İlamlı Takipte Zamanaşımı ve İcranın Geri Bırakılması

by Avukat Erdal Ersoy
İlamlı Takipte Zamanaşımı ve İcranın Geri Bırakılması

Mahkeme ilamına dayalı icra takipleri, takip dosyasında gerçekleştirilen son işlem üzerinden on yıl geçmesiyle zamanaşımına uğrar. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 39 gereğince ilama müstenit takiplerde on yıllık zamanaşımı süresi uygulanırken, noter senedine dayanan takipler ise senedin hukuki niteliğine göre borçlar veya ticaret mevzuatında belirlenen zamanaşımı sürelerine tabidir. Bu nedenle icra dosyasının fiilen açık kalması, kanuni zamanaşımı süresinin dolmasını kendiliğinden engellemez.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 39Kaynağı aç
Madde 39 – İlama müstenit takip, son muamele üzerinden on sene geçmekle zamanaşımına uğrar. Noter senedine müstenit takip, senedin mahiyetine göre borçlar veya ticaret kanunlarında muayyen olan zamanaşımlarına tabidir. İcranın iadesi:

Zamanaşımını Kesen Haller ve Takip İşlemlerinin Niteliği

Zamanaşımı süresinin kesilmesinde borçlu ve alacaklı tarafın usulî işlemleri önem taşır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 154/1 uyarınca borçlunun borcu ikrar etmesi, kısmen ifada bulunması, faiz ödemesi, rehin vermesi veya kefil göstermesi zamanaşımını keser. Aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca alacaklının dava veya def'i yoluyla mahkemeye ya da hakeme başvurması, icra takibatında bulunması veya iflas masasına müracaat etmesi de zamanaşımını kesen yasal sebepler arasındadır.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 154Kaynağı aç
MADDE 154- Aşağıdaki durumlarda zamanaşımı kesilir: 1. Borçlu borcu ikrar etmişse, özellikle faiz ödemiş veya kısmen ifada bulunmuşsa ya da rehin vermiş veya kefil göstermişse. 2. Alacaklı, dava veya def’i yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurmuşsa, icra takibinde bulunmuşsa ya da iflas masasına başvurmuşsa. II. Birlikte borçlulara etkisi

Zamanaşımının kesilmesiyle birlikte Türk Borçlar Kanunu m. 156 gereğince yeni bir süre işlemeye başlar; borcun mahkeme veya hakem kararına bağlanmış olması durumunda bu yeni süre her zaman on yıldır. İcra takibi yoluyla kesilen zamanaşımı bakımından ise Türk Borçlar Kanunu m. 157/2 doğrultusunda, takipsiz bırakılmayıp alacağın takibine ilişkin yapılan her işlemden sonra on yıllık süre yeniden işlemeye başlar.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 156Kaynağı aç
MADDE 156- Zamanaşımının kesilmesiyle, yeni bir süre işlemeye başlar. Borç bir senetle ikrar edilmiş veya bir mahkeme ya da hakem kararına bağlanmış ise, yeni süre her zaman on yıldır. 2. Alacaklının fiili hâlinde
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 157Kaynağı aç
MADDE 157- Bir dava veya def’i yoluyla kesilmiş olan zamanaşımı, dava süresince tarafların yargılamaya ilişkin her işleminden veya hâkimin her kararından sonra yeniden işlemeye başlar. Zamanaşımı, icra takibiyle kesilmişse, alacağın takibine ilişkin her işlemden sonra yeniden işlemeye başlar. Zamanaşımı, iflas masasına başvurma sebebiyle kesilmişse, iflasa ilişkin hükümlere göre alacağın yeniden istenmesi imkânının doğumundan itibaren yeniden işlemeye başlar. E. Davanın reddinde ek süre

İcra dosyasında gerçekleştirilen her işlem zamanaşımını kesme niteliğine sahip değildir. Zamanaşımını etkileyen işlemlerin alacağın tahsiline yönelik olması, dosyayı gerçekten ileri taşıması ve takip fonksiyonu bulunması gerekir. Bu çerçevede yalnızca bilgi alma, dosyayı hatırlatma veya sonuç doğurmayan pasif hareketler her zaman yeterli kabul edilmeyebilir.

Takip İşleminin Kişilere Etkisi ve İcra Kefaleti

Zamanaşımını kesen bir takip işlemi kural olarak hangi borçlu aleyhine icra edilmişse yalnızca onun bakımından sonuç doğurur. Bu kural gereğince icra takibinde asıl borçluya yönelik olarak gerçekleştirilen takip işlemleri, icra kefili yönünden zamanaşımını her durumda kesmeyebilir. İcra kefilinin sorumluluğunun sürdürülebilmesi bakımından kefilin kendi hukuki durumunu etkileyen işlemlerin varlığı aranır.

İcra Dosyasının Yenilenmesi ve Dolmuş Zamanaşımı

İşlemden kaldırılan icra dosyalarında yeniden haciz istenebilmesi, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 78/5 gereğince alacaklının yenileme talebinin borçluya tebliğ edilmesine bağlıdır. Ancak son muamele tarihinden itibaren kanunun öngördüğü on yıllık zamanaşımı süresi bir kez gerçekleştikten sonra alacaklının yapacağı dosya yenileme talebi zamanaşımını geriye dönük olarak bertaraf etmez. Borçlu, zamanaşımı süresi dolmuş bir takipte icra mahkemesine başvurarak icranın geri bırakılmasını talep edebilir.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 78Kaynağı aç
Madde 78 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.) (Değişik birinci fıkra:22/7/2020-7251/49 md.) Ödeme emrindeki müddet geçtikten ve borçlu itiraz etmiş ise itirazı kaldırıldıktan sonra mal beyanını beklemeksizin alacaklı, haciz konmasını isteyebilir. Ancak, alacaklı dilerse haciz talebinde bulunmaksızın Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi üzerinden, bu sisteme entegre bilişim sistemleri vasıtasıyla borçlunun mal, hak veya alacağını sorgulayabilir. Sorgulama sonunda Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi, varsa borçlunun mal, hak veya alacağının mahiyeti ve detayı hakkında bilgi verir ve bu durumda sistem üzerinden de haciz talep edilebilir. Bu takdirde icra dairesi, tespit edilen mal, hak veya alacağı elektronik ortamda haczeder. Sorgulama sonunda edinilen bilgiler hukuka aykırı olarak paylaşılamaz. Sorgulama ve haciz işlemlerinin yürütülebilmesi için kamu kurum veya kuruluşları ile 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 3 üncü maddesinde tanımlanan kredi kuruluşları ve finansal kuruluşlar, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi ile kendi sistemleri arasında entegrasyonu sağlar. Sorgulamanın tür, kapsam ve sınırı ile diğer hususlar Adalet Bakanlığınca yürürlüğe konulan yönetmelikle belirlenir. (Değişik:6/6/1985-3222/9 md.) Haciz istemek hakkı, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren bir sene geçmekle düşer. İtiraz veya dava halinde bunların vukuundan hükmün katileşmesine kadar veya alacaklıyla borçlunun icra dairesinde taksit sözleşmeleri yapmaları halinde taksit sözleşmesinin ihlaline kadar geçen zaman hesaba katılmaz. Alacaklı isterse, haciz talebinin vukuuna dair bir vesika verilir. Bu vesika hiç bir harç ve resme tabi değildir. Haciz talebi kanuni müddet içinde yapılmaz veya geri alındıktan sonra bu müddet içinde yenilenmezse dosya muameleden kaldırılır. Yeniden haciz istemek, alacaklı tarafından vukubulan yenileme talebinin borçluya tebliğine mütevakkıftır. İlama müstenit olmayan takiplerde yenileme talebi üzerine yeniden harc alınır. Yenileme masraf ve harcları borçluya tahmil edilmez. 2 – Hacze başlama müddeti:

İcra Emrinden Önceki ve Sonraki Zamanaşımı İtirazları

İlamlı takipte icra emrinin tebliği üzerine borçlu, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 33/1 uyarınca yedi gün içinde dilekçeyle icra mahkemesine başvurarak borcun zamanaşımına uğradığı, imhal veya itfa edildiği itirazında bulunabilir. Bu başvuru, ilamın icraya konulmasından ve icra emrinin tebliğinden önceki evrede vuku bulan zamanaşımı hallerini konu edinir.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 33Kaynağı aç
Madde 33 – (Değişik: 18/2/1965-538/17 md.) İcra emrinin tebliği üzerine borçlu yedi gün içinde dilekçe ile icra mahkemesine başvurarak borcun zamanaşımına uğradığı veya imhal veya itfa edildiği itirazında bulunabilir. İtfa veya imhal iddiası yetkili mercilerce re’sen yapılmış veya usulüne göre tasdik edilmiş yahut icra dairesinde veya icra mahkemesinde veya mahkeme önünde ikrar olunmuş senetle tevsik edildiği takdirde icra geri bırakılır. İcra emrinin tebliğinden sonraki devrede tahakkuk etmiş itfa, imhal, veya zamanaşımına dayanan geri bırakma istekleri her zaman yapılabilir. Bunlardan itfa veya imhale dayanan istekler mutlaka noterlikçe re’sen yapılmış veya tasdik olunmuş belgelere veya icra zaptına istinat ettirilmelidir. İcra mahkemesi, geri bırakılma talebini reddettiği takdirde borçlu ancak istinaf veya temyiz yoluna başvuru süresi içinde alacağı karşılıyacak nakit veya icra mahkemesince kabul edilecek taşınır rehin veya esham veya tahvilat veya taşınmaz rehni yahut muteber bir banka kefaleti göstermek şartiyle istinaf veya temyiz yoluna başvurabilir. Borçlunun yeter malı mahcuz ise veya borçlunun talebi üzerine istinaf veya temyiz yoluna başvuru süresi içinde yeter malı haczedilmişse bu fıkrada yazılı teminatı göstermeye lüzum yoktur.[20] Borçlu olmadığı parayı ödemek mecburiyetinde kalan borçlunun 72 nci madde mucibince istirdat davası açarak paranın geriye verilmesini istemek hakkı saklıdır. İlamın zamanaşımına uğradığı iddiası:

İcra emrinin tebliğinden sonraki devrede tahakkuk etmiş zamanaşımı, itfa veya imhal iddialarına dayanan icranın geri bırakılması talepleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 33/2 uyarınca herhangi bir süre sınırlaması olmaksızın her zaman ileri sürülebilir.

İcra Mahkemesinde İnceleme ve İcranın Geri Bırakılması Kararı

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 33/a fıkra 1 hükmü uyarınca, ilamın zamanaşımına uğradığı veya zamanaşımının kesildiği yahut tatile uğradığı yönündeki iddialar icra mahkemesi tarafından resmi belgelere dayanılarak incelenir. İcra mahkemesi resmi vesikalar üzerinden yaptığı bu değerlendirme neticesinde icranın geri bırakılmasına veya icranın devamına karar verir.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 33/aKaynağı aç
Madde 33/a – (Ek: 18/2/1965-538/18 md.) İlamın zamanaşımına uğradığı veya zamanaşımının kesildiği veya tatile uğradığı iddiaları icra mahkemesi tarafından resmi vesikalara müsteniden incelenerek icranın geri bırakılmasına veya devamına karar verilir. Alacaklı, icranın geri bırakılması kararının kesinleştiğinin kendisine tebliğinden sonra, zamanaşımının vakı olmadığını ispat sadedinde ve 7 gün içinde umumi mahkemelerde dava açabilir. Aksi takdirde icrası istenen ilamın zamanaşımına uğradığı hususu kesin hüküm teşkil eder. İcranın devamına karar verilmesi halinde 33 üncü maddenin son fıkrası burada da uygulanır. III. Müşterek Hükümler: İcranın nereden isteneceği:

İcra mahkemesince icranın geri bırakılmasına hükmedilmesi halinde alacaklı, bu kararın kesinleştiğinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde genel mahkemelerde dava açarak zamanaşımının gerçekleşmediğini ispatlama hakkına sahiptir. Alacaklı bu yedi günlük süre içerisinde dava açmazsa ilamın zamanaşımına uğradığı hususu kesin hüküm teşkil eder. İcra mahkemesince icranın devamına karar verilmesi durumunda ise İcra ve İflas Kanunu m. 33/a fıkra 3 uyarınca Kanunun 33 üncü maddesinin son fıkrası hükmü tatbik edilir.

Kanun Yolu Başvurusu ve İstirdat Davası

İcra mahkemesi geri bırakılma talebini reddettiğinde borçlu, istinaf veya temyiz yoluna başvuru süresi içerisinde alacağı karşılayacak nakit teminat ya da mahkemece kabul edilecek taşınır rehni, esham, tahvilat, taşınmaz rehni yahut muteber bir banka kefaleti sunarak kanun yoluna gidebilir. Borçlunun yeterli malı haczedilmişse veya borçlunun talebiyle başvuru süresi içinde yeterli mal haczi gerçekleşmişse teminat aranmaz. Takip sürecinde borçlu olmadığı bir meblağı ödemek zorunda kalan borçlunun ise İcra ve İflas Kanunu m. 33/4 yollamasıyla Kanunun 72 nci maddesi kapsamında istirdat davası açarak ödenen meblağın iadesini talep etme hakkı saklı tutulmuştur.

İlamlı icra takibinde zamanaşımı süresi ne kadardır?

İlamlı takiplerde zamanaşımı süresi, icra dosyasında yapılan son muameleden itibaren on yıl geçmesiyle dolar. Türk Borçlar Kanunu m. 156 gereğince ilama bağlanan alacaklarda kesilme sonrası başlayacak yeni süre de on yıldır.

İcra emri tebliğ edildikten sonraki zamanaşımı ne zamana kadar ileri sürülebilir?

İcra emrinin tebliğinden sonraki takip evresinde zamanaşımının dolması durumunda, İcra ve İflas Kanunu m. 33/2 uyarınca herhangi bir süre sınırı olmaksızın her zaman icranın geri bırakılması istenebilir.

Dosyanın yenilenmesi dolmuş zamanaşımı süresini ortadan kaldırır mı?

On yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra yapılan takip yenileme talebi gerçekleşen zamanaşımını ortadan kaldırmaz. Borçlu, İcra ve İflas Kanunu m. 33/a uyarınca icra mahkemesinden icranın geri bırakılmasını talep edebilir.

İcranın geri bırakılması kararına karşı alacaklı ne yapabilir?

Alacaklı, icranın geri bırakılması kararının kesinleştiğinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde genel mahkemelerde dava açarak zamanaşımının gerçekleşmediğini ispatlayabilir; aksi takdirde ilamın zamanaşımına uğradığı kesin hüküm haline gelir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu