7589 sayılı Kanunun 19. maddesiyle HMK m.107, 31 Temmuz 2026’da yürürlükten kaldırılmıştır. Bu tarihten önce açılan davalarda eski m.107 uygulanmaya devam eder; aşağıdaki belirsiz alacak açıklamaları bu eski dosyalarla sınırlıdır. Yeni davalarda kaldırılmış m.107’ye dayanılarak belirsiz alacak davası açılamaz. HMK m.109/4 kapsamında kısmi davada talep, aynı davada bir defaya mahsus, tahkikat sona erinceye kadar iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmadan artırılabilir; bu durumda artırılan kısımda zamanaşımı dava tarihinden kesilmiş sayılır. Ayrı ek dava ve yalnızca fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması bu artırım sonucu ile aynı değildir.
7589 sayılı Kanun, Madde 19Kaynağı aç
Usul Hukukunda Derhâl Uygulanma İlkesi ve Kanunun Kapsamı
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 448. maddesi uyarınca kanun hükümleri, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla yürürlüğe girdiği andan itibaren derhâl uygulanır. Bu kural uyarınca yeni usul hükümleri, yürürlüğe girdiği tarihten itibaren yapılacak yargılama işlemlerine tatbik edilir.
Kanun koyucu, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 578. maddesinin birinci fıkrasındaki kuralı uygulamadaki ve doktrindeki yerleşik kabul doğrultusunda dili sadeleştirerek 448. madde metninde benimsemiş; önceki düzenlemede mükerrerlik oluşturan ikinci fıkra hükmünü ise yeni metne dahil etmemiştir.
Tamamlanmış ve Tamamlanmamış Usul İşlemleri
Usul kurallarının zaman bakımından uygulanmasında temel ölçüt, ilgili usul işleminin yeni kural yürürlüğe girdiği sırada nihayete erip ermediğidir. Bir usul işlemi tamamlandıktan sonra yeni kural yürürlüğe girerse o işlem geçerliliğini muhafaza eder. Buna karşılık bir usul işlemi henüz tamamlanmamış veya başlamamış ise yeni kanun kural olarak hemen uygulanır.
Davanın açılması aşaması kendi içinde usul işlemi niteliği taşır. 1086 sayılı Kanun döneminde açılmış davalarda davanın açılmasına ilişkin işlemler tamamlanmış kabul edildiğinden, 6100 sayılı Kanun yürürlüğe girdikten sonra gider avansına bağlanan dava şartı yokluğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilemez. Bu tür davalarda davanın açılması aşaması tamamlandığı için sonradan yürürlüğe giren dava şartı kuralları yerine delil avansına ilişkin 324. madde ve dilekçedeki eksikliklere ilişkin 119. maddenin ikinci fıkrası hükümleri gözetilir.
Belirsiz Alacak Davası ve Islah Kurallarının Zaman Bakımından Uygulanması
31 Temmuz 2026’dan önce açılan ve eski HMK m.107’nin uygulanmasına devam edilen davalar bakımından: Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, davanın açıldığı anda alacak tutarının veya değerinin kesin biçimde tayin edilmesinin davacıdan beklenemediği ya da fiilen imkânsız olduğu durumlarda, hukuki uyuşmazlığın çerçevesi çizilip taban bir miktar gösterilerek belirsiz alacak davası ikame edilebilir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 107Kaynağı aç
31 Temmuz 2026’dan önce açılmış eski HMK m.107 kapsamındaki davalarda: Belirsiz alacak davası 6100 sayılı Kanun ile kabul edilmiş bir kurumdur. 1086 sayılı Kanun'un yürürlükte bulunduğu dönemde açılmış davalarda dava açma işlemleri tamamlanmış olduğundan, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 448. maddesindeki düzenleme karşısında belirsiz alacak davasına ilişkin hükümler bu davalara geçmişe yürütülerek uygulanamaz ve dava belirsiz alacak davası olarak nitelendirilemez.
31 Temmuz 2026’dan önce açılmış eski HMK m.107 kapsamındaki davalarda: Önceki kanun döneminde açılan bir davanın türü, dava açma usul işlemleri tamamlandığı için sonradan ıslah dilekçesi sunularak belirsiz alacak davasına dönüştürülemez. Ayrıca gerek 1086 sayılı mülga Kanun'un 83. maddesi gerekse 6100 sayılı Kanun'un 176. maddesi uyarınca taraflar aynı davada ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilir. Yargılamada ikinci ıslah dilekçesi dikkate alınarak alacak miktarının artırılması usul kurallarına aykırıdır.
Yetki Kuralları ve Önceden Yapılan Yetki Sözleşmeleri
İcra takibinde ileri sürülen yetki itirazının geçerliliği, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 448. maddesi gereğince kuralın derhâl uygulanması ilkesi uyarınca takip tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan usul hükümleri çerçevesinde belirlenir. Bu kapsamda takip tarihinde yürürlükte olan HMK m. 17 hükmü yetki değerlendirmesinde esas alınır.
Yeni kanunun yürürlüğe girmesinden sonra açılan davalarda yetki kuralları kural olarak derhâl uygulanır. Ancak yeni kanunun yürürlüğe girmesinden önce düzenlenmiş yetki sözleşmeleri, maddi hukuk geçerliliği ve kazanılmış hakların korunması gereğince geçerliliğini muhafaza eder ve seçimlik yetki niteliğini önceki usul kurallarına göre sürdürür.
Yargılama Aşamaları, Adli Yardım ve Taraf Oluşumu
HMK m. 448 uyarınca kanun yoluna başvuru sırasında iletilen adli yardım taleplerine HMK m. 336/3 hükmü derhâl uygulanır. Temyiz incelemesi aşamasında ileri sürülen adli yardım talepleri hakkında karar verme yetkisi temyiz incelemesini yapacak olan Yargıtay dairesine aittir.
Tahkikatın sona ermesinden sonra mahkemenin HMK m. 184 ve 186 hükümleri uyarınca tarafları sözlü yargılamaya davet etmesi, tamamlanmamış usul işlemlerine kanunun derhâl uygulanması ilkesi ve hâkimin Türk hukukunu re'sen uygulama görevi çerçevesinde emredici bir usul yükümlülüğüdür.
Davanın taraflarının teşekkülü temel usul aşamalarından biridir. Sosyal Güvenlik Kurumunun feri müdahilliğine ilişkin olarak 5521 sayılı Kanun'un 7. maddesine eklenen kural, HMK m. 448 uyarınca taraf oluşumu tamamlanmış davalarda geçmişe yürütülerek uygulanamaz.
Yeni usul kanunu yürürlüğe girdiğinde devam eden davalara uygulanır mı?
6100 sayılı HMK m. 448 uyarınca kanun hükümleri yürürlüğe girdiği andan itibaren derhâl uygulanır; ancak kanunun yürürlüğe girmesinden önce tamamlanmış olan usul işlemleri bu değişiklikten etkilenmez ve geçerliliğini korur.
Önceki kanun döneminde açılan davada gider avansı yatırılmadığı için ret kararı verilebilir mi?
Dava açılmasına ilişkin usul işlemleri önceki kanun döneminde tamamlandığı için sonradan yürürlüğe giren HMK hükümleri gerekçe gösterilerek gider avansı dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilemez.
Eski kanun döneminde açılan dava ıslah ile belirsiz alacak davasına çevrilebilir mi?
31 Temmuz 2026’dan önce açılmış eski HMK m.107 kapsamındaki davalarda: Davanın açılması aşaması mülga usul kanunu yürürlükteyken tamamlandığından, 6100 sayılı Kanun'un 448. maddesindeki derhâl uygulanma kuralı karşısında davanın niteliği ıslah dilekçesi sunularak belirsiz alacak davasına dönüştürülemez.
Bir davada kaç kez ıslah talebinde bulunulabilir?
Gerek mülga HUMK m. 83 gerekse yürürlükteki HMK m. 176 uyarınca aynı davada taraflar ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilir; ikinci kez ıslah dilekçesi verilerek alacak miktarı artırılamaz.
Temyiz aşamasındaki adli yardım talebini hangi merci karara bağlar?
HMK m. 448 ve HMK m. 336/3 hükümleri uyarınca temyiz incelemesi sırasında yapılan adli yardım talepleri hakkında karar verme yetkisi temyiz incelemesini yürütecek Yargıtay dairesine aittir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

