İlamlı Takipte Zamanaşımı ve İcranın Yenilenmesi

by Avukat Erdal Ersoy
İlamlı Takipte Zamanaşımı ve İcranın Yenilenmesi

İlamlı icra takibinde zamanaşımı süresi, İcra ve İflas Kanunu'nun 39. maddesi uyarınca son muamele üzerinden on yıldır. Bu sürenin başlangıç noktası, takip dosyasındaki en son icra işleminin gerçekleştirildiği tarihtir. Alacaklının dosyayı işlemsiz bırakması ya da usulüne uygun olmayan yollara başvurması, takibin zamanaşımına uğramasına zemin hazırlayabilir.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 39Kaynağı aç
Madde 39 – İlama müstenit takip, son muamele üzerinden on sene geçmekle zamanaşımına uğrar. Noter senedine müstenit takip, senedin mahiyetine göre borçlar veya ticaret kanunlarında muayyen olan zamanaşımlarına tabidir. İcranın iadesi:
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2018/1984, K. 2018/5784Kaynağı aç
12. Hukuk Dairesi         2018/1984 E.  ,  2018/5784 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından borçlu aleyhine başlatılan örnek 4-5 ilamlı icra takibinde, borçlunun, icra mahkemesine başvurusunda; takibe konu ilamın 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesi ile İİK'nun 33-a. maddesi uyarınca icranın geri bırakılmasını talep ettiği, mahkemece sonradan iptaline karar verilmiş olsa bile davalı alacaklının 15/11/2011 tarihinde başlatmış olduğu takibin zamanaşımını keseceği, 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı gerekçesi ile istemin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. İcra İflas Kanunu'nun 39/1. maddesinde; ''İlama müstenit takip, son muamele üzerinden on sene geçmekle zamanaşımına uğrar'' hükmü düzenlenmiştir. Zamanaşımının kesilmesi için alacaklının, icra dosyasında takibin devamını sağlayıcı nitelikte taleplerde bulunması ve takibi işlemsiz bırakmaması gerekir. T.B.K.'nun 146. maddesine göre ise, Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça her alacak 10 yıllık zamanaşımına tâbidir. T.B.K.nun 154/2. maddesinde zamanaşımını kesen nedenler arasında icra takibinde bulunulması da sayılmıştır. Aynı yasanın 156. maddesinde; “Zamanaşımının kesilmesiyle yeni bir süre işlemeye başlar. Borç bir senetle ikrar edilmiş veya bir mahkeme ya da hakem kararına bağlanmış ise yeni süre her zaman 10 yıldır”, aynı yasanın 157/1. maddesinde ise; “Bir dava veya defi yolu ile kesilmiş olan zamanaşımı, dava süresince tarafların yargılamaya ilişkin her işleminden veya hakimin her kararından sonra yeniden işlemeye başlar” düzenlemeleri yer almaktadır. Somut olayda; alacaklı vekilinin … 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 24.12.2001 tarih ve 2001/99 Esas 2011/869 Karar sayılı ilamını, … İcra Müdürlüğü'nün 2004/9031 Esas sayılı dosyasında takip konusu yaptığı, 24.08.2004 tarihinde borçluya icra emri tebliğ edildiği, bilahare takip dosyasının takipsizlik nedeniyle işlemden kaldırıldığı,alacaklı vekili tarafından, bu kez aynı ilamın, … 2. İcra Müdürlüğü'nün 2011/20613 Esas sayılı dosyasında 15/11/2011 tarihinde ilamlı takip konusu yapıldığı, borçlu hakkında başlatılan bu ikinci takibin, … 8. İcra Hukuk Mahkemesinin 05/11/2014 tarih ve 2014/464 esas sayılı kararı ile mükerrerlik nedeniyle iptaline karar verildiği, bu arada takipsizlik nedeniyle işlemden kaldırılan ilk takibin alacaklı vekilince 20/10/2014 tarihinde … 2. İcra Müdürlüğü'nün 2014/19297 esası ile yenilendiği, yenileme emrinin 31/10/2014 tarihinde borçluya tebliğ edildiği görülmektedir. Her ne kadar, her takip talebi ile zamanaşımı kesilip yeniden 10 yıllık zamanaşımı süresi başlar ise de, takipsizlik nedeniyle işlemden kaldırılan takip dosyasının her zaman yenilenmesi mümkün iken,alacaklı vekilince tarafları ve dayanağı ilam aynı olan mükerrer takip başlatılması zamanaşımını kesmez. Bu durumda, Kadıköy İcra Müdürlüğünün 2004/9031 Esas (İstanbul Anadolu 2. İcra Müdürlüğünün 2014/19297 E.) sayılı dosyasında son işlem tarihi 15.09.2004 olup, bu tarihten itibaren yenileme tarihi olan 20/10/2014 tarihine kadar 10 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiği görülmektedir. O halde; icra mahkemesince istemin kabulü ile ilâm zamanaşımına uğradığından İİK’nun 33/1. maddesi uyarınca icranın geri bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde isabetsizdir. SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04/06/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.

İlamlı Takibin Başlaması ve İcra Emri

İlamlı takip, ilamın icra dairesine verilmesiyle başlar (İİK m. 35). İcra dairesi bunun üzerine borçluya bir icra emri tebliğ eder; bu emirde hükmolunan şeyin cinsi ve miktarı gösterilir, en geç yedi gün içinde ödenmesi ihtarı yapılır (İİK m. 32). Zamanaşımı süresinin hesabı, takip dosyasındaki son gerçek icra işleminin tarihini esas alır.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 35Kaynağı aç
Madde 35 – Takip, ilamın icra dairesine tevdii ile başlar. İstiyen alacaklıya kayıt numarasını mübeyyin bedava ve pulsuz bir ilmühaber verilir. İcranın geri bırakılması için verilecek süre[21]
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 32Kaynağı aç
Madde 32 – (Değişik: 18/2/1965-538/16 md.) Para borcuna veya teminat verilmesine dair olan ilam icra dairesine verilince icra memuru borçluya bir icra emri tebliğ eder. Bu emirde 24 üncü maddede yazılanlardan başka hükmolunan şeyin cinsi ve miktarı gösterilir ve nihayet yedi gün içinde ödenmesi ve bu müddet içinde borç ödenmez veya hükmolunan teminat verilmezse icra mahkemesinden veya istinaf veya temyiz yahut iadei muhakeme yolu ile ait olduğu mahkemeden icranın geri bırakılmasına dair bir karar getirilmedikçe cebri icra yapılacağı ve bu müddet içinde 74 üncü madde mucibince mal beyanında bulunması ve bulunmazsa hapis ile tazyik olunacağı, mal beyanında bulunmaz veya hakikata muhalif beyanda bulunursa hapis ile cezalandırılacağı ihtar edilir.[18][19] (Ek fıkra: 2/7/2012-6352/7 md.) Yabancı devlet aleyhine başlatılan ilamlı icra takiplerine ilişkin icra emrinde uluslararası andlaşmalar saklı kalmak kaydıyla, borçlu devlete ait olan mallar hakkında cebri icra yapılabileceği hususu ayrıca ihtar edilir. İcranın geri bırakılması:

On Yıllık Zamanaşımı Süresi

İİK m. 39 uyarınca ilama dayanan takip, son muamele üzerinden on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. İlamlı takibe özgü bu on yıllık süre, alacağın mahkeme kararına bağlanmış olmasıyla doğrudan bağlantılıdır: TBK m. 156 uyarınca borç bir mahkeme ya da hakem kararına bağlanmışsa, zamanaşımı kesildikten sonra işleyecek yeni süre her zaman on yıldır. Böylece her kesme eyleminin ardından on yıllık süre yeniden başlar.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 156Kaynağı aç
MADDE 156- Zamanaşımının kesilmesiyle, yeni bir süre işlemeye başlar. Borç bir senetle ikrar edilmiş veya bir mahkeme ya da hakem kararına bağlanmış ise, yeni süre her zaman on yıldır. 2. Alacaklının fiili hâlinde

Noter senedine dayanan takipler ayrı bir kurala tabidir: İİK m. 39 uyarınca bu takipler, senedin mahiyetine göre Borçlar Kanunu veya Ticaret Kanunu'nda öngörülen zamanaşımı sürelerine tabi tutulur. Bu iki kategori birbirinden farklı kurallara tabidir.

Zamanaşımının Kesilmesi

TBK m. 154/2 uyarınca icra takibinde bulunmak, zamanaşımını kesen nedenler arasında sayılmıştır. Zamanaşımı icra takibiyle kesilmişse, TBK m. 157/2 gereğince alacağın takibine ilişkin her işlemden sonra yeniden işlemeye başlar. Alacaklının takip dosyasında takibin devamını sağlayıcı nitelikte taleplerde bulunması ve takibi işlemsiz bırakmaması bu bağlamda önem taşır.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 157Kaynağı aç
MADDE 157- Bir dava veya def’i yoluyla kesilmiş olan zamanaşımı, dava süresince tarafların yargılamaya ilişkin her işleminden veya hâkimin her kararından sonra yeniden işlemeye başlar. Zamanaşımı, icra takibiyle kesilmişse, alacağın takibine ilişkin her işlemden sonra yeniden işlemeye başlar. Zamanaşımı, iflas masasına başvurma sebebiyle kesilmişse, iflasa ilişkin hükümlere göre alacağın yeniden istenmesi imkânının doğumundan itibaren yeniden işlemeye başlar. E. Davanın reddinde ek süre

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2015/1395, K. 2015/19263 sayılı kararında icra müdürünün dosyanın işlemden kaldırılmasına yönelik kararının takip işlemi niteliği taşımadığını ve zamanaşımını kesmeyeceğini açıkça ortaya koymuştur. Aynı kararda son icra işlemi olarak araç haciz tarihi esas alınmış; o tarihten yenileme tarihine kadar on yıllık zamanaşımı süresinin geçtiği tespit edilmiştir.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2015/1395, K. 2015/19263Kaynağı aç
8. Hukuk Dairesi         2015/1395 E.  ,  2015/19263 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Çorlu İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 06/05/2014 NUMARASI : 2013/662-2014/214 Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararına ilişkin temyiz dilekçesinin reddine dair 29.09.2014 tarih, 2014/19807 Esas, 2014/17343 Karar sayılı Daire ilâmının müddeti içinde tashihen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü: KARAR Alacaklı tarafından borçlu aleyhine başlatılan ilamlı takipte, borçlu vekili İcra Mahkemesi'ne başvurusunda; icra dosyasındaki son işlemin 04.10.2002 tarihli araç haciz işlemi olduğunu, son işlemin üzerinden 10 yıllık süre geçtiğinden yenileme emrinin zamanaşımı nedeniyle iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece dosyanın işlemden kaldırılış tarihi ile yenileme tarihi arasında 10 yıllık süre geçmediğinden bahisle şikayetin reddine karar verilmiştir. Hükmün borçlu vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizce, uyuşmazlık konusu miktarın 5.440,00 TL'den az olduğu gerekçesiyle temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiştir. Yukarıda açıklandığı üzere, borçlu 21.101,57 TL miktarlı yenileme emrinin iptalini talep ettiğinden, uyuşmazlık konusu miktar 5.440,00 TL'den fazla olup, mahkeme kararı miktar itibariyle kesin nitelikte bulunmadığından, İİK'nun 363. maddesinde sayılan temyizi kabil kararlardandır. Bu nedenle, Dairemiz'in 29.09.2014 tarih ve 2014/19807 Esas- 2014/17343 Karar sayılı temyiz dilekçesinin reddine dair kararı maddi hataya dayalı olup borçlu vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin anılan kararının oybirliğiyle kaldırılmasına karar verildikten sonra, borçlu vekilinin İcra Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine geçildi. 2004 sayılı İcra-İflas Kanunu'nun 39/1. maddesinde ''İlama müstenit takip, son muamele üzerinden on sene geçmekle zamanaşımına uğrar.'' hükmü düzenlenmiştir. Zamanaşımının kesilmesi için alacaklının, icra dosyasında takibin devamını sağlayıcı nitelikte taleplerde bulunması ve takibi işlemsiz bırakmaması gerekir. Somut olayda; icra dosyasında son işlem tarihi araç haciz tarihi olan 04.10.2002 olup, İcra müdürü'nün dosyanın işlemden kaldırılmasına yönelik kararı takip işlemi olmayıp zamanaşımını kesmez.Bu durumda son işlem araç haciz tarihi olan 04.10.2002 olduğundan bu tarihten itibaren yenileme tarihine kadar 10 yıllık zamanaşımı süresi geçmiştir.Bu nedenle şikayetin kabülüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle reddi isabetsizdir. SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 52,40 TL peşin harcın karar düzeltme isteyene iadesine, 27.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Dosyanın İşlemden Kaldırılması ve Zamanaşımı

İİK m. 78/3 uyarınca haciz talebi kanuni süre içinde yapılmaz ya da geri alındıktan sonra bu süre içinde yenilenmezse dosya muameleden kaldırılır. Bu hükmün ilamlı takipte uygulanması, İİK m. 41 çerçevesinde değerlendirilmesi gereken bir konudur. Her hâlükârda icra müdürünün dosyanın işlemden kaldırılmasına ilişkin kararı, Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin E. 2015/1395, K. 2015/19263 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, bir takip işlemi değildir ve zamanaşımını kesmez. Öte yandan bir icra dosyasının işlemden kaldırılmış olması tek başına alacağın zamanaşımına uğradığı anlamına gelmez; zamanaşımının dolup dolmadığı, son gerçek icra işleminin tarihinden itibaren ayrıca değerlendirilmelidir.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 78Kaynağı aç
Madde 78 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.) (Değişik birinci fıkra:22/7/2020-7251/49 md.) Ödeme emrindeki müddet geçtikten ve borçlu itiraz etmiş ise itirazı kaldırıldıktan sonra mal beyanını beklemeksizin alacaklı, haciz konmasını isteyebilir. Ancak, alacaklı dilerse haciz talebinde bulunmaksızın Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi üzerinden, bu sisteme entegre bilişim sistemleri vasıtasıyla borçlunun mal, hak veya alacağını sorgulayabilir. Sorgulama sonunda Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi, varsa borçlunun mal, hak veya alacağının mahiyeti ve detayı hakkında bilgi verir ve bu durumda sistem üzerinden de haciz talep edilebilir. Bu takdirde icra dairesi, tespit edilen mal, hak veya alacağı elektronik ortamda haczeder. Sorgulama sonunda edinilen bilgiler hukuka aykırı olarak paylaşılamaz. Sorgulama ve haciz işlemlerinin yürütülebilmesi için kamu kurum veya kuruluşları ile 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 3 üncü maddesinde tanımlanan kredi kuruluşları ve finansal kuruluşlar, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi ile kendi sistemleri arasında entegrasyonu sağlar. Sorgulamanın tür, kapsam ve sınırı ile diğer hususlar Adalet Bakanlığınca yürürlüğe konulan yönetmelikle belirlenir. (Değişik:6/6/1985-3222/9 md.) Haciz istemek hakkı, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren bir sene geçmekle düşer. İtiraz veya dava halinde bunların vukuundan hükmün katileşmesine kadar veya alacaklıyla borçlunun icra dairesinde taksit sözleşmeleri yapmaları halinde taksit sözleşmesinin ihlaline kadar geçen zaman hesaba katılmaz. Alacaklı isterse, haciz talebinin vukuuna dair bir vesika verilir. Bu vesika hiç bir harç ve resme tabi değildir. Haciz talebi kanuni müddet içinde yapılmaz veya geri alındıktan sonra bu müddet içinde yenilenmezse dosya muameleden kaldırılır. Yeniden haciz istemek, alacaklı tarafından vukubulan yenileme talebinin borçluya tebliğine mütevakkıftır. İlama müstenit olmayan takiplerde yenileme talebi üzerine yeniden harc alınır. Yenileme masraf ve harcları borçluya tahmil edilmez. 2 – Hacze başlama müddeti:

Yenileme Talebinin Niteliği

Yenileme, işlemden kaldırılmış bir takip dosyasının usul bakımından yeniden aktif hale getirilmesini sağlayan bir araçtır; zamanaşımını kendiliğinden ortadan kaldıran bağımsız bir kurum değildir. İİK m. 78/4 uyarınca yeniden haciz istemek, alacaklı tarafından yapılan yenileme talebinin borçluya tebliğine bağlıdır. Yargıtay içtihadında, takipsizlik nedeniyle işlemden kaldırılan bir dosyanın her zaman yenilenebilecek olması nedeniyle mevcut dosya yerine aynı ilama dayalı mükerrer yeni bir takip başlatılmasının zamanaşımını kesmeyeceği kabul edilmektedir.

Mükerrer Takip ve Zamanaşımı

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2018/1984, K. 2018/5784 sayılı kararında, takipsizlik nedeniyle işlemden kaldırılan takip dosyasının her zaman yenilenebilecek olmasına karşın alacaklı tarafından tarafları ve dayanağı ilam aynı olan mükerrer bir takip başlatılmasının zamanaşımını kesmeyeceğini hükme bağlamıştır.

Öte yandan Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2018/3793, K. 2018/9032 sayılı kararında mükerrerlik iddiasının her somut olayda ayrıca incelenmesi gerektiğini vurgulamıştır. Bu kararda birinci takiple zamanaşımının kesilip kesilmediği ve mükerrerlik iddiasının ayrıca araştırılması gerektiği gerekçesiyle yerel mahkemenin doğrudan dayanak ilamın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle takibin iptaline karar vermesi isabetsiz bulunarak hüküm bozulmuştur.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2018/3793, K. 2018/9032Kaynağı aç
12. Hukuk Dairesi         2018/3793 E.  ,  2018/9032 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVACILAR : BORÇLULAR: …,…,…,…,… Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından Tarım Kredi Kooperatifi müşterek ve müteselsil borç senetlerine dayalı olarak borçlu ,… mirasçıları aleyhine başlatılan örnek 4-5 ilamlı icra takibinde, borçlular vekilinin, icra mahkemesine başvurusunda; murislerinin borcu nedeniyle müvekkilleri aleyhine başlatılan takibe konu ilamın 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu, zamanaşımı süresinin dolmadığının kabulü halinde murisin ölümünden önce aynı borç için muris hakkında … İcra Müdürlüğü'nün 2009/150 E. sayılı dosyası ile başlatılan takibin şikayete konu takip ile mükerrer olduğu iddiası ile icranın geri bırakılmasını talep ettiği, mahkemece, takibe konu 30.09.2001 tarihli ilama ilişkin on yıllık zamanaşımı süresinin takipten önce dolduğu gerekçesi ile takibin iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır. İcra İflas Kanunu'nun 39/1. maddesinde; ''İlama müstenit takip, son muamele üzerinden on sene geçmekle zamanaşımına uğrar'' hükmü düzenlenmiştir. Zamanaşımının kesilmesi için alacaklının, icra dosyasında takibin devamını sağlayıcı nitelikte taleplerde bulunması ve takibi işlemsiz bırakmaması gerekir. T.B.K.'nun 146. maddesine göre ise, Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça her alacak 10 yıllık zamanaşımına tâbidir. T.B.K.nun 154/2. maddesinde zamanaşımını kesen nedenler arasında icra takibinde bulunulması da sayılmıştır. Aynı yasanın 156. maddesinde; “Zamanaşımının kesilmesiyle yeni bir süre işlemeye başlar. Borç bir senetle ikrar edilmiş veya bir mahkeme ya da hakem kararına bağlanmış ise yeni süre her zaman 10 yıldır”, aynı yasanın 157/1. maddesinde ise; “Bir dava veya defi yolu ile kesilmiş olan zamanaşımı, dava süresince tarafların yargılamaya ilişkin her işleminden veya hakimin her kararından sonra yeniden işlemeye başlar” düzenlemeleri yer almaktadır. Somut olayda; alacaklı tarafından borçlusu ,… olan 03.10 2000, 05.04.2000, 06.04.2000 tarihli Tarım Kredi Kooperatifi müşterek ve müteselsil borç senetlerine dayalı olarak ,… hakkında 09.09.2009 tarihinde … İcra Müdürlüğü'nün 2009/150 E. sayılı dosyası ile ilamlı takip başlatıldığı, borçluya icra emri tebliğ edilemediği, bilahare bu takip dosyasının 23.10.2013 tarihinde takipsizlik nedeniyle işlemden kaldırıldığı, ,…'ın ölümü üzerine alacaklı tarafından aynı borç senetlerinin ,… mirasçıları aleyhine şikayete konu takip dosyasında 23.02.2015 tarihinde ilamlı takip konusu yapıldığı anlaşılmıştır. Her ne kadar, her takip talebi ile zamanaşımı kesilip yeniden 10 yıllık zamanaşımı süresi başlar ise de, takipsizlik nedeniyle işlemden kaldırılan takip dosyasının her zaman yenilenmesi mümkün iken, alacaklı tarafından dayanağı ilam aynı olan mükerrer takip başlatılması zamanaşımını kesmez. … İcra Müdürlüğü'nün 2009/150 E. sayılı takip dosyasında muris ,… aleyhine başlatılan takiple zamanaşımı süresinin 09.09.2009 tarihinde kesildiği ve on yıllık yeni bir zamanaşımı süresinin başladığı, buna göre dayanak belgeler yönünden zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmıştır. O halde; mahkemece, borçluların mükerrerlik iddiası incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde dayanak ilamın zamanaşımına uğradığı gerekçesi ile takibin iptali yönündeki hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02/10/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Zamanaşımı Kabul Edildiğinde Doğru Hukuki Sonuç

Takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde borcun zamanaşımına uğraması nedeniyle şikayetin kabulü halinde icra mahkemesinin vermesi gereken karar 'takibin iptali' değil 'icranın geri bırakılması'dır. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2013/32414, K. 2013/39686 ve E. 2013/22003, K. 2013/30668 sayılı kararlarında takibin iptali yönünde kurulan hükmü isabetsiz bulmuş; her iki kararda da yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama gerektirmediğinden kararı düzelterek onama yoluna gitmiştir.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2013/32414, K. 2013/39686Kaynağı aç
12. Hukuk Dairesi         2013/32414 E.  ,  2013/39686 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Karacabey İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 14/06/2013 NUMARASI : 2013/23-2013/89 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi  tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; Alacaklı tarafından başlatılan kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takipte, borçlunun İİK.nun 71. maddesi atfıyla İİK'nun 33/a maddesi hükmü uyarınca takibin kesinleşmesinden sonraki devreye ilişkin olarak borcun zamanaşımına uğraması nedeniyle icranın geri bırakılması istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece takibin zamanaşımı nedeniyle iptaline karar verildiği anlaşılmıştır. Şikayetin konusu takibin kesinleşmesinden sonraki devrede borcun zamanaşımına uğraması nedeniyle icranın geri bırakılması talebine ilişkindir. İİK’nun 71. maddesinin 2. fıkrası  "borçlu takibin kesinleşmesinden sonraki devrede borcun zamanaşımına uğradığını ileri sürecek olursa, 33/a maddesi hükmü kıyasen uygulanacaktır" hükmünü düzenlemektedir. İİK'nun 33/a maddesinin 1. fıkrası ise "ilamın zamanaşımına uğradığı veya zamanaşımının kesildiği veya tatile uğradığı iddiaları icra mahkemesi tarafından resmi vesikalara müsteniden incelenerek icranın geri bırakılmasına veya devamına karar verilir." hükmünü içerir. Mahkemenin takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde borcun zamanaşımına uğraması nedeniyle şikayetin kabulü ile icranın geri bırakılmasına karar vermesi gerekirken takibin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsiz ve bozmayı gerektirir ise de; bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ  : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Karacabey İcra Hukuk Mahkemesi’nin 14.06.2013 tarih ve 2013/23 E. – 2013/89 K. sayılı kararının hüküm bölümünün birinci  bendinde yer alan "iptaline" ibaresinin karar metninden çıkartılmasına, yerine "icranın geri bırakılmasına" ibaresinin yazılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekliyle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), mahkeme kararı düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12/12/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2013/22003, K. 2013/30668Kaynağı aç
12. Hukuk Dairesi         2013/22003 E.  ,  2013/30668 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul 22. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 13/03/2013 NUMARASI : 2012/330-2013/264 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için  Tetkik Hakimi tarafından  düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; Alacaklı tarafından başlatılan kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takipte, borçlunun İİK.nun 71. maddesi atfıyla İİK'nun 33/a maddesi hükmü uyarınca takibin kesinleşmesinden sonraki devreye ilişkin olarak borcun zamanaşımına uğraması nedeniyle icranın geri bırakılması istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece takibin zamanaşımı nedeniyle iptaline karar verildiği anlaşılmıştır. Şikayetin konusu takibin kesinleşmesinden sonraki devrede borcun zamanaşına uğraması nedeniyle icranın geri bırakılması talebine ilişkindir. İİK’nun 71. maddesinin 2. fıkrası  "borçlu takibin kesinleşmesinden sonraki devrede borcun zamanaşımına uğradığını ileri sürecek olursa, 33/a maddesi hükmü kıyasen uygulanacaktır" hükmünü düzenlemektedir. İİK'nun 33/a maddesinin 1. fıkrası ise "ilamın zamanaşımına uğradığı veya zamanaşımının kesildiği veya tatile uğradığı iddiaları icra mahkemesi tarafından resmi vesikalara müsteniden incelenerek icranın geri bırakılmasına veya devamına karar verilir." hükmünü içerir. Mahkemenin takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde borcun zamanaşımına uğraması nedeniyle şikayetin kabulü ile icranın geri bırakılmasına karar vermesi gerekirken takibin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsiz ve bozmayı gerektirir ise de; bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ  : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile İstanbul 22. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 13.03.2013 tarih ve 2012/330 E. – 2012/264 K. sayılı kararının hüküm bölümünün 2 nolu bendinde yer alan "takibin iptaline" ibaresinin karar metninden çıkartılmasına, yerine "icranın geri bırakılmasına" ibaresinin yazılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekliyle İİK 366. ve HUMK’nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), mahkeme kararı düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına,  ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

İİK m. 33/a uyarınca ilamın zamanaşımına uğradığı, zamanaşımının kesildiği veya tatile uğradığı iddiaları icra mahkemesi tarafından resmi vesikalara dayanılarak incelenir ve icranın geri bırakılmasına ya da devamına karar verilir. Kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile başlatılan takiplerde ise borçlunun zamanaşımı iddiası, İİK m. 71'in m. 33/a'ya kıyasen uygulanmasına ilişkin yaptığı atıf çerçevesinde icra mahkemesine yöneltilir.

İİK m. 41 ve Haciz Hükümlerinin İlamlı Takibe Uygulanması

İİK m. 41 uyarınca ilamlı takibe özgü hükümlere aykırı düşmeyen diğer İİK hükümleri ilamlı takiplerde de uygulanır. Bu çerçevede İİK m. 78'deki haciz isteme ve haciz talebinin düşmesine ilişkin kuralların ilamlı takiplerle ilişkisi tartışmalıdır; m. 78/2'de haciz isteme hakkının düşmesine ilişkin bir yıllık süre 'ödeme emrinin tebliği tarihinden' başlatılmakta olup bu hükmün ilamlı takipte nasıl işleyeceği, İİK m. 41 çerçevesinde somut duruma ve yargı içtihadına göre ayrıca değerlendirilmesi gereken bir konudur.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 41Kaynağı aç
Madde 41 – Kanunun bu ikinci babında yazılı hükümlere mugayir olmıyan diğer hükümleri ilama müstenit takiplerde de cereyan eder. ÜÇÜNCÜ BAP İlamsız takip I. TAKİBİN MUHTELİF TARZLARI: Para borcu ve teminat için takip:

Borçlunun Zamanaşımı İtirazı ve İcra Mahkemesine Başvuru

İcra emrinin tebliği üzerine borçlu, yedi gün içinde dilekçeyle icra mahkemesine başvurarak borcun zamanaşımına uğradığını ileri sürebilir (İİK m. 33). İİK m. 33/2 uyarınca icra emrinin tebliğinden sonraki dönemde tahakkuk eden zamanaşımına dayanan geri bırakma istekleri herhangi bir süre kısıtlaması olmaksızın her zaman yapılabilir. Aynı fıkrada düzenlenen itfa ve imhale dayanan istekler ise noterlikçe resen yapılmış veya tasdik edilmiş belgelere ya da icra zaptına dayandırılmalıdır; zamanaşımına dayanan geri bırakma istekleri için bu belge şartı aynı fıkrada öngörülmemiştir.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 33Kaynağı aç
Madde 33 – (Değişik: 18/2/1965-538/17 md.) İcra emrinin tebliği üzerine borçlu yedi gün içinde dilekçe ile icra mahkemesine başvurarak borcun zamanaşımına uğradığı veya imhal veya itfa edildiği itirazında bulunabilir. İtfa veya imhal iddiası yetkili mercilerce re’sen yapılmış veya usulüne göre tasdik edilmiş yahut icra dairesinde veya icra mahkemesinde veya mahkeme önünde ikrar olunmuş senetle tevsik edildiği takdirde icra geri bırakılır. İcra emrinin tebliğinden sonraki devrede tahakkuk etmiş itfa, imhal, veya zamanaşımına dayanan geri bırakma istekleri her zaman yapılabilir. Bunlardan itfa veya imhale dayanan istekler mutlaka noterlikçe re’sen yapılmış veya tasdik olunmuş belgelere veya icra zaptına istinat ettirilmelidir. İcra mahkemesi, geri bırakılma talebini reddettiği takdirde borçlu ancak istinaf veya temyiz yoluna başvuru süresi içinde alacağı karşılıyacak nakit veya icra mahkemesince kabul edilecek taşınır rehin veya esham veya tahvilat veya taşınmaz rehni yahut muteber bir banka kefaleti göstermek şartiyle istinaf veya temyiz yoluna başvurabilir. Borçlunun yeter malı mahcuz ise veya borçlunun talebi üzerine istinaf veya temyiz yoluna başvuru süresi içinde yeter malı haczedilmişse bu fıkrada yazılı teminatı göstermeye lüzum yoktur.[20] Borçlu olmadığı parayı ödemek mecburiyetinde kalan borçlunun 72 nci madde mucibince istirdat davası açarak paranın geriye verilmesini istemek hakkı saklıdır. İlamın zamanaşımına uğradığı iddiası:
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2013/655, K. 2014/148Kaynağı aç
Hukuk Genel Kurulu         2013/655 E.  ,  2014/148 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Uşak İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 20/03/2013 NUMARASI : 2013/13-2013/172 Taraflar arasındaki “itiraz” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Uşak İcra Hukuk Mahkemesi’nce davanın reddine dair verilen 01.02.2012 gün ve 2011/388 E., 2012/60 K. sayılı kararın incelenmesi davacı-borçlu vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 8.Hukuk Dairesi’nin 22.11.2012 gün ve 2012/9710 E., 2012/11354 K. sayılı ilamı ile; (…Alacaklı tarafından başlatılan ve devam ettirilen ilamlı takibe karşı borçlu, icra mahkemesine gelerek, takibin kesinleşmesinden sonra borcun ödenerek alacaklıdan ibraname aldığını belirterek, itfa nedeniyle icranın geri bırakılmasını talep etmiştir. Alacaklı belgedeki imzayı kabul etmiş, ancak içeriğinin kendisince düzenlenmediğini ve doğru olmadığını, imzalı boş A4 kağıdının bu şekilde düzenlenmiş olabileceğini, kendisine takip borcu nedeniyle herhangi bir ödemenin olmadığını cevap etmiştir. Mahkemece borçlunun duruşma gün ve saatini bildiği halde mazeretsiz duruşmaya katılmadığı, davanın şikayet olduğu ve iddianın ispat edilemediğinden bahisle şikayetin reddine karar verilmiştir. İİK.nun 33/2.maddesi gereğince, "icra emrinin tebliğinden sonraki devrede tahakkuk etmiş itfa, imhal veya zamanaşımına dayanan geri bırakma istekleri her zaman yapılabilir. Bunlardan itfa veya imhale dayanan istekler mutlaka noterlikçe re'sen yapılmış veya tasdik olunmuş belgelere veya icra zaptına istinat ettirilmelidir.” Takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde borcun ve fer'ilerinin itfa edildiğini yahut alacaklının kendisine bir mühlet verdiğini noterden tasdikli veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispat ederse, takibin iptal veya talikini her zaman icra mahkemesinden isteyebilir. İcra mahkemesindeki borcun itfasına dair itirazlarda HMK.nun 316 ve devamı maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulü uygulanır. Somut olayda, borçlunun icra mahkemesine başvurusu, İİK.nun 33/2.maddesinde öngörülen icra emrinin tebliğinden sonraki dönemde borcun ödendiği nedenine dayalı itfa itirazına ilişkin olup, İİK.nun 16. maddesinde düzenlenen icra dairesi işlemine karşı şikayet niteliğine haiz değildir. Bu nedenlerle, mahkemece alacaklının da davayı takip etmeyeceği beyanı üzerine taraflarca takip edilmeyen davanın HMK.nun 316/g, 150/1 ve 320/4. maddelerindeki düzenlemeleri nazara alınarak, işlemden kaldırılmasına karar verilmesi yerine, İİK.nun 16. ve (6352 s.Y. ile değişik 18. maddesine göre) 18. maddelerine dayalı olarak duruşmaya devam edilerek yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir…) gerekçesi ile bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir. Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: Davacı-borçlu vekili, müvekkili aleyhine alacaklı-davalı tarafından ilama dayalı olarak icra takibi yapıldığını, davalı-alacaklının kendisine 40.000 TL ödenmesi nedeniyle eşi ile anlaştığını, ibraname düzenlendiğini, bu nedenle borcun ve konulan hacizlerin kaldırılması için İcra Müdürlüğü’ne başvurulduğunu, ancak İcra Müdürlüğü tarafından 23.06.2011 tarihli kararla istemin reddedildiğini ileri sürerek, red kararının iptali, şikayetin kabulü ile kötüniyet tazminatı istemiştir. Mahkemece, “ davanın şikayete yönelik olduğu, davacı yan duruşmaya katılmadı ise de, re'sen karar verilebileceği, davacının davasını ispatlayamadığı,” gerekçesi ile şikayetin reddine karar verilmiş; davacı-borçlu vekilinin temyizi üzerine hüküm, Özel Dairece, yukarda metni aynen alınan ilam ile bozulmuş; Yerel Mahkeme, önceki kararda direnmiştir. Direnme kararını davacı-borçlu vekili temyize getirmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; Uşak 2.İcra Müdürlüğü’nün 2004/73 esaslı dosyasında, alacaklı N.. Y.. tarafından, borçlu E.. K.. aleyhine, 20.000.000.000 TL tazminat ve ekleri toplamı olan 53.558.000.000 TL alacak nedeniyle 07.01.2004 tarihinde takip başlatıldığı, takip dayanağının Uşak İş Mahkemesi'nin 03.12.2003 tarih, 2002/371 esas, 2003/454 sayılı davacısı N.. Y.., davalısı E.. K.. olan, iş kazası nedeniyle açılan manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, mahkemece 20 000 000 000 TL manevi tazminata hükmedildiği; 53 nolu icra emrinin borçlu vekiline 13.01.2004 tarihinde tebliğ edildiği, takibin kesinleştiği ve borçlunun taşınmazlarına haciz konulduğu anlaşılmaktadır. Davacı-borçlu, 23.06.2011 tarihinde İcra Müdürlüğü’ne başvurarak, davalı ile eşi Ahmet Köstence'nin haricen anlaştığını, borcun ödendiğini bildirerek, buna ilişkin 18.06.2011 tarihli davalı-alacaklı Nural ile eşi Ahmet arasında düzenlenen adi yazılı belgeyi sunarak dosyanın işlemden kaldırılmasını istemiştir. İcra Müdürlüğü’nce alacaklı veya vekilinin dosyanın işlemden kaldırılması yönünde talebinin bulunmadığı gerekçesi ile istem 23.06.2011 günlü kararla reddedilmiştir. Davacı yan da 30.06.2011 tarihinde eldeki davayı açmıştır. Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; 1-Davanın 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun (İİK) 33/2.maddesinde düzenlenen icra emrinin tebliğinden sonraki dönemde borcun ödendiği iddiasına dayalı itfa itirazı mı ; yoksa İİK'nun 16.maddesinde düzenlenen icra dairesi işlemine yönelik şikayet mi olduğu, 2-Sonucuna göre dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır. 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 16.maddesine göre; kanunun hallini mahkemeye bıraktığı hususlar müstesna olmak üzere İcra ve İflas dairelerinin yaptığı muameleler hakkında kanuna muhalif olmasından veya hadiseye uygun bulunmamasından dolayı icra mahkemesine şikayet olunabilir. Aynı Kanun’un 18.maddesi uyarınca da aksine hüküm bulunmayan hallerde icra mahkemesi, şikayet konusu işlemi yapan icra dairesinin açıklama yapmasına ve duruşma yapılmasına gerek olup olmadığını takdir eder; duruşma yapılmasını uygun gördüğü takdirde ilgilileri en kısa zamanda duruşmaya çağırır ve gelmeseler bile gereken kararı verir. Öte yandan 2004 sayılı İİK’nun 33/2.maddesinde ise, icra emrinin tebliğinden sonraki devrede tahakkuk etmiş itfa, imhal veya zamanaşımına dayanan geri bırakma isteklerinin her zaman yapılabileceği, bunlardan itfa veya imhale dayanan isteklerin mutlaka noterlikçe re'sen yapılmış veya tasdik olunmuş belgelere veya icra zaptına istinat ettirilmesi gerektiği düzenlenmiştir. 2004 sayılı İİK’nun 18.maddesi uyarınca icra mahkemesine arzedilen hususlarda basit yargılama usulü uygulanır.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 320/4.maddesine göre de, basit yargılama usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosyanın, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa, dava açılmamış sayılır. Somut olayda, icra takibinin kesinleştiği, bu aşamadan sonra davacı-borçlu icra dosyasına 18.06.2011 tarihli adi belge sunarak itfa nedeniyle borcun kaldırılmasını istemiştir. Öyle ise bu istem, 2004 sayılı İİK’nun 33/2.maddesinde düzenlenen icra emrinin tebliğinden sonraki dönemde borcun ödendiği iddiasına dayalı itfa itirazına ilişkindir. Davacı-borçlu 01.02.2012 günlü oturuma gelmemiş, davalı yan da davayı takip etmeyeceğini bildirmiştir. Öyle ise 6100 s.HMK’nun 320/4.maddesi uyarınca dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmelidir. Hukuk Genel Kurulu görüşmeleri sırasında bir kısım üyelerce, davacı-borçlunun dava dilekçesinde icra müdürünün red kararını şikayet ettiğini bildirdiği, bu nedenle istemin şikayet niteliğinde olduğunu benimseyen yerel mahkeme kararının yerinde olduğu görüşü savunulmuşsa da, bu görüş yukarda açıklanan nedenlerle Kurul çoğunluğu tarafından benimsenmemiştir. Bu bakımdan Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen Özel Daire bozma ilamına uyulması gerekirken,önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır. SONUÇ : Davacı-borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile,direnme kararının Özel Daire bozma ilamında gösterilen nedenlerden dolayı 6217 sayılı Kanunun 30.maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 366/III. maddesi uyarınca tebliğden itibaren 10 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26.02.2014 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

İcra mahkemesi geri bırakma talebini reddederse borçlu, yalnızca istinaf veya temyiz yoluna başvuru süresi içinde alacağı karşılayacak nakit ya da icra mahkemesince kabul edilecek taşınır rehni, esham, tahvilat, taşınmaz rehni veya muteber banka kefaleti göstermek şartıyla üst yargı yoluna başvurabilir (İİK m. 33/3). Borçlunun yeter malı mahcuz ise veya talep üzerine süre içinde haczedilmişse bu teminat şartı aranmaz. Borçlu olmadığı parayı ödemek zorunda kalan borçlunun İİK m. 72 uyarınca istirdat davası açarak paranın iadesini istemek hakkı saklıdır (İİK m. 33/4).

Sık Sorulan Sorular

İlamlı takipte zamanaşımı ne zaman başlar?

Zamanaşımı, takip dosyasındaki en son icra işleminin yapıldığı tarihten itibaren işlemeye başlar. İİK m. 39 uyarınca bu süre on yıldır. TBK m. 154/2 gereğince icra takibinde bulunmak zamanaşımını keser; borç bir mahkeme kararına bağlanmışsa TBK m. 156 uyarınca kesmenin ardından işleyecek yeni süre de on yıldır. Bununla birlikte mükerrer takip başlatma gibi istisnai durumlarda bu genel kesme kuralının uygulanmayabileceği Yargıtay içtihadında kabul edilmektedir.

Dosyanın işlemden kaldırılması zamanaşımını durdurur mu?

Hayır. İcra müdürünün dosyanın işlemden kaldırılmasına ilişkin kararı bir icra işlemi niteliği taşımadığından zamanaşımını kesmez. Ayrıca dosyanın işlemden kaldırılmış olması tek başına alacağın zamanaşımına uğradığı anlamına gelmez; zamanaşımının dolup dolmadığı, son gerçek icra işlemi esas alınarak ayrıca değerlendirilmelidir.

Aynı ilama dayalı ikinci bir takip başlatmak zamanaşımını keser mi?

Takipsizlik nedeniyle işlemden kaldırılan bir dosya her zaman yenilenebilecekken aynı taraflara ve aynı ilama dayanan mükerrer yeni bir takip başlatılması zamanaşımını kesmez. Öte yandan mükerrerlik iddiasının her somut olayda ayrıca incelenmesi gerekir; birinci takiple zamanaşımının kesilip kesilmediği ve yeni sürenin dolup dolmadığı bu inceleme sonucuna göre belirlenir.

Borçlu zamanaşımı itirazını ne zaman ileri sürebilir?

Borçlu, icra emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra mahkemesine başvurarak zamanaşımı itirazında bulunabilir (İİK m. 33). İcra emrinin tebliğinden sonra tahakkuk eden zamanaşımına dayalı geri bırakma talepleri ise herhangi bir süreyle kısıtlı olmaksızın yapılabilir (İİK m. 33/2).

Zamanaşımı kabul edilirse icra mahkemesi hangi kararı verir?

Takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde borcun zamanaşımına uğramasına dayanan şikayette icra mahkemesinin vermesi gereken karar takibin iptali değil icranın geri bırakılmasıdır. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, takibin iptali yönünde kurulan hükümleri bu gerekçeyle isabetsiz bulmuş; yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama gerektirmediğinden kararı düzelterek onama yoluna gitmiştir.

Zamanaşımı itirazı reddedilirse borçlu ne yapabilir?

Geri bırakma talebi reddedilirse borçlu, istinaf veya temyiz yoluna başvuru süresi içinde alacağı karşılayacak teminat göstermek şartıyla üst yargı yoluna başvurabilir. Yeter malı mahcuz olan borçludan bu teminat aranmaz. Borçlu olmadığı parayı ödemek zorunda kalan borçlunun İİK m. 72 uyarınca istirdat davası açma hakkı saklıdır.

Kambiyo senetlerine özgü takipte zamanaşımı itirazı nasıl yapılır?

Kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile başlatılan takiplerde borçlu, İİK m. 71'in m. 33/a'ya kıyasen uygulanmasına ilişkin atfı çerçevesinde icra mahkemesine başvurarak zamanaşımı iddiasını ileri sürebilir. İcra mahkemesi bu iddiayı resmi vesikalara dayanarak inceler ve icranın geri bırakılmasına ya da devamına karar verir.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2014/4347, K. 2014/6889Kaynağı aç
12. Hukuk Dairesi         2014/4347 E.  ,  2014/6889 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Tekirdağ İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 06/08/2013 NUMARASI : 2013/177-2013/207 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; Alacaklı tarafından borçlu muris A.. Ç.. hakkında çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibine başlandığı, takip kesinleşmeden keşideci–borçlunun vefatı üzerine takibin yasal mirasçılarına yöneltilerek mirasçılara örnek 10 numaralı ödeme emri tebliğ edildiği ve ödeme emrinin davacı-borçluya 19.03.2009 tarihinde tebliğ edildiği, tebliğ üzerine davacı–borçlunun 22.06.2010 dava tarihli icra mahkemesine başvurusu ile takibe konu çekin teminat senedi olduğunu, mükerrer takip yapıldığını, çekin bedelsiz kaldığını, yetkili icra dairesinde takip yapılmadığını ve 23.06.2009 ile 24.12.2009 tarihleri arasında takip dosyasında işlem yapılmadığından zamanaşımının gerçekleştiğini belirterek icranın geri bırakılmasını ve takibin iptalini talep ettiği, mahkemece istemin reddine karar verildiği anılan kararın temyizi üzerine Dairemizce zamanaşımı şikayeti dışındaki diğer itirazların reddine ilişkin kararın onanmasına, zamanaşımı şikayeti bakımından davacı–borçlu hakkında 23.06.2009–22.06.2010 tarihleri arasında bir takip işlemi yapılmadığı, zamanaşımının gerçekleştiği, İİK.nun 71. maddesinin göndermesi ile aynı Kanun'un 33/a maddesi hükmü uyarınca borçlu S.. Ç.. yönünden icranın geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiği belirtilerek hükmün bozulmasına karar verildiği, mahkemece bozma ilamına uyularak zamanaşımı süresinin dolduğu açıklanarak borçlu S.. Ç.. yönünden takibin iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır. Şikayetin konusu takibin kesinleşmesinden sonraki devrede borcun zamanaşımına uğraması nedeniyle icranın geri bırakılması talebine ilişkindir. İİK’nun 71. maddesinin 2. fıkrası "borçlu takibin kesinleşmesinden sonraki devrede borcun zamanaşımına uğradığını ileri sürecek olursa, 33/a maddesi hükmü kıyasen uygulanacaktır" hükmünü düzenlemektedir. İİK'nun 33/a maddesinin 1. fıkrası ise "ilamın zamanaşımına uğradığı veya zamanaşımının kesildiği veya tatile uğradığı iddiaları icra mahkemesi tarafından resmi vesikalara müsteniden incelenerek icranın geri bırakılmasına veya devamına karar verilir." hükmünü içerir. Mahkemenin takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde borcun zamanaşımına uğraması nedeniyle şikayetin kabulü ile icranın geri bırakılmasına karar vermesi gerekirken takibin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsiz ve bozmayı gerektirir ise de; bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Tekirdağ 1. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 06.08.2013 tarih ve 2013/177 E.-2013/207 K. sayılı kararının hüküm bölümünün birinci bendinde yer alan "takibin bu davacı yönünden iptaline" ibaresinin karar metninden çıkartılmasına, yerine "davacı S.. Ç.. yönünden icranın geri bırakılmasına" ibaresinin yazılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekliyle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), mahkeme kararı düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11/03/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu