Özel İnfaz Usullerinin Hukuki Niteliği ve Uygulanma Şartları
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 110. maddesinin birinci fıkrası uyarınca infaz hâkimi, hükümlünün talebi doğrultusunda kasten işlenen suçlarda toplam üç yıl veya daha az süreli hapis cezalarının hafta sonları veya geceleri ceza infaz kurumunda çektirilmesine karar verebilir. Taksirle öldürme suçu hariç tutulmak üzere, taksirle işlenen suçlarda ise bu sınır toplam beş yıl veya daha az süreli hapis cezaları olarak uygulanır. Hafta sonu infaz usulü her hafta cuma günleri saat 19.00'da infaz kurumuna giriş ve pazar günleri aynı saatte çıkış; gece infaz usulü ise hafta sonları hariç olmak üzere her gün saat 19.00'da giriş ve ertesi gün saat 07.00'de çıkış suretiyle yerine getirilir.
5275 sayılı CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUN m. 110Kaynağı aç
Hafta sonu infaz usulünün yerine getirilmesinde hükümlünün çalışma hayatı, ailevi yükümlülükleri ve ceza infaz kurumunun idari düzeni ile işleyişi dikkate alınır. Kanunun açık hükmü gereğince ceza infaz kurumu idaresi, toplam infaz süresi aynı kalmak kaydıyla bu usulün hafta içi belirlenen günlerde de uygulanmasına karar verebilir.
Özel infaz usullerinden yararlanmak amacıyla infaz başlamadan önce başvurulması zorunlu değildir. 5275 sayılı Kanun'un 110. maddesinin altıncı fıkrası uyarınca, cezanın özel infaz usulüne göre çektirilmesi yönündeki karar hükümlünün cezasının infazına başlandıktan sonra da verilebilir.
Konutta İnfaz Usulü ve Yaş Gruplarına Göre Belirlenen Süreler
5275 sayılı Kanun'un 110. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, suçtan doğmuş zararın aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesine ilişkin hukuki sorumluluklar saklı kalmak kaydıyla konutta infaz kararı verilebilir. Bu çerçevede kadın, çocuk veya altmış beş yaşını bitirmiş kişilerin mahkûm oldukları toplam üç yıl veya daha az süreli hapis cezalarının konutlarında çektirilmesine infaz hâkimi tarafından karar verilebilir. Yaş ilerledikçe konutta infaz edilebilecek azami ceza miktarları da kademeli olarak artmaktadır. Yetmiş yaşını bitirmiş kişilerde toplam dört yıl, yetmiş beş yaşını bitirmiş kişilerde toplam beş yıl ve seksen yaşını bitirmiş kişilerde toplam altı yıl veya daha az süreli hapis cezaları konutta infaz kapsamına alınabilir.
Birden fazla bağımsız hapis cezası bulunan hükümlüler bakımından cezaların toplanması kuralı önem taşır. Cezaların içtimaı cezaların bağımsızlığını ortadan kaldırmayıp sadece koşullu salıverilme sürelerinin hesaplanmasına ve denetim sürelerine yönelik olduğundan, yaş şartını sağlayan bir hükümlünün yasal süre sınırları içinde kalan ve birbirinden bağımsız olan her bir cezası için ayrı ayrı konutta infaz kararı verilmesi mümkündür.
Konutta infaza ilişkin değerlendirme asıl mahkûmiyet hükmü kurulurken infaz yetkisini kısıtlayacak biçimde ilk derece mahkemesince karara bağlanamaz. 5275 sayılı Kanun'un 110. maddesinde yer alan konutta infaz kararı, hükmün kesinleşmesinin ardından infaz aşamasında ve infazın yerine getirileceği yer dikkate alınarak ilgili hâkimlik tarafından tesis edilmelidir.
Ağır Hastalık, Engellilik ve Doğum Sebebiyle Konutta İnfaz
Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm olanlar hariç olmak üzere, hapis cezasına mahkûm edilen veya adli para cezası infaz sürecinde hapis cezasına çevrilen hükümlüler hakkında sağlık sebebiyle konutta infaz kararı verilebilir. Bu usulün tatbiki için hükümlünün maruz kaldığı ağır bir hastalık veya engellilik sebebiyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyeceğinin usulünce tespit edilmesi ve toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağının değerlendirilmesi zorunludur. Hastalık veya engellilik nedeniyle konutta infazına karar verilen mahkûmun durumu Cumhuriyet başsavcılığınca birer yıllık dönemlerle incelettirilir; hükümlünün iyileştiğinin tespiti hâlinde infaz hâkimi konutta infaz kararını kaldırır.
5275 sayılı CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUN m. 16Kaynağı aç
Hastalık ve engellilik sebebiyle konutta infazına karar verilen hükümlüler denetimli serbestlik müdürlüğü ile kolluk makamlarınca izlenir. Bu kapsamda olup toplam cezası on yıldan fazla bulunan hükümlülerin elektronik cihazların kullanılması suretiyle takibi yasal bir zorunluluktur. Belirlenen yükümlülüklere aykırı davranılması hâlinde konutta infaz kararı infaz hâkimliğince iptal edilir.
Doğum yapan kadın hükümlüler bakımından kanun koyucu özel bir koruma rejimi benimsemiştir. Beş yıl veya daha az süreli mahkûmiyeti bulunan ya da ödenmeyen para cezası hapse dönüştürülen annelerin cezaları, doğumun üzerinden altı ay geçtikten sonra ve doğum tarihinden itibaren bir buçuk yılı aşmamış olması koşuluyla evde infaz edilebilir. Çocuğun yaşamını yitirmesi yahut velayet ve bakımının anneden alınarak başka bir kişiye bırakılması durumunda ise infaz hâkimliği konutta infaz uygulamasına son verir.
Özel İnfaz Usullerinin İstisnaları ve Kapsam Dışı Kalan Haller
Özel infaz usullerinin uygulama alanı kanun koyucu tarafından belirli suç ve durumlar bakımından sınırlandırılmıştır. 5275 sayılı Kanun'un 110. maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca, ağır hastalık ve doğum hallerini düzenleyen üçüncü ve dördüncü fıkralar hariç tutulmak kaydıyla; terör suçları ile örgüt kurmak, yönetmek, örgüte üye olmak veya örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlardan mahkûm olanlar, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlardan mahkûmiyet alanlar, adli para cezası infaz sürecinde hapis cezasına çevrilenler, koşullu salıverilme kararının geri alınması nedeniyle cezası aynen infaz edilenler ve Kanun'un 105/A maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca açık ceza infaz kurumuna gönderilenler özel infaz usullerinden yararlanamaz.
5275 sayılı CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUN m. 105/AKaynağı aç
Ödenmeyen adli para cezasının hapse dönüştürülmesi kural olarak para alacağının ifasını temin amacına yönelik bir tazyik aracı niteliğindedir ve Kanun'un 110. maddesinin dokuzuncu fıkrasının (c) bendi gereğince bu cezalar özel infaz usulünden kural olarak yararlanamaz. Ancak aynı maddenin üçüncü fıkrasında düzenlenen ağır hastalık veya engellilik hali ile dördüncü fıkrasında düzenlenen doğum yapan kadınlara özgü konutta infaz rejimi bu yasağın açık istisnalarıdır; dolayısıyla para cezası hapse çevrilmiş olsa dahi bu iki gruptaki hükümlüler konutta infaz imkânından faydalanabilir.
Özel infaz usulleri ceza mahkûmiyetlerine özgü bir infaz rejimi oluşturur. İcra ve İflas Kanunu uyarınca borçlunun veya ilgilinin yükümlülüğünü yerine getirmesini sağlamak amacıyla verilen tazyik hapsi ve disiplin hapsi yaptırımları kabahat niteliğinde olup teknik anlamda mahkûmiyet hükmü sayılmadığından, bu yaptırımlar bakımından 5275 sayılı Kanun'un 110. maddesi uygulanamaz.
Taksirle öldürme suçu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 85. maddesinde müstakil bir suç tipi olarak düzenlenmiştir. 5275 sayılı Kanun m. 110/1 metninde taksirli suçlar için toplam beş yıla kadar özel infaz imkânı tanınırken taksirle öldürme suçunun açıkça bu kapsamın dışında tutulduğu belirtilmiştir. Dolayısıyla taksirle bir insanın veya birden fazla insanın ölümüne neden olma fiillerinden doğan hapis cezaları için hafta sonu veya gece infazı talep edilemez.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 85Kaynağı aç
İnfaz Rejimi, Yükümlülük İhlali ve Kararlara İtiraz
Cezasının özel infaz usulüne göre çektirilmesine karar verilen hükümlüler infaz hukukunun genel lehe müesseselerinden mahrum bırakılmaz. 5275 sayılı Kanun'un 110. maddesinin beşinci fıkrası gereğince, özel infaz usulüne tabi tutulanlar hakkında tabi oldukları infaz rejimine göre koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazına ilişkin hükümler uygulanmaya devam eder.
Özel infaz usulünün uygulanmasına hükümlünün talebi üzerine infaz hâkimi tarafından son verilebileceği gibi, bu usulün gereklerine geçerli bir mazeret sunulmaksızın uyulmaması hâlinde de usulün uygulanması sonlandırılır. İhlal sebebiyle özel infaza son verildiğinde cezanın kalan kısmının infazına genel hükümlere göre ceza infaz kurumlarında devam olunur. Bu aşamaya kadar özel infaz usulüne uygun olarak geçirilen süreler infazdan mahsup edilir; ancak bu fıkranın işletildiği durumlarda hükümlü hakkında denetimli serbestliğe ilişkin Kanun'un 105/A maddesi hükümleri uygulanmaz.
5275 sayılı Kanun'un 110. maddesi uyarınca infaz hâkimliği tarafından verilen kabul veya ret yönündeki tüm kararlara karşı ilgililerin itiraz kanun yoluna başvurma hakkı bulunmaktadır. Konutta veya özel infaz usulüyle infaza dair verilen kararların hükümlüye ve varsa katılana tebliğ edilerek itiraz süresinin kullandırılması zorunludur; tebliğ işlemi tamamlanmadan ve itiraz yolu tüketilmeden kesinleşmeyen kararlar olağanüstü kanun yollarına konu edilemez. Maddenin uygulanmasına dair usul ve esaslar ise yürürlüğe konulan ilgili yönetmelik hükümleriyle belirlenir.
Hafta sonu veya gece infazı hangi suç ve cezalar için talep edilebilir?
Kasten işlenen fiillerde azami üç yıl, taksirle ölüme yol açma suçu dışındaki taksirli eylemlerde ise azami beş yıl süreli hapis cezalarının infaz hâkimi kararıyla hafta sonları veya geceleri kurumda çektirilmesi mümkündür.
Yaş durumuna bağlı olarak konutta infazdan yararlanma şartları nelerdir?
Suçtan doğan zararın giderilmesine dair sorumluluklar saklı kalmak kaydıyla; altmış beş yaşını bitirmiş kişiler 3 yıl, yetmiş yaşını bitirmiş kişiler 4 yıl, yetmiş beş yaşını bitirmiş kişiler 5 yıl ve seksen yaşını bitirmiş kişiler 6 yıl veya daha az süreli hapis cezaları için konutta infaz talebinde bulunabilir.
Ağır hastalık veya engellilik sebebiyle konutta infazda denetim nasıl yürütülür?
Hastalık veya engellilik nedeniyle konutta infaza ayrılan hükümlülerin sağlık durumu Cumhuriyet başsavcılığınca birer yıllık periyotlarla incelenir; iyileşme saptanırsa karar kaldırılır. Ayrıca toplam cezası on yıldan fazla olan hükümlülerin elektronik cihazlarla izlenmesi kanunen zorunludur.
Özel infaz usulünün kuralları mazeretsiz ihlal edilirse ne olur?
Özel infaz usulünün gereklerine geçerli bir mazeret olmaksızın uyulmaması durumunda bu usul sonlandırılarak infaza genel hükümlere göre ceza infaz kurumunda devam edilir. Özel infazda geçirilen süre cezadan mahsup edilir ancak bu durumda denetimli serbestliği düzenleyen 105/A maddesinden yararlanılamaz.
Hangi hükümlüler özel infaz usullerinden yararlanamaz?
Ağır hastalık ve doğum halleri hariç olmak üzere; terör ve örgüt suçluları, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlardan mahkûm olanlar, adli para cezası hapse çevrilenler, koşullu salıverilmesi geri alınanlar ve 105/A uyarınca açık kuruma iade edilenler özel infaz usullerinden yararlanamaz. İcra yaptırımı niteliğindeki disiplin ve tazyik hapisleri de bu kapsamın dışındadır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

