İş Davalarında Islah Talebi ve Bir Kez Islah Kuralı
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 176 gereğince davanın tarafları yapmış oldukları usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah etme yetkisine sahiptir. Kanun koyucu aynı düzenlemede bu imkana açık bir sınırlama getirerek aynı davada tarafların ancak bir kez ıslah yoluna başvurabileceğini kurala bağlamıştır. Bu hüküm doğrultusunda iş davalarında dava değerinin ya da diğer usuli işlemlerin tek bir ıslah talebiyle netleştirilmesi esastır.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 176Kaynağı aç
Islah Sonrası Alınan Ek Raporda Alacağın Artması
Dava dilekçesinde belirtilen tutarlar ıslah edilip alacak miktarları artırıldıktan sonra aynı yargılamada ikinci bir ıslah işlemi gerçekleştirilemez. Bilirkişi raporundaki hesap hatalarının ileri sürülmesi üzerine mahkemece aldırılan ek raporda daha yüksek bir alacak miktarı tespit edilse dahi ikinci kez ıslah talep edilemez. Ortaya çıkan bu bakiye alacak kalemi için konusu ve tarafları aynı olan asıl dava ile birleştirilmek üzere ek dava açılması usulün gereğidir.
Kısmi dava şeklinde açılan uyuşmazlıklarda fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması ve hukuki yarar şartının mevcut bulunması halinde, yapılan ıslaha karşın bakiye alacak için karardan önce veya karardan sonra ek dava yoluna gidilebilir. Bu koşulların birlikte varlığı durumunda bakiye alacak miktarının birden fazla ek dava vasıtasıyla talep edilmesi usulen geçerlidir.
Bakiye Alacak Taleplerinde Zamanaşımının Kesilmesi
Ek davaya konu edilecek bakiye işçilik haklarında zamanaşımı sürelerinin takibi önem taşır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 154 uyarınca zamanaşımı; borçlunun borcu ikrar etmesi, özellikle faiz ödemesi, kısmen ifada bulunması, rehin vermesi veya kefil göstermesi hallerinde kesilir. Maddenin ikinci fıkrası kapsamında ise alacaklının mahkeme veya hakeme dava ya da def'i yoluyla başvurması, icra takibinde bulunması yahut iflas masasına müracaat etmesi durumunda zamanaşımı kesilmektedir. Bu yasal sebepler tahdidi olarak düzenlendiğinden borçluya noterden veya haricen gönderilen ihtarname zamanaşımını kesmez; bakiye alacak için icra takibine geçilmesi ya da ek dava açılması gerekir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 154Kaynağı aç
İstinafın Kaldırma veya Yargıtayın Bozma Kararından Sonra Islah
Üst mahkeme kararlarından sonra ıslah yoluna başvurulamayacağı yönündeki katı içtihadî yaklaşım, 7251 sayılı Kanun ile getirilen düzenleme doğrultusunda esnetilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 177/2 hükmü uyarınca, Yargıtayın bozma kararından ya da bölge adliye mahkemesinin kaldırma kararından sonra dosya ilk derece mahkemesine gönderildiğinde, mahkemenin tahkikata yönelik yeni bir işlem yapması halinde tahkikat tamamlanıncaya kadar ıslah yapılması kanunen mümkün kılınmıştır.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 177Kaynağı aç
Kanun koyucu kaldırma veya bozma kararı sonrasında ıslah hakkını tanırken usul hukukunun temel dengelerini koruyan bir istisna öngörmüştür. 6100 sayılı Kanun m. 177/2 uyarınca, bozma kararına uyulmasıyla teşekkül eden hukuki durumun ıslah yoluyla ortadan kaldırılması mümkün değildir. Dolayısıyla ilk derece mahkemesinde tahkikata ilişkin yeni bir işlem gerçekleştirilmedikçe veya uyulan kararın oluşturduğu kazanılmış usuli durumu zedeleyecek biçimde ıslah yetkisi kullanılamaz.
Islah yapıldıktan sonra ek raporda alacak artarsa ne yapılmalıdır?
Aynı davada ikinci kez ıslah yapılamayacağından, ek bilirkişi raporundaki bakiye alacak farkı için asıl dava ile birleştirme talepli ek dava açılması gerekir.
Bakiye işçilik alacağı için çekilen ihtarname zamanaşımını keser mi?
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 154 zamanaşımını kesen durumları sınırlı saydığından ihtarname zamanaşımını kesmez; zamanaşımını kesmek için dava açılması veya icra takibi yapılması gerekir.
Bölge adliye mahkemesinin kaldırma kararından sonra ıslah yapılabilir mi?
Kaldırma kararının ardından dosyanın gönderildiği ilk derece mahkemesi tahkikata ilişkin bir işlem yaparsa tahkikat bitene kadar ıslah yapılabilir; ancak karara uymakla doğan hukuki durum korunur.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

