Borç ödenmediğinde başvurulacak yol, eldeki belgeye göre ayrılır. Ödeme emrine süresi içinde yapılan itiraz ilamsız takibi durdurur. Para borcuna veya teminat verilmesine ilişkin bir ilam icra dairesine verildiğinde borçluya icra emri tebliğ edilir ve hükmolunan şeyin en çok yedi gün içinde ödenmesi istenir.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 66Kaynağı aç
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 32Kaynağı aç
Ödeme emrine itirazın süresi ve şekli
İtiraz etmek isteyen borçlu, itirazını ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde dilekçeyle veya sözlü olarak icra dairesine bildirir. İtiraz, takibi yürüten daireden başka bir icra dairesine yapılırsa bu daire gerekli masrafı itirazla birlikte alır ve itirazı derhal yetkili icra dairesine gönderir. Masraf alınmazsa bundan memur şahsen sorumludur.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 62Kaynağı aç
İtirazın yapıldığı, alacaklının peşin verdiği avans kullanılarak üç günlük süre dolmadan alacaklıya muhtıra yoluyla duyurulur. Borçlu veya vekili, sonraki dava ve takip işlemlerinde kullanılmak üzere borçlunun yurt içindeki bir adresini itiraz bildirimiyle birlikte bildirmek zorundadır.
Adresini değiştiren borçlu yurt içinde yeni adres bildirmez ve tebliğ memuru yeni adresi tespit edemezse, takip talebinde gösterilen adrese çıkarılacak tebligat borçlunun kendisine yapılmış sayılır. Bu sonuç, adres değişikliğinin bildirilmemesi ile yeni adresin tespit edilememesinin birlikte bulunmasına bağlıdır.
Borcun bir kısmına itiraz eden borçlu, itiraz ettiği kısmın yönünü ve miktarını açıkça göstermelidir. Bunlar gösterilmezse itiraz edilmemiş sayılır. Bu sonuç, kısmi itirazda yön ve miktarın açıkça gösterilmemesine özgüdür.
Takibin dayanağı olan senet altındaki imzayı reddeden borçlu, bunu itirazında ayrıca ve açıkça belirtmelidir. Aksi halde icra takibi yönünden senetteki imzayı kabul etmiş sayılır. Bu kabul, açık imza reddinin bulunmaması haline ve icra takibi yönüne bağlıdır. Borçluya itiraz ettiğine ilişkin ücretsiz ve pulsuz bir belge verilir.
İtirazın takibe etkisi
Süresi içinde yapılan itiraz takibi durdurur. İtiraz süre içinde yapılmamışsa, alacaklının talebi üzerine icra memuru takip işlemlerine alacağın tamamı için devam eder. Devam edilmesi alacaklının talebine bağlıdır.
Borçlu borcun yalnız bir kısmına itiraz etmişse takibe, kabul ettiği miktar için devam olunur. Bu sonuç, yönü ve miktarı açıkça gösterilmiş geçerli bir kısmi itirazı anlatır. Yön ve miktar gösterilmediği için itiraz edilmemiş sayılan bildirim, kabul edilen miktar üzerinden devam sonucuyla aynı şarta bağlanamaz.
Borçlu itirazında imzayı reddetmişse alacaklı, derhal icra dairesinden karşılaştırmaya esas imzaların getirilmesini isteyebilir.
Para veya teminat ilamında icra emri
Para borcuna veya teminat verilmesine ilişkin ilam icra dairesine verilince icra memuru borçluya bir icra emri tebliğ eder. Bu düzenleme para borcu veya teminat ilamına ilişkindir. İcra emrinde, ayrıca belirtilen hususların yanında hükmolunan şeyin cinsi ve miktarı gösterilir ve bunun en çok yedi gün içinde ödenmesi istenir.
Bu süre içinde borç ödenmez veya hükmolunan teminat verilmezse, icra mahkemesinden ya da istinaf, temyiz veya yargılamanın iadesi yoluyla ait olduğu mahkemeden icranın geri bırakılması kararı getirilmedikçe cebri icra yapılacağı ihtar edilir.
Aynı süre içinde mal beyanında bulunulması, bulunmazsa hapisle zorlanacağı, mal beyanında bulunmama veya gerçeğe aykırı beyanda bulunma halinde hapisle cezalandırılacağı da ihtar edilir.
Yabancı devlet aleyhine başlatılan ilamlı icra takibine ilişkin icra emrinde, uluslararası andlaşmalar saklı kalmak kaydıyla, borçlu devlete ait mallar hakkında cebri icra yapılabileceği ayrıca ihtar edilir.
Menfi tespit, teminat ve geri alma
Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Takip öncesi açılan davaya bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde on beşinden aşağı olmayan teminat karşılığında icra takibinin durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verebilir. Bu durdurma imkânı takip öncesi davaya bağlıdır.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 72Kaynağı aç
Takip başladıktan sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulmasına karar verilemez. Borçlu, gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde on beşinden aşağı olmayan teminat göstermek suretiyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir.
Tedbir kararı alınmadan borç ödenmişse menfi tespit davası istirdat davası biçiminde sürer. Bu davalar, icra takibinin yürütüldüğü dairenin bulunduğu yerdeki mahkemede veya davalının yerleşim yerindeki mahkemede açılabilir. İstirdatta ispat yükü, verilen paranın ödenmesinin gerekmediğini göstermeye indirgenmiştir.
Takibe itiraz etmediği veya itirazı kaldırıldığı için borçlu olmadığı parayı tamamen ödemek zorunda kalan kişi, ödeme tarihinden itibaren bir yıl içinde genel hükümler uyarınca paranın geri verilmesini isteyebilir. Bu imkân, itiraz etmeme veya itirazın kaldırılması yüzünden yapılan ödemeye bağlıdır.
Kanunda aksi hüküm yoksa her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir. Bu genel kural, aciz vesikasında yazılı borç için öngörülen yirmi yıllık sürenin yerine geçmez. Aciz vesikasındaki borç, vesikanın düzenlenmesinden itibaren yirmi yıl geçmesiyle borçluya karşı zamanaşımına uğrar. Borçlunun mirasçıları, mirasın açılmasından itibaren bir yıl içinde alacaklı hakkını aramamışsa zamanaşımını ileri sürebilir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 146Kaynağı aç
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 143Kaynağı aç
Haciz talebi ve istisnaların sınırı
İcra memuru, haczi istenen mal veya hakkın haczinin caiz olup olmadığını değerlendirir ve talebi kabul veya reddeder.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 82Kaynağı aç
Haczedilemeyecek malları düzenleyen bentlerden 2, 4, 5, 7 ve 12 numaralı bentlerdeki istisna, borcun bu eşyanın bedelinden doğmaması haline özgüdür. Aynı fıkranın 2, 4, 7 ve 12 numaralı bentlerinde sayılan malların değeri fazla ise, bedelinden haline uygun bir kısmı ihtiyacını karşılayabilmesi için borçluya bırakılmak üzere haczedilerek satılır.
Üçüncü kişideki mal ve alacak
Üçüncü kişi, borcu veya malı bulunmadığını ya da maddede sayılan diğer sebepleri, haciz ihbarnamesinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesine yazılı veya sözlü bildirmek zorundadır.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 89Kaynağı aç
İhtar alan üçüncü kişi, takibin yapıldığı veya yerleşim yerindeki mahkemede açtığı menfi tespit davasına ilişkin belgeyi, bildirimin yapıldığı tarihten itibaren yirmi gün içinde ilgili icra dairesine verirse hakkında yürütülen cebri icra, karar kesinleşene kadar durur. Bu sürede 106. maddede belirtilen süreler işlemez.
Bu davada üçüncü kişi, takip borçlusuna borçlu olmadığını veya malın takip borçlusuna ait olmadığını ispat etmek zorundadır. Davayı kaybederse dava konusu şeyin yüzde yirmisinden aşağı olmayan bir tazminata mahkûm edilir.
Üçüncü kişi haciz ihbarnamesine süresi içinde itiraz ederse alacaklı, cevabın aksini icra mahkemesinde ispat ederek üçüncü kişinin 338. maddenin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmasını ve ayrıca tazminata mahkûm edilmesini isteyebilir. Tazminat genel hükümlere göre çözülür.
Maaş ve ücretten kesinti
Devlet işlerinde veya özel kuruluşlarda çalışan memur ya da hizmetlilerin maaş ve ücretinden kesinti için yapılan tebligatın kanuni muhatapları, haczin uygulandığını ve maaş veya ücret miktarını en çok bir hafta içinde bildirmek zorundadır. Borç bitinceye kadar tebligat uyarınca haczedilen miktarı kesip hemen icra dairesine gönderirler.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 355Kaynağı aç
Maaş, ücret, memuriyet veya başka bir şubeden maaş almayı gerektirecek değişiklikler ile hizmetin sona ermesi, mal memuru, daire amiri veya özel kuruluşun kanuni muhataplarınca derhal icra dairesine bildirilir. Hizmetin sona erdiği ikinci halde ilgili şube veya amirin de haberdar edilmesi gerekir.
Bu bildirme ve gönderme hükümlerine uymayanların kesmedikleri veya ilk vasıtayla göndermedikleri para, ayrıca mahkemeden hüküm alınmasına gerek kalmaksızın icra dairesince maaşlarından veya diğer mallarından alınır. Bu kişilerin borçluya kanun hükümleri dairesinde rücu hakkı vardır. Önceki hükümlere uymayan bir memur veya amir hakkında istenen bilginin hemen icra dairesine verilmesi, mensup oldukları dairenin görevidir.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 356Kaynağı aç
Satışın istenmesi ve artırma
Alacaklı veya borçlu, hacizden itibaren bir yıl içinde haczolunan malın satışını isteyebilir. Borçlunun üçüncü kişilerdeki alacağı da bu kurala tabidir. Bir yıllık süre içinde satış istenmesine rağmen artırma sonucunda satış gerçekleşmezse, satışı isteyen alacaklı bakımından satış isteme süresi, birinci fıkradaki sürenin bitiminden itibaren bir yıl daha uzar.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 106Kaynağı aç
Satış talebiyle birlikte kıymet takdiri ve satış giderlerinin tamamının peşin yatırılması zorunludur. Bu giderlerin tamamı yatırılmazsa satış talebi yapılmamış sayılır. Peşin yatırılan miktar satış işlemleri sırasında yetersiz kalırsa icra müdürü satış isteyene on beş gün verir. Eksik miktar bu sürede tamamlanmazsa satış talebi yapılmamış sayılır. On beş günlük süre, peşin miktarın sonradan yetersiz kalmasına özgüdür.
Sicile kayıtlı motorlu kara araçlarında muhafaza, kıymet takdiri ve satış talebinin birlikte yapılması ve bunlara ilişkin giderlerin tamamının birlikte ve peşin yatırılması zorunludur. Bu araçlarda muhafaza giderinin tamamı da satış talebiyle birlikte peşin yatırılmazsa satış talebi yapılmamış sayılır. Kural bu araçlarla sınırlıdır.
Taşınmaz satışından önce icra memuru, taşınmaz üzerindeki tapu siciline kayıtlı veya resmî senede dayanan bütün yükümlülüklerin listesini yapar. Listeyi haczedenlere ve borçluya tebliğ eder ve itirazlarını bildirmeleri için üç gün verir. Bu üç gün, kıymet takdirine itiraz süresi değildir.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 128Kaynağı aç
115. maddeye göre birinci ve ikinci ihale, ilanda belirlenen gün ve saatte haczedilen malın muhammen kıymetinin yüzde ellisi üzerinden başlatılır. Şartlar gerçekleşirse mal en yüksek teklif verene ihale edilir. Hüküm ayrıca rüçhanlı alacaklar ile paraya çevirme ve paylaştırma masraflarının aşılmasını şart kılar. Bu başlangıç ve şart, bütün satış türlerine genellenemez.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 115Kaynağı aç
Artırmanın bittiği gün ve saatte şartlar varsa mal en yüksek teklif verene ihale edilmiş olur ve malın mülkiyeti ihale alıcısına geçer. Taşınmazın tescili ve kesinleşmesi 134. maddedeki ayrı düzene bağlıdır. Satış talebi teklif verme başladıktan sonra geri alınamaz. Teklif verme süresi bitmeden borç tamamen ödenirse satış durdurulur.
Asgari ihale bedeli teklif edilmez veya en yüksek teklif veren ihale bedelini yatırmazsa ikinci artırma, birinci artırmadaki şartlarla daha önce ilan edilen tarihte başlar. En yüksek teklifi verip süresi içinde ihale bedelini yatırmayan alıcının teminatı iade edilmez. Teminat öncelikle satış masraflarından düşülerek hak sahiplerine alacaklarına mahsuben ödenir. Bu sonuç, 115. madde kapsamındaki artırmaya ilişkindir.
İhale alıcısı, ihalenin feshi talep edilmiş olsa bile artırma sonuç tutanağının ilanından itibaren yedi gün içinde satış bedelini nakden ödemek zorundadır.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 130Kaynağı aç
İhalenin feshi ve bedelin akıbeti
Satış isteyen alacaklı, borçlu, resmî sicilde kayıtlı ilgililer, sınırlı ayni hak sahipleri ve pey sürerek ihaleye katılanlar, yurt içinde bir adres göstermek koşuluyla ihalenin feshini icra mahkemesinden şikâyet yoluyla ihale tarihinden itibaren yedi gün içinde isteyebilir. Bu süre ve kişi çevresi taşınmaz ihalesinin feshine ilişkindir.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 134Kaynağı aç
İhalenin feshini şikâyet yoluyla isteyen ilgili, gerçekleşen yolsuzluk sonucunda kendi menfaatlerinin zarar gördüğünü ispat etmek zorundadır.
Taşınmazı satın alanlar, alacağına mahsuben ihaleye katılmamış olmak kaydıyla, fesih talep edilse bile satış bedelini derhal veya 130. maddedeki süre içinde nakden ödemek zorundadır. Bu süre, artırma sonuç tutanağının ilanından itibaren yedi gündür. Bedel, fesih şikâyeti hakkındaki karar kesinleşene kadar nemalandırılır.
İhale kesinleşmeden ve ihale konusu mal alıcıya teslim edilmeden veya teslime hazır duruma getirilmeden ihale bedeli alacaklılara ödenmez. Bu kural, bedelin alacaklılara ödenmesini bu şartlara bağlar.
Aciz vesikası ve iptal davası
Alacaklı alacağının tamamını alamamış ve aciz vesikasının düzenlenmesi için gerekli şartlar yerine gelmişse icra dairesi kalan miktar için hemen bir aciz vesikası düzenler. Bir örneğini alacaklıya, bir örneğini borçluya verir. Bu belgeler hiçbir harç ve vergiye tabi değildir ve bir nüsha özel sicile kaydedilmek üzere gönderilir.
Bu vesika ile 105. maddedeki vesika, borcun ikrarını içeren senet niteliğindedir ve alacaklıya 277. maddede yazılı hakları verir. Alacaklı aciz vesikasını aldığı tarihten bir yıl içinde takibe girişirse yeniden ödeme emri tebliğine gerek yoktur.
Aciz vesikasında yazılı alacak miktarı için faiz istenemez. Kefiller, müşterek borçlular ve borcu üstlenenler de bu miktar için ödemek zorunda kaldıkları faiz nedeniyle borçluya rücu edemez.
Borçlu, aciz vesikasını düzenleyen icra dairesine borcunu işlemiş faizleriyle her zaman ödeyebilir. Borcun tamamının ödenmesi, takibin batıl veya iptal olması, borçlu olunmadığının mahkeme kararıyla sabit olması ya da takibin geri alınması halinde vesika sicilden terkin edilir ve borçluya belge verilir.
İptal davasının amacı, 278, 279 ve 280. maddelerde yazılı tasarrufların butlanına hükmettirmektir. Dava, elinde geçici veya kesin aciz vesikası bulunan her alacaklı ile maddede belirtilen hâllerde iflas idaresi veya alacaklılar tarafından açılabilir.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 277Kaynağı aç
Şikâyet ve nafaka kararının yerine getirilmemesi
İcra ve iflas dairelerinin işlemleri, kanunun çözümünü mahkemeye bıraktığı hususlar dışında, kanuna aykırılık veya olaya uygun olmama nedeniyle icra mahkemesine şikâyet edilebilir. Şikâyet, işlemin öğrenildiği tarihten itibaren yedi gün içinde yapılır. Bir hakkın yerine getirilmemesi veya sebepsiz yere sürüncemede bırakılması nedeniyle her zaman şikâyet olunabilir.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 16Kaynağı aç
Nafaka kararının gereğini yerine getirmeyen borçlu hakkında, alacaklının şikâyeti üzerine üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir. Hapsin uygulanmasına başlandıktan sonra karar yerine getirilirse borçlu tahliye edilir.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 344Kaynağı aç
Borçlu nafakanın kaldırılması veya azaltılması için dava açmışsa, ileri sürdüğü sebepler gözetilerek tazyik hapsinin uygulanması davanın sonuna bırakılabilir.
Takip masraflarının ait olduğu taraf
Takip masrafları borçluya aittir. Alacaklı, yapılmasını istediği işlemin masrafını ve takip talebi sırasında yapılabilecek itirazın kendisine tebliğ masrafını avans olarak peşin öder. Alacaklı ilk ödenen paradan masraflarını alabilir.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 59Kaynağı aç
Sık sorulan sorular
Ödeme emrine itiraz kaç gün içinde yapılır?
İtiraz, ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde dilekçeyle veya sözlü olarak icra dairesine bildirilir. Süresi içinde yapılan itiraz takibi durdurur.
Kısmi itirazda yön ve miktar yazılmazsa ne olur?
Borçlu, itiraz ettiği kısmın yönünü ve miktarını açıkça göstermelidir. Bunlar gösterilmezse itiraz edilmemiş sayılır.
Geçerli kısmi itirazdan sonra takip nasıl sürer?
Borçlu borcun yalnız bir kısmına itiraz etmişse takibe, kabul ettiği miktar için devam olunur.
İcra emrinde ödeme için kaç gün gösterilir?
Para borcuna veya teminat verilmesine ilişkin ilam üzerine tebliğ edilen icra emrinde, hükmolunan şeyin en çok yedi gün içinde ödenmesi belirtilir.
Takip başladıktan sonra menfi tespit takibi durdurur mu?
Hayır. Takip başladıktan sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulmasına karar verilemez. Borçlu, gecikmeden doğan zararları karşılamak ve yüzde on beşten aşağı olmayan teminat göstermek suretiyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir.
Haczedilen malın satışı ne kadar sürede istenir?
Alacaklı veya borçlu, hacizden itibaren bir yıl içinde haczolunan malın satışını isteyebilir. Satış istenip artırma satışla sonuçlanmazsa, satışı isteyen alacaklı bakımından süre bir yıl daha uzar.
Aciz vesikasındaki alacak için faiz istenebilir mi?
Hayır. Aciz vesikasında yazılı alacak miktarı için faiz istenemez. Kefiller, müşterek borçlular ve borcu üstlenenler de bu miktar için ödedikleri faiz nedeniyle borçluya rücu edemez.
İhale bedeli alacaklılara ne zaman ödenir?
İhale kesinleşmedikçe ve mal alıcıya teslim edilmedikçe veya teslime hazır hâle getirilmedikçe ihale bedeli alacaklılara ödenmez.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

