İşçinin Yıllarca Ücret Almadan Çalıştığı İddiası

by Avukat Erdal Ersoy
İşçinin Yıllarca Ücret Almadan Çalıştığı İddiası

Uzun Yıllar Ücretsiz Çalışma İddiası ve Hayatın Olağan Akışı

Bir işçinin işyerinde çalıştığı süre boyunca hiçbir ücret almadan çalıştığını ileri sürmesi hayatın olağan akışına aykırıdır. Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 2017/16276 Esas ve 2018/23908 Karar sayılı ilamına göre, böyle bir iddia karşısında mahkemenin davacıyı bizzat duruşmaya çağırarak hangi aylarda ne kadar ücret ödemesi yapıldığını sorması, işveren tanıklarının elden ödeme yapıldığı yönündeki beyanlarını açıklattırması ve varsa kalan ücret alacağını belirleyerek hüküm kurması gerekir.

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2017/16276, K. 2018/23908Kaynağı aç
22. Hukuk Dairesi         2017/16276 E.  ,  2018/23908 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA TÜRÜ : ALACAK Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, işverenin … yolu üzerinde … köyünde … Petrol isimli petrol istasyonu olduğunu, müvekkilinin işveren yanında 1992 yılından iş sözleşmesinin feshedildiği 24/09/2013 tarihine kadar kesintisiz ve fasılasız çalıştığını, hem petrolde tanker şoförlüğü yaptığını,ayrıca getir götür işlerini yaptığını,davacının tarla ve bahçelerinin ekimi,dikimi, ilaçlanması,sulaması hasadı gibi davalının emrinde bir çok işte çalıştırıldığını,çalışma süresine nazaran hiç yıllık izin kullanmadığını,fazla mesai, hafta ve genel tatil ücreti ödenmediğini,sadece sigorta karşılığı çalıştığını, eniştesi olması, amca çocuğu olması nedeniyle ücret de isteyemediğini, işe girdiği çıktığı tarihler arasında hiç ücret almadığını,tüm geçiminin annesi ve kayınvalidesi tarafından karşılandığını belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile birlikte bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili, davacının iş arkadaşı … ile birlikte işbirliği halinde işyerinde güveni kötüye kullanma ve hırsızlık yaptığı için İş Kanunun 25/II-e maddesi gereğince haklı nedenle işten çıkartıldığını,bu nedenle herhangi bir tazminata hak kazanmadığını,aksine davacının müvekkilini diğer işçiler ile birlikte 64.000 TL dolandırarak zarara uğrattığından borçlu olduğunu,sağlık durumu bozulan müvekkilinin 2012-2013 yılları arasında bir yılı aşkın süre sağlığıyla ilgilenmek zorunda kaldığından işyeri ile ilgilenemediğini,bunun fırsat bilen iki işçinin petrol istasyonunun bazı müşterileri adına sahte veresiye fişi doldurduklarını,sahte imzalar attıklarını,bunları kabul eden ancak ödemede yapmayan iki işçinin işten çıkartıldığını,işyerinin çoğunlukla civarda çiftçilik yapanlara mazot satımına dayalı olduğundan 08:00-17:00 arası açık olduğunu,haftada kırkbeş saati aşmayan mesai ile çalıştıklarını, hiçbir fazla mesaileri ve izinlerinin bulunmadığını, davalı işverenin davacının akrabası olduğundan fazlasıyla haklarını kullandığını, işverenin başka işlerinde çalıştırılmasının söz konusu olmadığını,davacının uzun yıllardır asgari ücretle çalıştığını, aradaki akrabalık nedeniyle ücretinin fazlasıyla ödendiğini,akrabalık ve güven ilişkisinden dolayı ücret bordrolarına imzası alınmadan ücretinin ödendiğini, bu eksiklikten dolayı davacının kötü niyetli olarak böyle bir talepte bulunduğunu,ücreti ve emeği ile geçinen bir işçinin çok uzun süreli ücret almaksızın yaşamını idame ettirmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-4857 sayılı İş Kanununun 59.maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada, sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı nedene dayanıp dayanmadığının önemi bulunmamaktadır. Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir. Akdin feshi halinde kullanılmayan yıllık izin sürelerine ait ücret, işçinin kendisine veya hak sahiplerine ödenir. Böylece, iş sözleşmesinin feshinde kullanılmayan yıllık ücretli izin hakkı izin alacağına dönüşür. Bu nedenle zamanaşımı da iş sözleşmesinin feshinden itibaren işlemeye başlar. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 31. maddesinde, hakimin davayı aydınlatma ödevi düzenlenmiş olup, madde uyarınca, hakim uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabileceği, soru sorabileceği ve delil gösterilmesini isteyebileceği düzenlenmiştir. Somut olayda, davacı dava dilekçesinde tüm çalışması boyunca hiç yıllık ücretli izin kullanmadığını iddia etmiştir. Mahkeme tarafından hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının on sekiz yıldan fazla olan hizmet süresi boyunca yıllık ücretli izin kullanmadığı varsayılarak, yıllık ücretli izin hesabı yapılmıştır. Davacının, işyerinde çalıştığı yaklaşık onsekiz yıllık hizmet süresince hiç yıllık izin kullanmadığı iddiası hayatın olağan akışına aykırıdır. Mahkemece davanın aydınlatılması ödevi çerçevesinde davacının bu konudaki beyanları alınarak sonucuna göre yıllık ücretli izin alacağı hesaplanması gerekirken, belirtilen hususlar yerine getirilmeden yazılı şekilde eksik inceleme ile verilmiş olan karar usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. 3-Taraflar arasında davacının ödenmeyen ücret alacağının miktarı hususu tartışmalıdır. Somut olayda, davalı işyerinde tanker şoförü olarak çalışan davacı, tüm hizmet süresi boyunca yani 01/04/1995-20/09/2013 tarihleri arasındaki çalışmalarının karşılığı olarak aylık ücretlerini talep etmektedir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda da; davacının tüm çalışma dönemi için ücret alacağının kabulüne karar verilmiştir.Davacının davalı işyerinde çalıştığı tüm süre boyunca hiç ücret almadan çalışması hayatın olağan akışına aykırıdır.Bu nedenle Mahkemece HMK'nın 31. maddesine göre hakimin davayı aydınlatma ödevi kapsamında davacı duruşmaya çağrılarak hangi aylarda ne kadar ücret ödemesi yapıldığının sorulması,ayrıca davalı tanıklarının ücretin elden ödendiği yönündeki beyanlarıda sorularak var ise kalan ücret alacağının tespiti ile ücret talebi hüküm altına alınmalıdır. Eksik inceleme ve hatalı gerekçe ile yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir. 4-Hafta tatili alacağı bakımından Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının yaz aylarında ayda iki hafta tatilinde çalıştığı belirtilerek hesaplama yapılmıştır.Davacı tanıklarının işyeri çalışanları olmadıkları,çalışma düzenine ilişkin görgüye dayalı bilgilerinin bulunmadığı anlaşılmaktadır.Davalı tanıklarından … davacının haftanın altı günü çalıştığını ancak pazar günleri çalışıp çalışmadığını bilmediğini beyan ederken diğer davalı tanıkları davacının haftanın beş günü çalıştığını beyan etmişlerdir.Tüm dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile tanık beyanları birlikte değerlerlendirildiğinde davacı hafta tatillerinde çalıştığını ispatlayamamıştır.Hal böyle olunca Mahkemece bu gerekçe ile hafta tatili alacağı talebinin reddine karar verilmesi gerekli iken yazılı gerekçe ile kabul edilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 08.11.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Hâkimin Davayı Aydınlatma Ödevi

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 31. maddesi gereğince hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz ya da çelişkili gördüğü konular hakkında taraflara açıklama yaptırabilir, soru sorabilir ve delil gösterilmesini isteyebilir. Tarafların hayatın olağan akışıyla bağdaşmayan iddiaları karşısında mahkeme bu yetkisini kullanarak somut uyuşmazlığın fiili çerçevesini netleştirmekle yükümlüdür.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 31Kaynağı aç
MADDE 31- (1) Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir. Yargılamanın sevk ve idaresi

Uzun Hizmet Süresinde Yıllık İzin Kullanılmaması İddiası

İşçinin yaklaşık on sekiz yıllık hizmet süresince hiç yıllık ücretli izin kullanmadığını ileri sürmesi hayatın olağan akışına aykırıdır. Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 2017/16276 Esas ve 2018/23908 Karar sayılı ilamı doğrultusunda, davanın aydınlatılması ödevi kapsamında işçinin bu konudaki beyanlarının alınması ve toplanan deliller doğrultusunda yıllık ücretli izin alacağının hesaplanması zorunludur.

4857 sayılı İş Kanununun 59. maddesi gereğince, iş akdinin herhangi bir sebeple sona ermesi halinde, işçinin hak kazanıp da kullanmadığı izin sürelerine ilişkin hak edişi son ücret üzerinden hesap edilerek kendisine yahut mirasçılarına verilir. İzin alacağının talep edilebilir hale gelmesinde sözleşmenin feshedilmiş olması yeterli sayılırken sona erme şeklinin veya feshin haklı gerekçeye dayanıp dayanmadığının önemi bulunmamaktadır. Bu alacağa ilişkin zamanaşımı süresi de fesih tarihinden itibaren işlemeye başlar.

4857 sayılı İŞ KANUNU m. 59Kaynağı aç
Madde 59 – İş sözleşmesinin, herhangi bir nedenle sona ermesi halinde işçinin hak kazanıp da kullanmadığı yıllık izin sürelerine ait ücreti, sözleşmenin sona erdiği tarihteki ücreti üzerinden kendisine veya hak sahiplerine ödenir. Bu ücrete ilişkin zamanaşımı iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren başlar. İşveren tarafından iş sözleşmesinin feshedilmesi halinde 17 nci maddede belirtilen bildirim süresiyle, 27 nci madde gereğince işçiye verilmesi zorunlu yeni iş arama izinleri yıllık ücretli izin süreleri ile iç içe giremez. İzinlere ilişkin düzenlemeler

Yıllık izinlerin kullandırıldığını kanıtlama yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer nitelikte yazılı bir belge ile kanıtlamak zorundadır. İspat yükü üzerinde bulunan işveren, izinlerin kullandırıldığını ortaya koyabilmek amacıyla işçiye yemin teklifinde bulunabilir.

Hafta Tatili Alacağında İspat Kuralları

İşyerindeki fiili çalışma düzenine ilişkin görgüye dayalı bilgisi bulunmayan tanık beyanlarına dayanılarak hafta tatili alacağına hükmedilemez. Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 2017/16276 Esas ve 2018/23908 Karar sayılı ilamına göre, hafta tatili günlerinde fiilen çalıştığını ispat yükü işçiye ait olup tanık beyanları ve dosyadaki deliller bu çalışmayı doğrulamadığı takdirde talep kabul edilemez.

Bir işçi uzun süre hiç ücret almadan çalıştığını ileri sürebilir mi?

Bir işçinin çalıştığı süre boyunca hiç ücret almadığı iddiası hayatın olağan akışına aykırı görülür; mahkeme işçiyi dinleyerek yapılan fiili ödemeleri ve bakiye alacak miktarını belirlemekle yükümlüdür.

Hâkim taraflara resen soru sorup açıklama isteyebilir mi?

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 31. maddesi uyarınca hâkim, belirsiz veya çelişkili gördüğü hususlarda taraflara açıklama yaptırabilir, soru yöneltebilir ve delil gösterilmesini isteyebilir.

Kullanılmayan yıllık izinlerin ücreti ne zaman talep edilebilir?

4857 sayılı İş Kanununun 59. maddesi gereğince yıllık izin ücreti iş sözleşmesinin feshi ile muaccel hale gelir ve bu alacağa dair zamanaşımı süresi de sözleşmenin sona erdiği tarihten itibaren işlemeye başlar.

Yıllık iznin kullandırıldığını ispat yükü kime aittir?

Yıllık iznin kullandırıldığını kanıtlama yükü işverene aittir ve işveren bu durumu imzalı izin defteri ya da eşdeğer bir belgeyle, gerekirse işçiye yemin teklif ederek ispatlamalıdır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu