İcra Hukukunda Davalar Görev Yetki ve Yargılama Usulleri

by Avukat Erdal Ersoy
İcra Hukukunda Davalar Görev Yetki ve Yargılama Usulleri

İcra hukukunda uyuşmazlıklar, icra dairesi işlemlerinin hukuka uygunluğunu denetleyen dar yetkili icra mahkemeleri ile alacağın ve maddi hukukun esasına ilişkin çekişmeleri karara bağlayan genel mahkemeler arasında görev ve yetki kurallarına göre incelenir.

İcra Mahkemesinin Görev Sınırları ve Uygulanan Usul

İcra mahkemesi, genel mahkemelerden farklı olarak dar yetkili bir yargı merciidir; temel görevi icra dairelerinin işlemlerini denetlemek ve basit uyuşmazlıkları belge üzerinden hızla sonuca bağlamaktır. Derinlemesine tahkikat, karmaşık delil incelemesi ve mülkiyet çekişmesi gerektiren iddialar genel mahkemelerin görev alanında değerlendirilir.

İcra mahkemelerinde görülen işlerin önemli bölümü basit yargılama usulüne tabidir. Bu usulde dilekçeler aşaması kısa tutulur, tarafların delillerini dilekçeleriyle birlikte sunması beklenir, duruşma oturumları sınırlandırılır ve hâkim delillerin toplanmasında etkin rol üstlenir.

Hacizde İstihkak İddiası ve Yargılama Kuralları

Haciz esnasında borçlunun zilyetliğinde bulunan malların borçluya ait olduğu yönünde yasal bir karine mevcuttur. Haczedilen mal üzerinde mülkiyet, rehin veya intifa gibi sınırlı ayni hak iddia eden üçüncü kişi bu karineyi çürütmekle yükümlüdür.

Haczi öğrenen borçlu veya üçüncü kişi, öğrenme tarihinden itibaren yedi gün içinde istihkak iddiasında bulunmak zorundadır; bu süre içinde iddia ileri sürülmezse aynı takip dosyasında hak düşer. İddianın yapıldığı veya davanın açıldığı tarihte hak iddia edenle birlikte oturan kişiler ile bu kişilerin iş ortakları haczi öğrenmiş kabul edilir. Borçlu elindeki malı başkasının mülkü veya rehni gösterirse ya da üçüncü kişi hak iddia ederse, icra dairesi durumu tutanağa bağlayarak taraflara bildirir ve alacaklı ile borçluya itirazlarını bildirmeleri için üç günlük mühlet tanır; itiraz edilmemesi halinde istihkak iddiası kabul edilmiş sayılır.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 96Kaynağı aç
Madde 96 – (Değişik: 18/2/1965-538/53 md.) Borçlu, elinde bulunan bir malı başkasının mülkü veya rehni olarak gösterdiği yahut üçüncü bir şahıs tarafından o mal üzerinde mülkiyet veya rehin hakkı iddia edildiği takdirde, icra dairesi bunu haciz ve icra tutanaklarına geçirir ve keyfiyeti iki tarafa bildirir. İcra dairesi aynı zamanda istihkak iddiasına karşı itirazları olup olmadığını bildirmek üzere alacaklı ve borçluya üç günlük mühlet verir. Sükütları halinde istihkak iddiasını kabul etmiş sayılırlar. Malın haczine muttali olan borçlu veya üçüncü şahıs, ıttıla tarihinden itibaren yedi gün içinde istihkak iddiasında bulunmadığı takdirde, aynı takipte bu iddiayı ileri sürmek hakkını kaybeder. İstihkak iddiasının yapıldığı veya istihkak davasının açıldığı tarihte istihkak müddeisi ile birlikte oturan kimseler yahut bu şahısların iş ortakları, iddianın yapıldığı tarihte veya istihkak davası 97 nci maddenin 9 uncu fıkrası gereğince açılmışsa davanın açıldığı tarihte malın haczine ıttıla kesbetmiş sayılırlar. 2 – Üçüncü şahsın istihkak iddiası:

İstihkak davası açılması haciz işlemlerini kendiliğinden durdurmaz. Mahcuz malın satışının önlenmesi için icra mahkemesinden ihtiyati tedbir talep edilmesi ve kural olarak malın değerine göre teminat yatırılması gerekir. İstihkak iddiasında haksız çıkan üçüncü kişi, takibin gecikmesinden kaynaklanan zararları tazmin etmekle yükümlü tutulabileceği gibi, iddianın haczi engellemek kastıyla kötü niyetli ileri sürülmesi durumunda haciz tutarı üzerinden para cezasına mahkûm edilebilir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 2Kaynağı aç
Madde 2 – Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz. II. İyiniyet

İtirazın İptali, Menfi Tespit ve İstirdat Davaları

Ödeme emrine süresinde itiraz eden borçlunun itirazının kaldırılması ve takibin sürdürülmesi amacıyla alacaklı, genel mahkemelerde itirazın iptali davası açabilir. Mahkemenin davayı kabulü halinde borçlunun itirazı iptal edilerek icra takibine devam olunur; ayrıca haksız çıkan borçlu aleyhine takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilir.

Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını kanıtlamak amacıyla 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 72 uyarınca menfi tespit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasında mahkeme, talep üzerine alacağın en az yüzde on beşi oranında teminat yatırılması karşılığında takibin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verebilir.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 72Kaynağı aç
Madde 72 – (Değişik: 18/2/1965-538/43 md.) Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir. (Değişik: 9/11/1988-3494/6 md.) Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez. (Değişik: 9/11/1988-3494/6 md.) Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırşa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz. Borçlu, menfi tesbit davası zımmında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir. Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını istiyebilir. Menfi tesbit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir. Davacı istirdat davasında yalnız paranın verilmesi lazımgelmediğini ispata mecburdur. Hususi hükümler:

İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ise ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak borçlu, gecikmeden doğan muhtemel zararları karşılamak ve alacağın en az yüzde on beşi oranında teminat göstermek suretiyle mahkemeden icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesini isteyebilir. Menfi tespit davası borçlu lehine sonuçlandığında derhal takip durur; kararın kesinleşmesiyle icra işlemleri eski hale getirilir ve takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa alacaklı alacağın yüzde yirmisinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilir. Davanın alacaklı lehine sonuçlanıp kesinleşmesi halinde ise tedbir kalkar ve alacaklının gecikme zararı teminattan karşılanarak alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere belirlenir.

Borçlu menfi tespit davasında ihtiyati tedbir kararı almamış ve takip konusu borç icra baskısı altında ödenmişse yargılamaya istirdat davası olarak devam edilir. İtiraz etmediği veya itirazı kaldırıldığı için gerçekte borçlu olmadığı bir meblağı tamamen ödemek zorunda kalan kimse, ödeme tarihinden itibaren bir yıl içinde genel hükümler uyarınca istirdat davası açabilir. Menfi tespit ve istirdat davaları takibi yürüten icra dairesinin bulunduğu yerde veya davalının yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir; davacı istirdat davasında yalnızca paranın ödenmesinin gerekmediğini ispat etmekle yükümlüdür.

İhalenin Feshi Yargılaması ve Haksız Takip Tazminatı

Cebri artırmanın kanuna aykırı yapıldığı iddiasıyla açılan ihalenin feshi talebi, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 134 gereğince ihaleyi yapan icra dairesinin bağlı bulunduğu yerdeki icra mahkemesinde ileri sürülür. Başvurunun görevsiz veya yetkisiz mahkemeye yapılması durumunda mahkeme evrak üzerinden en geç on gün içinde kesin nitelikte görevsizlik veya yetkisizlik kararı vererek dosyayı resen yetkili ve görevli icra mahkemesine gönderir.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 134Kaynağı aç
Madde 134 – (Değişik: 18/2/1965-538/63 md.) İcra dairesi tarafından taşınmaz kendisine ihale edilen alıcı o taşınmazın mülkiyetini iktisap etmiş olur. (Ek cümle: 17/7/2003-4949/38 md.) İhale kesinleşinceye kadar taşınmazın ne şekilde muhafaza ve idare edileceği icra dairesi tarafından kararlaştırılır. (Ek cümleler:24/11/2021-7343/27 md.) İhale alıcısının talebi üzerine icra dairesi, satışı yapılan taşınmazda kira sözleşmesine bağlı olarak oturan kişiye kira bedelini, diğer hâllerde ise taşınmazı kullanan kişiye bilirkişi marifetiyle tespit edilen aylık kullanım bedelini icra dairesine yatırmasını emreder. İlgili, ihtara rağmen kirayı veya belirlenen bedeli icra dairesine yatırmazsa hakkında 356 ncı madde hükmü kıyasen uygulanır. Bu şekilde depo edilen bedel, ihalenin sonucuna göre hak sahibine ödenir. (Değişik ikinci fıkra:24/11/2021-7343/27 md.) İhalenin feshini, 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 281 inci maddesinde yazılı sebepler de dâhil olmak üzere yalnız satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri ile pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler yurt içinde bir adres göstermek koşuluyla icra mahkemesinden şikâyet yolu ile ihale tarihinden itibaren yedi gün içinde isteyebilirler. (Ek cümle:24/12/2025-7571/1 md.) Belirtilen kişiler dışında kalan kişilerce ihalenin feshinin talep edilmesi halinde mahkemece ihalenin feshi talebi dosya üzerinden ve kesin olarak reddedilir. İlgililerin ihale yapıldığı ana kadar cereyan eden muamelelerdeki yolsuzluklara en geç ihale günü ıttıla peyda ettiği kabul edilir. (Ek fıkra:24/11/2021-7343/27 md.) Satış isteyen alacaklı, borçlu, resmî sicilde kayıtlı ilgililer ile sınırlı ayni hak sahipleri dışında kalan kişilerce yapılan ihalenin feshi talebi, ihale bedeli üzerinden nispi harca tabidir. Bu harcın yarısı talepte bulunulurken peşin olarak yatırılmak zorundadır. Talebin kabulü hâlinde bu harç başka bir kimseye yüklenmez ve istem hâlinde iade edilir. Talebin reddi hâlinde ise alınan bu harç iade edilmez ve harcın kalan kısmı ihalenin feshini isteyenden tahsil edilir. (Ek fıkra:24/11/2021-7343/27 md.) Satış isteyen alacaklı, borçlu, resmî sicilde kayıtlı ilgililer ile sınırlı ayni hak sahipleri dışında kalan kişilerce yapılan ihalenin feshi talebinde, talepte bulunulurken, ilgili kişilerin muhtemel zararına karşılık olmak üzere ihale bedelinin yüzde beşi oranında teminat gösterilmesi şarttır. Talebin reddine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren bir ay içinde genel hükümlere göre tazminat davasının açılmaması hâlinde hükmedilen para cezasının 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uyarınca tahsili için durum mahkemece tahsil dairesine bildirilir. Tahsil dairesi alınan teminattan, bildirimin yapıldığı tarihten itibaren üç ay içinde para cezasını tahsil etmezse talep hâlinde teminat ilgilisine iade edilir. (Ek cümleler:24/12/2025-7571/1 md.) Teminatın veya üçüncü fıkra uyarınca yatırılması gereken harcın yatırılmaması veya eksik yatırılması suretiyle ihalenin feshinin talep edilmesi hâlinde mahkeme tebliğ edeceği muhtırada, iki haftalık kesin süre içinde teminatın veya harcın ikmal edilmesini, aksi hâlde ihalenin feshi talebinin dosya üzerinden kesin olarak reddedileceğini bildirir. Mahkeme, süresi içinde teminat veya harç ikmal edilmediği takdirde derhal ihalenin feshi talebini reddeder. (Ek fıkra:24/11/2021-7343/27 md.) İhalenin feshi talebi üzerine icra mahkemesi talep tarihinden itibaren yirmi gün içinde duruşma yapar ve taraflar gelmeseler bile icap eden kararı verir. Ancak ihalenin feshi talebinin usulden reddi gereken hâllerde duruşma yapılmadan da karar verilebilir. İcra mahkemesi; 1. Satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri ile pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler dışında kalan kişilerce talep edilmesi nedeniyle, 2. Satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri dışında kalan kişiler bakımından feragat nedeniyle, 3. İşin esasına girerek, talebin reddine karar verirse ihalenin feshini talep edeni feshi istenen ihale bedelinin yüzde onuna kadar para cezasına mahkûm eder. (Ek fıkra: 21/2/2007-5582/4 md.) 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 38/A maddesinin birinci fıkrasında tanımlanan konut finansmanından kaynaklanan alacaklar ile Toplu Konut İdaresi Başkanlığının rehinle temin edilmiş alacaklarının takibinde, beşinci fıkrada yer alan oran yüzde yirmi olarak uygulanır.[54] (Ek fıkra: 17/7/2003-4949/38 md.) İhalenin feshine ilişkin şikâyet görevsiz veya yetkisiz icra mahkemesi veya mahkemeye yapılırsa, icra mahkemesi veya mahkeme evrak üzerinde inceleme yaparak başvuru tarihinden itibaren en geç on gün içinde görevsizlik veya yetkisizlik kararı verir ve masrafını gider avansından karşılamak suretiyle dosyayı resen görevli veya yetkili icra mahkemesine gönderir. Bu kararlar kesindir.[55] (Ek fıkra: 17/7/2003-4949/38 md.) Taşınmazı satın alanlar, ihaleye alacağına mahsuben iştirak etmemiş olmak kaydıyla, ihalenin feshi talep edilmiş olsa bile, satış bedelini derhâl veya 130 uncu maddeye göre verilen süre içinde nakden ödemek zorundadırlar. İcra müdürü, ödenen ihale bedeli ile ilgili olarak, ihalenin feshine yönelik şikâyet sonucunda verilecek karar kesinleşinceye kadar para bankalarda nemalandırılır. İhalenin feshine ilişkin şikâyetin kabulüne veya reddine ilişkin kararın kesinleşmesi üzerine, ihale bedeli nemaları ile birlikte hak sahiplerine ödenir. (Değişik fıkra:24/11/2021-7343/27 md.) İhale kesinleşmedikçe ve ihale konusu mal alıcıya teslim edilmedikçe veya teslime hazır hâle getirilmedikçe ihale bedeli alacaklılara ödenmez. İhale konusu malın teslim edilemeyeceği veya teslime hazır hale getirilemeyeceği durumlarda ihale icra müdürü tarafından iptal olunarak ihale bedeli alıcısına ödenir. Satış ilanı tebliğ edilmemiş veya satılan malın esaslı vasıflarındaki hataya veya ihalede fesada bilahare vakıf olunmuşsa şikayet müddeti ıttıla tarihinden başlar. Şu kadar ki, bu müddet ihalenin yapıldığına ilişkin kararın elektronik satış portalında ilan edildiği tarihten itibaren bir seneyi geçemez.[56] İhalenin feshini şikayet yolu ile talep eden ilgili, vakı yolsuzluk neticesinde kendi menfaatlerinin muhtel olduğunu ispata mecburdur. Tescil için tapu idaresine yapılacak tebligat, şikayet için muayyen müddetin geçmesinden veya şikayet edilmişse şikayeti neticelendiren kararın kesinleşmesinden sonra yapılır. (Mülga son fıkra: 17/7/2003-4949/103 md.) Tescil için tapuya tebliğ ve zorla çıkarma:

İhalenin feshi talebi kural olarak ihale tarihinden itibaren yedi gün içinde yapılır. Satış ilanı tebliğ edilmemişse ya da satılan malın esaslı vasıflarındaki hataya veya ihalede fesada sonradan vakıf olunmuşsa bu süre öğrenme tarihinden başlar; ancak bu süre ihalenin yapıldığına dair kararın elektronik satış portalında ilan edildiği tarihten itibaren bir yılı geçemez. İhalenin feshini şikâyet yolu ile talep eden ilgili, gerçekleşen yolsuzluk neticesinde kendi menfaatlerinin muhtel olduğunu ispata mecburdur.

Satış isteyen alacaklı, borçlu, resmi sicilde kayıtlı ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri dışında kalan kişilerce yapılan ihalenin feshi talebinde, muhtemel zarara karşılık olmak üzere ihale bedelinin yüzde beşi oranında teminat gösterilmesi şarttır. Teminatın veya yatırılması gereken harcın yatırılmaması veya eksik yatırılması halinde mahkemece tebliğ edilecek muhtırada belirtilen iki haftalık kesin süre içinde eksiklik giderilmezse talep derhal reddedilir. İcra mahkemesi talep tarihinden itibaren yirmi gün içinde duruşma yapar; ancak ihalenin feshi talebinin usulden reddi gereken hâllerde duruşma yapılmadan da karar verilebilir. İcra mahkemesi kanunda sayılan ilgililer dışındakilerce talep edilmesi, bu kişiler bakımından feragat edilmesi veya işin esasına girerek talebin reddine karar verilmesi hallerinde, ihalenin feshini talep edeni ihale bedelinin yüzde onuna kadar para cezasına mahkûm eder.

İhalenin feshi talebinde bulunulması satış bedelinin ödenmesini engellemez; feshin kabulüne karar verilip kesinleştiğinde satış işlemi tamamen ortadan kalkar ve ödenen meblağ ihale alıcısına iade edilir. Ayrıca alacaklının haksız biçimde başlattığı icra takibi veya haksız haciz işlemleri sebebiyle ticari itibarı sarsılan veya malvarlığı zarara uğrayan borçlu, genel mahkemelerde açacağı maddi ve manevi tazminat davasıyla zararının giderilmesini talep edebilir. Zira 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 2 gereğince herkes haklarını kullanırken dürüstlük kuralına uymak zorundadır ve hakkın kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.

Menfi tespit davasında icra takibi tedbiren durdurulabilir mi?

İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasında alacağın en az yüzde on beşi oranında teminat yatırılması şartıyla takibin durdurulmasına karar verilebilir; ancak takipten sonra açılan davada takibin durdurulmasına karar verilemez, yalnızca en az yüzde on beş teminat karşılığında icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir istenebilir.

İhalenin feshi talebinde şikâyet süresi ne kadardır?

İhalenin feshi talebi kural olarak ihale tarihinden itibaren yedi gün içinde yapılmalıdır; tebligatsızlık, fesat veya esaslı vasıfta hata durumunda süre öğrenme tarihinden başlasa da elektronik satış portalındaki ilandan itibaren bir yılı aşamaz.

İstihkak davası açıldığında hacizli malın satışı kendiliğinden durur mu?

İstihkak davasının açılması satış işlemlerini kendiliğinden durdurmaz; satışın durdurulabilmesi için icra mahkemesinden teminat gösterilerek ihtiyati tedbir kararı alınması gerekir.

İstirdat davası hangi süre içinde ve hangi mahkemede açılır?

İstirdat davası, borçlu olunmayan paranın tamamen ödendiği tarihten itibaren bir yıl içinde takibin yapıldığı icra dairesinin bulunduğu yer veya davalının yerleşim yeri mahkemesinde açılır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu