İlamsız İcra Takibi ve İtirazın Hukuki Niteliği
İlamsız icra takibi, alacaklının mahkeme ilamı veya resmi bir belge sunma zorunluluğu bulunmaksızın yalnızca alacaklı olduğu yönündeki iddiasına dayanarak başlattığı takip yoludur. Bu takip kapsamında borçluya ödeme emri tebliğ edilir. Takibe karşı koymak isteyen borçlunun, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine itirazını bildirmesi mecburidir.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 62Kaynağı aç
Süresi içinde yapılan itiraz icra takibini durdurur. Borca süresinde yapılan bu itiraz, takibin kesinleşmesini önleyerek alacaklının haciz ya da cebri tahsil işlemlerine geçmesini engeller. İtiraz yasal süresinde yapılmamışsa, alacaklının talebi üzerine icra memuru takip işlemlerine alacağın tamamı için devam eder.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 66Kaynağı aç
İtiraz eden borçluya, itiraz ettiğine dair ücretsiz ve pulsuz bir belge verilir. Takibe itiraz edildiği hususu ise alacaklının yatırdığı avanstan karşılanmak suretiyle üç gün içinde muhtıra ile alacaklıya tebliğ edilir.
İtirazın Yapılacağı Merci ve Tebligat Şartları
İtiraz kural olarak takibi yürüten icra dairesine bildirilir. Bununla birlikte itiraz takibi yapan icra dairesinden başka bir icra dairesine de yapılabilir. Bu takdirde ilgili daire gereken masrafı itirazla birlikte alarak itirazı derhal yetkili icra dairesine gönderir; alınmayan masraftan işlemi yapan memur şahsen sorumludur.
İtiraz aşamasında borçlunun yahut vekilinin, takip ve dava süreçlerinde esas alınacak Türkiye sınırları dahilinde bir adresi bildirmesi kanuni zorunluluktur. Sonradan yerleşim yerini değiştiren borçlu yurt içinde yeni bir adres sunmaz ve tebligatı çıkaran görevli de yeni adresi belirleyemezse, takip talebinde yazılı adrese yönlendirilecek tebligatlar doğrudan borçlunun şahsına tebliğ edilmiş hükmündedir.
İtiraz Türleri: İmzaya İtiraz, Borca İtiraz ve Faiz Kalemleri
Borçlu, takibin dayanağı olan senet altındaki imzayı reddediyorsa, bu durumu itirazında ayrıca ve açıkça beyan etmelidir. Aksi takdirde icra takibi yönünden senetteki imza kabul edilmiş sayılır. Borçlunun itirazında imzayı reddetmesi durumunda alacaklı, derhal icra dairesinden imza karşılaştırmasına elverişli imzaların celbini talep edebilir.
Borcun bir kısmına itiraz eden borçlunun, itiraz ettiği kısmın cihet ve miktarını açıkça göstermesi şarttır; aksi takdirde borca hiç itiraz edilmemiş sayılır. Borçlu borcun yalnızca bir kısmına itiraz etmişse, itiraz edilen miktar yönünden takip durur ve takibe borçlunun kabul ettiği miktar üzerinden devam olunur.
Takipte talep edilen faize açıkça karşı konulmadığı durumlarda bu kalemin kesinleşeceği kabul edilir. Bu halde borcun aslına itiraz edilip takip durdurulsa dahi, itiraz edilmeyen faiz yönünden takibin sürmesi sonucu doğabilir.
İlamsız Takiplerde Yetki İtirazı ve İnceleme Usulü
Para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile uygulanır. Genel haciz yoluyla ilamsız takipte genel yetkili merci kural olarak borçlunun yerleşim yeri icra dairesidir. Bunun yanında taraflarca sözleşmede ifa yeri kararlaştırılmışsa ifa yerindeki icra dairesi de yetkili olduğu gibi, takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesi de takibe yetkilidir.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 50Kaynağı aç
Kanun uyarınca yetki itirazı esas hakkındaki itirazla birlikte yapılır. Borçlu yetki itirazında yetkili gördüğü icra dairesini açıkça bildirmek zorundadır; süresi içinde yetki itirazı ileri sürülmezse icra dairesinin yetkisi kesinleşir. İcra mahkemesi tarafından öncelikle yetki meselesi tetkik edilerek kesin surette karara bağlanır.
Alacaklı, borçlunun yetki itirazını kabul ederek dosyanın yetkili icra dairesine gönderilmesini talep edebilir. Bu halde yetkili icra dairesi yeni bir ödeme emri gönderir ve borçlu bu yeni ödeme emrine karşı dürüstlük kuralı uyarınca yeniden yetki itirazında bulunamaz. İki icra mahkemesi arasında yetki noktasında uyuşmazlık çıkması durumunda ise Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 25 inci maddesi hükmü tatbik olunur.
Kusur Bulunmaksızın Sürenin Kaçırılması: Gecikmiş İtiraz
Borçlu kusuru olmaksızın bir engel sebebiyle süresi içinde itiraz edememişse, paraya çevirme işlemi bitinceye kadar gecikmiş itirazda bulunabilir. Süresi içinde yapılan olağan itirazdan farklı olarak gecikmiş itiraz doğrudan icra mahkemesine bildirilir ve icra takibini kendiliğinden durdurmaz.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 65Kaynağı aç
Gecikmiş itiraz yoluna başvuran borçlu, engelin kalktığı günden itibaren üç gün içinde mazeretini gösteren delillerle birlikte itirazını, sebeplerini ve dayanaklarını bildirmek zorundadır. İcra mahkemesi incelemesini evrak üzerinde yapar; lüzumu halinde iki tarafı hemen davet ederek mazeretin kabul edilip edilmeyeceğine karar verir. Mahkeme, gecikme sebebinin niteliğine ve hadisenin özelliklerine göre takibin durdurulmasını tensip edebilir.
İcra mahkemesince ileri sürülen mazeret yerinde görüldüğünde takip durur. Alacaklı taraf, duruşmada hazır bulunuyorsa aynı celsede sözlü biçimde itirazın kaldırılmasını talep edebilir ve inceleme sürdürülerek hüküm kurulur. Borçlunun malvarlığına daha önce haciz konulmuşsa, mazeretin kabulüne yönelik kararın taraflara tefhim veya tebliğ edilmesini izleyen yedi gün içinde alacaklının icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını istememesi veya İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesi uyarınca mahkemeye başvurmaması halinde haciz kalkar.
İtirazın Hükümden Düşürülmesi: İtirazın İptali Davası ve Tazminatlar
Ödeme emrine vaki itiraz kendisine tebliğ edilen alacaklı, bildirimin yapıldığı tarihten başlayarak bir yıl içinde mahkemeye başvurarak genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bahse konu bir senelik dava açma süresini kaçıran alacaklının genel hükümlere dayanarak alacağını dava etme hakkı saklıdır.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 67Kaynağı aç
İtirazın iptali davasında borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı diğer tarafın talebi üzerine tazminatla mahkûm edilir. Bu tazminat, iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre ret veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere uygun bir miktar olarak belirlenir. İtiraz eden taraf veli, vasi veya mirasçı ise borçlu hakkında tazminata hükmolunması kötü niyetin ispatına bağlıdır. Kanunda öngörülen icra inkâr ve kötü niyet tazminatlarının tespitinde takip talebi veya davadaki talep esas alınır.
İlamsız icra takibinde ödeme emrine itiraz süresi kaç gündür?
Borçlu, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine itirazını bildirmek zorundadır.
Kısmi itiraz yapıldığında takip tamamen durur mu?
Hayır, borcun bir kısmına itiraz edildiğinde yalnızca itiraz edilen miktar yönünden takip durur; borçlunun kabul ettiği kısım için takibe devam olunur.
Takip dayanağı senetteki imzaya nasıl itiraz edilir?
Borçlu senet altındaki imzayı reddediyorsa, bunu yedi günlük itirazında ayrıca ve açıkça beyan etmek zorundadır; aksi halde senetteki imza icra takibi bakımından kabul edilmiş sayılır.
Süresi içinde itiraz edemeyen borçlu hangi yola başvurabilir?
Borçlu kusuru olmaksızın bir engel nedeniyle süreyi kaçırmışsa, engelin kalktığı günden itibaren üç gün içinde ve paraya çevirme bitinceye kadar delilleriyle birlikte doğrudan icra mahkemesine gecikmiş itirazda bulunabilir.
İtirazın iptali davasında tazminata nasıl hükmedilir?
İtirazın iptali davasında karşı tarafın talebi üzerine; borçlu haksız bulunursa borçlu aleyhine, alacaklı haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı aleyhine davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre hükmolunan veya reddedilen meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere uygun bir tazminata hükmedilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

