İnfaz Kanunu Madde 26 Cezayı Çekme ve İnfaz Rejimine Uyum

by Avukat Erdal Ersoy
İnfaz Kanunu Madde 26 Cezayı Çekme ve İnfaz Rejimine Uyum

Cezanın Yerine Getirilmesine Katlanma ve İnfaz Rejimine Uyum Yükümlülüğü

5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 26. maddesinin birinci fıkrasına göre hükümlü, hapis cezasının yerine getirilmesine katlanmak ve bu amaçla düzenlenen infaz rejimine uygun tutum ve davranışlar içinde bulunmakla yükümlüdür. Kanunun 6. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi gereğince hükümlünün, infazın amacına uygun olarak kanun ve yönetmeliklerin belirttiği hükümlere uyması zorunludur.

5275 sayılı CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUN m. 26Kaynağı aç
Madde 26- (1) Hükümlü, hapis cezasının yerine getirilmesine katlanma ve bu amaçla düzenlenen infaz rejimine uygun tutum ve davranışlar içinde bulunmakla yükümlüdür. (2) Hükümlü, ceza infaz kurumunun güvenlik ve iyileştirme programlarına tam bir uyum göstermekle yükümlüdür. Her ne amaçla olursa olsun, bilerek kendi yaşamlarını ve bedensel bütünlüklerini tehlikeye düşürecek eylemlere girişmeleri, cezanın yerine getirilmesine katlanma yükümlülüğünün ihlâli sayılır. Sağlığın korunması kurallarına uyma
5275 sayılı CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUN m. 6Kaynağı aç
Madde 6- (1) Hapis cezalarının infaz rejimi, aşağıda gösterilen temel ilkelere dayalı olarak düzenlenir: a) Hükümlüler ceza infaz kurumlarında güvenli bir biçimde ve kaçmalarını önleyecek tedbirler alınarak düzen, güvenlik ve disiplin çerçevesinde tutulurlar. b) Ceza infaz kurumlarında hükümlülerin düzenli bir yaşam sürdürmeleri sağlanır. Hürriyeti bağlayıcı cezanın zorunlu kıldığı hürriyetten yoksunluk, insan onuruna saygının korunmasını sağlayan maddî ve manevî koşullar altında çektirilir. Hükümlülerin, Anayasada yer alan diğer hakları, infazın temel amaçları saklı kalmak üzere, bu Kanunda öngörülen kurallar uyarınca kısıtlanabilir. c) Cezanın infazında hükümlünün iyileştirilmesi hususunda mümkün olan araç ve olanaklar kullanılır. Hükümlünün kanun (…)1 ve yönetmeliklerle tanınmış haklarının dokunulmazlığını sağlamak üzere cezanın infazında ve iyileştirme çabalarında kanunîlik ve hukuka uygunluk ilkeleri esas alınır. d) İyileştirmeye gereksinimleri olmadığı saptanan hükümlülere ilişkin infaz rejiminde, bu hükümlülerin kişilikleriyle orantılı bireyselleştirilmiş programlara yer verilmesine özen gösterilir ve bu hususlar yönetmeliklerde düzenlenir. e) Cezanın infazında adalet esaslarına uygun hareket edilir. Bu maksatla ceza infaz kurumları kanun (…)1 ve yönetmeliklerin verdiği yetkilere dayanarak nitelikli elemanlarca denetlenir. f) Ceza infaz kurumlarında hükümlülerin yaşam hakları ile beden ve ruh bütünlüklerini korumak üzere her türlü koruyucu tedbirin alınması zorunludur. g) Hükümlünün infazın amacına uygun olarak kanun (…)1 ve yönetmeliklerin belirttiği hükümlere uyması zorunludur. h) Kanunlarda gösterilen tutum, davranış ve eylemler ile kurum düzenini ihlâl edenler hakkında Kanunda belirtilen disiplin cezaları uygulanır. Cezalara, Kanunda belirtilen merciler, sürelerine uygun olarak hükmederler. Cezalara karşı savunma ve itirazlar da Kanunun gösterdiği mercilere yapılır. İyileştirmede başarı ölçütü

5275 sayılı Kanun'un 26. maddesinin ikinci fıkrasına göre hükümlülerin, kurumdaki güvenlik ve iyileştirme programlarına eksiksiz biçimde uyum göstermeleri zorunludur. Hangi gerekçeyle olursa olsun, kişinin kasti hareketlerle kendi hayatını veya vücut tamlığını tehlikeye atması, cezanın infazına katlanma borcunun ihlali kabul edilir. Kanun gerekçesinde ise hükümlünün kamu gücünün cezayı infaz etme sürecini engellememesi ve her türlü direnmeden uzak durması gerektiği; ölüm orucuna başlayan ya da buna yönlendirenlerin direnişçi sayılarak kurum düzenini bozan bu tutumlara karşı mecbur kalınan hallerde zor kullanılarak direncin giderilebileceği belirtilmektedir.

İnfaz Kurumlarında Güvenlik, Koruma ve Disiplin Esasları

Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazında temel ilkeleri düzenleyen 5275 sayılı Kanun'un 6. maddesi uyarınca hükümlüler, kurumlarda güvenli bir biçimde ve kaçmalarını önleyecek tedbirler alınarak düzen, güvenlik ve disiplin çerçevesinde tutulurlar. Kurumlarda hükümlülerin yaşam hakları ile beden ve ruh bütünlüklerini korumak üzere her türlü koruyucu tedbirin alınması yasal bir zorunluluktur. Kanunlarda gösterilen tutum, davranış ve eylemler ile kurum düzenini ihlal edenler hakkında kanunda belirtilen disiplin cezaları uygulanır; bu cezalara kanunda gösterilen merciler sürelerine uygun olarak hükmeder, disiplin yaptırımlarına karşı savunma ve itirazlar da kanunun gösterdiği mercilere yapılır. Ayrıca iyileştirmeye gereksinimi olmadığı saptanan hükümlülere ilişkin infaz rejiminde, kişilikleriyle orantılı bireyselleştirilmiş programlara yer verilmesine özen gösterilir.

Kuruma Kabul Bilgilendirmesi ve Sayım Usulü

5275 sayılı Kanun'un 22. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, kuruma kabul edilen hükümlülere tabi tutulacakları iyileştirme faaliyetleri, disiplin eylemleri ile karşılıkları, başvuru ve şikâyet yolları, sahip oldukları haklar ve yükümlülükler idarecilerce şifahi şekilde açıklanır ve yazılı belgeyle bildirilir. Kurum düzenine intibak sağlanması amacıyla yapılan bu bildirimler Türkçe bilmeyen yabancılara kendi lisanında veya İngilizce, Fransızca, Almanca dillerinde; işitme ve konuşma engellilere işaret diliyle, görme engellilere ise özel alfabeleriyle hazırlanmış kitapçık verilerek iletilir.

5275 sayılı CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUN m. 22Kaynağı aç
Madde 22- (1) Hükümlülere, kuruma alındıklarında uygulanacak iyileştirme çalışmaları, disiplin suçları ve cezaları, bilgi edinme ve şikâyet yolları, hak ve sorumlulukları gibi konular ile kurumdaki yaşam biçimine uyum sağlamaları için gereken bilgiler, kurum yöneticileri tarafından sözlü olarak anlatılır ve yazılı olarak tebliğ olunur. İnfaz sonrası koruma ve yardım konusunda ayrıca bilgi verilir. Türkçe bilmeyen yabancı uyruklu hükümlülere kendi dilinde, mümkün olmadığında İngilizce, Fransızca veya Almanca olarak bildirilir. Duyma ve konuşma engellilere işaret diliyle anlatılır. Görme engellilere ise kendi alfabeleri ile yazılmış kitapçık verilir. (2) Hükümlülerin ceza infaz kurumlarına alınmalarında, başka kuruma nakillerinde ve hastaneye yatırılmalarında, istekleri üzerine ailelerine veya gösterdikleri kişilere; hükümlü yabancı ise, yazılı olarak karşı çıkmaması hâlinde, uyruğu olduğu devletin diplomatik temsilcilik veya konsolosluğuna durum bildirilir. (3) Askerlik çağına giren, hâlen silâh altında bulunan kişilerin ceza infaz kurumlarına alınmalarında, başka kuruma nakillerinde veya kurumda iken askerlik çağına girmeleri veya salıverilmeleri hâlinde durum, kayıtlı bulundukları askerlik şubesine bildirilir. (4) Hükümlülerin ölümü hâlinde de yukarıdaki hükümler uygulanır ve ayrıca durum ailelerine derhâl bildirilir. BEŞİNCİ BÖLÜM Hükümlülerin Sınıflandırılması ve Cezaların İnfazı Hükümlülerin gözlem ve sınıflandırılması

Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük'ün 46. maddesine göre sayım işlemleri, dörtlü vardiya esasına göre çalışan kurumlarda gün içinde sabah, akşam ve gece vakitlerinde üç defa; diğer vardiya düzenlerinde ise personelin her nöbet değişiminde icra edilir. Kurum idaresinin gerekli gördüğü hallerde ise vakit kısıtlaması olmaksızın her an sayım yapılması mümkündür.

Açık Ceza İnfaz Kurumu Rejimi ve Kapalı Kuruma İade Şartları

5275 sayılı Kanun'un 14. maddesinin birinci fıkrası uyarınca açık ceza infaz kurumları; kişilerin topluma kazandırılmasına, meslek edinmelerine ve çalıştırılmalarına ağırlık tanınan, firarı engelleyici fiziki bariyerleri ile harici koruma personeli yer almayan, asayişin kurum çalışanlarının denetimiyle sürdürüldüğü yerlerdir. Tüzüğün 109. maddesi çerçevesinde açık kurumlardaki hükümlüler rızaları bulunması şartıyla yerleşke haricindeki çevre temizliği, ağaç dikimi, eğitim, afet yardımı, kültürel etkinlik veya sportif müsabakalara dahil olabilirler. Kurum sınırları haricindeki bu organizasyonlara katılım, kurumun yer aldığı belediye hudutları dahilinde idare ve gözlem kurulunun takdirine, belediye hudutları haricinde ise bakanlığın onayına tabidir.

5275 sayılı CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUN m. 14Kaynağı aç
Madde 14- (1) Açık ceza infaz kurumları, hükümlülerin iyileştirilmelerinde, çalıştırılmaları ve meslek edindirilmelerine öncelik verilen, firara karşı engelleri ve dış güvenlik görevlisi bulunmayan, güvenlik bakımından kurum görevlilerinin gözetim ve denetimi ile yetinilen kurumlardır. Açık ceza infaz kurumları ihtiyaca göre ayrıca; a) Kadın açık ceza infaz kurumları, b) Gençlik açık ceza infaz kurumları, Şeklinde kurulabilir. (2) (Değişik:14/4/2020-7242/18 md.) Aşağıdaki hâllerde hükümlüler hakkında verilen cezalar doğrudan açık ceza infaz kurumlarında yerine getirilir: a) Terör suçları, örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçları ile örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar ve cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlardan mahkûm olanlar ile ikinci defa mükerrir olanlar ve koşullu salıverilme kararının geri alınması nedeniyle cezası aynen infaz edilenler hariç olmak üzere, kasıtlı suçlardan toplam üç yıl veya daha az hapis cezasına mahkûm olanlar. b) Taksirli suçlardan toplam beş yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm olanlar. c) Adlî para cezası infaz sürecinde hapis cezasına çevrilenler. d) 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu gereğince tazyik hapsine tabi tutulanlar. (3) (Değişik:14/4/2020-7242/18 md.) Hükümlülerin kapalı ceza infaz kurumundan açık ceza infaz kurumuna ayrılmalarına 89 uncu madde uyarınca yapılan değerlendirme sonucunda karar verilir. (4) (Değişik:14/4/2020-7242/18 md.) Toplam on yıl ve daha fazla hapis cezasına mahkûm olanlar ile terör suçları, örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçları, örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar, kasten öldürme suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar ve uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarından mahkûm olanların kapalı ceza infaz kurumundan açık ceza infaz kurumuna ayrılmalarına ilişkin idare ve gözlem kurulu kararları, infaz hâkiminin onayından sonra uygulanır. (5) (Ek:14/4/2020-7242/18 md.) Doğrudan açık ceza infaz kurumuna alınanlar dahil olmak üzere bu kurumlarda bulunan hükümlülerden; a) Firar edenler veya başka bir fiilden dolayı haklarında tutuklama kararı verilenler idare ve gözlem kurulu kararıyla, b) Kınamadan başka bir disiplin cezası alıp, bu cezası kesinleşmiş olanlar veya asayiş ve düzenin sağlanması amacıyla disiplin cezası kesinleşmemiş olsa bile eylemi kurum düzeni ya da kişi güvenliği bakımından tehlike oluşturanlar idare ve gözlem kurulu kararıyla, c) Açık ceza infaz kurumu şartlarına veya çalışma koşullarına uyum sağlayamayacakları saptananlar idare ve gözlem kurulunun kararı ve infaz hâkiminin onayıyla, kapalı ceza infaz kurumlarına gönderilirler. (6) (Ek:14/4/2020-7242/18 md.) Hükümlülerin, suç ve ceza türlerine göre, açık ceza infaz kurumlarına ayrılıp ayrılmamalarına, açık ceza infaz kurumlarında geçirecekleri sürelere, kapalı ceza infaz kurumlarına gönderilmelerine, doğrudan açık ceza infaz kurumlarına alınmalarına, doğrudan açık ceza infaz kurumlarına alınanların kapalı ceza infaz kurumlarına gönderilmelerine ve diğer hususlara ilişkin usul ve esaslar yönetmelikte gösterilir. Çocuk eğitimevleri

Açık ceza infaz kurumunun düzenine uyulmaması kapalı kuruma iade sonucunu doğurur. 5275 sayılı Kanun'un 14. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca; doğrudan açık kuruma ayrılmış olanlar da dahil olmak üzere firar edenler yahut başka bir isnat sebebiyle tutuklananlar hakkında idare ve gözlem kurulunca kapalı kuruma nakil kararı alınır. Benzer şekilde, kınama haricindeki bir disiplin yaptırımı kesinleşenler ile kesinleşme beklenmeksizin fiili kurum asayişini veya kişilerin emniyetini riske sokanlar da aynı kurulun kararıyla kapalı kuruma aktarılır. Mevcut kurumun fiziki ortamına veya çalışma gereklerine intibak edemeyeceği belirlenen hükümlüler yönünden ise idare ve gözlem kurulu kararının yanı sıra infaz hâkiminin onayı aranır.

Kaçma Suçu, Cezası ve Nitelikli Unsurları

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 292. maddesi kapsamında, infaz kurumundan, tutukevinden yahut refakatindeki görevlilerin gözetiminden firar eden kişiler altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Eylemin cebir veya tehdit araç kılınarak icrası halinde ceza süresi bir yıldan üç yıla kadar belirlenir. Eylemin silahla ya da birden fazla tutuklu veya hükümlü tarafından müştereken gerçekleştirilmesi cezayı bir katına kadar artıran nitelikli haldir. Ayrıca kaçma fiili esnasında kasten yaralamanın neticesi sebebiyle ağırlaşmış halleri, kasten öldürme veya mala zarar verme suçlarının işlenmesi durumunda bu fiillerden dolayı müstakilen cezaya hükmedilir. Bu cezai yaptırımlar kurum haricinde istihdam edilenler ile adli para cezasının hapse çevrilmesi sonucu infazı sürenler bakımından da geçerlidir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 292Kaynağı aç
Madde 292- (1) Tutukevinden, ceza infaz kurumundan veya gözetimi altında bulunduğu görevlilerin elinden kaçan tutuklu veya hükümlü hakkında altı aydan bir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (2) Bu suçun, cebir veya tehdit kullanılarak işlenmesi halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (3) Bu suçun, silahlı olarak ya da birden çok tutuklu veya hükümlü tarafından birlikte işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza bir katına kadar artırılır. (4) Bu suçun işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin veya kasten öldürme suçunun gerçekleşmesi ya da eşyaya zarar verilmesi durumunda, ayrıca bu suçlara ilişkin hükümlere göre cezaya hükmolunur. (5) Bu maddede yazılı hükümler, ceza infaz kurumu dışında çalıştırılan hükümlüler ile hapis cezası adlî para cezasından çevrilmiş olanlar hakkında da uygulanır. (6) (Mülga: 29/6/2005 – 5377/33 md.) Etkin pişmanlık

Kaçma eylemi, kişinin barındırıldığı kurum sınırlarının dışına çıkması yahut nezaretindeki görevlinin fiili egemenlik alanından kurtulması şeklinde değerlendirilebilmekte; bu halin gerçekleştiği görevlilerce düzenlenen tutanak ve resmi kurum yazıları ile delillendirilebilmektedir.

Hükümlünün kendi bedenine zarar vermesi infaz rejimini ihlal eder mi?

5275 sayılı Kanun'un 26. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca her ne amaçla olursa olsun, bilerek kendi yaşamını veya bedensel bütünlüğünü tehlikeye düşürecek eylemlere girişmek cezanın yerine getirilmesine katlanma yükümlülüğünün ihlali sayılır.

Açık kurum koşullarına uyum sağlayamayan hükümlü nereye nakledilir?

5275 sayılı Kanun'un 14. maddesinin beşinci fıkrasının (c) bendi uyarınca, açık ceza infaz kurumu şartlarına veya çalışma koşullarına uyum sağlayamayacakları tespit edilen hükümlüler idare ve gözlem kurulunun kararı ve infaz hâkiminin onayı ile kapalı ceza infaz kurumlarına gönderilir.

Ceza infaz kurumundan kaçan kişiye ne ceza verilir?

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 292. maddesi kapsamında kurumdan veya gözetimden kaçan kişiye altı aydan bir yıla kadar, fiilin cebir veya tehditle işlenmesi halinde bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir; eylem silahlı veya birden çok kişiyle işlenirse ceza bir katına kadar artırılır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu