İpotekle ilgili takipte ödeme emrine itiraz, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 150. maddesinde tebliğden itibaren yedi günle sınırlıdır ve rehin hakkı bu itirazın konusu yapılamaz. Borçlu, takip öncesinde veya sırasında menfi tespit davası açabilir.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 150Kaynağı aç
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 72Kaynağı aç
İpotekli takipte ödeme emrine itiraz
150. madde, borçlu veya üçüncü kişiye ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz imkânı tanır. Süre tebliğden işlemeye başlar ve her iki kişi grubu için aynıdır. Bu madde kesiti itirazın nasıl inceleneceğini ayrıca düzenlemez.
Aynı maddede rehin hakkının itiraz konusu yapılamayacağı ayrıca belirtilir. Bu sınır, maddede düzenlenen itiraza ilişkindir. Rehin hakkına yöneltilen itiraz kabul edilmez; yedi günlük itiraz imkânı bunun dışında bütünüyle ortadan kalkmış sayılmaz.
İpoteğin iptali hakkında dava açılırsa 72. madde hükümleri kıyasen uygulanır. 72. madde menfi tespit ve istirdat davalarına ilişkin kuralları içerir. Kıyasın hangi şartlarla ve hangi sonuçlarla işleyeceği 150. maddenin bu kesitinde ayrıca açıklanmaz.
Vadesi gelmiş ipotekli alacakta tebligat
153. madde, ipotekle teminat altına alınmış ve vadesi gelmiş alacak için bir başvuru yolu düzenler. Borçlu, alacaklının gaip ve yerleşim yerinin meçhul olduğunu ya da borcu almaktan ve ipoteği çözmekten kaçındığını icra dairesine bildirirse, icra dairesi alacaklıya usulüne göre tebligat yapar. Tebligat, alacaklının on beş gün içinde daireye gelerek parayı almasını ve ipoteği çözmesini ister.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 153Kaynağı aç
Bildirimlerden biri yeterlidir: alacaklının gaip olması ve yerleşim yerinin bilinmemesi veya borcu alıp ipoteği çözmekten kaçınması. Alacağın ipotekle teminat altına alınmış olması ve vadesinin gelmiş olması da aranır. Hüküm, bu şartlar bulunmadan her ipotekli alacakta kendiliğinden işleyen bir işlem değildir.
Alacaklı on beş gün içinde gelmezse veya gelip kanunen geçerli bir sebep göstermeden parayı almaktan ve ipoteği çözmekten kaçınırsa, borçlu borcunu icra dairesine tamamen yatırabilir. Bu takdirde icra mahkemesi, yatırılan paranın alacaklı adına hıfzına ve ipotek kaydının terkinine karar verir.
Vadesi gelmeyen borcun, ipotek senedine göre işlemiş ve işleyecek bütün faizleriyle birlikte ödenmesini üstlenen borçlu hakkında da 153. maddedeki hüküm uygulanır.
Haczin istenmesi ve bir yıllık süre
78. maddeye göre alacaklı, ödeme emrindeki süre geçtikten sonra haciz konulmasını isteyebilir. Borçlu itiraz etmişse itirazın kaldırılması da gerekir. İtiraz yoksa ayrıca itirazın kaldırılması aranmaz. Bu aşamada alacaklı mal beyanını beklemeden haciz isteyebilir.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 78Kaynağı aç
Haciz isteme hakkı, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren bir yıl geçmekle düşer. Sürenin başlangıcı haciz talebinin tarihi değil, ödeme emrinin tebliğ tarihidir. Talep kanuni süre içinde yapılmazsa dosya işlemden kaldırılır.
Bir yıllık süreye bazı süreler katılmaz. İtiraz veya dava varsa, bunların meydana gelmesinden hükmün kesinleşmesine kadar geçen süre hesaba katılmaz. Alacaklı ile borçlunun icra dairesinde taksit sözleşmesi yapması hâlinde de sözleşmenin ihlaline kadar geçen süre bir yıllık süreye katılmaz.
Haciz talebi geri alındıktan sonra kanuni süre içinde yenilenmezse dosya işlemden kaldırılır. Yeniden haciz istemek, alacaklının yenileme talebinin borçluya tebliğine bağlıdır.
Elektronik ortamda sorgulama ve haciz
Alacaklı, haciz talebinde bulunmaksızın Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi ve bu sisteme entegre bilişim sistemleri üzerinden borçlunun mal, hak veya alacağını sorgulayabilir. Sistem, varsa bunların mahiyetini ve detayını bildirir. Sorgulama, kendiliğinden haciz anlamına gelmez; haciz ayrıca sistem üzerinden talep edilebilir.
Sistem üzerinden haciz talep edildiğinde icra dairesi, tespit edilen mal, hak veya alacağı elektronik ortamda haczeder. Elektronik haciz, tespit edilen mal, hak veya alacak bakımından ve bu talebin ardından uygulanır.
Sorgulama sonunda edinilen bilgiler hukuka aykırı olarak paylaşılamaz. Yasak, sorgulamadan elde edilen bilgilere ilişkindir.
Kamu kurum veya kuruluşları ile 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 3. maddesinde tanımlanan kredi kuruluşları ve finansal kuruluşlar, sorgulama ve haciz işlemleri için kendi sistemleriyle Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi arasında entegrasyon sağlar. Sorgulamanın türü, kapsamı ve sınırı yönetmelikle belirlenir.
Menfi tespit davası ve ihtiyati tedbir
72. maddeye göre borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat etmek için menfi tespit davası açabilir. Hüküm bir imkân tanır; borçluyu her takipte dava açmak zorunda bırakmaz.
Takip başlamadan önce açılan menfi tespit davasında mahkeme, talep üzerine ihtiyati tedbir kararı verebilir. Karar, alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat karşılığında icra takibinin durdurulmasına ilişkindir. Takibin durması için talep ve teminat gerekir; mahkeme bu kararı verebilir.
Takip başladıktan sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulmasına karar verilemez. Aynı fıkrada icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesi ayrıca düzenlenmiştir. Bu imkân, takibin durdurulması yasağının istisnası değildir.
Takip sonrası davada borçlu, gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere teminat göstermek suretiyle, icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini ihtiyati tedbir yoluyla isteyebilir. İstenen sonuç takibin durdurulması değil, vezneye girmiş paranın alacaklıya ödenmemesidir.
Dava alacaklı lehine sonuçlanırsa ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna ilişkin hüküm kesinleşince alacaklı, tedbir nedeniyle alacağını geç almaktan doğan zararını gösterilen teminattan alır. Zarar aynı davada ve her hâlde yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere belirlenir.
Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa takip derhal durur. İlam kesinleşince, içeriğine göre ve ayrıca hükme gerek kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hâle iade edilir. İadenin kısmi veya tam olması ilamın içeriğine bağlıdır.
Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, borçlunun talebi üzerine dava nedeniyle uğradığı zararın alacaklıdan tahsiline karar verilir. Zarar, haksızlığı anlaşılan alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz. Hüküm haksızlığı, kötü niyeti ve borçlunun talebini birlikte arar.
İstirdat ve paranın geri alınması
Borçlu menfi tespit davasında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa davaya istirdat davası olarak devam edilir. Tedbir alınmaması ile borcun ödenmesi birlikte aranır. Yalnızca birinin gerçekleşmesi, davanın bu hüküm uyarınca istirdat davası olarak süreceği sonucu doğurmaz.
Takibe itiraz etmemiş veya itirazı kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek zorunda kalan kişi, ödeme tarihinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurabilir. Başvuru genel hükümler uyarınca yapılır ve paranın geri alınmasını konu alır. Kısmi ödeme, hükümdeki tam ödeme şartının yerini almaz.
Menfi tespit ve istirdat davaları için iki mahkeme seçeneği vardır. Dava, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir.
İstirdat davasında davacı, yalnız paranın verilmesinin gerekmediğini ispatla yükümlüdür. İspat yükü bu çerçevede davacıya aittir.
Tebliğ ve emirlerin yerine getirilmesi
357. madde, icra dairesince kanuna göre yapılan tebliğ ve emirler bakımından ilgililere yükümlülük yükler. İlgililer bunları derhal yerine getirmek ve sonucunu geciktirmeden icra dairesine bildirmek zorundadır. Yükümlülük, kanuna göre yapılmış tebliğ ve emirlerle sınırlıdır.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 357Kaynağı aç
Makbul sebep olmaksızın tebliğ ve emirleri yerine getirmeyenler hakkında, ilgili dairenin ön incelemesine gerek kalmaksızın Cumhuriyet savcılığınca doğrudan takip yapılır. Makbul sebebin hangi hâlleri kapsadığı bu hükümde ayrıca tanımlanmamıştır.
Sık sorulan sorular
İpotekli takipte ödeme emrine kaç günde itiraz edilir?
150. maddeye göre borçlu veya üçüncü kişi, ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz edebilir. Rehin hakkı bu itirazın konusu yapılamaz.
Alacaklı gelmezse ipotek kaydı terkin edilir mi?
İpotekle teminat altına alınmış ve vadesi gelmiş alacağın borçlusu, alacaklının gaip ve yerleşim yerinin meçhul olduğunu ya da borcu almaktan ve ipoteği çözmekten kaçındığını bildirirse icra dairesi on beş gün içinde gelip parayı alması ve ipoteği çözmesi için tebligat yapar. Alacaklı bu süre içinde gelmez veya kanunen geçerli sebep göstermeden parayı almaktan ve ipoteği çözmekten kaçınırsa, borçlu borcunu tamamen yatırdığında icra mahkemesi paranın alacaklı adına hıfzına ve ipotek kaydının terkinine karar verir.
Haciz talebi için mal beyanı beklenir mi?
Ödeme emrindeki süre geçtikten ve borçlu itiraz etmişse itirazı kaldırıldıktan sonra alacaklı, mal beyanını beklemeden haciz konulmasını isteyebilir.
Haciz isteme hakkı ne zaman düşer?
Haciz isteme hakkı, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren bir yıl geçmekle düşer. İtiraz veya dava hâlinde bunların meydana gelmesinden hükmün kesinleşmesine kadar geçen süre ile icra dairesindeki taksit sözleşmesinin ihlaline kadar geçen süre bu bir yıla katılmaz.
Haciz talebi yapılmazsa dosyaya ne olur?
Haciz talebi kanuni süre içinde yapılmaz veya geri alındıktan sonra bu süre içinde yenilenmezse dosya işlemden kaldırılır. Yeniden haciz istemek, yenileme talebinin borçluya tebliğine bağlıdır.
Borçlu menfi tespit davasını ne zaman açabilir?
Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat etmek için menfi tespit davası açabilir.
Takip başladıktan sonra tedbirle takip durur mu?
Takip başladıktan sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulmasına karar verilemez. Borçlu, öngörülen teminatla vezneye girmiş paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir.
Ödenen para hangi sürede geri istenebilir?
İtiraz etmediği veya itirazı kaldırıldığı için borçlu olmadığı parayı tamamen ödeyen kişi, ödeme tarihinden itibaren bir yıl içinde genel hükümler uyarınca paranın geri alınmasını isteyebilir.
Menfi tespit davası nerede açılır?
Menfi tespit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde veya davalının yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

