Alacaklının Takipsiz İflas İsteyebileceği Temel Haller
Alacaklı, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 177/1 uyarınca borçlunun malum yerleşim yerinin bulunmaması halinde evvelce icra takibi yapmasına gerek kalmaksızın iflasa tabi borçlunun iflasını isteyebilir. Bu düzenleme, yerleşim yerleri esas sözleşmelerinde gösterilen tüzel kişilerden ziyade gerçek kişi borçlular bakımından uygulama alanı bulur.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 177Kaynağı aç
Borçlunun ödemelerini tatil etmesi de kanunda yer alan bir diğer doğrudan iflas sebebidir. Ödemelerin tatil edilmesi, borçlunun muaccel borçlarını sürekli ve genel bir nitelikte ödeyememesi halidir. Bu durum, pasiflerin aktiflerden fazla olması anlamındaki borca batıklıktan farklı olarak nakit kaynak yetersizliğine dayanır. Borçlu ödemelerini tatil ettiğini alacaklılara açıkça bildirebileceği gibi, borçluya karşı yapılan ve devam eden çok sayıda icra takibinin varlığı, muaccel borçların ifa edilmemesi veya çok sayıda senedin protesto edilmesi gibi fiili olgular da ödemelerin tatil edildiğini gösterebilir. Yargı uygulamasında icra dosyalarından ödeme yapılmadığının anlaşılması ve bilirkişi incelemesi neticesinde ödemelerin tatil edildiğinin tespiti halinde doğrudan iflas kararı verilebilmektedir.
İlama Dayalı Alacaklar ve Şirket Ortaklarının Durumu
Alacağın bir mahkeme ilamına bağlanmış olması alacaklıya özel bir takip imkânı sağlar. İlama dayalı alacağın icra emrine rağmen borçlu tarafından ödenmemesi durumunda alacaklı, İcra ve İflas Kanunu m. 177/4 uyarınca doğrudan iflas davası açabilir. Bu sebebe dayanılarak açılan doğrudan iflas davasında borçluya ayrıca depo emri tebliğ edilmesine gerek bulunmamaktadır.
Şirket borçlarına ilişkin olarak, yalnızca şirket aleyhine verilmiş mahkeme ilamları kural olarak doğrudan ortaklara karşı takibe konulamaz; bunun için şirket aleyhindeki takibin sonuçsuz kalması ya da şirketin sona ermiş bulunması gerekir. Ancak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 238/2 uyarınca icra emrinin tebliğine rağmen borç ifa edilmezse alacaklı, kolektif şirketle beraber ortakların veya ortaklardan bazılarının doğrudan iflasını talep edebilir. Bu kural komandit şirket ortakları bakımından da geçerlidir.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 238Kaynağı aç
Sermaye Şirketlerinde Borca Batıklık ve Konkordatonun Reddi
Sermaye şirketleri bakımından borca batıklık doğrudan iflas sebebi teşkil eder. Bu durum mahkemelerce atanacak bilirkişiler vasıtasıyla tespit edilir.
Borçlunun konkordato sürecinin olumsuz neticelenmesi de doğrudan iflasa yol açabilir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 308/1 gereğince konkordato tasdik edilmediği takdirde mahkeme konkordato talebinin reddine hükmeder. Borçlunun iflasa tabi şahıslardan olması ve doğrudan doğruya iflas sebeplerinden birinin somut olayda bulunması durumunda mahkeme borçlunun iflasına resen karar verir.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 308Kaynağı aç
Yetkili Mahkeme, Dava Usulü ve İflas Kararının İlanı
Alacaklılar doğrudan iflas davasını borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde açarlar. Davacı, dayandığı doğrudan iflas sebebini dava dilekçesinde açıkça belirtmek zorundadır. Farklı iflas sebeplerinin dayandığı maddi vakıalar birbirinden ayrı olduğu için, dilekçede dayanılmayan bir sebebin sonradan ileri sürülmesi iddianın genişletilmesi yasağı ile karşılaşır.
Asliye ticaret mahkemesince iflas kararı verildiğinde 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 166/2 uyarınca yetkili iflas dairesi; kararı resen ve derhal tapuya, ticaret siciline, gümrük ve posta teşkilatlarına, Türkiye Bankalar Birliğine, yerel ticaret ve sanayi odalarına, menkul kıymet borsalarına, Sermaye Piyasası Kuruluna ve diğer ilgili mercilere iletir. Karar ayrıca Ticaret Sicili Gazetesinde, muamele merkezinin bulunduğu yerdeki bir gazetede ve bir internet haber sitesi veya yurt çapında dağıtımı olan tirajı elli binin üzerindeki gazetelerden birinde ilan edilir.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 166Kaynağı aç
Doğrudan iflas davası hangi mahkemede açılır?
Doğrudan iflas davası, borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde açılır.
İlama dayalı doğrudan iflas davasında depo emri gerekir mi?
Hayır, ilama bağlanmış alacağın icra emrine rağmen ödenmemesi sebebiyle açılan doğrudan iflas davalarında borçluya depo emri tebliğ edilmesine gerek bulunmamaktadır.
Ödemelerin tatil edildiği hangi hallerde kabul edilir?
Borçlunun vadesi gelmiş borçlarını genel ve sürekli olarak ödeyememesi nakit yetersizliğine dayalı ödemelerin tatili sayılır; borçlunun bu durumu bildirmesi veya hakkında çok sayıda icra takibi ve protestolu senet bulunması gibi emareler bu hali ortaya koyabilir.
Konkordato tasdik edilmezse doğrudan iflas kararı verilir mi?
Konkordato tasdik edilmeyip talep reddedildiğinde, borçlu iflasa tabi kişilerden ise ve doğrudan doğruya iflas sebeplerinden biri mevcutsa mahkeme resen borçlunun iflasına hükmeder.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

