İcra Mahkemesi, genel mahkemelerden farklı olarak basit yargılama usulü uygulayan, uyuşmazlığın esasına dair karmaşık delil incelemelerinden ziyade takip dosyasındaki belgeler, kanuni süreler ve şekli şartlar üzerinden karar veren bir yargılama merciidir. Detaylı delil incelemesini ve kapsamlı tahkikatı gerektiren davalar genel mahkemelerin görev alanına girerken; icra mahkemesi tanık dinlememekte, keşif yapmamakta ve incelemesini şekli kurallarla sınırlı tutmaktadır.
İcra Mahkemesinin Yetki Alanı ve Şikayet Yolu
İcra dairesinin kanuna aykırı işlem yapması, bir işlemi yapmayı reddetmesi veya haklı bir sebep olmaksızın sürüncemede bırakması durumlarında alacaklı, borçlu veya üçüncü kişiler icra mahkemesine şikayet yoluna başvurabilir. Mahkeme yapacağı inceleme sonucunda icra dairesince tesis edilen işlemin iptaline veya düzeltilmesine karar verebilir.
İcra Mahkemesi Kararlarının Hukuki Niteliği ve Maddi Anlamda Kesin Hüküm
İcra mahkemesi kararlarının büyük çoğunluğu, uyuşmazlığı yalnızca icra takip hukuku çerçevesinde şekli yönden ele aldığından maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmez ve kural olarak sadece ilgili icra takibi süreciyle sınırlı sonuç doğurur. Bu doğrultuda icra mahkemesince verilen itirazın kaldırılması veya reddi kararları maddi anlamda kesin hüküm oluşturmaz; borçlu takibin devamına karar verilmiş olsa dahi menfi tespit davası açarak borçlu olmadığını ileri sürebilir.
Haczedilen bir malın borçluya mı yoksa üçüncü bir kişiye mi ait olduğuna ilişkin istihkak davalarında icra mahkemesince verilen kararlar, dava konusu mülkiyet uyuşmazlığı açısından maddi anlamda kesin hüküm teşkil eder ve taraflar aynı malın mülkiyeti hakkında tekrar dava açamazlar. Mahkemenin taahhüdü ihlal veya mal beyanında bulunmama gibi icra suçları nedeniyle verdiği tazyik hapsi kararları da kesinleştiğinde kendi alanında kesin hüküm niteliğindedir.
İtirazın Kaldırılması Usulü ve İcra Tazminatı
İcra ve İflas Kanunu'nun 68. maddesi uyarınca takibi imzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren bir senede yahut resmi dairelerin veya yetkili makamların usulüne göre verdikleri belge ya da makbuza dayanan alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden itibaren altı ay içinde itirazın kaldırılmasını isteyebilir. Bu süre içerisinde itirazın kaldırılması talep edilmediği takdirde yeniden ilamsız takip yapılamaz.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 68Kaynağı aç
İtirazın kaldırılması talebinin esasa ilişkin nedenlerle kabulü halinde borçlu, aynı nedenlerle reddi halinde ise alacaklı diğer tarafın talebi üzerine yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilir. Borçlunun menfi tespit ve istirdat davası açması yahut alacaklının genel mahkemede dava açması halinde hükmolunan tazminatın tahsili dava sonuna kadar ertelenir ve yargılama sonucunda lehine karar verilen taraf için daha önce hükmedilmiş olan tazminat kalkar.
Menfi Tespit ve İstirdat Taleplerinde İhtiyati Tedbir ve Şartlar
İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi kapsamında borçlu, takip öncesinde yahut takip devam ederken borçlu olmadığını ispat etmek üzere menfi tespit davası ikame edebilir. İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme, istem üzerine alacağın asgari yüzde on beşi tutarında teminat yatırılması mukabilinde takibin durdurulmasına tedbiren karar verebilir. Buna karşılık icra takibi başladıktan sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulması mümkün değildir; ancak borçlu gecikmeden ileri gelen zararları telafi etmek amacıyla alacağın en az yüzde on beşi oranında teminat göstermek suretiyle icra veznesine giren paranın alacaklıya ödenmemesini talep edebilir. Menfi tespit davasının alacaklı lehine neticelenmesi ve tedbir kararının kesinleşmesi durumunda, alacaklının maruz kaldığı zarar aynı davada hükme bağlanır ve bu zarar kanunen yüzde yirmiden az tayin edilemez.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 72Kaynağı aç
Takibe itiraz etmemiş veya itirazı kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan kimse, ödediği tarihten itibaren bir yıl içinde umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak istirdat talebinde bulunabilir ve paranın geriye verilmesini isteyebilir.
İcranın Geri Bırakılması ve Kanun Yolları
İcra ve İflas Kanunu'nun 36. maddesi uyarınca ilâma karşı istinaf veya temyiz yoluna başvuran borçlu, hükmolunan para veya eşyayı resmi bir mercie depo ettiğini ispatlarsa yahut hükmolunan değer kıymetinde icra mahkemesince kabul edilecek taşınır rehni, esham, tahvilât, taşınmaz rehni veya muteber bir banka kefaleti gösterirse veya borçlunun borcu karşılayacak malı mahcuz ise takibin yapıldığı yer icra mahkemesinden icranın geri bırakılması kararı almak üzere icra müdüründen uygun bir süre talep edebilir. Borçlu Devlet veya adlî yardımdan yararlanan bir kimse ise teminat gösterme zorunluluğu bulunmaz; nafaka hükümlerinde ise bu süre verilemez.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 36Kaynağı aç
İcra mahkemesi kararlarına karşı istinaf kanun yoluna başvuru süresi kararın tefhiminden veya tebliğinden itibaren 10 gündür. Bölge Adliye Mahkemesi'nin icra hukukuna ilişkin kararlarına karşı temyiz kanun yoluna başvuru süresi ise kararın tebliğ tarihinden itibaren 10 gündür. İstihkak davası sonucunda verilen kararların temyiz edilmesi İcra ve İflas Kanunu uyarınca icra dosyasındaki satış işlemlerini kendiliğinden durdurur.
İcra mahkemesi kararlarına karşı istinaf süresi ne kadardır?
İcra mahkemesi kararlarına karşı istinaf yoluna başvuru süresi kararın duruşmada tefhim edilmesinden veya tebliğinden itibaren 10 gündür.
İstihkak davasında icra mahkemesinin kararı maddi kesin hüküm oluşturur mu?
İstihkak davasında icra mahkemesince verilen kararın dava konusu mülkiyet uyuşmazlığı bakımından maddi anlamda kesin hüküm teşkil ettiği belirtilmekle birlikte, yapılan incelemenin geçici mahiyette değerlendirildiği durumlarda mülkiyet hakkının genel mahkemede dava konusu edilebilmesi de mümkündür.
Takipten sonra açılan menfi tespit davası takibi durdurur mu?
Takipten sonra açılan menfi tespit davasında takibin durdurulmasına karar verilemez; borçlu gecikme zararlarını karşılamak ve alacağın en az yüzde on beşi oranında teminat göstermek şartıyla icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesini isteyebilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

