Hollanda Mahkeme Kararlarının Türkiye'deki Hukuki Niteliği ve Tenfiz Şartı
Hollanda mahkemelerince karara bağlanan ve kesinleşen hükümler Türkiye sınırlarında kendiliğinden icra edilebilirlik taşımaz. Yabancı bir yargı organının verdiği ilam, kural olarak yalnızca verildiği ülkenin yetki sınırları dahilinde icra kabiliyetine sahiptir. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun m. 50/1 uyarınca, yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak verilmiş ve o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş ilamların Türkiye'de icra olunabilmesi, yetkili Türk mahkemesi tarafından tenfiz kararı verilmesine bağlıdır.
5718 sayılı MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN m. 50Kaynağı aç
Yargıtay İçtihatları Birleştirme BGK, E. 2010/1, K. 2012/1Kaynağı aç
Yabancı mahkeme kararlarının Türkiye'de hukuki sonuç doğurması 5718 sayılı Kanun hükümlerine tabi olup Hollanda mahkemesi kararlarında da bu kanun hükümleri uygulanır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2022/9092, K. 2023/978 sayılı kararında vurgulandığı üzere, tanıma davası yabancı bir mahkeme kararının Türkiye'de yalnızca kesin delil ve kesin hüküm teşkil etmesini sağlar ve icra kabiliyeti kazandırma gücü bulunmaz. Tenfiz davası ise tanımanın sağladığı kesin hüküm ve kesin delil sonuçlarına ilaveten, karara cebri icra edilebilirlik vasfı kazandırır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2022/9092, K. 2023/978Kaynağı aç
Tenfiz Davasına Konu Olabilecek ve Kapsam Dışında Kalan Kararlar
Tenfiz talebine yalnızca özel hukuk uyuşmazlıklarına ilişkin ve icra kabiliyeti taşıyan kararlar konu edilebilir. Ticari alacaklar, sözleşmeden kaynaklanan tazminat hükümleri, nafaka alacakları, miras hukukuna ilişkin belirli edimler ile şirketler arasındaki hukuki uyuşmazlıklara dair ilamlar bu kapsamda değerlendirilir. Buna karşılık kamu hukuku alanındaki yaptırımlar, ceza mahkemelerinin hürriyeti bağlayıcı cezalara ilişkin hükümleri ve vergi uyuşmazlıklarından doğan kararlar tenfiz kapsamı dışındadır. Bununla birlikte 5718 sayılı Kanun m. 50/2 uyarınca, yabancı ceza ilamlarında yer alan kişisel haklara ilişkin hükümler hakkında da tenfiz kararı talep edilebilir.
Hollanda mahkemelerince karara bağlanan boşanma ilamlarında, evlilik birliğini sona erdiren yenilik doğurucu kısım ile maddi edim yükümlülükleri farklı hukuki nitelik taşır. Boşanmanın fer'isi niteliğindeki nafaka, maddi tazminat, manevi tazminat ve mal rejiminin tasfiyesine ilişkin edim içeren hükümlerin Türkiye'de cebri icra organları aracılığıyla yerine getirilebilmesi için ilgili kısımların tenfiz edilmesi yasal zorunluluktur.
Tenfiz Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme
5718 sayılı Kanun m. 51/1 gereğince, yabancı mahkeme kararlarının tenfizine ilişkin davalarda görevli mahkeme asliye mahkemesidir. Kanunun 51/2 maddesi uyarınca yetkili mahkeme ise kendisine karşı tenfiz istenen kişinin Türkiye'deki yerleşim yeri mahkemesidir. Davalının Türkiye'de yerleşim yeri bulunmaması durumunda sakin olduğu yer mahkemesi, sakin olduğu bir yerin de bulunmaması halinde Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden biri yetkilidir.
5718 sayılı MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN m. 51Kaynağı aç
5718 Sayılı Kanun Uyarınca Aranan Yasal Tenfiz Şartları
5718 sayılı Kanun m. 54/1-a uyarınca Türkiye Cumhuriyeti ile kararın verildiği devlet arasında karşılıklılık esasına dayanan bir anlaşma bulunması ya da o devlette Türk mahkemelerinden verilmiş ilamların tenfizini mümkün kılan bir kanun hükmünün veya fiili uygulamanın mevcudiyeti şarttır. Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu, E. 2010/1, K. 2012/1 sayılı kararında belirtildiği üzere, karşılıklılık koşulu tarafların vatandaşlığına değil ilamın tesis edildiği mahkemenin bulunduğu devlete ilişkindir ve bu koşul gerçekleşmeden diğer tenfiz koşullarının incelenmesine geçilemez.
5718 sayılı MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN m. 54Kaynağı aç
İlamın Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir hususta verilmiş olması aranır. Bunun yanında 5718 sayılı Kanun m. 54/1-b gereğince, davalının itiraz etmesi koşuluyla, ilamın dava konusuyla veya taraflarla gerçek bir bağı bulunmadığı halde kendisine yetki tanıyan bir devlet mahkemesince verilmemiş olması gerekir.
5718 sayılı Kanun m. 54/1-c doğrultusunda hükmün kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması tenfizin zorunlu bir diğer şartıdır. Yabancı hukukun Türk hukuk kurallarından farklı düzenlemeler içermesi tek başına kamu düzenine aykırılık oluşturmaz. Kamu düzeni denetiminde, kararın Türkiye'de icra edilmesi durumunda doğuracağı hukuki neticelerin Türk hukuk düzeninin temel değerlerini, adil yargılanma hakkını veya temel hak ve özgürlükleri açık ve ağır bir biçimde ihlal edip etmediği değerlendirilir.
5718 sayılı Kanun m. 54/1-ç hükmü, aleyhine tenfiz istenen tarafın savunma hakkını teminat altına almaktadır. Kararın verildiği yer kanunlarına göre davalının hükmü veren mahkemeye usulüne uygun şekilde çağrılmamış, usulünce temsil edilmemiş veya bu kanunlara aykırı olarak gıyabında ya da yokluğunda karar verilmiş olması tenfiz engeli teşkil eder. Bu engel mahkemece kendiliğinden gözetilmez; aleyhine tenfiz istenen tarafın bu gerekçelerden birini ileri sürerek Türk mahkemesinde itirazda bulunmuş olması zorunludur. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2022/9092, K. 2023/978 sayılı kararında açıklandığı üzere, tenfiz hâkimi davalının usulüne uygun temsil edilip edilmediğini Türk hukukuna göre değil yabancı yer kanunlarına göre değerlendirir; yabancı ilamda tatbik edilen usul ve maddi tespitler tenfiz yargılamasının inceleme konusu yapılamaz.
Revizyon Yasağı ve Yabancı Mahkeme Kararlarının İncelenmesi
Tenfiz yargılamasının temel ilkelerinden biri revizyon yasağıdır (esastan inceleme yasağı). Türk mahkemesi yabancı mahkemenin verdiği kararın hukuki isabetini denetleyemez ve davayı yeniden göremez. Delillerin takdirinde hata yapıldığı, tanık ifadelerinin göz ardı edildiği veya maddi vakıaların hatalı tespit edildiği yönündeki iddialar tenfiz davasında dinlenemez. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2022/9092, K. 2023/978 ve Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu, E. 2010/1, K. 2012/1 sayılı kararlarında altı çizildiği üzere, tenfiz hâkimi yasal tenfiz şartlarının varlığı dışında yabancı ilamın esasına ve hukuka uygunluğuna yönelik inceleme yapma yetkisine sahip değildir.
Yargılama usulü ilke olarak kararın verildiği ülkenin usul hukukuna tabidir. Yabancı mahkemenin uyguladığı dava usulünün Türk usul hukukundan farklılık arz etmesi kamu düzeni müdahalesini gerektirmez. Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu, E. 2010/1, K. 2012/1 sayılı kararında belirtildiği üzere, yabancı kararda salt gerekçenin yer almaması tenfiz talebinin reddini gerektiren bir kamu düzeni ihlali oluşturmaz. Ayrıca Anayasa m. 141/3 hükmünde öngörülen mahkeme kararlarının gerekçeli yazılması zorunluluğu münhasıran Türk mahkemeleri için geçerli olup yabancı mahkemeleri kapsamaz.
Dava Usulü, Sunulması Gereken Belgeler ve İlamın İcrası
Yabancı mahkeme kararının tenfiz edilmesinde hukuki yararı bulunan her kişi dilekçe ile tenfiz isteminde bulunabilir ve dilekçeye karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2022/9092, K. 2023/978 sayılı kararı ve yerleşik usul kuralları çerçevesinde dilekçeye belirli belgelerin eklenmesi zorunludur: İlki, yabancı mahkeme ilamının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya ilamı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ile onanmış tercümesidir; ikincisi ise ilamın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış kesinleşme belgesi ile onanmış tercümesidir.
Tenfiz istemine ilişkin dilekçe duruşma günü ile birlikte karşı tarafa tebliğ edilir; hasımsız ihtilafsız kaza kararlarında tebliğ uygulanmaz ve istem basit yargılama usulü hükümlerine göre incelenerek karara bağlanır. Karşı taraf tenfiz istemine karşı ancak yasal tenfiz şartlarının bulunmadığını veya yabancı mahkeme ilamının kısmen veya tamamen yerine getirilmiş yahut yerine getirilmesine engel bir sebep ortaya çıkmış olduğunu öne sürerek itiraz edebilir. Mahkemece yabancı ilamın kısmen veya tamamen tenfizine ya da istemin reddine karar verilebilir; bu karar yabancı mahkeme ilamının altına yazılarak hâkim tarafından mühürlenip imzalanır.
5718 sayılı Kanun m. 57/1 uyarınca tenfizine karar verilen yabancı ilamlar Türk mahkemelerinden verilmiş ilamlar gibi icra olunur. Kanunun 57/2 maddesi gereğince tenfiz isteminin kabul veya reddi hususunda verilen kararların temyizi genel hükümlere tabi olup temyiz yoluna başvurulması kararın yerine getirilmesini durdurur.
5718 sayılı MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN m. 57Kaynağı aç
Yabancı ilamın tenfizi ile birlikte uyuşmazlığın esasına ilişkin yeni taleplerin ileri sürülmesi durumunda yargılama usulü tefrik gerektirebilir. Nitekim Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2022/9092, K. 2023/978 sayılı kararında, tenfiz talebiyle eş zamanlı olarak velayetin değiştirilmesinin istendiği hallerde, velayet davasının tenfiz davasının sonucunu beklemesi gerekeceğinden davaların tefrik edilerek incelenmesi gerektiğine işaret etmiştir.
Hollanda mahkemesi kararı Türkiye'de doğrudan icraya konulabilir mi?
Hollanda mahkemesinde kesinleşen bir ilam Türkiye'de kendiliğinden icra edilemez; cebri icra takibine konu edilebilmesi için 5718 sayılı Kanun m. 50/1 uyarınca yetkili Türk mahkemesinden tenfiz kararı alınması zorunludur.
Tenfiz davasında Hollanda mahkemesinin kararı yeniden esastan incelenir mi?
Tenfiz hâkimi revizyon yasağı uyarınca yabancı kararı esastan inceleyemez, hukuka uygunluğunu denetleyemez ve delil takdiri ile maddi vakıa tespitini yeniden yargılama konusu yapamaz.
Hollanda ceza mahkemesi kararları Türkiye'de tenfiz edilebilir mi?
Ceza mahkemelerinin hürriyeti bağlayıcı cezalara ilişkin hükümleri tenfiz edilemez; ancak 5718 sayılı Kanun m. 50/2 uyarınca yabancı ceza ilamlarında yer alan kişisel haklara ilişkin hükümler tenfiz davasına konu edilebilir.
Hollanda'daki boşanma kararında yer alan nafaka ve tazminat hükümleri nasıl tahsil edilir?
Boşanmanın fer'isi olan nafaka ve tazminat gibi edim içeren mali hükümlerin Türkiye'de cebri icra yoluyla tahsil edilebilmesi için kararın ilgili kısımlarının tenfizi zorunludur.
Tenfiz davasında görevli ve yetkili mahkeme neresidir?
5718 sayılı Kanun m. 51 uyarınca görevli mahkeme asliye mahkemesidir; yetkili mahkeme ise aleyhine tenfiz istenen kişinin Türkiye'deki yerleşim yeri, yerleşim yeri yoksa sakin olduğu yer, her ikisi de bulunmuyorsa Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemeleridir.
Hollanda kararının gerekçesiz olması tenfize engel midir?
Yabancı mahkeme kararlarının salt gerekçesinin bulunmaması kesinleşmiş yabancı kararın tenfizine engel teşkil etmez ve 5718 sayılı Kanun m. 54/1-c anlamında kamu düzenine açıkça aykırılık sayılmaz.
Tenfiz kararına karşı kanun yoluna başvurulması icrayı durdurur mu?
5718 sayılı Kanun m. 57/2 uyarınca tenfiz isteminin kabulü veya reddi hususunda verilen kararların temyizi genel hükümlere tabi olup temyiz kararın yerine getirilmesini durdurur.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

