Borç Ödenmediğinde İlamsız ve İlamlı İcra Takibi

by Avukat Erdal Ersoy
Borç Ödenmediğinde İlamsız ve İlamlı İcra Takibi

Borç ödenmediğinde başvurulacak yol, eldeki belgeye göre ayrılır. Ödeme emrine süresi içinde yapılan itiraz ilamsız takibi durdurur. Para borcuna veya teminat verilmesine ilişkin bir ilam icra dairesine verildiğinde borçluya icra emri tebliğ edilir ve hükmolunan şeyin en çok yedi gün içinde ödenmesi istenir.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 66Kaynağı aç
Madde 66 – (Değişik: 18/2/1965-538/36 md.) Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur. İtiraz müddetinde değilse alacaklının talebi üzerine icra memuru takip muamelelerine alacağın tamamı için devam eder. Borçlu, borcun yalnız bir kısmına itirazda bulunmuşsa takibe, kabul ettiği miktar için devam olunur. Borçlu itirazında imzayı reddetmişse alacaklı derhal icra dairesinden tatbika medar imzaların celbini istiyebilir. 6 – İtirazın hükümden düşürülmesi:[26] a) İtirazın iptali:
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 32Kaynağı aç
Madde 32 – (Değişik: 18/2/1965-538/16 md.) Para borcuna veya teminat verilmesine dair olan ilam icra dairesine verilince icra memuru borçluya bir icra emri tebliğ eder. Bu emirde 24 üncü maddede yazılanlardan başka hükmolunan şeyin cinsi ve miktarı gösterilir ve nihayet yedi gün içinde ödenmesi ve bu müddet içinde borç ödenmez veya hükmolunan teminat verilmezse icra mahkemesinden veya istinaf veya temyiz yahut iadei muhakeme yolu ile ait olduğu mahkemeden icranın geri bırakılmasına dair bir karar getirilmedikçe cebri icra yapılacağı ve bu müddet içinde 74 üncü madde mucibince mal beyanında bulunması ve bulunmazsa hapis ile tazyik olunacağı, mal beyanında bulunmaz veya hakikata muhalif beyanda bulunursa hapis ile cezalandırılacağı ihtar edilir.[18][19] (Ek fıkra: 2/7/2012-6352/7 md.) Yabancı devlet aleyhine başlatılan ilamlı icra takiplerine ilişkin icra emrinde uluslararası andlaşmalar saklı kalmak kaydıyla, borçlu devlete ait olan mallar hakkında cebri icra yapılabileceği hususu ayrıca ihtar edilir. İcranın geri bırakılması:

Ödeme emrine itirazın süresi ve şekli

İtiraz etmek isteyen borçlu, itirazını ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde dilekçeyle veya sözlü olarak icra dairesine bildirir. İtiraz, takibi yürüten daireden başka bir icra dairesine yapılırsa bu daire gerekli masrafı itirazla birlikte alır ve itirazı derhal yetkili icra dairesine gönderir. Masraf alınmazsa bundan memur şahsen sorumludur.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 62Kaynağı aç
Madde 62 – (Değişik: 18/2/1965-538/33 md.) İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur. (Değişik ikinci cümle: 17/7/2003-4949/13 md.) İtiraz, takibi yapan icra dairesinden başka bir icra dairesine yapıldığı takdirde bu daire gereken masrafı itirazla birlikte alarak itirazı derhal yetkili icra dairesine gönderir; alınmayan masraftan memur şahsen sorumludur. (Değişik fıkra: 17/7/2003-4949/13 md.) Takibe itiraz edildiği, 59 uncu maddeye göre alacaklının yatırdığı avanstan karşılanmak suretiyle üç gün içinde bir muhtıra ile alacaklıya tebliğ edilir. (Ek fıkra: 17/7/2003-4949/13 md.) Borçlu veya vekili, dava ve takip işlemlerine esas olmak üzere borçluya ait yurt içinde bir adresi itirazla birlikte bildirmek zorundadır. Adresini değiştiren borçlu yurt içinde yeni adres bildirmediği ve tebliğ memurunca yurt içinde yeni adresi tespit edilemediği takdirde, takip talebinde gösterilen adrese çıkarılacak tebligat borçlunun kendisine yapılmış sayılır. Borcun bir kısmına itiraz eden borçlunun o kısman cihet ve miktarını açıkca göstermesi lazımdır. Aksi takdirde itiraz edilmemiş sayılır. (Mülga dördüncü fıkra: 17/7/2003-4949/103 md.) Borçlu takibin müstenidi olan senet altındaki imzayı reddediyorsa, bunu itirazında ayrıca ve açıkça beyan etmelidir. Aksi takdirde icra takibi yönünden senetteki imzayı kabul etmiş sayılır. Borçluya, itiraz eylediğine dair bedava ve pulsuz bir belge verilir. 2 – İtiraz sebepleri:

İtirazın yapıldığı, alacaklının peşin verdiği avans kullanılarak üç günlük süre dolmadan alacaklıya muhtıra yoluyla duyurulur. Borçlu veya vekili, sonraki dava ve takip işlemlerinde kullanılmak üzere borçlunun yurt içindeki bir adresini itiraz bildirimiyle birlikte bildirmek zorundadır.

Adresini değiştiren borçlu yurt içinde yeni adres bildirmez ve tebliğ memuru yeni adresi tespit edemezse, takip talebinde gösterilen adrese çıkarılacak tebligat borçlunun kendisine yapılmış sayılır. Bu sonuç, adres değişikliğinin bildirilmemesi ile yeni adresin tespit edilememesinin birlikte bulunmasına bağlıdır.

Borcun bir kısmına itiraz eden borçlu, itiraz ettiği kısmın yönünü ve miktarını açıkça göstermelidir. Bunlar gösterilmezse itiraz edilmemiş sayılır. Bu sonuç, kısmi itirazda yön ve miktarın açıkça gösterilmemesine özgüdür.

Takibin dayanağı olan senet altındaki imzayı reddeden borçlu, bunu itirazında ayrıca ve açıkça belirtmelidir. Aksi halde icra takibi yönünden senetteki imzayı kabul etmiş sayılır. Bu kabul, açık imza reddinin bulunmaması haline ve icra takibi yönüne bağlıdır. Borçluya itiraz ettiğine ilişkin ücretsiz ve pulsuz bir belge verilir.

İtirazın takibe etkisi

Süresi içinde yapılan itiraz takibi durdurur. İtiraz süre içinde yapılmamışsa, alacaklının talebi üzerine icra memuru takip işlemlerine alacağın tamamı için devam eder. Devam edilmesi alacaklının talebine bağlıdır.

Borçlu borcun yalnız bir kısmına itiraz etmişse takibe, kabul ettiği miktar için devam olunur. Bu sonuç, yönü ve miktarı açıkça gösterilmiş geçerli bir kısmi itirazı anlatır. Yön ve miktar gösterilmediği için itiraz edilmemiş sayılan bildirim, kabul edilen miktar üzerinden devam sonucuyla aynı şarta bağlanamaz.

Borçlu itirazında imzayı reddetmişse alacaklı, derhal icra dairesinden karşılaştırmaya esas imzaların getirilmesini isteyebilir.

Para veya teminat ilamında icra emri

Para borcuna veya teminat verilmesine ilişkin ilam icra dairesine verilince icra memuru borçluya bir icra emri tebliğ eder. Bu düzenleme para borcu veya teminat ilamına ilişkindir. İcra emrinde, ayrıca belirtilen hususların yanında hükmolunan şeyin cinsi ve miktarı gösterilir ve bunun en çok yedi gün içinde ödenmesi istenir.

Bu süre içinde borç ödenmez veya hükmolunan teminat verilmezse, icra mahkemesinden ya da istinaf, temyiz veya yargılamanın iadesi yoluyla ait olduğu mahkemeden icranın geri bırakılması kararı getirilmedikçe cebri icra yapılacağı ihtar edilir.

Aynı süre içinde mal beyanında bulunulması, bulunmazsa hapisle zorlanacağı, mal beyanında bulunmama veya gerçeğe aykırı beyanda bulunma halinde hapisle cezalandırılacağı da ihtar edilir.

Yabancı devlet aleyhine başlatılan ilamlı icra takibine ilişkin icra emrinde, uluslararası andlaşmalar saklı kalmak kaydıyla, borçlu devlete ait mallar hakkında cebri icra yapılabileceği ayrıca ihtar edilir.

Menfi tespit, teminat ve geri alma

Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Takip öncesi açılan davaya bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde on beşinden aşağı olmayan teminat karşılığında icra takibinin durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verebilir. Bu durdurma imkânı takip öncesi davaya bağlıdır.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 72Kaynağı aç
Madde 72 – (Değişik: 18/2/1965-538/43 md.) Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir. (Değişik: 9/11/1988-3494/6 md.) Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez. (Değişik: 9/11/1988-3494/6 md.) Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırşa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz. Borçlu, menfi tesbit davası zımmında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir. Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını istiyebilir. Menfi tesbit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir. Davacı istirdat davasında yalnız paranın verilmesi lazımgelmediğini ispata mecburdur. Hususi hükümler:

Takip başladıktan sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulmasına karar verilemez. Borçlu, gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde on beşinden aşağı olmayan teminat göstermek suretiyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir.

Tedbir kararı alınmadan borç ödenmişse menfi tespit davası istirdat davası biçiminde sürer. Bu davalar, icra takibinin yürütüldüğü dairenin bulunduğu yerdeki mahkemede veya davalının yerleşim yerindeki mahkemede açılabilir. İstirdatta ispat yükü, verilen paranın ödenmesinin gerekmediğini göstermeye indirgenmiştir.

Takibe itiraz etmediği veya itirazı kaldırıldığı için borçlu olmadığı parayı tamamen ödemek zorunda kalan kişi, ödeme tarihinden itibaren bir yıl içinde genel hükümler uyarınca paranın geri verilmesini isteyebilir. Bu imkân, itiraz etmeme veya itirazın kaldırılması yüzünden yapılan ödemeye bağlıdır.

Kanunda aksi hüküm yoksa her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir. Bu genel kural, aciz vesikasında yazılı borç için öngörülen yirmi yıllık sürenin yerine geçmez. Aciz vesikasındaki borç, vesikanın düzenlenmesinden itibaren yirmi yıl geçmesiyle borçluya karşı zamanaşımına uğrar. Borçlunun mirasçıları, mirasın açılmasından itibaren bir yıl içinde alacaklı hakkını aramamışsa zamanaşımını ileri sürebilir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 146Kaynağı aç
MADDE 146- Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir. II. Beş yıllık zamanaşımı
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 143Kaynağı aç
Madde 143 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.) (Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4949/40 md.) Alacaklı alacağının tamamını alamamış ve aciz vesikası düzenlenmesi için gerekli şartlar yerine gelmişse, icra dairesi kalan miktar için hemen bir aciz vesikası düzenleyip alacaklıya ve bir suretini de borçluya verir; bu belgeler hiçbir harç ve vergiye tâbi değildir. Aciz vesikasının bir nüshası da her il merkezinde Adalet Bakanlığınca tespit edilen icra dairesi tarafından tutulan özel sicile kaydedilmek üzere bu icra dairesine gönderilir. Aciz vesikası sicili aleni olup ne şekilde tutulacağı ve hangi hususları içereceği Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanan yönetmelikle belirlenir. Bu vesika ile 105 inci maddedeki vesika borcun ikrarını mutazammın senet mahiyetinde olup alacaklıya 277 nci maddede yazılı hakları verir. Alacaklı aciz vesikasını aldığı tarihten bir sene içinde takibe teşebbüs ederse yeniden ödeme emri tebliğine lüzum yoktur. Aciz vesikasında yazılı alacak miktarı için faiz istenemez. Kefiller, müşterek borçlular ve borcu tekeffül edenler bu miktar için vermeğe mecbur oldukları faizlerden dolayı borçluya rücü edemezler. (Değişik altıncı fıkra: 17/7/2003-4949/40 md.) Bu borç, borçluya karşı, aciz vesikasının düzenlenmesinden itibaren yirmi yıl geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Borçlunun mirasçıları, mirasın açılmasından itibaren bir sene içinde alacaklı hakkını aramamışsa, borcun zamanaşımına uğradığını ileri sürebilirler. (Ek fıkra: 17/7/2003-4949/40 md.) Borçlu, aciz vesikasını düzenlemiş olan icra dairesine borcunu işlemiş faizleriyle birlikte her zaman ödeyebilir. İcra dairesi ödenen parayı alacaklıya verir veya gerektiğinde 9 uncu madde hükümleri dahilinde bir bankaya yatırır. Borcun bu şekilde tamamının ödenmesinden sonra aciz vesikası sicilden terkin edilir ve borçluya borcunu ödeyerek aciz vesikasını sicilden terkin ettirdiğine dair bir belge verilir. Aynı şekilde, icra takibi batıl ise veya iptal edilirse yahut borçlunun borçlu olmadığı mahkeme kararıyla sabit olursa ya da alacaklı icra takibini geri alırsa, aciz vesikası sicilden terkin edilir ve borçluya buna ilişkin bir belge verilir. Senedin geri verilmesi ve ilamın icrası vesikası:

Haciz talebi ve istisnaların sınırı

İcra memuru, haczi istenen mal veya hakkın haczinin caiz olup olmadığını değerlendirir ve talebi kabul veya reddeder.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 82Kaynağı aç
Madde 82 – (Değişik: 18/2/1965-538/46 md.) Aşağıdaki şeyler haczolunamaz: 1. Devlet malları ile mahsus kanunlarında haczi caiz olmadığı gösterilen mallar, 2. (Değişik: 2/7/2012-6352/16 md.) Ekonomik faaliyeti, sermayesinden ziyade bedenî çalışmasına dayanan borçlunun mesleğini sürdürebilmesi için gerekli olan her türlü eşya, 3. (Değişik: 2/7/2012-6352/16 md.) Para, kıymetli evrak, altın, gümüş, değerli taş, antika veya süs eşyası gibi kıymetli şeyler hariç olmak üzere, borçlu ve aynı çatı altında yaşayan aile bireylerine ait kişisel eşya ile ailenin ortak kullanımına hizmet eden tüm ev eşyası,[36] 4. Borçlu çiftçi ise kendisinin ve ailesinin geçimi için zaruri olan arazi ve çift hayvanları ve nakil vasıtaları ve diğer eklenti ve ziraat aletleri; değilse, sanat ve mesleki için lüzumlu olan alat ve edevat ve kitapları ve arabacı, kayıkçı, hamal gibi küçük nakliye erbabının geçimlerini temin eden nakil vasıtaları, 5. Borçlu ve ailesinin idareleri için lüzumlu ise borçlunun tercih edeceği bir süt veren mandası veya ineği veyahut üç keçi veya koyunu ve bunların üç aylık yem ve yataklıkları, 6. Borçlunun ve ailesinin iki aylık yiyecek ve yakacakları ve borçlu çiftçi ise gelecek mahsül için lazım olan tohumluğu, 7. Borçlu bağ, bahçe veya meyva veya sebze yetiştiricisi ise kendisinin ve ailesinin geçimi için zaruri olan bağ bahçe ve bu sanat için lüzumlu bulunan alat ve edevat, Geçimi hayvan yetiştirmeye münhasır olan borçlunun kendisi ve ailesinin maişetleri için zaruri olan miktarı ve bu hayvanların üç aylık yem ve yataklıkları, 8. Borçlar Kanununun 510 uncu maddesi mucibince haczolunmamak üzere tesis edilmiş olan kaydı hayatla iratlar, 9. Memleketin ordu ve zabıta hizmetlerinde malül olanlara bağlanan emeklilik maaşları ile bu hizmetlerden birinin ifası sebebiyle ailelerine bağlanan maaşlar ve ordunun hava ve denizaltı mensuplarına verilen uçuş ve dalış tazminat ve ikramiyeleri, Askeri malüllerle, şehit yetimlerine verilen terfi zammı ve 1485 numaralı kanun hükmüne göre verilen inhisar beyiye hisseleri, 10. Bir muavenet sandığı veya cemiyeti tarafından hastalık, zaruret ve ölüm gibi hallerde bağlanan maaşlar, 11. Vücut veya sıhhat üzerine ika edilen zararlar için tazminat olarak mutazarrırın kendisine veya ailesine toptan veya irat şeklinde verilen veya verilmesi lazım gelen paralar, 12. (Değişik: 2/7/2012-6352/16 md.) Borçlunun haline münasip evi, 13. (Ek: 2/7/2012-6352/16 md.) Öğrenci bursları. Medeni Kanunun 807 nci maddesi hükmü saklıdır. 2, 4, 5, 7 ve 12 numaralı bendlerdeki istisna, borcun bu eşya bedelinden doğmaması haline munhasırdır.[37] (Ek fıkra: 2/7/2012-6352/16 md.) Birinci fıkranın (2), (4), (7) ve (12) numaralı bentlerinde sayılan malların kıymetinin fazla olması durumunda, bedelinden haline münasip bir kısmı, ihtiyacını karşılayabilmesi amacıyla borçluya bırakılmak üzere haczedilerek satılır. (Ek fıkra: 2/7/2012-6352/16 md.) İcra memuru, haczi talep edilen mal veya hakların haczinin caiz olup olmadığını değerlendirir ve talebin kabulüne veya reddine karar verir. Kısmen haczi caiz olan şeyler:

Haczedilemeyecek malları düzenleyen bentlerden 2, 4, 5, 7 ve 12 numaralı bentlerdeki istisna, borcun bu eşyanın bedelinden doğmaması haline özgüdür. Aynı fıkranın 2, 4, 7 ve 12 numaralı bentlerinde sayılan malların değeri fazla ise, bedelinden haline uygun bir kısmı ihtiyacını karşılayabilmesi için borçluya bırakılmak üzere haczedilerek satılır.

Üçüncü kişideki mal ve alacak

Üçüncü kişi, borcu veya malı bulunmadığını ya da maddede sayılan diğer sebepleri, haciz ihbarnamesinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesine yazılı veya sözlü bildirmek zorundadır.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 89Kaynağı aç
Madde 89 – (Değişik: 18/2/1965-538/49 md.) Hamiline ait olmıyan veya cirosu kabil bir senetle müstenit bulunmıyan alacak veya sair bir talep hakkı veya borçlunun üçüncü şahıs elindeki taşınır bir malı haczedilirse icra memuru; borçlu olan hakiki veya hükmi şahsa bundan böyle borcunu ancak icra dairesine ödiyebileceğini ve takip borçlusuna yapılan ödemenin muteber olmadığını veya malı elinde bulunduran üçüncü şahsa bundan böyle taşınır malı ancak icra dairesine teslim edebileceğini, malı takip borçlusuna vermemesini, aksi takdirde malın bedelini icra dairesine ödemek zorunda kalacağını bildirir (Haciz ihbarnamesi).Bu haciz ihbarnamesinde, ayrıca 2, 3 ve 4 üncü fıkra hükümleri de üçüncü şahsa bildirilir. Üçüncü şahıs; borcu olmadığı veya malın yedinde bulunmadığı veya haciz ihbarnamesinin tebliğinden önce borç ödenmiş veya mal istihlak edilmiş veya kusuru olmaksızın telef olmuş veya malın borçluya ait olmadığı veya malın kendisine rehnedilmiş olduğu veya alacak borçluya veya emrettiği yere verilmiş olduğu gibi bir iddiada ise, keyfiyeti, haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesine yazılı veya sözlü olarak bildirmeye mecburdur. (Değişik üçüncü fıkra: 17/7/2003-4949/22 md.) Üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz etmezse, mal yedinde veya borç zimmetinde sayılır ve kendisine gönderilen haciz ihbarnamesine süresinde itiraz etmediği, bu nedenle de malın yedinde veya borcun zimmetinde sayıldığı ikinci bir ihbarname ile bildirilir. Bu ikinci ihbarnamede ayrıca, üçüncü şahsın ihbarnamenin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde ikinci fıkrada belirtilen sebeplerle itirazda bulunması, itirazda bulunmadığı takdirde zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmesi istenir. İkinci ihbarnameye süresi   içinde    itiraz etmeyen    ve zimmetinde sayılan   borcu icra dairesine ödemeyen veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmeyen üçüncü şahsa   onbeş gün içinde parayı icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı teslim etmesi yahut bu süre içinde menfi tespit davası açması, aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu ödemeye veya yedinde sayılan malı teslime zorlanacağı bildirilir. Bu bildirimi alan üçüncü şahıs, icra takibinin yapıldığı veya yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde süresi içinde menfi tespit davası açtığına dair belgeyi bildirimin yapıldığı tarihten itibaren yirmi gün içinde ilgili icra dairesine teslim ettiği takdirde, hakkında yürütülen cebri icra işlemleri menfi tespit davası sonunda verilen kararın kesinleşmesine kadar durur. Bu süre içinde 106 ncı maddede belirtilen süreler işlemez. Bu davada üçüncü şahıs, takip borçlusuna borçlu olmadığını veya malın takip borçlusuna ait olmadığını ispat etmeye mecburdur. Üçüncü şahıs açtığı bu davayı kaybederse, mahkemece, dava konusu şeyin yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere bir tazminata mahkûm edilir. Bu fıkraya göre açılacak menfi tespit davaları maktu harca tabidir.[40] Üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesine müddeti içinde itiraz ederse, alacaklı, üçüncü şahsın verdiği cevabın aksini icra mahkemesinde ispat ederek üçüncü şahsın 338 inci maddenin 1 inci fıkrası hükmüne göre cezalandırılmasını ve ayrıca tazminata mahküm edilmesini istiyebilir. İcra mahkemesi, tazminat hakkındaki davayı genel hükümlere göre halleder. Üçüncü şahıs, kusuru olmaksızın bir mani sebebiyle müddeti içinde haciz ihbarnamesine itiraz etmediği takdirde 65 inci madde hükmü uygulanır. (Değişik son cümle: 17/7/2003-4949/22 md.) Her hâlde üçüncü şahıs, borçlu ile kötü niyetli alacaklıya karşı dava açarak ödemek zorunda kaldığı paranın veya teslim ettiği malın iadesini isteyebilir. Malın teslimi mümkün olmazsa, alacaklı icra mahkemesine müracaatla değerini üçüncü şahsa ödetmek hakkını haizdir. (Değişik yedinci fıkra: 2/7/2012-6352/18 md.) Haciz ihbarnamesi, borçlunun hak ve alacaklarının bulunabileceği bir tüzel kişinin veya müessesenin şubesine veya tüm şubelerini kapsayacak şekilde merkezine tebliğ edilir. Haciz ihbarnamesinin tebliğ edildiği merkez, tüm şubeleri veya birimlerini kapsayacak şekilde beyanda bulunmakla yükümlüdür. Üçüncü şahsın beyanı hiçbir harc ve resme tabi değildir. Bu madde hükmü, memuriyeti hasebiyle hakikate muhalif beyanda bulunan memurlar hakkında da uygulanır. (Ek fıkra:6/12/2018-7155/12 md.) Bu madde uyarınca haciz ihbarnamelerinin bildirimi ve bu ihbarnamelere verilecek cevaplar, güvenli elektronik imza kullanılmak suretiyle Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi ve bu sisteme entegre bilişim sistemleri üzerinden de yapılabilir. Bu usulle yapılan bildirim tebliğ yerine geçer. 3 – Diğer haklar için:

İhtar alan üçüncü kişi, takibin yapıldığı veya yerleşim yerindeki mahkemede açtığı menfi tespit davasına ilişkin belgeyi, bildirimin yapıldığı tarihten itibaren yirmi gün içinde ilgili icra dairesine verirse hakkında yürütülen cebri icra, karar kesinleşene kadar durur. Bu sürede 106. maddede belirtilen süreler işlemez.

Bu davada üçüncü kişi, takip borçlusuna borçlu olmadığını veya malın takip borçlusuna ait olmadığını ispat etmek zorundadır. Davayı kaybederse dava konusu şeyin yüzde yirmisinden aşağı olmayan bir tazminata mahkûm edilir.

Üçüncü kişi haciz ihbarnamesine süresi içinde itiraz ederse alacaklı, cevabın aksini icra mahkemesinde ispat ederek üçüncü kişinin 338. maddenin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmasını ve ayrıca tazminata mahkûm edilmesini isteyebilir. Tazminat genel hükümlere göre çözülür.

Maaş ve ücretten kesinti

Devlet işlerinde veya özel kuruluşlarda çalışan memur ya da hizmetlilerin maaş ve ücretinden kesinti için yapılan tebligatın kanuni muhatapları, haczin uygulandığını ve maaş veya ücret miktarını en çok bir hafta içinde bildirmek zorundadır. Borç bitinceye kadar tebligat uyarınca haczedilen miktarı kesip hemen icra dairesine gönderirler.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 355Kaynağı aç
Madde 355 – Devlet işlerinde veya hususi müesseselerde bulunan borçlu memur veya müstahdemlerin maaş ve ücretlerinden kesilmesi için icra dairelerinden yapılacak tebligatın kanuni muhatapları haczin icra edildiğini ve borçlunun maaş ve ücreti miktarını nihayet bir hafta içinde bildirmeğe ve borç bitinceye kadar icra dairesinin tebligatı mucibince haczolunan miktarı tevkif edip hemen daireye göndermeğe mecburdurlar. Memurun maaş, ücret veya memuriyetinde yahut başka bir şubeden maaş almağı mucip olacak surette vukubulacak tebeddülleri ve hizmetine nihayet verildiği takdirde bu keyfiyeti de malmemuru veya daire amiri yahut hususi müesseselerin kanuni muhatapları derhal icra dairesine bildirmeğe ve ikinci halde haciz muamelesinden o şube veya amirini haberdar etmeğe mecburdur. Yukarıdaki maddeye riayet etmeyenler hakkında hükümler:

Maaş, ücret, memuriyet veya başka bir şubeden maaş almayı gerektirecek değişiklikler ile hizmetin sona ermesi, mal memuru, daire amiri veya özel kuruluşun kanuni muhataplarınca derhal icra dairesine bildirilir. Hizmetin sona erdiği ikinci halde ilgili şube veya amirin de haberdar edilmesi gerekir.

Bu bildirme ve gönderme hükümlerine uymayanların kesmedikleri veya ilk vasıtayla göndermedikleri para, ayrıca mahkemeden hüküm alınmasına gerek kalmaksızın icra dairesince maaşlarından veya diğer mallarından alınır. Bu kişilerin borçluya kanun hükümleri dairesinde rücu hakkı vardır. Önceki hükümlere uymayan bir memur veya amir hakkında istenen bilginin hemen icra dairesine verilmesi, mensup oldukları dairenin görevidir.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 356Kaynağı aç
Madde 356 – Yukardaki madde hükümlerine riayet etmemiş olanların kesmedikleri veya ilk vasıta ile göndermedikleri para ayrıca mahkemeden hüküm alınmasına hacet kalmaksızın icra dairesince maaşlarından veya sair mallarından alınır. Bunların borçluya kanun hükümleri dairesinde rücu hakkı vardır. Yukarki madde hükümlerine riayet etmiyen her hangi bir memur veya amir hakkında istenecek malümatın icra dairesine hemen verilmesi bunların mensup olduğu dairenin vazifesidir. Cumhuriyet savcılığınca takip:

Satışın istenmesi ve artırma

Alacaklı veya borçlu, hacizden itibaren bir yıl içinde haczolunan malın satışını isteyebilir. Borçlunun üçüncü kişilerdeki alacağı da bu kurala tabidir. Bir yıllık süre içinde satış istenmesine rağmen artırma sonucunda satış gerçekleşmezse, satışı isteyen alacaklı bakımından satış isteme süresi, birinci fıkradaki sürenin bitiminden itibaren bir yıl daha uzar.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 106Kaynağı aç
Madde 106 – (Başlığı ile Birlikte Değişik:24/11/2021-7343/9 md.) Alacaklı veya borçlu, hacizden itibaren bir yıl içinde haczolunan malın satışını isteyebilir. Borçlunun üçüncü şahıslardaki alacağı da bu hükme tabidir. Bir yıllık süre içinde satışı istenip de artırma sonucu satışı gerçekleştirilemeyen mahcuz hakkındaki satış isteme süresi, satış isteyen alacaklı bakımından birinci fıkrada belirtilen sürenin sona ermesinden itibaren bir yıl daha uzar. Satış talebiyle birlikte kıymet takdiri ve satış giderlerinin tamamının peşin olarak yatırılması zorunludur. Sicile kayıtlı motorlu kara araçları bakımından muhafaza, kıymet takdiri ve satış talebinin birlikte yapılması ve bunlara ilişkin giderlerin tamamının birlikte ve peşin olarak yatırılması zorunludur. Kıymet takdiri ve satış giderlerinin, sicile kayıtlı motorlu kara araçları bakımından ilaveten muhafaza giderinin tamamı, satış talebiyle birlikte peşin olarak yatırılmazsa satış talebi vaki olmamış sayılır. Yukarıdaki fıkralar uyarınca satış talebiyle birlikte peşin olarak yatırılan miktarın satış işlemleri sırasında yetersiz kaldığı anlaşılırsa icra müdürü tarafından satış isteyene on beş günlük süre verilir ve bu sürede eksik miktar tamamlanmazsa satış talebi vaki olmamış sayılır. Bu maddede belirtilen giderler Adalet Bakanlığınca her yıl yürürlüğe konulan tarifede belirlenir. Talep hakkı:

Satış talebiyle birlikte kıymet takdiri ve satış giderlerinin tamamının peşin yatırılması zorunludur. Bu giderlerin tamamı yatırılmazsa satış talebi yapılmamış sayılır. Peşin yatırılan miktar satış işlemleri sırasında yetersiz kalırsa icra müdürü satış isteyene on beş gün verir. Eksik miktar bu sürede tamamlanmazsa satış talebi yapılmamış sayılır. On beş günlük süre, peşin miktarın sonradan yetersiz kalmasına özgüdür.

Sicile kayıtlı motorlu kara araçlarında muhafaza, kıymet takdiri ve satış talebinin birlikte yapılması ve bunlara ilişkin giderlerin tamamının birlikte ve peşin yatırılması zorunludur. Bu araçlarda muhafaza giderinin tamamı da satış talebiyle birlikte peşin yatırılmazsa satış talebi yapılmamış sayılır. Kural bu araçlarla sınırlıdır.

Taşınmaz satışından önce icra memuru, taşınmaz üzerindeki tapu siciline kayıtlı veya resmî senede dayanan bütün yükümlülüklerin listesini yapar. Listeyi haczedenlere ve borçluya tebliğ eder ve itirazlarını bildirmeleri için üç gün verir. Bu üç gün, kıymet takdirine itiraz süresi değildir.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 128Kaynağı aç
Madde 128 – İcra memuru satışa başlamazdan evvel taşınmaz üzerindeki tapu sicilline mukayyet veya resmi senede müstenit olan mükellefiyetlerin hepsinin bir listesini yapar ve bu listeyi haczedenlerle borçluya tebliğ eder ve itirazlarını bildirmeleri için üç gün mühlet verir. 96 ve 97 nci maddeler hükümleri burada da caridir. (Değişik: 9/11/1988-3494/19 md.) İcra dairesi taşınmazın kıymetini takdir ettirir, taşınmazın kıymetinin takdirinde, taşınmaz üzerindeki mükellefiyetlerin kıymete olan etkisi de nazara alınır. (Ek cümle: 17/7/2003-4949/33 md.) Taşınmazın önceden takdir edilen kıymetini etkileyen mükellefiyetlerin ortaya çıkması hâlinde, icra dairesi satışa esas olmak üzere taşınmazın kıymetini yeniden takdir ettirir. Kıymet takdirine ilişkin rapor borçluya, haciz koydurmuş alacaklılara ve diğer ipotekli alacaklılara tebligatın yapıldığı icra dosyasındaki, ayrıca bildirilmiş bulunması hali müstesna olmak üzere, tapudaki mevcut adresleri esas alınmak sureti ile tebliğ edilir. (Mülga son cümle: 17/7/2003-4949/103 md.) (Ek fıkra: 21/2/2007-5582/2 md.) İcra dairesi, 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 38/A maddesinin birinci fıkrasında tanımlanan konut finansmanından kaynaklanan alacaklar ile Toplu Konut İdaresi Başkanlığının rehinle temin edilmiş alacaklarının takibinde, satışı istenen taşınmaz için kıymet takdirini, aynı Kanunun 22 nci maddesinin birinci fıkrasının (r) bendi uyarınca yetki verilmiş kişi veya kurumlara yaptırır. (Ek fıkra: 17/7/2003-4949/33 md.) Satışa çıkarılan taşınmazda eklenti niteliğinde teşvikli mal varsa icra müdürlüğü bu malların kıymetini ayrıca takdir ettirir. Satıştan önce ilgili kurumlardan bu mallar üzerindeki vergi, resim, harç gibi yükümlülükler sorulur. Satış isteyen alacaklının talebi üzerine bu mallar satış dışında tutulabileceği gibi, üzerlerindeki vergi, resim, harç gibi malın aynından kaynaklanan kamu alacakları dikkate alınarak 129 uncu madde hükümlerine göre taşınmazla birlikte ihale de edilebilir. (Ek fıkra: 28/2/2018-7101/1 md.) Ticari ve ekonomik bütünlük arz eden ya da bir bütün hâlinde satıldığı takdirde daha yüksek gelir elde edileceği anlaşılan mal ve haklar bir bütün olarak paraya çevrilir. Kıymet takdirine ilişkin şikâyet:

115. maddeye göre birinci ve ikinci ihale, ilanda belirlenen gün ve saatte haczedilen malın muhammen kıymetinin yüzde ellisi üzerinden başlatılır. Şartlar gerçekleşirse mal en yüksek teklif verene ihale edilir. Hüküm ayrıca rüçhanlı alacaklar ile paraya çevirme ve paylaştırma masraflarının aşılmasını şart kılar. Bu başlangıç ve şart, bütün satış türlerine genellenemez.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 115Kaynağı aç
Madde 115 – (Değişik:24/11/2021-7343/17 md.) Birinci ve ikinci ihale, icra müdürü tarafından, ilanda belirlenen gün ve saatte, haczedilen malın muhammen kıymetinin yüzde ellisi üzerinden başlatılır. Şartların yerine gelmesi hâlinde mal, en yüksek teklif verene ihale edilir. Şu kadar ki, artırma bedelinin haczedilen malın muhammen kıymetinin yüzde ellisi ile o malla güvence altına alınan ve satış isteyenin alacağına rüçhanı olan alacakların toplamından hangisi fazla ise bu miktarı ve ayrıca bu miktara ilave olarak paraya çevirme ve paylaştırma masraflarını da geçmesi şarttır. Artırmanın sona erdiği gün ve saatte şartların bulunması hâlinde, mal en yüksek teklif verene ihale edilmiş olur ve malın mülkiyeti ihale alıcısına geçer. İhale alıcısının en yüksek teklifi verip de süresi içinde ihale bedelini yatırmaması hâlinde alınan teminat iade edilmeyip öncelikle satış masraflarından düşülmek üzere hak sahiplerine alacaklarına mahsuben ödenir. İcra müdürü, elektronik satış portalında artırma bittikten sonraki ilk iş gününde artırmanın sonucuyla ilgili bir artırma sonuç tutanağı düzenler ve bu tutanaktaki bilgileri aynı gün satış portalında ilan eder. Tutanakta; ihalenin hangi gün ve saatte tamamlandığı, şartlar yerine gelmişse en yüksek teklifi verene malın ihale edildiği, tutanağın ilanından itibaren yedi gün içinde ihale bedelinin icra dairesi hesabına yatırılması gerektiği ve şartlar yerine gelmediği takdirde ihalenin hangi gerekçeyle yapılamadığı belirtilir. Satış talebi teklif verme başladıktan sonra geri alınamaz. Teklif verme süresinin bitimine kadar borcun tamamen ödenmesi hâlinde satış durdurulur. İcra müdürü, asgari ihale bedelinin teklif edilmediği, en yüksek teklif verenin ihale bedelini yatırmadığı veya teklif verme süresinin bitiminden önce borcun ödendiği hâllerde, ihalenin yapılamadığını veya iptal edildiğini tutanakla tespit eder. Asgari ihale bedelinin teklif edilmediği veya en yüksek teklif verenin ihale bedelini yatırmadığı hâllerde ikinci artırma, birinci artırmadaki şartlar çerçevesinde daha önce ilan edilen tarihte başlar. Artırmada, alıcı çıkmazsa veya bu maddede yazılı şartlar gerçekleşmezse alacaklı, önceki satış talebinden kalan satış isteme süresi içinde satış günü verilmesini talep edebilir. Satış isteme süresi satış talebiyle birlikte durur ve duran bu süre, ihalenin yapılamadığına veya iptal edildiğine ilişkin tutanak tarihinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlar. İcra müdürü, artırma bittikten sonraki ilk iş gününde elektronik satış portalından kaynaklanan teknik sebeplerle, artırmanın son on dakikası içinde teklif verilemediğini satış portalı kayıtlarından tespit ederse artırma süresinin bir gün uzatılmasına karar verir; kararda artırmanın başlayacağı ve biteceği tarih ve saatleri gösterir ve tüm bu hususları satış portalında derhâl duyurur. Bu durumda artırmanın başlangıç tarihi, artırma süresinin uzatılmasına karar verildiği tarihten itibaren üç günü geçemez. Bu süre içinde, daha önce en yüksek teklif veren teklifiyle bağlı olacağı gibi yeni istekliler de teminatı yatırmak suretiyle artırmaya katılabilir. İkinci artırma:

Artırmanın bittiği gün ve saatte şartlar varsa mal en yüksek teklif verene ihale edilmiş olur ve malın mülkiyeti ihale alıcısına geçer. Taşınmazın tescili ve kesinleşmesi 134. maddedeki ayrı düzene bağlıdır. Satış talebi teklif verme başladıktan sonra geri alınamaz. Teklif verme süresi bitmeden borç tamamen ödenirse satış durdurulur.

Asgari ihale bedeli teklif edilmez veya en yüksek teklif veren ihale bedelini yatırmazsa ikinci artırma, birinci artırmadaki şartlarla daha önce ilan edilen tarihte başlar. En yüksek teklifi verip süresi içinde ihale bedelini yatırmayan alıcının teminatı iade edilmez. Teminat öncelikle satış masraflarından düşülerek hak sahiplerine alacaklarına mahsuben ödenir. Bu sonuç, 115. madde kapsamındaki artırmaya ilişkindir.

İhale alıcısı, ihalenin feshi talep edilmiş olsa bile artırma sonuç tutanağının ilanından itibaren yedi gün içinde satış bedelini nakden ödemek zorundadır.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 130Kaynağı aç
Madde 130 – (Başlığı ile Birlikte Değişik:24/11/2021-7343/24 md.) İhale alıcısı, ihalenin feshi talep edilmiş olsa dahi artırma sonuç tutanağının ilanından itibaren yedi gün içinde satış bedelini nakden ödemek zorundadır. Ödeme müddeti içinde taşınmazın idaresi:

İhalenin feshi ve bedelin akıbeti

Satış isteyen alacaklı, borçlu, resmî sicilde kayıtlı ilgililer, sınırlı ayni hak sahipleri ve pey sürerek ihaleye katılanlar, yurt içinde bir adres göstermek koşuluyla ihalenin feshini icra mahkemesinden şikâyet yoluyla ihale tarihinden itibaren yedi gün içinde isteyebilir. Bu süre ve kişi çevresi taşınmaz ihalesinin feshine ilişkindir.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 134Kaynağı aç
Madde 134 – (Değişik: 18/2/1965-538/63 md.) İcra dairesi tarafından taşınmaz kendisine ihale edilen alıcı o taşınmazın mülkiyetini iktisap etmiş olur. (Ek cümle: 17/7/2003-4949/38 md.) İhale kesinleşinceye kadar taşınmazın ne şekilde muhafaza ve idare edileceği icra dairesi tarafından kararlaştırılır. (Ek cümleler:24/11/2021-7343/27 md.) İhale alıcısının talebi üzerine icra dairesi, satışı yapılan taşınmazda kira sözleşmesine bağlı olarak oturan kişiye kira bedelini, diğer hâllerde ise taşınmazı kullanan kişiye bilirkişi marifetiyle tespit edilen aylık kullanım bedelini icra dairesine yatırmasını emreder. İlgili, ihtara rağmen kirayı veya belirlenen bedeli icra dairesine yatırmazsa hakkında 356 ncı madde hükmü kıyasen uygulanır. Bu şekilde depo edilen bedel, ihalenin sonucuna göre hak sahibine ödenir. (Değişik ikinci fıkra:24/11/2021-7343/27 md.) İhalenin feshini, 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 281 inci maddesinde yazılı sebepler de dâhil olmak üzere yalnız satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri ile pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler yurt içinde bir adres göstermek koşuluyla icra mahkemesinden şikâyet yolu ile ihale tarihinden itibaren yedi gün içinde isteyebilirler. (Ek cümle:24/12/2025-7571/1 md.) Belirtilen kişiler dışında kalan kişilerce ihalenin feshinin talep edilmesi halinde mahkemece ihalenin feshi talebi dosya üzerinden ve kesin olarak reddedilir. İlgililerin ihale yapıldığı ana kadar cereyan eden muamelelerdeki yolsuzluklara en geç ihale günü ıttıla peyda ettiği kabul edilir. (Ek fıkra:24/11/2021-7343/27 md.) Satış isteyen alacaklı, borçlu, resmî sicilde kayıtlı ilgililer ile sınırlı ayni hak sahipleri dışında kalan kişilerce yapılan ihalenin feshi talebi, ihale bedeli üzerinden nispi harca tabidir. Bu harcın yarısı talepte bulunulurken peşin olarak yatırılmak zorundadır. Talebin kabulü hâlinde bu harç başka bir kimseye yüklenmez ve istem hâlinde iade edilir. Talebin reddi hâlinde ise alınan bu harç iade edilmez ve harcın kalan kısmı ihalenin feshini isteyenden tahsil edilir. (Ek fıkra:24/11/2021-7343/27 md.) Satış isteyen alacaklı, borçlu, resmî sicilde kayıtlı ilgililer ile sınırlı ayni hak sahipleri dışında kalan kişilerce yapılan ihalenin feshi talebinde, talepte bulunulurken, ilgili kişilerin muhtemel zararına karşılık olmak üzere ihale bedelinin yüzde beşi oranında teminat gösterilmesi şarttır. Talebin reddine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren bir ay içinde genel hükümlere göre tazminat davasının açılmaması hâlinde hükmedilen para cezasının 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uyarınca tahsili için durum mahkemece tahsil dairesine bildirilir. Tahsil dairesi alınan teminattan, bildirimin yapıldığı tarihten itibaren üç ay içinde para cezasını tahsil etmezse talep hâlinde teminat ilgilisine iade edilir. (Ek cümleler:24/12/2025-7571/1 md.) Teminatın veya üçüncü fıkra uyarınca yatırılması gereken harcın yatırılmaması veya eksik yatırılması suretiyle ihalenin feshinin talep edilmesi hâlinde mahkeme tebliğ edeceği muhtırada, iki haftalık kesin süre içinde teminatın veya harcın ikmal edilmesini, aksi hâlde ihalenin feshi talebinin dosya üzerinden kesin olarak reddedileceğini bildirir. Mahkeme, süresi içinde teminat veya harç ikmal edilmediği takdirde derhal ihalenin feshi talebini reddeder. (Ek fıkra:24/11/2021-7343/27 md.) İhalenin feshi talebi üzerine icra mahkemesi talep tarihinden itibaren yirmi gün içinde duruşma yapar ve taraflar gelmeseler bile icap eden kararı verir. Ancak ihalenin feshi talebinin usulden reddi gereken hâllerde duruşma yapılmadan da karar verilebilir. İcra mahkemesi; 1. Satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri ile pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler dışında kalan kişilerce talep edilmesi nedeniyle, 2. Satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri dışında kalan kişiler bakımından feragat nedeniyle, 3. İşin esasına girerek, talebin reddine karar verirse ihalenin feshini talep edeni feshi istenen ihale bedelinin yüzde onuna kadar para cezasına mahkûm eder. (Ek fıkra: 21/2/2007-5582/4 md.) 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 38/A maddesinin birinci fıkrasında tanımlanan konut finansmanından kaynaklanan alacaklar ile Toplu Konut İdaresi Başkanlığının rehinle temin edilmiş alacaklarının takibinde, beşinci fıkrada yer alan oran yüzde yirmi olarak uygulanır.[54] (Ek fıkra: 17/7/2003-4949/38 md.) İhalenin feshine ilişkin şikâyet görevsiz veya yetkisiz icra mahkemesi veya mahkemeye yapılırsa, icra mahkemesi veya mahkeme evrak üzerinde inceleme yaparak başvuru tarihinden itibaren en geç on gün içinde görevsizlik veya yetkisizlik kararı verir ve masrafını gider avansından karşılamak suretiyle dosyayı resen görevli veya yetkili icra mahkemesine gönderir. Bu kararlar kesindir.[55] (Ek fıkra: 17/7/2003-4949/38 md.) Taşınmazı satın alanlar, ihaleye alacağına mahsuben iştirak etmemiş olmak kaydıyla, ihalenin feshi talep edilmiş olsa bile, satış bedelini derhâl veya 130 uncu maddeye göre verilen süre içinde nakden ödemek zorundadırlar. İcra müdürü, ödenen ihale bedeli ile ilgili olarak, ihalenin feshine yönelik şikâyet sonucunda verilecek karar kesinleşinceye kadar para bankalarda nemalandırılır. İhalenin feshine ilişkin şikâyetin kabulüne veya reddine ilişkin kararın kesinleşmesi üzerine, ihale bedeli nemaları ile birlikte hak sahiplerine ödenir. (Değişik fıkra:24/11/2021-7343/27 md.) İhale kesinleşmedikçe ve ihale konusu mal alıcıya teslim edilmedikçe veya teslime hazır hâle getirilmedikçe ihale bedeli alacaklılara ödenmez. İhale konusu malın teslim edilemeyeceği veya teslime hazır hale getirilemeyeceği durumlarda ihale icra müdürü tarafından iptal olunarak ihale bedeli alıcısına ödenir. Satış ilanı tebliğ edilmemiş veya satılan malın esaslı vasıflarındaki hataya veya ihalede fesada bilahare vakıf olunmuşsa şikayet müddeti ıttıla tarihinden başlar. Şu kadar ki, bu müddet ihalenin yapıldığına ilişkin kararın elektronik satış portalında ilan edildiği tarihten itibaren bir seneyi geçemez.[56] İhalenin feshini şikayet yolu ile talep eden ilgili, vakı yolsuzluk neticesinde kendi menfaatlerinin muhtel olduğunu ispata mecburdur. Tescil için tapu idaresine yapılacak tebligat, şikayet için muayyen müddetin geçmesinden veya şikayet edilmişse şikayeti neticelendiren kararın kesinleşmesinden sonra yapılır. (Mülga son fıkra: 17/7/2003-4949/103 md.) Tescil için tapuya tebliğ ve zorla çıkarma:

İhalenin feshini şikâyet yoluyla isteyen ilgili, gerçekleşen yolsuzluk sonucunda kendi menfaatlerinin zarar gördüğünü ispat etmek zorundadır.

Taşınmazı satın alanlar, alacağına mahsuben ihaleye katılmamış olmak kaydıyla, fesih talep edilse bile satış bedelini derhal veya 130. maddedeki süre içinde nakden ödemek zorundadır. Bu süre, artırma sonuç tutanağının ilanından itibaren yedi gündür. Bedel, fesih şikâyeti hakkındaki karar kesinleşene kadar nemalandırılır.

İhale kesinleşmeden ve ihale konusu mal alıcıya teslim edilmeden veya teslime hazır duruma getirilmeden ihale bedeli alacaklılara ödenmez. Bu kural, bedelin alacaklılara ödenmesini bu şartlara bağlar.

Aciz vesikası ve iptal davası

Alacaklı alacağının tamamını alamamış ve aciz vesikasının düzenlenmesi için gerekli şartlar yerine gelmişse icra dairesi kalan miktar için hemen bir aciz vesikası düzenler. Bir örneğini alacaklıya, bir örneğini borçluya verir. Bu belgeler hiçbir harç ve vergiye tabi değildir ve bir nüsha özel sicile kaydedilmek üzere gönderilir.

Bu vesika ile 105. maddedeki vesika, borcun ikrarını içeren senet niteliğindedir ve alacaklıya 277. maddede yazılı hakları verir. Alacaklı aciz vesikasını aldığı tarihten bir yıl içinde takibe girişirse yeniden ödeme emri tebliğine gerek yoktur.

Aciz vesikasında yazılı alacak miktarı için faiz istenemez. Kefiller, müşterek borçlular ve borcu üstlenenler de bu miktar için ödemek zorunda kaldıkları faiz nedeniyle borçluya rücu edemez.

Borçlu, aciz vesikasını düzenleyen icra dairesine borcunu işlemiş faizleriyle her zaman ödeyebilir. Borcun tamamının ödenmesi, takibin batıl veya iptal olması, borçlu olunmadığının mahkeme kararıyla sabit olması ya da takibin geri alınması halinde vesika sicilden terkin edilir ve borçluya belge verilir.

İptal davasının amacı, 278, 279 ve 280. maddelerde yazılı tasarrufların butlanına hükmettirmektir. Dava, elinde geçici veya kesin aciz vesikası bulunan her alacaklı ile maddede belirtilen hâllerde iflas idaresi veya alacaklılar tarafından açılabilir.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 277Kaynağı aç
Madde 277 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.) İptal davasından maksat 278, 279 ve 280 inci maddelerde yazılı tasarrufların butlanına hükmettirmektir. Bu davayı aşağıdaki şahıslar açabilirler: 1 – Elinde muvakkat yahut kati aciz vesikası bulunan her alacaklı, 2 – İflas idaresi yahut 245 inci maddede ve 255 inci maddenin 3 üncü fıkrasında yazılı hallerde alacaklıların kendileri. İvazsız tasarrufların butlanı:

Şikâyet ve nafaka kararının yerine getirilmemesi

İcra ve iflas dairelerinin işlemleri, kanunun çözümünü mahkemeye bıraktığı hususlar dışında, kanuna aykırılık veya olaya uygun olmama nedeniyle icra mahkemesine şikâyet edilebilir. Şikâyet, işlemin öğrenildiği tarihten itibaren yedi gün içinde yapılır. Bir hakkın yerine getirilmemesi veya sebepsiz yere sürüncemede bırakılması nedeniyle her zaman şikâyet olunabilir.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 16Kaynağı aç
Madde 16 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.) Kanunun hallini mahkemeye bıraktığı hususlar müstesna olmak üzere İcra ve İflas dairelerinin yaptığı muameleler hakkında kanuna muhalif olmasından veya hadiseye uygun bulunmamasından dolayı icra mahkemesine şikayet olunabilir. Şikayet bu muamelelerin öğrenildiği tarihten yedi gün içinde yapılır. Bir hakkın yerine getirilmemesinden veya sebepsiz sürüncemede bırakılmasından dolayı her zaman şikayet olunabilir. Şikayet üzerine yapılacak muameleler:

Nafaka kararının gereğini yerine getirmeyen borçlu hakkında, alacaklının şikâyeti üzerine üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir. Hapsin uygulanmasına başlandıktan sonra karar yerine getirilirse borçlu tahliye edilir.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 344Kaynağı aç
Madde 344 – (Değişik: 31/5/2005-5358/15 md.) Nafakaya ilişkin kararların gereğini yerine getirmeyen borçlunun, alacaklının şikâyeti üzerine, üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir. Hapsin tatbikine başlandıktan sonra kararın gereği yerine getirilirse, borçlu tahliye edilir. Borçlunun, nafakanın kaldırılması veya azaltılması talebiyle dava açmış olması halinde, ileri sürdüğü sebepler göz önünde bulundurularak, tazyik hapsinin uygulanması bu davanın sonuna bırakılabilir. Hükmi şahısların muamelelerinde kimlerin ceza göreceği:

Borçlu nafakanın kaldırılması veya azaltılması için dava açmışsa, ileri sürdüğü sebepler gözetilerek tazyik hapsinin uygulanması davanın sonuna bırakılabilir.

Takip masraflarının ait olduğu taraf

Takip masrafları borçluya aittir. Alacaklı, yapılmasını istediği işlemin masrafını ve takip talebi sırasında yapılabilecek itirazın kendisine tebliğ masrafını avans olarak peşin öder. Alacaklı ilk ödenen paradan masraflarını alabilir.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 59Kaynağı aç
Madde 59 – (Değişik: 6/6/1985-3222/4 md.) Takip masrafları borçluya aittir. Alacaklı, yapılmasını talep ettiği muamelenin masrafını ve ayrıca takip talebinde bulunurken borçlunun 62 nci maddeye göre yapabileceği itirazın kendisine tebliğ masrafını da avans olarak peşinen öder. Alacaklı ilk ödenen paradan masraflarını alabilir. VI. ÖDEME EMRİ VE İTİRAZ 1 – Ödeme emri ve muhtevası:

Sık sorulan sorular

Ödeme emrine itiraz kaç gün içinde yapılır?

İtiraz, ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde dilekçeyle veya sözlü olarak icra dairesine bildirilir. Süresi içinde yapılan itiraz takibi durdurur.

Kısmi itirazda yön ve miktar yazılmazsa ne olur?

Borçlu, itiraz ettiği kısmın yönünü ve miktarını açıkça göstermelidir. Bunlar gösterilmezse itiraz edilmemiş sayılır.

Geçerli kısmi itirazdan sonra takip nasıl sürer?

Borçlu borcun yalnız bir kısmına itiraz etmişse takibe, kabul ettiği miktar için devam olunur.

İcra emrinde ödeme için kaç gün gösterilir?

Para borcuna veya teminat verilmesine ilişkin ilam üzerine tebliğ edilen icra emrinde, hükmolunan şeyin en çok yedi gün içinde ödenmesi belirtilir.

Takip başladıktan sonra menfi tespit takibi durdurur mu?

Hayır. Takip başladıktan sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulmasına karar verilemez. Borçlu, gecikmeden doğan zararları karşılamak ve yüzde on beşten aşağı olmayan teminat göstermek suretiyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir.

Haczedilen malın satışı ne kadar sürede istenir?

Alacaklı veya borçlu, hacizden itibaren bir yıl içinde haczolunan malın satışını isteyebilir. Satış istenip artırma satışla sonuçlanmazsa, satışı isteyen alacaklı bakımından süre bir yıl daha uzar.

Aciz vesikasındaki alacak için faiz istenebilir mi?

Hayır. Aciz vesikasında yazılı alacak miktarı için faiz istenemez. Kefiller, müşterek borçlular ve borcu üstlenenler de bu miktar için ödedikleri faiz nedeniyle borçluya rücu edemez.

İhale bedeli alacaklılara ne zaman ödenir?

İhale kesinleşmedikçe ve mal alıcıya teslim edilmedikçe veya teslime hazır hâle getirilmedikçe ihale bedeli alacaklılara ödenmez.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu