İpotekli Takipte İtiraz, Haciz ve Menfi Tespit

by Avukat Erdal Ersoy
İpotekli Takipte İtiraz, Haciz ve Menfi Tespit

İpotekle ilgili takipte ödeme emrine itiraz, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 150. maddesinde tebliğden itibaren yedi günle sınırlıdır ve rehin hakkı bu itirazın konusu yapılamaz. Borçlu, takip öncesinde veya sırasında menfi tespit davası açabilir.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 150Kaynağı aç
Madde 150 – (Değişik: 18/2/1965-538/71 md.) Borçlu veya üçüncü şahıs ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde itirazda bulunabilirler. Ancak, rehin hakkı itiraz konusu yapılamaz. İpoteğin iptali hakkında dava açılması halinde 72 nci madde hükümleri kıyasen uygulanır. İtirazın incelenmesi usulü ve hükümleri:
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 72Kaynağı aç
Madde 72 – (Değişik: 18/2/1965-538/43 md.) Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir. (Değişik: 9/11/1988-3494/6 md.) Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez. (Değişik: 9/11/1988-3494/6 md.) Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırşa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz. Borçlu, menfi tesbit davası zımmında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir. Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını istiyebilir. Menfi tesbit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir. Davacı istirdat davasında yalnız paranın verilmesi lazımgelmediğini ispata mecburdur. Hususi hükümler:

İpotekli takipte ödeme emrine itiraz

150. madde, borçlu veya üçüncü kişiye ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz imkânı tanır. Süre tebliğden işlemeye başlar ve her iki kişi grubu için aynıdır. Bu madde kesiti itirazın nasıl inceleneceğini ayrıca düzenlemez.

Aynı maddede rehin hakkının itiraz konusu yapılamayacağı ayrıca belirtilir. Bu sınır, maddede düzenlenen itiraza ilişkindir. Rehin hakkına yöneltilen itiraz kabul edilmez; yedi günlük itiraz imkânı bunun dışında bütünüyle ortadan kalkmış sayılmaz.

İpoteğin iptali hakkında dava açılırsa 72. madde hükümleri kıyasen uygulanır. 72. madde menfi tespit ve istirdat davalarına ilişkin kuralları içerir. Kıyasın hangi şartlarla ve hangi sonuçlarla işleyeceği 150. maddenin bu kesitinde ayrıca açıklanmaz.

Vadesi gelmiş ipotekli alacakta tebligat

153. madde, ipotekle teminat altına alınmış ve vadesi gelmiş alacak için bir başvuru yolu düzenler. Borçlu, alacaklının gaip ve yerleşim yerinin meçhul olduğunu ya da borcu almaktan ve ipoteği çözmekten kaçındığını icra dairesine bildirirse, icra dairesi alacaklıya usulüne göre tebligat yapar. Tebligat, alacaklının on beş gün içinde daireye gelerek parayı almasını ve ipoteği çözmesini ister.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 153Kaynağı aç
Madde 153 – İpotekle temin edilmiş ve vadesi gelmiş bir alacağın borçlusu icra dairesine müracaatla alacaklısının gaip ve yerleşim yerinin meçhul bulunduğunu veya borcu almaktan ve ipoteği çözmekten imtina ettiğini beyan ederse icra dairesi on beş gün içinde daireye gelerek parayı almasını ve ipoteği çözmesini alacaklıya usulüne göre tebliğ eder. Alacaklı bu müddet içinde gelmediği veya gelipte kanunen makbul bir sebep beyan etmeksizin parayı almaktan ve ipoteği çözmekten imtina eylediği takdirde borçlu borcunu icra dairesine tamamiyle yatırırsa icra mahkemesi verilen paranın alacaklı namına hıfzına ve ipotek kaydının terkinine karar verir. Bu karar tapu dairesine tebliğ edilerek ipotekli taşınmazın sicilline geçirilir. Vadesi gelmeyen borcun ipotek senedi mucibince işlemiş ve işleyecek bütün faizleri ile birlikte tediyesini deruhde eden borçlu hakkında da yukarıki hüküm cereyan eder. (Ek: 29/6/1956-6763/42 md.; Mülga üçüncü fıkra: 14/1/2011-6103/41 md.) Rehnin paraya çevrilmesine ilişkin hükümlerin gemilere uygulanması:

Bildirimlerden biri yeterlidir: alacaklının gaip olması ve yerleşim yerinin bilinmemesi veya borcu alıp ipoteği çözmekten kaçınması. Alacağın ipotekle teminat altına alınmış olması ve vadesinin gelmiş olması da aranır. Hüküm, bu şartlar bulunmadan her ipotekli alacakta kendiliğinden işleyen bir işlem değildir.

Alacaklı on beş gün içinde gelmezse veya gelip kanunen geçerli bir sebep göstermeden parayı almaktan ve ipoteği çözmekten kaçınırsa, borçlu borcunu icra dairesine tamamen yatırabilir. Bu takdirde icra mahkemesi, yatırılan paranın alacaklı adına hıfzına ve ipotek kaydının terkinine karar verir.

Vadesi gelmeyen borcun, ipotek senedine göre işlemiş ve işleyecek bütün faizleriyle birlikte ödenmesini üstlenen borçlu hakkında da 153. maddedeki hüküm uygulanır.

Haczin istenmesi ve bir yıllık süre

78. maddeye göre alacaklı, ödeme emrindeki süre geçtikten sonra haciz konulmasını isteyebilir. Borçlu itiraz etmişse itirazın kaldırılması da gerekir. İtiraz yoksa ayrıca itirazın kaldırılması aranmaz. Bu aşamada alacaklı mal beyanını beklemeden haciz isteyebilir.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 78Kaynağı aç
Madde 78 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.) (Değişik birinci fıkra:22/7/2020-7251/49 md.) Ödeme emrindeki müddet geçtikten ve borçlu itiraz etmiş ise itirazı kaldırıldıktan sonra mal beyanını beklemeksizin alacaklı, haciz konmasını isteyebilir. Ancak, alacaklı dilerse haciz talebinde bulunmaksızın Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi üzerinden, bu sisteme entegre bilişim sistemleri vasıtasıyla borçlunun mal, hak veya alacağını sorgulayabilir. Sorgulama sonunda Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi, varsa borçlunun mal, hak veya alacağının mahiyeti ve detayı hakkında bilgi verir ve bu durumda sistem üzerinden de haciz talep edilebilir. Bu takdirde icra dairesi, tespit edilen mal, hak veya alacağı elektronik ortamda haczeder. Sorgulama sonunda edinilen bilgiler hukuka aykırı olarak paylaşılamaz. Sorgulama ve haciz işlemlerinin yürütülebilmesi için kamu kurum veya kuruluşları ile 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 3 üncü maddesinde tanımlanan kredi kuruluşları ve finansal kuruluşlar, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi ile kendi sistemleri arasında entegrasyonu sağlar. Sorgulamanın tür, kapsam ve sınırı ile diğer hususlar Adalet Bakanlığınca yürürlüğe konulan yönetmelikle belirlenir. (Değişik:6/6/1985-3222/9 md.) Haciz istemek hakkı, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren bir sene geçmekle düşer. İtiraz veya dava halinde bunların vukuundan hükmün katileşmesine kadar veya alacaklıyla borçlunun icra dairesinde taksit sözleşmeleri yapmaları halinde taksit sözleşmesinin ihlaline kadar geçen zaman hesaba katılmaz. Alacaklı isterse, haciz talebinin vukuuna dair bir vesika verilir. Bu vesika hiç bir harç ve resme tabi değildir. Haciz talebi kanuni müddet içinde yapılmaz veya geri alındıktan sonra bu müddet içinde yenilenmezse dosya muameleden kaldırılır. Yeniden haciz istemek, alacaklı tarafından vukubulan yenileme talebinin borçluya tebliğine mütevakkıftır. İlama müstenit olmayan takiplerde yenileme talebi üzerine yeniden harc alınır. Yenileme masraf ve harcları borçluya tahmil edilmez. 2 – Hacze başlama müddeti:

Haciz isteme hakkı, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren bir yıl geçmekle düşer. Sürenin başlangıcı haciz talebinin tarihi değil, ödeme emrinin tebliğ tarihidir. Talep kanuni süre içinde yapılmazsa dosya işlemden kaldırılır.

Bir yıllık süreye bazı süreler katılmaz. İtiraz veya dava varsa, bunların meydana gelmesinden hükmün kesinleşmesine kadar geçen süre hesaba katılmaz. Alacaklı ile borçlunun icra dairesinde taksit sözleşmesi yapması hâlinde de sözleşmenin ihlaline kadar geçen süre bir yıllık süreye katılmaz.

Haciz talebi geri alındıktan sonra kanuni süre içinde yenilenmezse dosya işlemden kaldırılır. Yeniden haciz istemek, alacaklının yenileme talebinin borçluya tebliğine bağlıdır.

Elektronik ortamda sorgulama ve haciz

Alacaklı, haciz talebinde bulunmaksızın Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi ve bu sisteme entegre bilişim sistemleri üzerinden borçlunun mal, hak veya alacağını sorgulayabilir. Sistem, varsa bunların mahiyetini ve detayını bildirir. Sorgulama, kendiliğinden haciz anlamına gelmez; haciz ayrıca sistem üzerinden talep edilebilir.

Sistem üzerinden haciz talep edildiğinde icra dairesi, tespit edilen mal, hak veya alacağı elektronik ortamda haczeder. Elektronik haciz, tespit edilen mal, hak veya alacak bakımından ve bu talebin ardından uygulanır.

Sorgulama sonunda edinilen bilgiler hukuka aykırı olarak paylaşılamaz. Yasak, sorgulamadan elde edilen bilgilere ilişkindir.

Kamu kurum veya kuruluşları ile 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 3. maddesinde tanımlanan kredi kuruluşları ve finansal kuruluşlar, sorgulama ve haciz işlemleri için kendi sistemleriyle Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi arasında entegrasyon sağlar. Sorgulamanın türü, kapsamı ve sınırı yönetmelikle belirlenir.

Menfi tespit davası ve ihtiyati tedbir

72. maddeye göre borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat etmek için menfi tespit davası açabilir. Hüküm bir imkân tanır; borçluyu her takipte dava açmak zorunda bırakmaz.

Takip başlamadan önce açılan menfi tespit davasında mahkeme, talep üzerine ihtiyati tedbir kararı verebilir. Karar, alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat karşılığında icra takibinin durdurulmasına ilişkindir. Takibin durması için talep ve teminat gerekir; mahkeme bu kararı verebilir.

Takip başladıktan sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulmasına karar verilemez. Aynı fıkrada icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesi ayrıca düzenlenmiştir. Bu imkân, takibin durdurulması yasağının istisnası değildir.

Takip sonrası davada borçlu, gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere teminat göstermek suretiyle, icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini ihtiyati tedbir yoluyla isteyebilir. İstenen sonuç takibin durdurulması değil, vezneye girmiş paranın alacaklıya ödenmemesidir.

Dava alacaklı lehine sonuçlanırsa ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna ilişkin hüküm kesinleşince alacaklı, tedbir nedeniyle alacağını geç almaktan doğan zararını gösterilen teminattan alır. Zarar aynı davada ve her hâlde yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere belirlenir.

Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa takip derhal durur. İlam kesinleşince, içeriğine göre ve ayrıca hükme gerek kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hâle iade edilir. İadenin kısmi veya tam olması ilamın içeriğine bağlıdır.

Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, borçlunun talebi üzerine dava nedeniyle uğradığı zararın alacaklıdan tahsiline karar verilir. Zarar, haksızlığı anlaşılan alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz. Hüküm haksızlığı, kötü niyeti ve borçlunun talebini birlikte arar.

İstirdat ve paranın geri alınması

Borçlu menfi tespit davasında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa davaya istirdat davası olarak devam edilir. Tedbir alınmaması ile borcun ödenmesi birlikte aranır. Yalnızca birinin gerçekleşmesi, davanın bu hüküm uyarınca istirdat davası olarak süreceği sonucu doğurmaz.

Takibe itiraz etmemiş veya itirazı kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek zorunda kalan kişi, ödeme tarihinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurabilir. Başvuru genel hükümler uyarınca yapılır ve paranın geri alınmasını konu alır. Kısmi ödeme, hükümdeki tam ödeme şartının yerini almaz.

Menfi tespit ve istirdat davaları için iki mahkeme seçeneği vardır. Dava, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir.

İstirdat davasında davacı, yalnız paranın verilmesinin gerekmediğini ispatla yükümlüdür. İspat yükü bu çerçevede davacıya aittir.

Tebliğ ve emirlerin yerine getirilmesi

357. madde, icra dairesince kanuna göre yapılan tebliğ ve emirler bakımından ilgililere yükümlülük yükler. İlgililer bunları derhal yerine getirmek ve sonucunu geciktirmeden icra dairesine bildirmek zorundadır. Yükümlülük, kanuna göre yapılmış tebliğ ve emirlerle sınırlıdır.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 357Kaynağı aç
Madde 357 – İcra dairesince kanuna göre yapılan tebliğ ve emirleri derhal yapmağa ve neticesini geciktirmeksizin icra dairesine bildirmeğe alakadarlar mecburdur. Makbul sebep haricinde tebliğ ve emirleri yapmıyanlar hakkında ait olduğu dairece tahkikatı evveliyeye hacet kalmaksızın Cumhuriyet Savcılığınca doğrudan doğruya takibat yapılır. Üçüncü şahsa bırakılan mallar:

Makbul sebep olmaksızın tebliğ ve emirleri yerine getirmeyenler hakkında, ilgili dairenin ön incelemesine gerek kalmaksızın Cumhuriyet savcılığınca doğrudan takip yapılır. Makbul sebebin hangi hâlleri kapsadığı bu hükümde ayrıca tanımlanmamıştır.

Sık sorulan sorular

İpotekli takipte ödeme emrine kaç günde itiraz edilir?

150. maddeye göre borçlu veya üçüncü kişi, ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz edebilir. Rehin hakkı bu itirazın konusu yapılamaz.

Alacaklı gelmezse ipotek kaydı terkin edilir mi?

İpotekle teminat altına alınmış ve vadesi gelmiş alacağın borçlusu, alacaklının gaip ve yerleşim yerinin meçhul olduğunu ya da borcu almaktan ve ipoteği çözmekten kaçındığını bildirirse icra dairesi on beş gün içinde gelip parayı alması ve ipoteği çözmesi için tebligat yapar. Alacaklı bu süre içinde gelmez veya kanunen geçerli sebep göstermeden parayı almaktan ve ipoteği çözmekten kaçınırsa, borçlu borcunu tamamen yatırdığında icra mahkemesi paranın alacaklı adına hıfzına ve ipotek kaydının terkinine karar verir.

Haciz talebi için mal beyanı beklenir mi?

Ödeme emrindeki süre geçtikten ve borçlu itiraz etmişse itirazı kaldırıldıktan sonra alacaklı, mal beyanını beklemeden haciz konulmasını isteyebilir.

Haciz isteme hakkı ne zaman düşer?

Haciz isteme hakkı, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren bir yıl geçmekle düşer. İtiraz veya dava hâlinde bunların meydana gelmesinden hükmün kesinleşmesine kadar geçen süre ile icra dairesindeki taksit sözleşmesinin ihlaline kadar geçen süre bu bir yıla katılmaz.

Haciz talebi yapılmazsa dosyaya ne olur?

Haciz talebi kanuni süre içinde yapılmaz veya geri alındıktan sonra bu süre içinde yenilenmezse dosya işlemden kaldırılır. Yeniden haciz istemek, yenileme talebinin borçluya tebliğine bağlıdır.

Borçlu menfi tespit davasını ne zaman açabilir?

Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat etmek için menfi tespit davası açabilir.

Takip başladıktan sonra tedbirle takip durur mu?

Takip başladıktan sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulmasına karar verilemez. Borçlu, öngörülen teminatla vezneye girmiş paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir.

Ödenen para hangi sürede geri istenebilir?

İtiraz etmediği veya itirazı kaldırıldığı için borçlu olmadığı parayı tamamen ödeyen kişi, ödeme tarihinden itibaren bir yıl içinde genel hükümler uyarınca paranın geri alınmasını isteyebilir.

Menfi tespit davası nerede açılır?

Menfi tespit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde veya davalının yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu