İş Davalarında Arabuluculuk Başvurusu ve Dava Şartı

by Avukat Erdal Ersoy
İş Davalarında Arabuluculuk Başvurusu ve Dava Şartı

İş Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk ve Kapsamı

İş hukukunda 2018 yılından itibaren işçi ile işveren arasındaki uyuşmazlıkların önemli bir bölümünde arabuluculuk dava şartı olarak kabul edilmiştir. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu uyarınca kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda mahkemeye gitmeden önce arabulucuya başvurulması zorunludur. Arabulucuya başvurulmadan açılan iş davaları, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilir.

7036 sayılı İŞ MAHKEMELERİ KANUNU m. 3Kaynağı aç
MADDE 3- (1) Kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda, arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. (Ek cümle:28/3/2023-7445/41 md.) Bu alacak ve tazminatla ilgili itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davaları hakkında birinci cümle hükmü uygulanır. (2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir. (3) İş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davaları hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz. (4) Arabuluculuk Daire Başkanlığı, sicile kayıtlı arabuluculardan bu madde uyarınca arabuluculuk yapmak isteyenleri, varsa uzmanlık alanlarını da belirterek, görev yapmak istedikleri adli yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonlarına göre listeler ve listeleri ilgili komisyon başkanlıklarına bildirir. Komisyon başkanlıkları, bu listeleri kendi yargı çevrelerindeki arabuluculuk bürolarına, arabuluculuk bürosu kurulmayan yerlerde ise görevlendirecekleri sulh hukuk mahkemesi yazı işleri müdürlüğüne gönderir. (5) Başvuru karşı tarafın, karşı taraf birden fazla ise bunlardan birinin yerleşim yerindeki veya işin yapıldığı yerdeki arabuluculuk bürosuna, arabuluculuk bürosu kurulmayan yerlerde ise görevlendirilen yazı işleri müdürlüğüne yapılır. (6) Arabulucu, komisyon başkanlıklarına bildirilen listeden büro tarafından belirlenir. Ancak tarafların listede yer alan herhangi bir arabulucu üzerinde anlaşmaları hâlinde bu arabulucu görevlendirilir. (7) Başvuran taraf, kendisine ve elinde bulunması hâlinde karşı tarafa ait her türlü iletişim bilgisini arabuluculuk bürosuna verir. Büro, tarafların resmi kayıtlarda yer alan iletişim bilgilerini araştırmaya da yetkilidir. İlgili kurum ve kuruluşlar, büro tarafından talep edilen bilgi ve belgeleri vermekle yükümlüdür. (8) Taraflara ait iletişim bilgileri, görevlendirilen arabulucuya büro tarafından verilir. Arabulucu bu iletişim bilgilerini esas alır, ihtiyaç duyduğunda kendiliğinden araştırma da yapabilir. Elindeki bilgiler itibarıyla her türlü iletişim vasıtasını kullanarak görevlendirme konusunda tarafları bilgilendirir ve ilk toplantıya davet eder.  Bilgilendirme ve davete ilişkin işlemlerini belgeye bağlar. (9) Arabulucu, görevlendirmeyi yapan büronun yetkili olup olmadığını kendiliğinden dikkate alamaz. Karşı taraf en geç ilk toplantıda, yerleşim yeri ve işin yapıldığı yere ilişkin belgelerini sunmak suretiyle arabuluculuk bürosunun yetkisine itiraz edebilir. Bu durumda arabulucu, dosyayı derhâl ilgili sulh hukuk mahkemesine gönderilmek üzere büroya teslim eder. Mahkeme, harç alınmaksızın dosya üzerinden yapacağı inceleme sonunda yetkili büroyu kesin olarak karara bağlar ve dosyayı büroya iade eder. Mahkeme kararı büro tarafından 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri uyarınca taraflara tebliğ edilir. Yetki itirazının reddi durumunda aynı arabulucu yeniden görevlendirilir ve onuncu fıkrada belirtilen süreler yeni görevlendirme tarihinden başlar. Yetki itirazının kabulü durumunda ise kararın tebliğinden itibaren bir hafta içinde yetkili büroya başvurulabilir. Bu takdirde yetkisiz büroya başvurma tarihi yetkili büroya başvurma tarihi olarak kabul edilir. Yetkili büro, altıncı fıkra uyarınca arabulucu görevlendirir. (10) Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren üç hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla bir hafta uzatılabilir. (11) Arabulucu, taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması yahut yapılan görüşmeler sonucunda anlaşmaya varılması veya varılamaması hâllerinde arabuluculuk faaliyetini sona erdirir ve son tutanağı düzenleyerek durumu derhâl arabuluculuk bürosuna bildirir. (12) Taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilir ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile karşı tarafın ödemekle yükümlü olduğu yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulur. (Değişik ikinci cümle:7/11/2024-7531/28 md.) Ayrıca bu taraf lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen vekâlet ücretinin yarısına hükmedilir. Her iki tarafın da ilk toplantıya katılmaması sebebiyle sona eren arabuluculuk faaliyeti üzerine açılacak davalarda tarafların yaptıkları yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılır.[1] (13) Tarafların arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaları hâlinde, arabuluculuk ücreti, Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesinin eki Arabuluculuk Ücret Tarifesinin İkinci Kısmına göre aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde karşılanır. Bu durumda ücret, Tarifenin Birinci Kısmında belirlenen iki saatlik ücret tutarından az olamaz. İşe iade talebiyle yapılan görüşmelerde tarafların anlaşmaları durumunda, arabulucuya ödenecek ücretin belirlenmesinde işçiye işe başlatılmaması hâlinde ödenecek tazminat miktarı ile çalıştırılmadığı süre için ödenecek ücret ve diğer haklarının toplamı, Tarifenin İkinci Kısmı uyarınca üzerinde anlaşılan miktar olarak kabul edilir. (14) Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde, iki saatlik ücret tutarı Tarifenin Birinci Kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. İki saatten fazla süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâlinde ise iki saati aşan kısma ilişkin ücret aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde Tarifenin Birinci Kısmına göre karşılanır. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır. (15)  (İptal : Anayasa Mahkemesinin 3/6/2025 tarihli ve E.:2024/157; K.:2025/121 sayılı Kararı ile.) (16) Bu madde uyarınca arabuluculuk bürosu tarafından yapılması gereken zaruri giderler; arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde anlaşma uyarınca taraflarca ödenmek, anlaşmaya varılamaması hâlinde ise ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır. (17) Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez. (18) Arabuluculuk görüşmelerine taraflar bizzat, kanuni temsilcileri veya avukatları aracılığıyla katılabilirler. İşverenin yazılı belgeyle yetkilendirdiği çalışanı da görüşmelerde işvereni temsil edebilir ve son tutanağı imzalayabilir. (19) Arabuluculuk görüşmeleri, taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça, arabulucuyu görevlendiren büronun bağlı bulunduğu adli yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonunun yetki alanı içinde yürütülür. (20) 13/6/1952 tarihli ve 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanunda düzenlenen gazeteci ile 20/4/1967 tarihli ve 854 sayılı Deniz İş Kanununda düzenlenen gemiadamı, bu madde kapsamında işçi sayılır. (21) Bu maddede hüküm bulunmayan hâllerde niteliğine uygun düştüğü ölçüde 7/6/2012 tarihli ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümleri uygulanır. (22) Arabuluculuğa başvuru usulü, arabulucunun görevlendirilmesi ve arabuluculuk görüşmelerine ilişkin diğer hususlar Adalet Bakanlığınca yürürlüğe konulan yönetmelikle belirlenir. Sosyal Güvenlik Kurumuna başvuru zorunluluğu

Bu alacak ve tazminatlarla ilgili itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında da arabuluculuk dava şartı aranır. Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti, maaş ve diğer işçilik alacakları, genel tatil ve bayram ücretleri, işe iade talepleri ile işçi ve işverenin birbirine hakaret etmesinden veya işyerindeki mallara verilen zararlardan kaynaklanan tazminat talepleri arabuluculuk kapsamına girer. Ayrıca 5953 sayılı Kanun kapsamındaki gazeteciler ile 854 sayılı Deniz İş Kanunu kapsamındaki gemiadamları da bu hüküm bakımından işçi sayılır.

İş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davaları ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davalarında arabuluculuk dava şartı uygulanmaz. Hizmet tespiti davaları da zorunlu arabuluculuk kapsamına girmemekte olup bu davalar arabulucuya başvurulmaksızın iş mahkemesinde açılabilir.

Yetkili Büro, Görevlendirme ve Yetki İtirazı Usulü

Arabuluculuk başvurusu karşı tarafın, karşı taraf birden fazla ise bunlardan birinin yerleşim yerindeki veya işin yapıldığı yerdeki arabuluculuk bürosuna yapılır. Başvuruyu işçi yapıyorsa işverenin ikametgahının bulunduğu veya işin yapıldığı yer; işveren yapıyorsa işçinin ikametgahının bulunduğu veya işin yapıldığı yer bürosu yetkilidir. Arabuluculuk bürosu kurulmayan yerlerde ise bu görev adliyelerdeki görevlendirilen sulh hukuk mahkemesi yazı işleri müdürlüğü tarafından yerine getirilir.

Arabulucu, büro tarafından komisyon listesinden belirlenir. Tarafların listede yer alan bir arabulucu üzerinde anlaşmaları halinde ise bu kişi görevlendirilir. Arabuluculuk bürosu tarafların resmi kayıtlarda yer alan iletişim bilgilerini araştırmaya yetkili olup ilgili kurum ve kuruluşlar talep edilen bilgi ve belgeleri vermekle yükümlüdür.

Görevlendirilen arabulucunun büronun yetkisini re'sen denetleme yetkisi bulunmaz; uyuşmazlığın diğer tarafı en geç ilk oturumda yerleşim yeri yahut işin görüldüğü yere ilişkin evrakları ibraz ederek itiraz öne sürebilir. İtiraz halinde dosya gecikmeksizin sulh hukuk mahkemesine intikal ettirilmek üzere büroya sunulur. Mahkeme harç tahsil etmeksizin evrak üzerinden yetkili büroya dair kesin kararını tesis ederek evrakı büroya geri gönderir.

Yetki itirazının reddedilmesi durumunda aynı arabulucu yeniden görevlendirilir ve kanuni sonuçlandırma süreleri yeni görevlendirme tarihinden itibaren işlemeye başlar. İtirazın kabul görmesi halinde ise kararın tebliğinden itibaren bir hafta içinde yetkili büroya başvuru yapılabilir; bu durumda yetkisiz büroya yapılmış olan ilk müracaat tarihi esas alınır.

Süre Sınırları, Sürecin Yürütülmesi ve Zamanaşımı

Arabulucu yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren üç hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hallerde arabulucu tarafından en fazla bir hafta uzatılabilir. Arabuluculuk görüşmelerine taraflar bizzat, kanuni temsilcileri veya avukatları aracılığıyla katılabileceği gibi işverenin yazılı belgeyle yetkilendirdiği çalışanı da görüşmelerde işvereni temsil edebilir ve son tutanağı imzalayabilir.

İş Kanunu düzenlemesine göre yıllık izin ücreti, kıdem tazminatı, bildirim şartına uyulmaksızın fesihte ihbar tazminatı, kötüniyet tazminatı ve eşit davranma ilkesine aykırılıktan doğan tazminatlarda zamanaşımı süresi beş yıldır. Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez; son tutanağın düzenlenmesiyle birlikte zamanaşımı yeniden işlemeye başlar.

Dava açılmadan önce taraflardan birinin yaptığı arabuluculuk teklifine 30 gün içinde olumlu cevap verilmezse teklif reddedilmiş sayılır. Dava açıldıktan sonra taraflar arabulucuya başvuracaklarını beyan ederlerse mahkeme yargılamayı en fazla üç ay erteleyebilir; bu süre talep halinde üç ay daha uzatılabilir. 7036 sayılı Kanunda hüküm bulunmayan hallerde niteliğine uygun düştüğü ölçüde 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümleri uygulanır. Arabuluculuk faaliyeti sona erdiğinde arabulucu düzenlenen tutanakları ve belgeleri beş yıl süreyle saklar.

Son Tutanak, İşe İade Süresi ve Toplantıya Katılmama Sonuçları

İşe iade davalarında işçi, iş sözleşmesinin feshedildiği tarihten itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurmak zorundadır. Arabuluculuk müzakerelerinde anlaşma sağlanamaması halinde, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılabilir.

Taraflara ulaşılamaması, görüşmeye katılınmaması yahut anlaşmaya varılması veya varılamaması hallerinde arabuluculuk sona erer ve son tutanak düzenlenip büroya bildirilir. Anlaşamama halini gösteren son tutanağın dava dilekçesine eklenmesi zorunludur. Tutanak eklenmemişse mahkemece bir haftalık kesin süre verilir; bu sürede sunulmazsa dava usulden reddedilir ve ret kararı verilirse dava dilekçesi karşı tarafa gönderilmeden dosya kapatılır.

Oturuma haklı bir mazeret sunmaksızın katılmayan tarafın bulunması nedeniyle sürecin bitmesi halinde bu durum tutanağa geçirilir. 7036 sayılı Kanun uyarınca, ilk toplantıya katılmayan taraf açılacak davada tamamen veya kısmen haklı bulunsa dahi, karşı tarafça ödenmesi gereken yargılama masraflarının yarısını üstlenmekle yükümlü tutulur ve lehine asgari vekâlet ücretinin yalnızca yarısına karar verilir. Her iki tarafın da ilk toplantıya iştirak etmemesi yüzünden arabuluculuğun sonlanması halinde ise tarafların yaptıkları yargılama harcamaları kendi üzerlerinde kalır.

İşe iade talebinde arabulucuya başvuru süresi ne kadardır?

İş sözleşmesinin feshedildiği tarihten itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurulması zorunludur. Anlaşma sağlanamaması halinde son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılabilir.

Hangi uyuşmazlıklarda arabulucuya başvurmadan doğrudan dava açılabilir?

7036 sayılı Kanun m. 3/3 uyarınca iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davaları ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davalarında arabuluculuk dava şartı aranmaz. Ayrıca hizmet tespiti davaları da zorunlu arabuluculuk kapsamında yer almadığı için doğrudan iş mahkemesinde açılabilir.

İlk arabuluculuk toplantısına mazeretsiz katılmamanın kanuni sonucu nedir?

Geçerli mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmayan taraf son tutanakta belirtilir ve davada haklı çıksa dahi yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulup lehine vekâlet ücretinin yarısına hükmedilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu