Genel haciz yoluyla ilamsız takipte borçlu, itirazını ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmek zorundadır. Süresinde yapılan itiraz kural olarak takibi durdurur.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 62Kaynağı aç
İlamsız takip ve ödeme emri
İlamsız icra takibi, ortada mahkeme kararı bulunmaksızın alacaklının icra müdürlüğüne başvurarak para veya teminat alacağı için başlatabildiği bir yoldur. Bu takipte alacağın haklı olup olmadığı baştan mahkemece incelenmez.
Ödeme emri, borçluya borcu ödemesi veya yasal sürede itiraz etmesi yönünde yapılan resmî bildirimdir. İtiraz gelmezse takip kesinleşebilir ve haciz aşamasına geçebilir. Bu sonuç, itirazın gelmemesine bağlanan bir ihtimaldir.
Yedi günlük süre ve bildirimin yeri
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 62. maddesine göre itiraz etmek isteyen borçlu, itirazını ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmek zorundadır. Genel haciz yoluyla ilamsız takip bakımından da süre, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gündür.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2012/14953, K. 2012/31384Kaynağı aç
İtiraz süresi, ödeme emrinin tebliğ edildiği tarihte başlar. Borçlunun takibi daha önce öğrenmiş olması, itiraz süresinin başlaması sonucunu doğurmaz. İtirazın bu süre içinde icra dairesine verilmesi gerekir. Sürenin kaçırılması, takibin kesinleşmesine ve haciz aşamasına geçilmesine neden olabilir.
İtiraz, takibi yürüten daire dışında başka bir icra dairesine yapılmışsa, o daire itirazı gereken masrafıyla birlikte hemen yetkili daireye yollar. Masraf alınmamışsa sorumluluk ilgili memura aittir.
Takibe itiraz edildiği, alacaklının yatırdığı avanstan karşılanmak suretiyle üç gün içinde bir muhtıra ile alacaklıya tebliğ edilir. Borçluya, itiraz ettiğine dair bedava ve pulsuz bir belge verilir.
Borçlu ya da vekili, itirazla birlikte borçlunun yurt içindeki bir adresini bildirmelidir. Adres değişir de yeni adres yurt içinde bildirilmez ve tebliğ memuru da yeni adresi bulamazsa, takip talebinde yazılan adrese çıkan tebligat borçlunun kendisine yapılmış kabul edilir.
Usulsüz tebligat ve tebliğ edilemeyen ödeme emri
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 32. maddesine göre tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile muhatap tebliği öğrenmişse tebliğ muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi sayılır.
7201 sayılı TEBLİGAT KANUNU m. 32Kaynağı aç
Borçluya usulsüz de olsa bir ödeme emri tebliğ edilmişse, usulsüz tebliğin öğrenilmesi halinde öğrenme tarihi tebliğ tarihi sayılır ve itiraz süresi öğrenme tarihinden başlar.
Borçluya ödeme emri tebliğ edilemese bile, alacaklının anlaşmazlığı ve takibi sürdürme iradesi mevcut bulunduğu sürece tebliğ edilmemiş olması şikâyete ve itiraza engel oluşturmaz. Bu sonuç, alacaklının takibi sürdürme iradesinin icra dosyasına yansıması şartına bağlıdır.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin E. 2012/14953, K. 2012/31384 sayılı kararında ödeme emri tebligatı bila tebliğ iade edilmiş, borçlular 20.07.2011 tarihli dilekçeyle borca itiraz etmiştir. Vekilin 30.05.2011’de dosyadan haberdar olması, daha önce usulsüz de olsa ödeme emri tebliğ edilmediği için itiraz süresini başlatmamıştır. Borçluların itirazı yasal sürede bulunmuş, ilk derece mahkemesinin şikâyeti reddetmek yerine kabul etmesi isabetsiz sayılmıştır.
Aynı kararda borçluların temyiz itirazları kabul edilmiş, mahkeme kararı İcra ve İflas Kanunu’nun 366. maddesi ile Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 428. maddesi uyarınca bozulmuştur. İlamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık bırakılmıştır.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin E. 2012/16626, K. 2012/36368 sayılı kararında bir borçlu adına çıkarılan ödeme emri bila tebliğ iade edilmiş, buna rağmen 05.04.2011 tarihli dilekçeyle takibe ve borca itiraz edilmiştir. Alacaklının takibi sürdürme iradesi bulunduğu sürece ödeme emrinin tebliğ edilememesi itiraza engel sayılmamıştır.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2012/16626, K. 2012/36368Kaynağı aç
Bu kararda aktarılan ilk derece sonucunda İstanbul 20. İcra Hukuk Mahkemesi, ödeme emri tebliğ edilmeyen borçlu yönünden itirazın kaldırılması istemini reddetmiş; borçlu şirket yönünden itirazı kaldırarak takibin devamına karar vermiştir. Yargıtay, borçlunun temyiz itirazlarının reddine karar vermiş; alacaklının temyiz itirazlarını kabul ederek mahkeme kararını yalnız ikinci bentteki nedenlerle İcra ve İflas Kanunu’nun 366. maddesi ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 428. maddesi uyarınca bozmuştur. İlamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık bırakılmıştır.
İtirazın içeriği, kısmi itiraz ve imza
Borçlu, borcun hiç doğmadığını, ödeme, ibra veya takas gibi bir nedenle sona erdiğini, muaccel olmadığını, zamanaşımına uğradığını ya da ödeme emrindeki miktarın gerçeği yansıtmadığını ileri sürebilir. İmzaya itiraz da bu kapsamda önem taşır.
İcra müdürlüğünün verilen metinde itiraz iradesini açık biçimde görmesi gerekir. Borçlu borca ilişkin açıklamalar yapmış olsa bile, açık itiraz iradesi görülmezse takip durmayabilir.
Borcun tamamına itiraz ediliyorsa bunun açıkça yazılması gerekir. Borcun bir kısmına itiraz eden borçlu, İcra ve İflas Kanunu’nun 62. maddesi uyarınca o kısmın yönünü ve miktarını açıkça göstermelidir. Aksi takdirde itiraz edilmemiş sayılır. Kabul edilen miktar ile itiraz edilen miktarın ayrıştırılması, hangi kısmın duracağı ve hangi kısmın devam edebileceği bakımından etki yaratır.
Borçlu, takibe dayanak senet altındaki imzayı reddediyorsa bunu itirazında ayrıca ve açıkça belirtmelidir. Aksi takdirde icra takibi yönünden senetteki imzayı kabul etmiş sayılır.
Borca itirazda delil sunmak her zaman zorunlu değildir. İtirazın dayanağının açık kurulması, sonraki savunmayı güçlendirebilir.
İtirazdan sonra alacaklının başvurabileceği yol
Süresinde yapılan itiraz kural olarak takibi durdurur. Alacaklı, itirazın kaldırılması veya itirazın iptali yollarına başvurabilir. Bu aşamada uyuşmazlık icra dairesi dışındaki bir denetime taşınabilir.
İcra ve İflas Kanunu’nun 68. maddesine göre talep, imzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren senede ya da resmî dairelerin veya yetkili makamların yetkileri içinde ve usulüne göre verdikleri makbuz veya belgeye dayanıyorsa alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden itibaren altı ay içinde itirazın kaldırılmasını isteyebilir. Bu süre içinde itirazın kaldırılması istenmezse yeniden ilamsız takip yapılamaz.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 68Kaynağı aç
Borçlu itirazını haklı gösterecek hiçbir belge sunamazsa icra mahkemesi itirazın kaldırılmasına karar verir. İtiraz, birinci fıkrada gösterilen senet, makbuz veya belgeye dayanıyorsa itirazın kaldırılması talebi reddedilir.
Borçlu murisine ait bir alacak için takip edilip terekenin borca batık olduğunu ileri sürerse, bu konuda ilam getirmesi için kendisine uygun bir süre verilir. Bunun dışında, itirazın kaldırılması talebinin kabulü veya reddi için ileri sürülen iddia ve savunmalar bekletici mesele yapılamaz.
Borçlunun gösterdiği belgedeki imzayı alacaklı inkâr eder ve hâkim 68/a maddesindeki usulle imzanın alacaklıya ait olduğuna kanaat getirirse, itirazın kaldırılması talebi reddedilir. Alacaklı, belgenin ilişkin olduğu değer veya miktarın yüzde onu oranında para cezasına mahkûm edilir. Alacaklı genel mahkemede dava açarsa bu para cezasının infazı dava sonuna kadar ertelenir. Alacağını ve imzanın kendisine ait olmadığını ispat ederse ceza kalkar.
Alacaklı duruşmada bulunmayıp imza vekili tarafından reddedilirse vekil, sonraki oturumda müvekkilini imza incelemesi için hazır bulundurmak veya masraflarını vererek davetiye tebliğ ettirmek zorundadır. Kabul edilebilir mazereti olmadan gelmeyen alacaklı, belgede yazılı miktar hakkındaki itirazın kaldırılması talebinden vazgeçmiş sayılır.
İtirazın kaldırılması talebi esasa ilişkin nedenlerle kabul edilirse borçlu, aynı nedenlerle reddedilirse alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilir. Borçlu menfi tespit veya istirdat davası açarsa ya da alacaklı genel mahkemede dava açarsa hükmedilen tazminatın tahsili dava sonuna kadar ertelenir. Davayı kazanan taraf için daha önce hükmedilen tazminat kalkar.
Kambiyo senetlerine dayalı takip
Bono, çek ve poliçeye dayalı kambiyo takibinde borca itiraz özel kurallara tabidir. Bu takiplerde itiraz sebepleri ve süre rejimi genel ilamsız takibe göre farklılaşabilir. Bu farklılık, genel haciz yoluyla ilamsız takibe ilişkin yedi günlük bildirim düzeniyle aynı kabul edilmemelidir.
Sık sorulan sorular
Borca itiraz süresi ne zaman başlar?
Süre, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gündür ve tebliğ tarihinde başlar. Borçlunun takibi daha önce öğrenmesi süreyi başlatmaz. Usulsüz tebliğ öğrenilmişse, öğrenme tarihi tebliğ tarihi sayılır.
İtiraz sözlü olarak yapılabilir mi?
Evet. İtiraz, yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirilebilir.
Borcun bir kısmına itiraz nasıl yapılır?
Borçlu, itiraz ettiği kısmın yönünü ve miktarını açıkça göstermelidir. Bunlar gösterilmezse itiraz edilmemiş sayılır.
Senetteki imza ayrıca reddedilmezse ne olur?
Borçlu senet altındaki imzayı reddediyorsa bunu ayrıca ve açıkça belirtmelidir. Aksi halde icra takibi yönünden imzayı kabul etmiş sayılır.
İtirazın kaldırılması hangi sürede istenir?
Kanunda gösterilen senet, makbuz veya belgeye dayanan alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden itibaren altı ay içinde itirazın kaldırılmasını isteyebilir. Bu sürede istenmezse yeniden ilamsız takip yapılamaz.
Ödeme emri tebliğ edilmemişse itiraz edilebilir mi?
Alacaklının takibi sürdürme iradesi devam ediyor ve bu irade dosyaya yansımışsa, ödeme emrinin tebliğ edilememiş olması itiraza engel sayılmaz.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

