5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 4. maddesi uyarınca mahkûmiyet hükümleri kesinleşmedikçe infaz olunamaz. Bir ceza mahkûmiyetinin infaza konu edilebilmesi için kararın kesinleşmiş bulunması zorunlu bir ön koşuldur. Kesinleşme şartı gerçekleşmeden hükmün infazına başlanamaz.
5275 sayılı CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUN m. 4Kaynağı aç
Hapis Cezasının Ertelenmesi ve Kesinleşmenin Sonuçları
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 51. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, işlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir. Fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış ya da altmışbeş yaşını tamamlamış kişiler bakımından ise bu erteleme sınırının üst sınırı üç yıl olarak belirlenmiştir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 51Kaynağı aç
Hapis cezasının ertelenmesi bir infaz rejimi niteliğindedir. 5275 sayılı Kanun'un 4. maddesindeki kesinleşme kuralı ile ertelemenin infaz rejimi niteliği bir arada değerlendirildiğinde, ertelenen ceza nedeniyle belirlenen denetim süresi hükmün verildiği karar tarihinden itibaren değil, kararın kesinleşme tarihinden itibaren işlemeye başlar.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 51. maddesinin üçüncü fıkrasına göre, cezası ertelenen hükümlü hakkında bir yıldan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere bir denetim süresi tayin edilir. Belirlenecek bu denetim süresinin alt sınırı, mahkûm olunan hapis cezası süresinden daha az olamaz.
Türk Ceza Kanunu'nun 51. maddesinin sekizinci fıkrası gereğince, denetim süresi belirlenen yükümlülüklere uygun veya iyi halli olarak geçirildiği takdirde ceza infaz edilmiş sayılır. Buna karşılık aynı maddenin yedinci fıkrası doğrultusunda, hükümlünün denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi yahut yüklenen ödevlere infaz hâkimliği tarafından yapılan ihtara karşın riayet etmemekte direnmesi halinde, ertelenen yaptırımın kısmen veya tamamen ceza infaz kurumunda çektirilmesine infaz hâkimliğince hükmedilir.
Zorlama Hapsi Yaptırımında Kesinleşme Kuralı
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında tesis edilen zorlama hapsi kararları itiraz kanun yoluna tabidir. 5275 sayılı Kanun'un 4. maddesindeki mahkûmiyet hükümlerinin kesinleşmedikçe infaz olunamayacağına dair kural zorlama hapsi yönünden de dikkate alınır ve itiraz denetimi tamamlanıp karar kesinleşmeden infaz aşamasına geçilemez.
İlamlı İcrada Ceza ve Hukuk Hükümlerinin Kesinleşmesi
Mahkûmiyete ilişkin ceza ilamlarının yargılama giderleri ile tazminata dair kısımları, 5275 sayılı Kanun'un 4. maddesi doğrultusunda mahkûmiyet hükmü kesinleşmeden icra takibine konulamaz. Asıl mahkûmiyet hükmünün kesinleşmesi, bu ilama bağlı mali yükümlülüklerin takibe sunulabilmesi bakımından zorunlu bir koşuldur.
Hukuk yargılamasında menfi tespit konulu ilamlar ile bu ilamın fer'isi niteliğindeki vekalet ücreti ve yargılama giderleri, dayanak ilam kesinleşmeden takibe konu yapılamaz. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesinin beşinci fıkrası gereğince, borçlu lehine hükme bağlanan menfi tespit davasında icra takibi derhal durur; ilamın kesinleşmesiyle birlikte ilam içeriğine göre ayrıca ek bir hükme gerek kalmaksızın icra işlemleri kısmen veya tamamen eski hale getirilir.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 72Kaynağı aç
Kişilerin şahsi ya da ailevi statüsünde, sicil ve kayıtlarında değişiklik doğurmayan ve sonuçları itibarıyla yalnızca tarafların mal varlığına etki eden ilamlar ise farklı bir uygulamaya tabidir. Örneğin hakaretten kaynaklanan manevi tazminat ilamı, tarafların kişisel veya ailevi durumlarında bir değişiklik meydana getirmeyip sırf mal varlığını etkilediğinden takibe konulabilmesi için kesinleşmiş olması şartı aranmaz.
İlamlı Takiplerde Genel Hükümler ve İcra Şikayeti
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 41. maddesi uyarınca, Kanun'un ilamların icrasını düzenleyen ikinci babında yer alan hükümlere aykırı olmayan diğer genel hükümleri, ilama dayanan takipler hakkında da uygulanır.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 41Kaynağı aç
İcra ve iflas dairelerinin gerçekleştirdiği işlemlerin kanuna aykırı bulunması veya olaya uygun düşmemesi halinde, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 16. maddesi gereğince bu işlemlerin öğrenildiği tarihten itibaren yedi gün içinde icra mahkemesine şikayet yoluna başvurulabilir. Buna karşılık bir hakkın yerine getirilmemesi veya sebepsiz yere sürüncemede bırakılması hallerinde her zaman şikayet başvurusunda bulunulması mümkündür.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 16Kaynağı aç
Mahkûmiyet hükmünün infazı için hangi şart gereklidir?
5275 sayılı Kanun'un 4. maddesi gereğince mahkûmiyet hükümleri kesinleşmedikçe infaz olunamaz; cezanın infaz edilebilmesi için mahkûmiyet kararının kesinleşmesi zorunludur.
Ertelenen cezada denetim süresi ne zaman işlemeye başlar?
Hapis cezasının ertelenmesi bir infaz rejimi olduğundan ve hükmün infazı kesinleşmeye bağlı bulunduğundan, denetim süresi karar tarihinden değil mahkûmiyet hükmünün kesinleştiği tarihten itibaren başlar.
Zorlama hapsi kararı kesinleşmeden infaz edilir mi?
6284 sayılı Kanun kapsamındaki zorlama hapsi kararları itiraza tabi olup kesinleşmeden infaz edilemez.
Ceza ilamındaki yargılama gideri hüküm kesinleşmeden icraya konulabilir mi?
Mahkûmiyete ilişkin ceza ilamlarının yargılama gideri ve tazminata ilişkin kısımları, dayanak mahkûmiyet hükmü kesinleşmeden icra takibine konu edilemez.
Menfi tespit davası kabul edildiğinde icra takibi nasıl etkilenir?
Davanın borçlu lehine sonuçlanmasıyla birlikte takip derhal durur ve kararın kesinleşmesi üzerine başkaca bir hükme gerek kalmaksızın icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

