır. Son yıllarda enflasyonun yükselmesiyle birlikte yılda iki kez artış yapıldığı dönemler de yaşanmıştır; 2026 yılı için tek artış uygulaması geçerli olduğu belirtilmektedir.

2026 yılında günlük ve aylık asgari ücret ne kadar?

Asgari Ücret Tespit Komisyonu kararıyla 2026 yılı için günlük asgari ücret 1.101,00 TL, aylık brüt tutar ise 33.030,00 TL olarak belirlenmiştir. Uygulama dönemi 01.01.2026–31.12.2026'dır.

SGK prim teşvikinden hangi işverenler yararlanamaz?

5510 sayılı Kanun'un 81. maddesi uyarınca, çalıştırdığı kişileri sigortalı olarak bildirmeyen ya da bildirilen sigortalının fiilen çalışmadığı tespit edilen işverenler bir yıl süreyle bu maddedeki destek unsurlarından yararlandırılamamaktadır. Ayrıca 81. maddenin (ı) bendi kapsamında, kamu ihale mevzuatına istinaden yürütülen alım ve yapım işyerleri, sosyal güvenlik destek primine tabi çalışanlar ile yurt dışında çalışan sigortalılar için de bu indirim uygulanmamaktadır.

Hazinece karşılanan primler vergi matrahından düşülebilir mi?

Hayır. 5510 sayılı Kanun'un 81. maddesi gereğince Hazinece karşılanan prim tutarları, işverenler bakımından gelir ve kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınamaz.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu