İntihalin Cezai Yaptırımları ve Disiplin Sorumluluğu

by Avukat Erdal Ersoy
İntihalin Cezai Yaptırımları ve Disiplin Sorumluluğu

İntihal Kavramı ve Suçun Temel Unsurları

İntihal suçu, başkasına ait özgün bir eserden alıntı yapılması, yapılan alıntının kaynağının gizlenmesi ve eserin bütünüyle ya da kısmen fail tarafından sahiplenilmesi fiillerinin gerçekleşmesiyle oluşur.

5846 Sayılı Kanun Kapsamında Cezai Yaptırımlar

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu m. 71/2 gereğince, üçüncü bir kişiye ait esere kendisininmiş gibi isim koyan fail hakkında altı aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası öngörülmüştür. Bahse konu eylemin dağıtılması veya yayımlanması durumunda ise cezanın tavanı beş yıla yükselmekte, adli para cezası seçeneği uygulanamamaktadır.

5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 71Kaynağı aç
Madde 71 – (Değişik: 23/1/2008-5728/138 md.)
Bu Kanunda
koruma altına alınan fikir ve sanat eserleriyle ilgili manevi, mali veya
bağlantılı hakları ihlal ederek:
1. Bir eseri,
icrayı, fonogramı veya yapımı hak sahibi kişilerin yazılı izni olmaksızın
işleyen, temsil eden, çoğaltan, değiştiren, dağıtan, her türlü işaret, ses veya
görüntü nakline yarayan araçlarla umuma ileten, yayımlayan ya da hukuka aykırı
olarak işlenen veya çoğaltılan eserleri satışa arz eden, satan, kiralamak veya
ödünç vermek suretiyle ya da sair şekilde yayan, ticarî amaçla satın alan,
ithal veya ihraç eden, kişisel kullanım amacı dışında elinde bulunduran ya da
depolayan kişi hakkında bir yıldan beş yıla kadar hapis veya adlî para cezasına
hükmolunur.
2. Başkasına
ait esere, kendi eseri olarak ad koyan kişi altı aydan iki yıla kadar hapis
veya adlî para cezasıyla cezalandırılır. Bu fiilin dağıtmak veya yayımlamak
suretiyle işlenmesi hâlinde, hapis cezasının üst sınırı beş yıl olup, adlî para
cezasına hükmolunamaz.
3. Bir
eserden kaynak göstermeksizin iktibasta bulunan kişi altı aydan iki yıla kadar
hapis veya adlî para cezasıyla cezalandırılır.
4. Hak sahibi
kişilerin izni olmaksızın, alenileşmemiş bir eserin muhtevası hakkında kamuya
açıklamada bulunan kişi, altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
5. Bir eserle
ilgili olarak yetersiz, yanlış veya aldatıcı mahiyette kaynak gösteren kişi,
altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
6. Bir eseri,
icrayı, fonogramı veya yapımı, tanınmış bir başkasının adını kullanarak
çoğaltan, dağıtan, yayan veya yayımlayan kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis
veya adlî para cezasıyla cezalandırılır.
Bu Kanunun ek
4 üncü maddesinin birinci fıkrasında bahsi geçen fiilleri yetkisiz olarak
işleyenler ile bu Kanunda tanınmış hakları ihlâl etmeye devam eden bilgi içerik
sağlayıcılar hakkında, fiilleri daha ağır cezayı gerektiren bir suç
oluşturmadığı takdirde, üç aydan iki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
Hukuka aykırı
olarak üretilmiş, işlenmiş, çoğaltılmış, dağıtılmış veya yayımlanmış bir eseri,
icrayı, fonogramı veya yapımı satışa arz eden, satan veya satın alan kişi,
kovuşturma evresinden önce bunları kimden temin ettiğini bildirerek
yakalanmalarını sağladığı takdirde, hakkında verilecek cezadan indirim
yapılabileceği gibi ceza vermekten de vazgeçilebilir.
2. Teknolojik önlemleri etkisiz
kılma:

Kanunun 71. maddesi fikri hak ihlallerine yönelik farklı eylemleri ayrı suç tipleri olarak düzenlemiştir. Maddenin üçüncü fıkrasına göre bir eserden kaynak göstermeksizin iktibasta bulunan kişi altı aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıyla cezalandırılır. Maddenin beşinci fıkrası gereğince bir eserle ilgili yetersiz, yanlış veya aldatıcı mahiyette kaynak gösteren kişi ise altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır; bu fıkrada adli para cezası seçeneği yer almamaktadır.

5846 sayılı Kanun'un 71. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık benzeri imkân doğrudan esere ad koyan veya iktibasta bulunan failleri değil; hukuka aykırı biçimde üretilen, işlenen, çoğaltılan, dağıtılan ya da yayımlanan eseri, icrayı, fonogramı veya yapımı satışa sunan, satan yahut satın alan kişileri kapsar. Bu kişiler kovuşturma evresi başlamadan önce temin ettikleri kaynağı açıklayıp ilgililerin yakalanmasını sağlarsa, verilecek cezada indirime gidilebileceği gibi ceza tayininden bütünüyle vazgeçilmesi de mümkündür.

Şikâyet Usulü ve Zamanaşımı Çerçevesi

5846 sayılı Kanun'un 75. maddesi doğrultusunda ilgili fikri hak suçlarında soruşturma ve kovuşturmanın yürütülmesi şikâyet şartına bağlanmıştır; yetkili makamlarca kendiliğinden işlem tesis edilemez. Başvurunun hukuken geçerlilik taşıması adına hak sahibi bireylerin veya mensubu oldukları meslek birliklerinin hak sahipliğini ortaya koyan belgeleri ve diğer delilleri Cumhuriyet başsavcılığı makamına ibraz etmeleri zorunludur. Delillerin kanuni şikâyet süresinde ulaştırılmaması durumunda ise kovuşturmaya yer olmadığına hükmedilir.

5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 75Kaynağı aç
Madde 75 – (Değişik: 23/1/2008-5728/140 md.)
71 ve 72 nci
maddelerde sayılan suçlardan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılması şikâyete
bağlıdır. Yapılan şikâyetin geçerli kabul edilebilmesi için hak sahiplerinin
veya üyesi oldukları meslek birliklerinin haklarını kanıtlayan belge ve sair
delilleri Cumhuriyet başsavcılığına vermeleri gerekir. Bu belge ve sair delillerin
şikâyet süresi içinde Cumhuriyet başsavcılığına verilmemesi hâlinde
kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir.
Bu Kanunda
yer alan soruşturma ve kovuşturması şikâyete bağlı suçlar dolayısıyla başta
Millî Eğitim Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkilileri olmak üzere
ilgili gerçek ve tüzel kişiler tarafından, eser üzerinde manevi ve malî hak
sahibi kişiler şikâyet haklarını kullanabilmelerini sağlamak amacıyla durumdan
haberdar edilirler.
Şikâyet
üzerine Cumhuriyet savcısı suç konusu eşya ile ilgili olarak 5271 sayılı Ceza
Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre elkoyma koruma tedbirinin alınmasına ilişkin
gerekli işlemleri yapar. Cumhuriyet savcısı ayrıca, gerek görmesi hâlinde,
hukuka aykırı olarak çoğaltıldığı iddia edilen eserlerin çoğaltılmasıyla
sınırlı olarak faaliyetin durdurulmasına karar verebilir. Ancak, bu karar
yirmidört saat içinde hâkimin onayına sunulur. Hâkim tarafından yirmidört saat
içinde onaylanmayan karar hükümsüz kalır.
C) Çeşitli hükümler:
I – Görev ve ispat:[30]

Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlarda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 73. maddesinin birinci fıkrası uyarınca yetkili kimse altı ay içinde şikâyette bulunmadığı takdirde soruşturma ve kovuşturma yapılamaz. Bu süre, zamanaşımı süresini geçmemek koşuluyla hak sahibinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden itibaren işlemeye başlar. Şikâyet hakkı bulunan birden fazla kişiden birinin altı aylık süreyi geçirmesi diğer hak sahiplerinin şikâyet hakkını düşürmez.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 73Kaynağı aç
Madde 73- (1) Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete
bağlı olan suç hakkında yetkili kimse altı ay içinde şikayette bulunmadığı
takdirde soruşturma ve kovuşturma yapılamaz.
(2) Zamanaşımı süresini geçmemek koşuluyla bu süre, şikayet hakkı olan
kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlar. (Ek
cümle:7/11/2024-7531/14 md.) Ancak, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete
bağlı olan hakaret suçu bakımından şikâyet süresi, her ne suretle olursa olsun
fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yılı geçemez.
(3) Şikayet hakkı olan birkaç kişiden birisi altı aylık süreyi geçirirse
bundan dolayı diğerlerinin hakları düşmez.
(4) Kovuşturma yapılabilmesi şikayete bağlı suçlarda kanunda aksi yazılı
olmadıkça suçtan zarar gören kişinin vazgeçmesi davayı düşürür ve hükmün
kesinleşmesinden sonraki vazgeçme cezanın infazına engel olmaz.
(5) İştirak halinde suç işlemiş
sanıklardan biri hakkındaki şikayetten vazgeçme, diğerlerini de kapsar.
(6) Kanunda aksi yazılı olmadıkça, vazgeçme onu kabul etmeyen sanığı
etkilemez.
(7) Kamu davasının düşmesi, suçtan zarar gören kişinin şikayetten
vazgeçmiş olmasından ileri gelmiş ve
vazgeçtiği sırada şahsi haklarından da vazgeçtiğini ayrıca açıklamış ise artık
hukuk mahkemesinde de dava açamaz.
(8) (Mülga: 6/12/2006 – 5560/45 md.)
Dava veya cezanın düşmesinin etkisi

Eserlerin dijital ortamda veya akademik veri tabanlarında erişilebilir kalması gerekçesiyle ihlalin sürdüğü ve şikâyet süresinin işlemeye başlamadığı yönündeki değerlendirmelerin yanı sıra, öğrenme anını esas alan genel şikâyet süresi kuralı birlikte dikkate alınmaktadır.

5846 sayılı Kanun'un 75. maddesi uyarınca, soruşturma ve kovuşturması şikâyete bağlı suçlar dolayısıyla başta Millî Eğitim Bakanlığı ve Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkilileri olmak üzere ilgili gerçek ve tüzel kişiler, eser üzerindeki manevi ve mali hak sahiplerine şikâyet haklarını kullanabilmelerini temin etmek üzere durumu bildirir.

Kovuşturması şikâyete bağlı suçlarda Türk Ceza Kanunu'nun 73. maddesi gereğince suçtan zarar görenin vazgeçmesi davayı düşürür; hükmün kesinleşmesinden sonraki vazgeçme cezanın infazına engel teşkil etmez. İştirak hâlinde işlenen suçlarda sanıklardan biri hakkındaki vazgeçme diğerlerini de kapsar; kanunda aksi yazılı olmadıkça vazgeçme, bunu kabul etmeyen sanığı etkilemez. Kamu davasının düşmesi vazgeçmeye dayanıyorsa ve mağdur şahsi haklarından da vazgeçtiğini açıklamışsa sonradan hukuk mahkemesinde dava açamaz.

Soruşturma Aşamasında Koruma Tedbirleri

Yetkili makama iletilen şikâyet sonrasında Cumhuriyet savcısı, suça konu materyaller hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca elkoyma tedbirinin tatbiki için gereken adımları atar. İlgili savcılık lüzum gördüğü takdirde, yalnızca mevzuata aykırı biçimde çoğaltıldığı öne sürülen nüshaların çoğaltımıyla sınırlı kalmak kaydıyla faaliyetin askıya alınmasına karar verebilir. Bu geçici durdurma kararı yirmi dört saat zarfında yetkili hâkimin incelemesine sunulmak zorundadır; aynı süre içerisinde hâkim tarafından tasdik edilmeyen idari nitelikteki tedbir kendiliğinden geçersiz sayılır.

Öğretim Elemanlarının Disiplin Sorumluluğu

2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu m. 53/b çerçevesinde yükseköğretim kurumlarında görev yapan öğretim elemanlarına yönelik disiplin yaptırımları hafiften ağıra doğru uyarma, kınama, aylıktan yahut ücretten kesinti yapılması, kademe ilerlemesinin durdurulması ya da birden fazla kesinti, meslekten ve kamu görevinden ihraç şeklinde derecelendirilmiştir. Bu çerçevedeki üniversite öğretim mesleğinden çıkarma yaptırımı, ilgilinin herhangi bir akademik kadroya yeniden atanması imkânını bütünüyle ortadan kaldıran kesin bir mesleki sonlandırmadır.

2547 sayılı YÜKSEKÖĞRETİM KANUNU m. 53Kaynağı aç
Madde
53 –
a.
(Değişik: 2/12/2016 – 6764/26 md.) Yükseköğretim Kurulu Başkanı üst
kuruluşlar, rektörler ve bağımsız vakıf meslek yüksekokulu müdürlerinin (…)[48];
rektör, üniversitenin; bağımsız vakıf meslek yüksekokulu müdürü, bağımsız vakıf
meslek yüksekokulunun; dekan, fakültenin; enstitü ve yüksekokul müdürleri,
enstitü ve yüksekokulların; kadrosu bulunan uygulama araştırma merkezi ile
bağımsız enstitü müdürleri, uygulama araştırma merkezi ile enstitünün; bu
birimlerin genel sekreter veya sekreterleri de bağlı birim personelinin
disiplin amirleridir.
b. (Değişik: 2/12/2016 – 6764/26 md.) Devlet
ve vakıf yükseköğretim kurumlarının öğretim elemanlarına uygulanabilecek disiplin
cezaları uyarma, kınama, aylıktan veya ücretten kesme, kademe ilerlemesinin
durdurulması veya birden fazla ücretten kesme, üniversite öğretim mesleğinden
çıkarma ve kamu görevinden çıkarma cezalarıdır. (Ek
cümleler: 15/4/2020-7243/7 md.) Öğretim elemanları dışında iş
sözleşmesiyle çalışan personel 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu ve iş
sözleşmesi veya toplu iş sözleşmesine tabidir. Memurlar hakkında ise 657 sayılı
Devlet Memurları Kanununun 125 inci maddesi uygulanır.48
(1)
(Değişik: 15/4/2020-7243/7 md.) Uyarma:
Öğretim elemanına, görevinde ve davranışlarında daha dikkatli olması gerektiğinin
yazı ile bildirilmesidir. Uyarma cezasını gerektiren fiiller şunlardır:
a)
Maiyetindeki elemanların yetiştirilmesinde özen göstermemek.
b)
Destek alınarak yürütülen araştırmalar sonucu yapılan yayınlarda destek veren
kişi, kurum veya kuruluşlar ile bunların katkılarını belirtmemek.
c)
Görevin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen
usul ve esasların yerine getirilmesinde, kayıtsızlık göstermek veya düzensiz
davranmak.
d) Usulsüz müracaat veya şikayette
bulunmak.
(2)
(Ek cümle: 15/4/2020-7243/7 md.) Kınama: Öğretim elemanına, görevinde ve
davranışlarında kusurlu olduğunun yazı ile bildirilmesidir. Kınama cezasını
gerektiren fiiller şunlardır:[49]
a)
(Mülga: 15/4/2020-7243/7 md.)
b)
Resmi olarak ders vermekle yükümlü bulunulan öğrencilere özel ders vermek.
c)
(Mülga: 15/4/2020-7243/7 md.)
d)
Üniversite veya bağlı birimlerin sınırları içinde herhangi bir yeri kurumun
izni olmadan hizmetin amaçları dışında kullanmak veya kullandırmak.
e)
Yayınlarında hasta haklarına riayet etmemek.
f)
İnsanlarla ilgili biyomedikal araştırmalarda veya diğer klinik araştırmalarda
ilgili mevzuat hükümlerine aykırı davranmak.
g)
İncelemek üzere görevlendirildiği bir eserde yer alan bilgileri eser sahibinin
açık izni olmaksızın yayımlanmadan önce başkalarıyla paylaşmak.
h) Bilimsel bir çalışma kapsamında yapılan anket ve tutum
araştırmalarında katılımcıların açık rızasını almadan ya da araştırma bir
kurumda yapılacaksa ayrıca kurumun iznini almadan elde edilen verileri
yayımlamak.
ı)
Araştırma ve deneylerde, çalışmalara başlamadan önce alınması gereken izinleri
yetkili birimlerden yazılı olarak almamak.
j)
Araştırma ve deneylerde mevzuatın veya Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerin
ilgili araştırma ve deneylere dair hükümlerine aykırı çalışmalarda bulunmak.
k) Araştırmacılar veya yetkililerce, yapılan bilimsel
araştırma ile ilgili olarak muhtemel zararlı uygulamalar konusunda ilgilileri
bilgilendirme ve uyarma yükümlülüğüne uymamak.
l)
(Mülga: 15/4/2020-7243/7 md.)
m)
İçeriği itibarıyla şiddet veya nefret amaçlı bildiri, afiş, pankart, bant ve
benzerlerini basmak, çoğaltmak, dağıtmak veya bunları teşhir etmek yahut kurumların
herhangi bir yerine asmak.[50]
n)
Yükseköğretim kurumları içinde siyasi parti faaliyetinde bulunmak veya siyasi
parti propagandası yapmak.
o) (Ek: 15/4/2020-7243/7 md.)
Görevin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen
usul ve esasların yerine getirilmesinde, kusurlu davranmak.
p) (Ek: 15/4/2020-7243/7 md.)
Mevzuatta öngörülen bildirim yükümlülüğünü yerine getirmemek.
r) (Ek: 15/4/2020-7243/7 md.)
Görevi sırasında amirine sözle saygısızlık etmek.
s) (Ek:15/4/2020-7243/7 md.)
Görevle ilgili resmi araç, gereç ve benzeri eşyayı özel işlerinde kullanmak,
kaybetmek veya kusurlu davranışlarıyla bunlara zarar vermek.
t) (Ek: 15/4/2020-7243/7
md.) (İptal alt bent: Anayasa Mahkemesinin 28/12/2023 Tarihli ve E:
2020/55, K: 2023/228 Sayılı Kararı ile.)
u) (Ek: 15/4/2020-7243/7 md.)
Görevi gereği katılmakla yükümlü olduğu kurul ve toplantılara izinsiz veya
özürsüz olarak bir yıl içinde birden fazla katılmamak.
(3)
Aylıktan veya ücretten kesme: Brüt aylıktan; veya ücretten bir defaya mahsus
olmak üzere 1/30 ila 1/8 arasında kesinti yapılmasıdır. Aylıktan veya ücretten
kesme cezasını gerektiren fiiller şunlardır:[51]
a) Yükseköğretim üst kuruluşları ile yükseköğretim
kurumlarının organlarında yapılan konuşma ve alınan kararları, yetkili olmadığı
halde organ veya üyelerinin aleyhinde davranışlara yol açmak maksadıyla dışarı
yaymak.
b)
Kuruma ait araç, gereç, belge ve benzeri eşyayı görevin sona ermesine ve
kurumca yazı ile istenmesine rağmen belirlenen süre içinde geri vermemek.
c)
Araştırma ve deneylerde, hayvanlara ve ekolojik dengeye zarar vermek.
d)
Bilimsel çalışmalarda, diğer kişi ve kurumlardan temin edilen veri ve bilgileri,
izin verildiği ölçüde ve şekilde kullanmamak, bu bilgilerin gizliliğine riayet
etmemek ve korunmasını sağlamamak.
e)
Bilimsel araştırma için sağlanan veya ayrılan kaynakları, mekânları, imkânları
ve cihazları amaç dışı kullanmak.
f)
(Mülga: 15/4/2020-7243/7 md.)
g)
Bir araştırmanın sonuçlarını, araştırmanın bütünlüğünü bozacak şekilde ve uygun
olmayan biçimde parçalara ayırıp birden fazla sayıda yayımlayarak bu yayınları
akademik atama ve yükselmelerde ayrı yayınlar olarak sunmak.
h)
Aktif katkısı olmayan kişileri yazarlar arasına dâhil etmek veya olan kişileri
dâhil etmemek, yazar sıralamasını gerekçesiz ve uygun olmayan bir biçimde
değiştirmek, aktif katkısı olanların isimlerini sonraki baskılarda eserden
çıkartmak, aktif katkısı olmadığı hâlde nüfuzunu kullanarak ismini yazarlar
arasına dâhil ettirmek.
ı)
Dayanaksız, yersiz ve kasıtlı olarak suç isnadında bulunmak.
j)
Hukuka aykırı olarak kurumun bilişim sisteminin bütününe veya bir kısmına
kasten girmek veya orada kalmak.
k) (Ek: 15/4/2020-7243/7
md.) Akademik atama ve yükseltmelere ilişkin başvurularda bilimsel
araştırma ve yayınlara ilişkin yanlış veya yanıltıcı beyanda bulunmak.
l) (Ek: 15/4/2020-7243/7 md.)
Kasıtlı olarak; görevi tam ve zamanında yapmamak, görev mahallinde kurumlarca
belirlenen usul ve esasları yerine getirmemek.
m) (Ek: 15/4/2020-7243/7 md.)
Özürsüz ve kesintisiz 3 – 9 gün göreve gelmemek.
n) (Ek: 15/4/2020-7243/7 md.)
Görev yeri sınırları içerisinde herhangi bir yerin toplantı, tören ve benzeri
amaçlarla izinsiz olarak kullanılmasına yardımcı olmak, bu yeri kullanmak veya
kullandırmak.
o) (Ek: 15/4/2020-7243/7 md.)
Yasaklanmış her türlü yayını basmak, çoğaltmak, dağıtmak veya teşhir etmek.
(4) Kademe ilerlemesinin durdurulması veya birden fazla
ücretten kesme: Devlet yükseköğretim kurumlarında görev yapan aylıklı öğretim
elemanlarının bulundukları kademedeki ilerlemelerinin fiilin ağırlık derecesine
göre bir ila üç yıl arasında durdurulması; vakıf yükseköğretim kurumları
öğretim elemanlarının ise fiilin ağırlık derecesine göre üç ila altı ay süreyle
brüt ücretinden 1/30 ila 1/8 arasında kesintiye gidilmesidir. Kademe
ilerlemesinin durdurulması veya birden fazla ücretten kesme cezasını gerektiren
fiiller şunlardır:[52]
a)
Hizmet içinde resmi bir belgeyi tahrif etmek, yok etmek, gizlemek veya sahte
olarak düzenlemek, sahte belgeyi bilerek kullanmak, kullandırmak.
b)
Görevi sebebiyle veya görevi sırasında doğrudan veya dolaylı olarak her ne ad
altında olursa olsun menfaat sağlamak, iş sahiplerinden veya öğrencilerden borç
para istemek veya almak.
c) Kamu hizmetlerinin yürütülmesini engellemek, boykot ve
işgal eyleminde bulunmak.
d)
Ders, seminer, konferans, laboratuvar, grafik çalışma ve sınav gibi öğretim
çalışmalarının yapılmasına engel olmak; görevlileri, öğrencileri eğitim-öğretim
alanı dışına çıkartmak; görev yapılmasına engel olmak; öğrencileri bu tür
davranışlara teşvik etmek veya zorlamak ya da bu maksatla yapılacak hareketlere
iştirak etmek.
e)
Basın-yayın veya bilişim sistemlerini kullanarak amiri, iş arkadaşları,
personeli, hizmetten yararlananlar veya öğrencileri hakkında gerçeğe aykırı
açıklamada veya haksız isnatta bulunmak veya rızaları olmaksızın özel hayatlarıyla
ilgili açıklama yapmak.
f)
İnsanlarla ilgili biyomedikal araştırmalarda ve diğer klinik araştırmalarda
ilgili mevzuat hükümlerine aykırı davranmak suretiyle kişilere zarar vermek.
g) Bilimsel araştırmalarda gerçekte var olmayan veya
tahrif edilmiş verileri kullanmak, araştırma kayıtları veya elde edilen
verileri tahrif etmek, araştırmada kullanılmayan cihaz veya materyalleri
kullanılmış gibi göstermek, destek alınan kişi ve kuruluşların çıkarları doğrultusunda
araştırma sonuçlarını tahrif etmek veya şekillendirmek.
h)
Görevin yerine getirilmesinde dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi
inanç, din ve mezhep ayrımı yapmak, görevin gereklerine aykırı davranmak
suretiyle kişilerin yarar veya zararını hedef tutan davranışlarda bulunmak.52
ı)
(Mülga: 15/4/2020-7243/7 md.)
j) (Ek: 15/4/2020-7243/7
md.) Mükerrer yayınlarını
akademik atama ve yükselmelerde ayrı yayınlar olarak sunmak.
k) (Ek: 15/4/2020-7243/7
md.) Göreve sarhoş gelmek,
görev yerinde alkollü içki içmek.
l)
(Ek:
15/4/2020-7243/7 md.) Gerçeğe aykırı rapor ve
belge düzenlemek.
m) (Ek: 15/4/2020-7243/7
md.) İlgili kanunların
tanıdığı istisnalar dışında ticaret yapmak, yasaklanan diğer kazanç getirici
faaliyetlerde bulunmak.
n)
(Ek:
15/4/2020-7243/7 md.) Görevi gereği öğrendiği
ve gizli kalması gereken bilgi ve belgeleri açıklamak.
o) (Ek: 15/4/2020-7243/7 md.) Amirine,
maiyetindekilere, iş arkadaşları veya hizmetten yararlananlara hakarette
bulunmak veya bunları tehdit etmek.
(5) Üniversite öğretim
mesleğinden çıkarma: Akademik bir kadroya bir daha atanmamak üzere üniversite öğretim mesleğinden
çıkarmadır. (Değişik cümle: 15/4/2020-7243/7 md.) Üniversite öğretim
mesleğinden çıkarma cezasını gerektiren fiiller şunlardır:
a) (Ek: 15/4/2020-7243/7 md.) Başkalarına
ait özgün fikir, metot, veri veya eserleri bilimsel kurallara uygun biçimde
atıf yapmadan kısmen veya tamamen kendisine ait gibi göstermek.
b) (Ek: 15/4/2020-7243/7
md.) Atama ve yükselmelerde, unvan veya derece kazanılmasında;
anket uygulama, veri toplama gibi akademik değerlendirme içermeyen katkılar
dışında kişisel emek ve birikimine dayanmayan, başkaları tarafından ücret
karşılığında veya ücretsiz olarak üretilmiş yayın ve çalışmalar kullanmak.
c) (Ek: 15/4/2020-7243/7 md.) Özürsüz
veya izinsiz olarak bir yılda toplam 20 gün göreve gelmemek.
(6)
Kamu görevinden çıkarma: Kamu kurum ve kuruluşları ile vakıf yükseköğretim
kurumlarında öğretim elemanı ve memur olarak bir daha atanmamak üzere kamu
görevinden çıkarmadır. Kamu görevinden çıkarma cezasını gerektiren fiiller
şunlardır:[53]
a)
(Değişik:
15/4/2020-7243/7 md.) Terör niteliğinde eylemlerde bulunmak
veya bu eylemleri desteklemek, kamu imkân ve
kaynaklarını bu örgütler için kullanmak ya da kullandırmak.
b)
Amire, iş arkadaşlarına, personeline, hizmetten yararlananlara veya
öğrencilerine fiili saldırıda veya cinsel tacizde bulunmak.
c)
Kamu hizmeti veya öğretim elemanı sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede
yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak.
d)
Uyuşturucu veya uyuşturucu olarak kabul edilen diğer uyarıcı maddeleri
kullanmak, bulundurmak, başkalarına vermek, kullanılmasını özendirmek, satmak,
imal etmek.
e)
Hukuka aykırı olarak kurumun verilerini elde etmek, kaydetmek, kullanmak,
depolamak, dağıtmak, değiştirmek veya yok etmek.
f)
Kurumun bilişim sistemlerinin işleyişini kasten engellemek veya bozmak.
c.
(Değişik: 14/4/1982 – 2653/3 md.) Ceza soruşturması usulü:
Yükseköğretim
üst kuruluşları başkan ve üyeleri ile yükseköğretim kurumları yöneticilerinin,
kadrolu ve sözleşmeli öğretim elemanlarının ve bu kuruluş ve kurumların 657
sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi memurlarının görevleri dolayısıyla ya da
görevlerini yaptıkları sırada işledikleri ileri sürülen suçlar hakkında yetkili
makamlarca inceleme başlatılabilir, inceleme sonucunda soruşturma açılmasına
karar verilmesi ya da doğrudan soruşturma başlatılması hâlinde aşağıdaki hükümler
uygulanır:[54]
(1)
İlk soruşturma:
Yükseköğretim
Kurulu Başkanı için, kendisinin katılmadığı, Milli Eğitim Bakanının
başkanlığındaki bir toplantıda, Yükseköğretim Kurulu üyelerinden teşkil
edilecek en az üç kişilik bir kurulca, diğerleri için, Yükseköğretim Kurulu
Başkanınca veya diğer disiplin amirlerince doğrudan veya görevlendirecekleri
uygun sayıda soruşturmacı tarafından yapılır.
Öğretim
elemanlarından soruşturmacı tayin edilmesi halinde, bunların, hakkında
soruşturma yapılacak öğretim elemanının akademik unvanına veya daha üst akademik
unvana sahip olmaları şarttır.
(2)
Son soruşturmanın açılıp açılmamasına;
a)
Yükseköğretim Kurulu Başkan ve üyeleri ile Yükseköğretim Denetleme Kurulu
Başkan ve üyeleri hakkında Danıştayın 2 nci Dairesi,
b) Devlet ve vakıf yükseköğretim kurumu rektörleri,
rektör yardımcıları ile üst kuruluş genel sekreterleri hakkında, Yükseköğretim
Kurulu üyelerinden teşkil edilecek üç kişilik kurul,[55]
c)
Üniversite, fakülte, enstitü ve yüksekokul yönetim kurulu üyeleri, fakülte
dekanları ve dekan yardımcıları, enstitü ve yüksekokul müdürleri ve
yardımcıları ile üniversite genel sekreterleri hakkında, rektörün başkanlığında
rektörce görevlendirilen rektör yardımcılarından oluşacak üç kişilik kurul,
d)
Öğretim elemanları, fakülte, enstitü ve yüksekokul sekreterleri hakkında
üniversite yönetim kurulu üyeleri arasından oluşturulacak üç kişilik kurul,
e)
657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi memurlar hakkında, mahal itibariyle
yetkili il idare kurulu,
Karar
verir.
f) Yükseköğretim Kurulu ile üniversite yönetim
kurullarınca oluşturulacak kurullarda görevlendirilecek asıl ve yedek üyeler
bir yıl için seçilirler. Süresi sona erenlerin tekrar seçilmeleri mümkündür.
(3)
Son soruşturmanın açılıp açılmamasına karar verecek kurullar üye tamsayısı ile
toplanır. Kurullara ilk soruşturmayı yapmış olan üyeler ile haklarında karar
verilecek üyeler katılamazlar. Noksanlar yedek üyelerle tamamlanır. Diğer hususlarda
bu Kanunun 61 inci maddesi hükümleri uygulanır.
(4)
Yükseköğretim Kurulu ve Yükseköğretim Denetleme Kurulu Başkan ve üyeleri
hakkında Danıştayın 2 nci Dairesinde verilen lüzum-u muhakeme kararına itiraz
ile men-i muhakeme kararlarının kendiliğinden incelenmesi Danıştayın İdari
İşler Kuruluna aittir. Diğer kurullarca verilen lüzum-u muhakeme kararına
ilgililerce yapılacak itiraz ile men-i muhakeme kararları kendiliğinden Danıştay
2 nci Dairesince incelenerek karara bağlanır. Lüzum-u muhakemesi kesinleşen Yükseköğretim
Kurulu ve Yükseköğretim Denetleme Kurulu Başkan ve üyelerinin yargılanması
Yargıtay ilgili ceza dairesine, temyiz incelemesi Ceza Genel Kuruluna, diğer
görevlilerin yargılanmaları suçun işlendiği yer adliye mahkemelerine aittir.
(5) Değişik statüdeki kişilerin birlikte suç işlemeleri
halinde soruşturma usulü ve yetkili yargılama mercii görev itibariyle üst
dereceliye göre tayin olunur.
(6) Yükseköğretim Kurulu Başkanı ve rektörler hakkında
19/4/1990 tarihli ve 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve
Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlarından dolayı yapılacak
ceza soruşturmasında yukarıda belirtilen ceza kovuşturması usulü tatbik edilir.
(Mülga cümle:15/4/2020-7243/7 md.) (…)[56]
3628 sayılı Kanun kapsamına giren suçlarından dolayı
kanuni kovuşturma için gereken izin, Yükseköğretim Kurulu üyeleri ile Yükseköğretim
Denetleme Kurulu Başkan ve üyeleri ve bu kuruluşların memurları (Üniversitelerarası
Kurul memurları dahil) hakkında Yükseköğretim Kurulu Başkanından, üniversite
yöneticileri ve öğretim elemanları ile memurlar hakkında üniversite
rektörlerinden alınır.56
(7)
İdeolojik amaçlarla Anayasada yer alan temel hak ve hürriyetleri, devletin
ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü veya dil, ırk, sınıf, din ve mezhep
ayrılığına dayanılarak nitelikleri Anayasada belirtilen Cumhuriyeti ortadan
kaldırmak maksadıyla işlenen suçlarla bunlara irtibatlı suçlar, öğrenme ve
öğretme hürriyetini doğrudan veya dolaylı olarak kısıtlayan, kurumların sükün,
huzur ve çalışma düzenini bozan boykot, işgal, engelleme, bunları teşvik ve
tahrik, anarşik ve ideolojik olaylara ilişkin suçlar ile ağır cezayı gerektiren
suçüstü hallerinde, yukarıda yazılı usuller uygulanmaz; bu hallerde kovuşturmayı
Cumhuriyet Savcısı doğrudan yapar.
(8)
Bu Kanunda yer almamış hususlarda 2/12/1999 tarihli ve 4483 sayılı Memurlar ve
Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümleri uygulanır.[57]
Disiplin soruşturması ve savunma hakkı:

2547 sayılı Kanun m. 53/b-(5)-a uyarınca, diğer kişilere ait özgün metot, veri, düşünce ya da eserlerin usulünce kaynak gösterilmeksizin kısmen yahut tamamen şahsına aitmişçesine sunulması, failin üniversite öğretim mesleğinden çıkarılması sonucunu doğurur. Bunun yanında aynı fıkranın (b) bendi doğrultusunda, anket ve veri toplama benzeri fikri değerlendirme barındırmayan işler ayrık tutulmak üzere, akademik unvan, derece veya yükselme süreçlerinde başkalarınca bedelli yahut bedelsiz hazırlanmış metin ve araştırmalardan kendi emeği gibi faydalanılması da aynı ihraç yaptırımına bağlanmıştır.

Daha hafif nitelikteki akademik ihlaller bakımından Kanun kademeli yaptırımlar öngörmüştür. Destek alınarak yürütülen araştırmalar sonucu yapılan yayınlarda destek veren kişi, kurum veya kuruluşlar ile bunların katkılarını belirtmemek uyarma cezasını gerektirir.

Bilimsel çalışmalarda diğer kişi ve kurumlardan temin edilen verileri izin verilen ölçü ve usulde kullanmamak, gizliliğe uymamak ve korunmasını sağlamamak aylıktan veya ücretten kesme cezasını gerektirir. Aktif katkısı olmayanları yazarlar arasına dâhil etmek, katkısı olanları dâhil etmemek, yazar sıralamasını gerekçesiz ve uygun olmayan biçimde değiştirmek, katkısı olanların isimlerini sonraki baskılarda çıkarmak veya nüfuz kullanarak ismini yazarlar arasına ekletmek de aylıktan veya ücretten kesme cezasına tabidir. Bir araştırmanın sonuçlarını araştırmanın bütünlüğünü bozacak biçimde parçalara ayırarak birden fazla yayımlamak ve bu yayınları akademik atama ve yükselmelerde ayrı çalışmalar olarak sunmak da aylıktan veya ücretten kesme cezasını gerektirir.

Bilimsel araştırmalarda gerçekte var olmayan veya tahrif edilmiş verileri kullanmak, araştırma kayıtlarını veya verileri tahrif etmek, araştırmada kullanılmayan cihaz veya materyalleri kullanılmış gibi göstermek ya da destek verenlerin çıkarları doğrultusunda sonuçları tahrif etmek kademe ilerlemesinin durdurulması veya birden fazla ücretten kesme cezasını gerektirir. Mükerrer yayınların akademik atama ve yükselmelerde ayrı yayınlar olarak sunulması eylemi de kademe ilerlemesinin durdurulması veya birden fazla ücretten kesme cezası kapsamındadır.

Sık Sorulan Sorular

İntihal eylemi hangi hapis cezalarını gerektirir?

5846 sayılı Kanun m. 71/2 uyarınca başkasına ait esere kendi eseri olarak ad koyan kişi altı aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıyla cezalandırılır; fiil yayımlanarak ya da dağıtılarak işlenirse hapis cezasının üst sınırı beş yıla çıkar ve adli para cezası verilemez. Kaynaksız alıntı yapmak altı aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası; yetersiz veya yanıltıcı kaynak göstermek ise altı aya kadar hapis cezası gerektirir.

İntihal şikâyetinde hangi belgelerin sunulması gerekir?

5846 sayılı Kanun m. 75 uyarınca şikâyetin geçerli kabul edilebilmesi için hak sahiplerinin veya üyesi oldukları meslek birliklerinin haklarını ispatlayan belge ve delilleri Cumhuriyet başsavcılığına sunmaları zorunludur. Bu belgeler süresi içinde sunulmazsa kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir.

İntihal suçunda şikâyet süresi ne kadardır?

Türk Ceza Kanunu'nun 73. maddesi uyarınca şikâyet hakkı, zamanaşımı süresi aşılmamak kaydıyla hak sahibinin fiili ve failin kim olduğunu öğrendiği tarihten itibaren altı aydır. Eserin internet veya dijital ortamlarda erişilebilir kalması gerekçesiyle ihlalin devam ettiği yönündeki hukuki yaklaşımlar bulunsa dahi, kanunun açık hükmü gereğince hak düşürücü nitelikteki süre fail ve fiilin öğrenilmesiyle birlikte işlemeye başlar.

Akademik intihal meslekten çıkarılma sebebi midir?

Evet. 2547 sayılı Kanun m. 53/b-(5)-a uyarınca başkasına ait fikir, metot, veri veya eseri atıf yapmaksızın kendisine ait göstermek üniversite öğretim mesleğinden çıkarma cezasını gerektirir. Bu yaptırım akademik kadroya bir daha atanmamak üzere meslekten ayrılma sonucunu doğurur.

Araştırma sonuçlarını bölerek yayınlamak hangi cezayı gerektirir?

Bir araştırmanın bütünlüğünü bozarak parçalara ayırmak ve bu yayınları akademik atama ile yükselmelerde ayrı çalışmalar olarak sunmak 2547 sayılı Kanun m. 53/b-(3)-g uyarınca aylıktan veya ücretten kesme cezasını gerektirir.

FSEK kapsamındaki suçlarda etkin pişmanlık uygulanır mı?

5846 sayılı Kanun m. 71 uyarınca hukuka aykırı eseri satışa arz eden, satan veya satın alan kişi, kovuşturma öncesinde temin ettiği kişiyi bildirip yakalanmasını sağlarsa cezasında indirim yapılabilir ya da ceza verilmesinden vazgeçilebilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu