İcra ve İflas Kanunu'nun 106. maddesi, haczedilen malın satışının istenmesini hacizden başlayan bir yıllık süreye bağlar. Bu yetki alacaklıya ve borçluya aittir; borçlunun üçüncü kişilerde bulunan alacakları da aynı süre düzeninin içindedir. 110. madde, kanuni süre içinde satışın hiç istenmemesini veya geri alınan talebin aynı süre içinde yenilenmemesini, ilgili mal üzerindeki haczin kalkması sonucuyla ilişkilendirir.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 106Kaynağı aç
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 110Kaynağı aç
Satış isteme süresinin iki ayrı düzeni
106. madde metninde satış isteme yetkisi hem alacaklıya hem borçluya tanınmış ve süre hacizden itibaren bir yıl olarak yazılmıştır. Bu metinde taşınır ile taşınmaz için ayrı süre öngörülmemiştir. Borçlunun üçüncü şahıslardaki alacağı da aynı hükme bağlanmıştır.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 2021/1245 esas, 2021/3072 karar sayılı kararında ise haciz tarihinde uygulanması gereken 106. maddeye göre taşınırda en çok bir yıl, taşınmazda en çok iki yıl içinde satış istenebileceği esas alınmıştır. Bir yıllık düzenleme ile haciz tarihine bağlanan bir ve iki yıllık ayrım aynı süre kuralı değildir; bu iki ölçü birlikte değerlendirilirken malın türü ve haczin tarihi ayrıca gözetilmelidir.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2021/1245, K. 2021/3072Kaynağı aç
Satış giderlerinin peşin yatırılması
106. madde, satış talebiyle birlikte kıymet takdiri ve satış giderlerinin tamamının peşin yatırılmasını zorunlu kılar. Sicile kayıtlı motorlu kara araçlarında muhafaza, kıymet takdiri ve satış talebinin birlikte yapılması ile bunlara ilişkin giderlerin tamamının birlikte ve peşin yatırılması da zorunludur. Talebin yapılmamış sayılması, bu işlemlerin ayrı ayrı eksik bırakılmasına değil, giderin peşin yatırılmamasına bağlanmıştır. Kıymet takdiri ve satış giderlerinin tamamı, sicile kayıtlı motorlu kara araçlarında buna ek olarak muhafaza gideri, satış talebiyle birlikte peşin yatırılmazsa satış talebi yapılmamış sayılır.
Peşin yatırılan miktar satış işlemleri sırasında yetersiz kalırsa icra müdürü satış isteyene on beş gün verir. Eksik miktar bu sürede tamamlanmazsa satış talebi yapılmamış sayılır. Bu sonuç, giderlerin satış sırasında yetersiz kalması haline bağlıdır.
Artırmada satış gerçekleşmezse sürenin uzaması
106. maddeye göre bir yıllık süre içinde satışı istenmesine rağmen artırma sonucu satış gerçekleşmezse, satış isteyen alacaklı bakımından satış isteme süresi, birinci fıkradaki sürenin sona ermesinden itibaren bir yıl daha uzar. Uzatma, satış isteyen alacaklıya ve artırmayla satışın gerçekleşmemesi haline bağlıdır.
Kanuni sürede satış istenmemesi ve haczin kalkması
110. maddeye göre bir malın satılması kanuni sürede istenmezse o mal üzerindeki haciz kalkar. Satış talebi geri alınıp kanuni sürede yenilenmezse sonuç aynıdır. Hacizli malın satılması yönündeki talep bir defa geri alınabilir. Geri alma, haczin kendiliğinden ve derhal kalkması anlamına gelmez; kalkma, talebin kanuni sürede yenilenmemesine bağlıdır.
110. maddenin birinci fıkrası uyarınca haczin kalkmasına yol açan alacaklı, ilgili mal yönünden haciz konulurken ve malın muhafazasında doğan giderlerin sorumluluğunu üstlenir. Bu sorumluluk, haczin kalkmasına sebebiyet veren alacaklı ve o mala ilişkin giderlerle sınırlıdır.
Haczedilen mal resmî sicile kayıtlıysa ve haczin kalktığı icra dairesiyle yapılacak yazışmalar sonucunda tespit edilirse, sicili tutan idare haciz şerhini terkin eder. İdare, işlemi ilgili icra dairesine bildirir. Terkin, haczin kalktığının bu yazışma sonucunda tespit edilmesine bağlıdır.
Haczin düşüp düşmediğinin incelenmesi
Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2014/25854 esas, 2014/31293 karar sayılı ve 23.12.2014 tarihli kararında, borçlunun süresinde satış istenmediği gerekçesiyle yaptığı haciz kaldırma talebinde, harç nedeniyle işin esasına girilmeksizin ret yoluna gidilmesi isabetsiz bulunmuştur. Taleple bağlı kalınarak haczin 106 ve 110. maddeler kapsamında düşüp düşmediği araştırılmalı ve oluşacak sonuca göre karar verilmelidir. Karar, 24.11.2021 tarihli değişiklikten önce verilmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2014/25854, K. 2014/31293Kaynağı aç
Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 2013/4997 esas, 2013/6418 karar sayılı kararında, somut sıra cetveli uyuşmazlığında süresinde satış istenip avans yatırıldıktan sonra satışın ayrıca tamamlanmamasının haczin düşmesi sonucunu doğuracak yasa hükmü bulunmadığı gerekçesiyle yerel kabul kararı bozulmuştur. Karara göre satış talep edilip avansı yatırılmışsa, bir daha satış istemesine gerek kalmaksızın haciz ve satış ayakta kabul edilir; satışın aynı iki yıl içinde yapılmasının zorunlu olduğu ve aksi halde haczin düşeceği yönünde yasa hükmü bulunmamaktadır. Bu karar da 2021 değişikliğinden öncedir ve her haciz türü için genel bir kural oluşturmaz.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2013/4997, K. 2013/6418Kaynağı aç
Üçüncü kişideki para alacağında celp talebi
Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2017/85 esas, 2017/5611 karar sayılı kararında, paraya çevirme başlıklı 106 ve devamı maddelerin taşınır ve taşınmaz satış usulünü düzenlediği, borçlunun üçüncü kişilerdeki alacağının ise taşınır hükmünde olduğu esas alınmıştır. Kararda aktarılan 110. maddeye göre kanuni sürede satış istenmemesi veya geri alınan talebin bu sürede yenilenmemesi, mal üzerindeki haczi kaldırır.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2017/85, K. 2017/5611Kaynağı aç
Aynı kararda, borçlunun başka takip dosyasındaki mahcuz para alacağı için satış söz konusu olmadığından, paranın icra dosyasına celbi talebinin satış talebi gibi değerlendirilerek inceleme yapılması ve hüküm kurulması gerektiği kabul edilmiştir. Bu değerlendirme karardaki para alacağı haczi olayına ilişkindir ve her haciz türüne genellenemez.
Somut olayda 14.04.2016 tarihindeki tahsilatla paranın istenebilir hale geldiği ve 27.06.2016 şikâyet tarihine kadar altı aylık para celbi süresinin dolmadığı görülmüştür. Karar, bu dolmayan süreyi 106. maddede düzenlenen süre olarak nitelendirmiştir. Şikâyetin bu nedenle kabulü gerekirken ilk derece mahkemesinin gerekçesi yerinde bulunmamış; ancak istem kabul edildiğinden sonucu doğru karar onanmıştır. Altı aylık uygulama ve 106. maddeye yapılan bu bağlama, kararın para alacağı olayına ve uyguladığı madde metnine özgüdür.
İkinci ihalede alıcı çıkmaması ve taşınmazdaki süre hesabı
Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 2021/1245 esas, 2021/3072 karar sayılı kararında aktarılan 129. maddenin son fıkrasına göre ikinci ihalede alıcı çıkmaması veya bu maddede yazılı şartların gerçekleşmemesi satış talebini düşürür. Aktarılan kısım hükmün tamamı değildir.
Aynı kararda, ilk haciz tarihi ile satış talebi arasında geçen süreye, alıcı çıkmaması halinde ihalenin düştüğü tarihten yeniden satış istenen tarihe kadar geçen sürenin ekleneceği açıklanmıştır. Toplam süre, haciz tarihi itibarıyla taşınmaz haczi için geçerli görülen iki yılı aşmıyorsa haczin düştüğünden bahsedilemeyeceği kabul edilmiştir. Bu hesap yöntemi kararda taşınmaz haczi ve iki yıllık süre bakımından açıklanmıştır.
Kararda, bedeli paylaşıma konu taşınmazın tapu kaydına ihtiyati haciz değil ihtiyati tedbir şerhi konulduğu ve tasarrufun iptali davasının kabul edildiği 23.09.2010 tarihinin kesin haciz tarihi sayılmasının doğru olmadığı belirtilmiştir. Bu tespit, dosyadaki şerhe ve tarihe özgüdür.
Yargıtay, 26.10.2010 tarihindeki haciz ile 12.04.2011 tarihindeki satış talebi arasında 5 ay 17 gün, 13.06.2011'de alıcı çıkmaması nedeniyle düşen satış talebi ile 16.10.2012 tarihindeki yeni satış talebi arasında ise 16 ay 3 gün bulunduğunu dikkate almıştır. Bu hesaba göre davalının haczinin düştüğünden bahsedilemeyeceği ve bölge adliye mahkemesi kararının bozulması gerektiği sonucuna varılmıştır. Bölge adliye mahkemesinin haczin düştüğü yönündeki sonucu benimsenmemiştir. Süre hesabı bu olayla sınırlıdır.
Sık sorulan sorular
Hacizden sonra satışı kim isteyebilir?
106. maddeye göre satış, hacizden itibaren bir yıl içinde alacaklı veya borçlu tarafından istenebilir. Borçlunun üçüncü şahıslardaki alacağı da bu hükme tabidir. Bazı kararlar ise haciz tarihinde uygulanan metne göre taşınırda en çok bir yıl, taşınmazda en çok iki yıl ölçüsünü esas almıştır; bu ayrım bir yıllık düzenlemeyle aynı kural değildir.
Satış talebi geri alınırsa haciz hemen kalkar mı?
Hayır. Satış talebi bir defa geri alınabilir. Geri alınan talep kanuni sürede yenilenmezse o mal üzerindeki haciz kalkar. Kanuni sürede satışın hiç istenmemesi de aynı sonucu doğurur.
Artırmada satış olmazsa süre uzar mı?
Bir yıllık süre içinde satış istenmesine rağmen artırma sonucu satış gerçekleşmezse, satış isteyen alacaklı bakımından süre, birinci fıkradaki sürenin bitiminden itibaren bir yıl daha uzar.
Sicildeki haciz şerhi hangi halde terkin edilir?
Resmî sicile kayıtlı malda haczin kalktığı, icra dairesiyle yapılan yazışma sonucunda tespit edilirse sicili tutan idare haciz şerhini terkin eder ve işlemi icra dairesine bildirir.
Satış istenip avans yatırıldıktan sonra satış tamamlanmazsa haciz düşer mi?
2013/4997 esas, 2013/6418 karar sayılı karara göre, satış istenip avansı yatırıldıktan sonra satışın ayrıca tamamlanmamasının haczin düşmesi sonucunu doğuracak yasa hükmü bulunmamaktadır. Bu sonuç, kararın baktığı uyuşmazlık ve dönemle sınırlıdır; her mal türüne genellenemez.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

