Cezanın Yerine Getirilmesine Katlanma ve İnfaz Rejimine Uyum Yükümlülüğü
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 26. maddesinin birinci fıkrasına göre hükümlü, hapis cezasının yerine getirilmesine katlanmak ve bu amaçla düzenlenen infaz rejimine uygun tutum ve davranışlar içinde bulunmakla yükümlüdür. Kanunun 6. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi gereğince hükümlünün, infazın amacına uygun olarak kanun ve yönetmeliklerin belirttiği hükümlere uyması zorunludur.
5275 sayılı CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUN m. 26Kaynağı aç
5275 sayılı CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUN m. 6Kaynağı aç
5275 sayılı Kanun'un 26. maddesinin ikinci fıkrasına göre hükümlülerin, kurumdaki güvenlik ve iyileştirme programlarına eksiksiz biçimde uyum göstermeleri zorunludur. Hangi gerekçeyle olursa olsun, kişinin kasti hareketlerle kendi hayatını veya vücut tamlığını tehlikeye atması, cezanın infazına katlanma borcunun ihlali kabul edilir. Kanun gerekçesinde ise hükümlünün kamu gücünün cezayı infaz etme sürecini engellememesi ve her türlü direnmeden uzak durması gerektiği; ölüm orucuna başlayan ya da buna yönlendirenlerin direnişçi sayılarak kurum düzenini bozan bu tutumlara karşı mecbur kalınan hallerde zor kullanılarak direncin giderilebileceği belirtilmektedir.
İnfaz Kurumlarında Güvenlik, Koruma ve Disiplin Esasları
Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazında temel ilkeleri düzenleyen 5275 sayılı Kanun'un 6. maddesi uyarınca hükümlüler, kurumlarda güvenli bir biçimde ve kaçmalarını önleyecek tedbirler alınarak düzen, güvenlik ve disiplin çerçevesinde tutulurlar. Kurumlarda hükümlülerin yaşam hakları ile beden ve ruh bütünlüklerini korumak üzere her türlü koruyucu tedbirin alınması yasal bir zorunluluktur. Kanunlarda gösterilen tutum, davranış ve eylemler ile kurum düzenini ihlal edenler hakkında kanunda belirtilen disiplin cezaları uygulanır; bu cezalara kanunda gösterilen merciler sürelerine uygun olarak hükmeder, disiplin yaptırımlarına karşı savunma ve itirazlar da kanunun gösterdiği mercilere yapılır. Ayrıca iyileştirmeye gereksinimi olmadığı saptanan hükümlülere ilişkin infaz rejiminde, kişilikleriyle orantılı bireyselleştirilmiş programlara yer verilmesine özen gösterilir.
Kuruma Kabul Bilgilendirmesi ve Sayım Usulü
5275 sayılı Kanun'un 22. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, kuruma kabul edilen hükümlülere tabi tutulacakları iyileştirme faaliyetleri, disiplin eylemleri ile karşılıkları, başvuru ve şikâyet yolları, sahip oldukları haklar ve yükümlülükler idarecilerce şifahi şekilde açıklanır ve yazılı belgeyle bildirilir. Kurum düzenine intibak sağlanması amacıyla yapılan bu bildirimler Türkçe bilmeyen yabancılara kendi lisanında veya İngilizce, Fransızca, Almanca dillerinde; işitme ve konuşma engellilere işaret diliyle, görme engellilere ise özel alfabeleriyle hazırlanmış kitapçık verilerek iletilir.
5275 sayılı CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUN m. 22Kaynağı aç
Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük'ün 46. maddesine göre sayım işlemleri, dörtlü vardiya esasına göre çalışan kurumlarda gün içinde sabah, akşam ve gece vakitlerinde üç defa; diğer vardiya düzenlerinde ise personelin her nöbet değişiminde icra edilir. Kurum idaresinin gerekli gördüğü hallerde ise vakit kısıtlaması olmaksızın her an sayım yapılması mümkündür.
Açık Ceza İnfaz Kurumu Rejimi ve Kapalı Kuruma İade Şartları
5275 sayılı Kanun'un 14. maddesinin birinci fıkrası uyarınca açık ceza infaz kurumları; kişilerin topluma kazandırılmasına, meslek edinmelerine ve çalıştırılmalarına ağırlık tanınan, firarı engelleyici fiziki bariyerleri ile harici koruma personeli yer almayan, asayişin kurum çalışanlarının denetimiyle sürdürüldüğü yerlerdir. Tüzüğün 109. maddesi çerçevesinde açık kurumlardaki hükümlüler rızaları bulunması şartıyla yerleşke haricindeki çevre temizliği, ağaç dikimi, eğitim, afet yardımı, kültürel etkinlik veya sportif müsabakalara dahil olabilirler. Kurum sınırları haricindeki bu organizasyonlara katılım, kurumun yer aldığı belediye hudutları dahilinde idare ve gözlem kurulunun takdirine, belediye hudutları haricinde ise bakanlığın onayına tabidir.
5275 sayılı CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUN m. 14Kaynağı aç
Açık ceza infaz kurumunun düzenine uyulmaması kapalı kuruma iade sonucunu doğurur. 5275 sayılı Kanun'un 14. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca; doğrudan açık kuruma ayrılmış olanlar da dahil olmak üzere firar edenler yahut başka bir isnat sebebiyle tutuklananlar hakkında idare ve gözlem kurulunca kapalı kuruma nakil kararı alınır. Benzer şekilde, kınama haricindeki bir disiplin yaptırımı kesinleşenler ile kesinleşme beklenmeksizin fiili kurum asayişini veya kişilerin emniyetini riske sokanlar da aynı kurulun kararıyla kapalı kuruma aktarılır. Mevcut kurumun fiziki ortamına veya çalışma gereklerine intibak edemeyeceği belirlenen hükümlüler yönünden ise idare ve gözlem kurulu kararının yanı sıra infaz hâkiminin onayı aranır.
Kaçma Suçu, Cezası ve Nitelikli Unsurları
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 292. maddesi kapsamında, infaz kurumundan, tutukevinden yahut refakatindeki görevlilerin gözetiminden firar eden kişiler altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Eylemin cebir veya tehdit araç kılınarak icrası halinde ceza süresi bir yıldan üç yıla kadar belirlenir. Eylemin silahla ya da birden fazla tutuklu veya hükümlü tarafından müştereken gerçekleştirilmesi cezayı bir katına kadar artıran nitelikli haldir. Ayrıca kaçma fiili esnasında kasten yaralamanın neticesi sebebiyle ağırlaşmış halleri, kasten öldürme veya mala zarar verme suçlarının işlenmesi durumunda bu fiillerden dolayı müstakilen cezaya hükmedilir. Bu cezai yaptırımlar kurum haricinde istihdam edilenler ile adli para cezasının hapse çevrilmesi sonucu infazı sürenler bakımından da geçerlidir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 292Kaynağı aç
Kaçma eylemi, kişinin barındırıldığı kurum sınırlarının dışına çıkması yahut nezaretindeki görevlinin fiili egemenlik alanından kurtulması şeklinde değerlendirilebilmekte; bu halin gerçekleştiği görevlilerce düzenlenen tutanak ve resmi kurum yazıları ile delillendirilebilmektedir.
Hükümlünün kendi bedenine zarar vermesi infaz rejimini ihlal eder mi?
5275 sayılı Kanun'un 26. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca her ne amaçla olursa olsun, bilerek kendi yaşamını veya bedensel bütünlüğünü tehlikeye düşürecek eylemlere girişmek cezanın yerine getirilmesine katlanma yükümlülüğünün ihlali sayılır.
Açık kurum koşullarına uyum sağlayamayan hükümlü nereye nakledilir?
5275 sayılı Kanun'un 14. maddesinin beşinci fıkrasının (c) bendi uyarınca, açık ceza infaz kurumu şartlarına veya çalışma koşullarına uyum sağlayamayacakları tespit edilen hükümlüler idare ve gözlem kurulunun kararı ve infaz hâkiminin onayı ile kapalı ceza infaz kurumlarına gönderilir.
Ceza infaz kurumundan kaçan kişiye ne ceza verilir?
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 292. maddesi kapsamında kurumdan veya gözetimden kaçan kişiye altı aydan bir yıla kadar, fiilin cebir veya tehditle işlenmesi halinde bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir; eylem silahlı veya birden çok kişiyle işlenirse ceza bir katına kadar artırılır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

