İnfaz Kanunu Madde 110 Kapsamında Özel İnfaz Usulleri

by Avukat Erdal Ersoy
İnfaz Kanunu Madde 110 Kapsamında Özel İnfaz Usulleri

Özel İnfaz Usullerinin Hukuki Niteliği ve Uygulanma Şartları

5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 110. maddesinin birinci fıkrası uyarınca infaz hâkimi, hükümlünün talebi doğrultusunda kasten işlenen suçlarda toplam üç yıl veya daha az süreli hapis cezalarının hafta sonları veya geceleri ceza infaz kurumunda çektirilmesine karar verebilir. Taksirle öldürme suçu hariç tutulmak üzere, taksirle işlenen suçlarda ise bu sınır toplam beş yıl veya daha az süreli hapis cezaları olarak uygulanır. Hafta sonu infaz usulü her hafta cuma günleri saat 19.00'da infaz kurumuna giriş ve pazar günleri aynı saatte çıkış; gece infaz usulü ise hafta sonları hariç olmak üzere her gün saat 19.00'da giriş ve ertesi gün saat 07.00'de çıkış suretiyle yerine getirilir.

5275 sayılı CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUN m. 110Kaynağı aç
Madde 110- (Değişik:14/4/2020-7242/50 md.) (1) İnfaz hâkimi, hükümlünün talebi üzerine kasten işlenen suçlarda toplam üç yıl, taksirle öldürme suçu hariç olmak üzere taksirle işlenen suçlarda ise toplam beş yıl veya daha az süreli hapis cezasının; a) Her hafta cuma günleri saat 19.00’da girmek ve pazar günleri aynı saatte çıkmak suretiyle hafta sonları, b) Hafta sonları hariç, her gün saat 19.00’da girmek ve ertesi gün saat 07.00’de çıkmak suretiyle geceleri, Ceza infaz kurumlarında çektirilmesine karar verebilir. (Ek cümle:4/6/2025-7550/15 md.) (a) bendinde belirtilen infaz usulü, hükümlünün iş yaşamı ve ailevi durumu ile ceza infaz kurumlarının düzen ve işleyişine göre ceza infaz kurumu tarafından, süresi aynı olmak koşuluyla hafta içi günlerde de uygulanabilir. (2) Mahkûmiyete konu suç nedeniyle doğmuş zararın aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesine dair hukukî sorumlulukları saklı kalmak üzere; a) Kadın, çocuk veya altmışbeş yaşını bitirmiş kişilerin mahkûm oldukları toplam üç yıl, b) Yetmiş yaşını bitirmiş kişilerin mahkûm oldukları toplam dört yıl, c) Yetmişbeş yaşını bitirmiş kişilerin mahkûm oldukları toplam beş yıl, d) (Ek:4/6/2025-7550/15 md.) Seksen yaşını bitirmiş kişilerin mahkûm oldukları toplam altı yıl, veya daha az süreli hapis cezasının konutunda çektirilmesine infaz hâkimi tarafından karar verilebilir. (3) (Değişik:4/6/2025-7550/15 md.) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm olanlar hariç olmak üzere hapis cezasına mahkûm olan veya adli para cezası infaz sürecinde hapis cezasına çevrilen hükümlülerden 16 ncı maddenin üçüncü fıkrasında belirlenen usule göre maruz kaldığı ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyeceği tespit edilen ve toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağı değerlendirilenlerin cezasının konutunda çektirilmesine infaz hâkimi tarafından karar verilebilir. Mahkûmun durumu, Cumhuriyet başsavcılığınca birer yıllık dönemlere göre 16 ncı maddenin üçüncü fıkrasında belirlenen usule göre incelettirilir. İnceleme sonuçlarına göre hükümlünün iyileştiğinin tespit edilmesi halinde infaz hâkimi, cezanın konutta çektirilmesine dair kararı kaldırır. Mahkûm, denetimli serbestlik müdürlüğü ve bulunduğu yer kolluk makamlarınca izlenir. Toplam cezası on yıldan fazla olan hükümlülerin elektronik cihazların kullanılması suretiyle takibi zorunludur. Bu fıkrada yazılı yükümlülüklere aykırı hareket edilmesi hâlinde cezanın konutunda çektirilmesine dair karar infaz hâkimliğince kaldırılır. (4) Doğurduğu tarihten itibaren altı ay geçen ve toplam beş yıl veya daha az süreli hapis cezasına mahkûm olan ya da adli para cezası infaz sürecinde hapis cezasına çevrilen hükümlü kadınların cezasının konutunda çektirilmesine infaz hâkimi tarafından karar verilebilir. Bu fıkra uyarınca talepte bulunulabilmesi için kadının doğurduğu tarihten itibaren bir yıl altı ay geçmemiş olması gerekir. Konutta infaza karar verdikten sonra çocuk ölmüş veya anasından başka birine verilmiş olursa infaz hâkimi konutta infaz uygulamasına ilişkin kararını kaldırır. (5) (Değişik:4/6/2025-7550/15 md.) Cezanın özel infaz usulüne göre çektirilmesine karar verilenler hakkında tabi oldukları infaz rejimine göre koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazı hükümleri uygulanır. (6) Cezanın özel infaz usulüne göre çektirilmesi kararı, infaza başlandıktan sonra da verilebilir. (7) İnfaz hâkimi talep üzerine, cezanın özel infaz usulüne göre çektirilmesi sırasında bu usulün uygulanmasına son verebilir. Özel infaz usulünün gereklerine geçerli bir mazeret olmaksızın uyulmaması hâlinde ise bu usulün uygulanmasına son verilir ve bu hâlde infaza genel hükümlere göre ceza infaz kurumlarında devam edilir. Özel infaz usulüne göre geçirilen süre, infaz aşamasında mahsup edilir. Bu fıkranın uygulandığı hâllerde 105/A maddesi hükümleri uygulanmaz. (8) Bu madde hükümlerine göre verilen kararlara itiraz yolu açıktır. (9) Üçüncü ve dördüncü fıkra hariç, bu madde hükümleri; a) Terör suçları ile örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçlarından ya da örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlardan mahkûm olanlar, b) Cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlardan mahkûm olanlar, c) Adlî para cezası infaz sürecinde hapis cezasına çevrilenler, d) Koşullu salıverilme kararının geri alınması nedeniyle cezası aynen infaz edilenler, e) (Ek:4/6/2025-7550/15 md.) 105/A maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca açık ceza infaz kurumuna gönderilenler, hakkında uygulanmaz. (10) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir. İKİNCİ BÖLÜM Tutuklama Kararının Yerine Getirilmesi Tutuklama kararının yerine getirildiği kurumlar

Hafta sonu infaz usulünün yerine getirilmesinde hükümlünün çalışma hayatı, ailevi yükümlülükleri ve ceza infaz kurumunun idari düzeni ile işleyişi dikkate alınır. Kanunun açık hükmü gereğince ceza infaz kurumu idaresi, toplam infaz süresi aynı kalmak kaydıyla bu usulün hafta içi belirlenen günlerde de uygulanmasına karar verebilir.

Özel infaz usullerinden yararlanmak amacıyla infaz başlamadan önce başvurulması zorunlu değildir. 5275 sayılı Kanun'un 110. maddesinin altıncı fıkrası uyarınca, cezanın özel infaz usulüne göre çektirilmesi yönündeki karar hükümlünün cezasının infazına başlandıktan sonra da verilebilir.

Konutta İnfaz Usulü ve Yaş Gruplarına Göre Belirlenen Süreler

5275 sayılı Kanun'un 110. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, suçtan doğmuş zararın aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesine ilişkin hukuki sorumluluklar saklı kalmak kaydıyla konutta infaz kararı verilebilir. Bu çerçevede kadın, çocuk veya altmış beş yaşını bitirmiş kişilerin mahkûm oldukları toplam üç yıl veya daha az süreli hapis cezalarının konutlarında çektirilmesine infaz hâkimi tarafından karar verilebilir. Yaş ilerledikçe konutta infaz edilebilecek azami ceza miktarları da kademeli olarak artmaktadır. Yetmiş yaşını bitirmiş kişilerde toplam dört yıl, yetmiş beş yaşını bitirmiş kişilerde toplam beş yıl ve seksen yaşını bitirmiş kişilerde toplam altı yıl veya daha az süreli hapis cezaları konutta infaz kapsamına alınabilir.

Birden fazla bağımsız hapis cezası bulunan hükümlüler bakımından cezaların toplanması kuralı önem taşır. Cezaların içtimaı cezaların bağımsızlığını ortadan kaldırmayıp sadece koşullu salıverilme sürelerinin hesaplanmasına ve denetim sürelerine yönelik olduğundan, yaş şartını sağlayan bir hükümlünün yasal süre sınırları içinde kalan ve birbirinden bağımsız olan her bir cezası için ayrı ayrı konutta infaz kararı verilmesi mümkündür.

Konutta infaza ilişkin değerlendirme asıl mahkûmiyet hükmü kurulurken infaz yetkisini kısıtlayacak biçimde ilk derece mahkemesince karara bağlanamaz. 5275 sayılı Kanun'un 110. maddesinde yer alan konutta infaz kararı, hükmün kesinleşmesinin ardından infaz aşamasında ve infazın yerine getirileceği yer dikkate alınarak ilgili hâkimlik tarafından tesis edilmelidir.

Ağır Hastalık, Engellilik ve Doğum Sebebiyle Konutta İnfaz

Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm olanlar hariç olmak üzere, hapis cezasına mahkûm edilen veya adli para cezası infaz sürecinde hapis cezasına çevrilen hükümlüler hakkında sağlık sebebiyle konutta infaz kararı verilebilir. Bu usulün tatbiki için hükümlünün maruz kaldığı ağır bir hastalık veya engellilik sebebiyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyeceğinin usulünce tespit edilmesi ve toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağının değerlendirilmesi zorunludur. Hastalık veya engellilik nedeniyle konutta infazına karar verilen mahkûmun durumu Cumhuriyet başsavcılığınca birer yıllık dönemlerle incelettirilir; hükümlünün iyileştiğinin tespiti hâlinde infaz hâkimi konutta infaz kararını kaldırır.

5275 sayılı CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUN m. 16Kaynağı aç
Madde 16- (1) Akıl hastalığına tutulan hükümlünün cezasının infazı geriye bırakılır ve hükümlü, iyileşinceye kadar Türk Ceza Kanununun 57 nci maddesinde belirtilen sağlık kurumunda koruma ve tedavi altına alınır. Sağlık kurumunda geçen süreler cezaevinde geçmiş sayılır. (2) Diğer hastalıklarda cezanın infazına, resmî sağlık kuruluşlarının mahkûmlara ayrılan bölümlerinde devam olunur. Ancak bu durumda bile hapis cezasının infazı, mahkûmun hayatı için kesin bir tehlike teşkil ediyorsa mahkûmun cezasının infazı iyileşinceye kadar geri bırakılır. (3) Yukarıdaki fıkralarda belirtilen geri bırakma kararı, Adlî Tıp Kurumunca düzenlenen ya da Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adlî Tıp Kurumunca onaylanan rapor üzerine, infazın yapıldığı yer Cumhuriyet Başsavcılığınca verilir. Geri bırakma kararı, mahkûmun tâbi olacağı yükümlülükler belirtilmek suretiyle kendisine ve yasal temsilcisine tebliğ edilir. Mahkûmun geri bırakma süresi içinde bulunacağı yer, kendisi veya yasal temsilcisi tarafından ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına bildirilir. Mahkûmun sağlık durumu, geri bırakma kararını veren Cumhuriyet Başsavcılığınca veya onun istemi üzerine, bulunduğu veya tedavisinin yapıldığı yer Cumhuriyet Başsavcılığınca, sağlık raporunda belirtilen sürelere, bir süre bulunmadığı takdirde birer yıllık dönemlere göre bu fıkrada yazılı usule uygun olarak incelettirilir. İnceleme sonuçlarına göre geri bırakma kararını veren Cumhuriyet Başsavcılığınca, geri bırakmanın devam edip etmeyeceğine karar verilir. Geri bırakma kararını veren Cumhuriyet Başsavcılığının istemi üzerine, mahkûmun izlenmesine yönelik tedbirler, bildirimin yapıldığı yerde bulunan kolluk makam ve memurlarınca yerine getirilir. Bu fıkrada yazılı yükümlülüklere aykırı hareket edilmesi hâlinde geri bırakma kararı, kararı veren Cumhuriyet Başsavcılığınca kaldırılır. Bu karara karşı infaz hâkimliğine başvurulabilir.[2] (4) Hapis cezasının infazı, gebe olan veya doğurduğu tarihten itibaren bir yıl altı ay geçmemiş bulunan kadınlar hakkında geri bırakılır. Çocuk ölmüş veya anasından başka birine verilmiş olursa, doğumdan itibaren iki ay geçince ceza infaz olunur.[3] (5) (Ek: 24/1/2013-6411/3 md.) Kapalı ceza infaz kurumuna girdikten sonra gebe kalanlardan koşullu salıverilmesine altı yıldan fazla süre kalanlar ile eylem ve tutumları nedeniyle tehlikeli sayılanlar hakkında dördüncü fıkra hükümleri uygulanmaz. Bu kişilerin cezasının dördüncü fıkrada öngörülen kısmı, ceza infaz kurumlarında kendileri için düzenlenen uygun yerlerde infaz olunur. (6) (Ek: 24/1/2013-6411/3 md.) Maruz kaldığı ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyen ve toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağı değerlendirilen mahkûmun cezasının infazı üçüncü fıkrada belirlenen usule göre iyileşinceye kadar geri bırakılabilir.[4][5] Çocuğunun hastalığı nedeniyle kadın hükümlünün cezasının infazının ertelenmesi

Hastalık ve engellilik sebebiyle konutta infazına karar verilen hükümlüler denetimli serbestlik müdürlüğü ile kolluk makamlarınca izlenir. Bu kapsamda olup toplam cezası on yıldan fazla bulunan hükümlülerin elektronik cihazların kullanılması suretiyle takibi yasal bir zorunluluktur. Belirlenen yükümlülüklere aykırı davranılması hâlinde konutta infaz kararı infaz hâkimliğince iptal edilir.

Doğum yapan kadın hükümlüler bakımından kanun koyucu özel bir koruma rejimi benimsemiştir. Beş yıl veya daha az süreli mahkûmiyeti bulunan ya da ödenmeyen para cezası hapse dönüştürülen annelerin cezaları, doğumun üzerinden altı ay geçtikten sonra ve doğum tarihinden itibaren bir buçuk yılı aşmamış olması koşuluyla evde infaz edilebilir. Çocuğun yaşamını yitirmesi yahut velayet ve bakımının anneden alınarak başka bir kişiye bırakılması durumunda ise infaz hâkimliği konutta infaz uygulamasına son verir.

Özel İnfaz Usullerinin İstisnaları ve Kapsam Dışı Kalan Haller

Özel infaz usullerinin uygulama alanı kanun koyucu tarafından belirli suç ve durumlar bakımından sınırlandırılmıştır. 5275 sayılı Kanun'un 110. maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca, ağır hastalık ve doğum hallerini düzenleyen üçüncü ve dördüncü fıkralar hariç tutulmak kaydıyla; terör suçları ile örgüt kurmak, yönetmek, örgüte üye olmak veya örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlardan mahkûm olanlar, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlardan mahkûmiyet alanlar, adli para cezası infaz sürecinde hapis cezasına çevrilenler, koşullu salıverilme kararının geri alınması nedeniyle cezası aynen infaz edilenler ve Kanun'un 105/A maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca açık ceza infaz kurumuna gönderilenler özel infaz usullerinden yararlanamaz.

5275 sayılı CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUN m. 105/AKaynağı aç
Madde 105/A – (Ek: 5/4/2012-6291/1 md.) (1) (Değişik:14/4/2020-7242/46 md.) Hükümlülerin dış dünyaya uyumlarını sağlamak, aileleriyle bağlarını sürdürmelerini ve güçlendirmelerini temin etmek amacıyla, açık ceza infaz kurumunda veya çocuk eğitimevinde bulunan ve koşullu salıverilmesine bir yıl veya daha az süre kalan iyi hâlli hükümlülerin talebi hâlinde, cezalarının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına, ceza infaz kurumu idaresince hazırlanan değerlendirme raporu dikkate alınarak, hükmün infazına ilişkin işlemleri yapan Cumhuriyet başsavcılığının bulunduğu yer infaz hâkimi tarafından karar verilebilir. (Ek cümle:4/6/2025-7550/13 md.) Hükümlünün bu infaz usulünden yararlanabilmesi için beş günden az olmamak üzere koşullu salıverilme tarihine kadar ceza infaz kurumunda geçirmesi gereken sürenin en az onda birini ceza infaz kurumunda geçirmiş olması gerekir. (2) (Değişik:14/4/2020-7242/46 md.) Açık ceza infaz kurumuna ayrılma şartları oluşmasına karşın, iradesi dışındaki bir nedenle açık ceza infaz kurumuna ayrılamayan veya bu nedenle kapalı ceza infaz kurumuna geri gönderilen iyi hâlli hükümlüler, diğer şartları da taşımaları hâlinde, birinci fıkrada düzenlenen infaz usulünden yararlanabilirler. (3) Yukarıdaki fıkralarda düzenlenen infaz usulünden;[45] a) Sıfır-altı yaş grubunda çocuğu bulunan ve koşullu salıverilmesine iki yıl veya daha az süre kalan kadın hükümlüler, b) Maruz kaldıkları ağır bir hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatlarını yalnız idame ettiremeyen ve koşullu salıverilmesine üç yıl veya daha az süre kalan hükümlüler, diğer şartları da taşımaları hâlinde yararlanabilirler. Ağır hastalık, engellilik veya kocama hâli, Adlî Tıp Kurumundan alınan veya Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adlî Tıp Kurumunca onaylanan bir raporla belgelendirilmelidir. (4) (Değişik: 18/6/2014-6545/80 md.) Adli para cezasının ödenmemesi nedeniyle, cezası hapse çevrilen hükümlüler yukarıdaki fıkralardaki infaz usulünden yararlanamazlar. (5) Denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle cezasının infazına karar verilen hükümlünün, koşullu salıverilme tarihine kadar; a) Kamuya yararlı bir işte ücretsiz olarak çalıştırılması, b) Bir konut veya bölgede denetim ve gözetim altında bulundurulması, c) Belirlenen yer veya bölgelere gitmemesi, d) Belirlenen programlara katılması, yükümlülüklerinden bir veya birden fazlasına tabi tutulmasına, denetimli serbestlik müdürlüğünce karar verilir. Hükümlünün risk ve ihtiyaçları dikkate alınarak yükümlülükleri değiştirilebilir. (Ek cümle: 28/3/2023-7445/25 md.) Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesinde yer alan kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak suçundan hükümlü olanlar ayrıca tedavi ve rehabilitasyon programlarına katılma yükümlülüğüne tabi tutulur. (6) Hükümlünün;[46] a) Ceza infaz kurumundan ayrıldıktan sonra, talebinde belirttiği denetimli serbestlik müdürlüğüne beş gün içinde müracaat etmemesi, b) Hakkında belirlenen yükümlülüklere, denetimli serbestlik müdürlüğünün hazırladığı denetim ve iyileştirme programına, denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerileriyle hakkında hazırlanan denetim planına uymamakta ısrar etmesi, c) Ceza infaz kurumuna geri dönmek istemesi, hâlinde, denetimli serbestlik müdürlüğünün talebi üzerine, koşullu salıverilme tarihine kadar olan cezasının infazı için açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine, denetimli serbestlik müdürlüğünün bulunduğu yer infaz hâkimi tarafından karar verilir. (7) (Yeniden Düzenleme:14/4/2020-7242/46 md.) Hükümlü hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmaya başlandıktan sonra işlediği iddia olunan ve cezasının alt sınırı bir yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suçtan dolayı kamu davası açılmış olması hâlinde, denetimli serbestlik müdürlüğünün talebi üzerine infaz hâkimi tarafından, hükümlünün açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verilebilir. Kovuşturma sonucunda beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, davanın reddi veya düşme kararı verilmesi hâlinde, hükümlünün cezasının infazına denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak devam olunmasına infaz hâkimi tarafından karar verilir. (8) Denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmesi gereken sürenin bitiminden itibaren iki gün geçmiş olmasına karşın müracaat etmeyenler ile (…)[47] ceza infaz kurumuna iade kararı verilmesine rağmen iki gün içinde en yakın Cumhuriyet başsavcılığına teslim olmayan hükümlüler hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 292 nci ve 293 üncü maddelerinde yazılı hükümler uygulanır. (9) Yükümlülüklerin gereklerine ve denetim planına uygun davranan hükümlünün koşullu salıverilmesi hakkında denetimli serbestlik müdürlüğü tarafından hazırlanan gerekçeli rapor, 107 nci ve 108 inci maddeler uyarınca işlem yapılmak üzere ilgili mahkemeye gönderilir. (10) Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezaların infazına ilişkin esas ve usuller yönetmelikle düzenlenir. Adlî para cezasının infazı

Ödenmeyen adli para cezasının hapse dönüştürülmesi kural olarak para alacağının ifasını temin amacına yönelik bir tazyik aracı niteliğindedir ve Kanun'un 110. maddesinin dokuzuncu fıkrasının (c) bendi gereğince bu cezalar özel infaz usulünden kural olarak yararlanamaz. Ancak aynı maddenin üçüncü fıkrasında düzenlenen ağır hastalık veya engellilik hali ile dördüncü fıkrasında düzenlenen doğum yapan kadınlara özgü konutta infaz rejimi bu yasağın açık istisnalarıdır; dolayısıyla para cezası hapse çevrilmiş olsa dahi bu iki gruptaki hükümlüler konutta infaz imkânından faydalanabilir.

Özel infaz usulleri ceza mahkûmiyetlerine özgü bir infaz rejimi oluşturur. İcra ve İflas Kanunu uyarınca borçlunun veya ilgilinin yükümlülüğünü yerine getirmesini sağlamak amacıyla verilen tazyik hapsi ve disiplin hapsi yaptırımları kabahat niteliğinde olup teknik anlamda mahkûmiyet hükmü sayılmadığından, bu yaptırımlar bakımından 5275 sayılı Kanun'un 110. maddesi uygulanamaz.

Taksirle öldürme suçu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 85. maddesinde müstakil bir suç tipi olarak düzenlenmiştir. 5275 sayılı Kanun m. 110/1 metninde taksirli suçlar için toplam beş yıla kadar özel infaz imkânı tanınırken taksirle öldürme suçunun açıkça bu kapsamın dışında tutulduğu belirtilmiştir. Dolayısıyla taksirle bir insanın veya birden fazla insanın ölümüne neden olma fiillerinden doğan hapis cezaları için hafta sonu veya gece infazı talep edilemez.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 85Kaynağı aç
Madde 85- (1) Taksirle bir insanın ölümüne neden olan kişi, iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Fiil, birden fazla insanın ölümüne ya da bir veya birden fazla kişinin ölümü ile birlikte bir veya birden fazla kişinin yaralanmasına neden olmuş ise, kişi iki yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.[35] İKİNCİ BÖLÜM Vücut Dokunulmazlığına Karşı Suçlar Kasten yaralama[36][37]

İnfaz Rejimi, Yükümlülük İhlali ve Kararlara İtiraz

Cezasının özel infaz usulüne göre çektirilmesine karar verilen hükümlüler infaz hukukunun genel lehe müesseselerinden mahrum bırakılmaz. 5275 sayılı Kanun'un 110. maddesinin beşinci fıkrası gereğince, özel infaz usulüne tabi tutulanlar hakkında tabi oldukları infaz rejimine göre koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazına ilişkin hükümler uygulanmaya devam eder.

Özel infaz usulünün uygulanmasına hükümlünün talebi üzerine infaz hâkimi tarafından son verilebileceği gibi, bu usulün gereklerine geçerli bir mazeret sunulmaksızın uyulmaması hâlinde de usulün uygulanması sonlandırılır. İhlal sebebiyle özel infaza son verildiğinde cezanın kalan kısmının infazına genel hükümlere göre ceza infaz kurumlarında devam olunur. Bu aşamaya kadar özel infaz usulüne uygun olarak geçirilen süreler infazdan mahsup edilir; ancak bu fıkranın işletildiği durumlarda hükümlü hakkında denetimli serbestliğe ilişkin Kanun'un 105/A maddesi hükümleri uygulanmaz.

5275 sayılı Kanun'un 110. maddesi uyarınca infaz hâkimliği tarafından verilen kabul veya ret yönündeki tüm kararlara karşı ilgililerin itiraz kanun yoluna başvurma hakkı bulunmaktadır. Konutta veya özel infaz usulüyle infaza dair verilen kararların hükümlüye ve varsa katılana tebliğ edilerek itiraz süresinin kullandırılması zorunludur; tebliğ işlemi tamamlanmadan ve itiraz yolu tüketilmeden kesinleşmeyen kararlar olağanüstü kanun yollarına konu edilemez. Maddenin uygulanmasına dair usul ve esaslar ise yürürlüğe konulan ilgili yönetmelik hükümleriyle belirlenir.

Hafta sonu veya gece infazı hangi suç ve cezalar için talep edilebilir?

Kasten işlenen fiillerde azami üç yıl, taksirle ölüme yol açma suçu dışındaki taksirli eylemlerde ise azami beş yıl süreli hapis cezalarının infaz hâkimi kararıyla hafta sonları veya geceleri kurumda çektirilmesi mümkündür.

Yaş durumuna bağlı olarak konutta infazdan yararlanma şartları nelerdir?

Suçtan doğan zararın giderilmesine dair sorumluluklar saklı kalmak kaydıyla; altmış beş yaşını bitirmiş kişiler 3 yıl, yetmiş yaşını bitirmiş kişiler 4 yıl, yetmiş beş yaşını bitirmiş kişiler 5 yıl ve seksen yaşını bitirmiş kişiler 6 yıl veya daha az süreli hapis cezaları için konutta infaz talebinde bulunabilir.

Ağır hastalık veya engellilik sebebiyle konutta infazda denetim nasıl yürütülür?

Hastalık veya engellilik nedeniyle konutta infaza ayrılan hükümlülerin sağlık durumu Cumhuriyet başsavcılığınca birer yıllık periyotlarla incelenir; iyileşme saptanırsa karar kaldırılır. Ayrıca toplam cezası on yıldan fazla olan hükümlülerin elektronik cihazlarla izlenmesi kanunen zorunludur.

Özel infaz usulünün kuralları mazeretsiz ihlal edilirse ne olur?

Özel infaz usulünün gereklerine geçerli bir mazeret olmaksızın uyulmaması durumunda bu usul sonlandırılarak infaza genel hükümlere göre ceza infaz kurumunda devam edilir. Özel infazda geçirilen süre cezadan mahsup edilir ancak bu durumda denetimli serbestliği düzenleyen 105/A maddesinden yararlanılamaz.

Hangi hükümlüler özel infaz usullerinden yararlanamaz?

Ağır hastalık ve doğum halleri hariç olmak üzere; terör ve örgüt suçluları, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlardan mahkûm olanlar, adli para cezası hapse çevrilenler, koşullu salıverilmesi geri alınanlar ve 105/A uyarınca açık kuruma iade edilenler özel infaz usullerinden yararlanamaz. İcra yaptırımı niteliğindeki disiplin ve tazyik hapisleri de bu kapsamın dışındadır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu