İlamlı icra takibinde zamanaşımı def’i, ilama veya ilam niteliğindeki belgelere dayanan alacakların kanunda öngörülen sürelerin geçmesi nedeniyle cebri icra kabiliyetini yitirdiğini ileri süren temel bir savunma vasıtasıdır. Borçlu, ilamın zamanaşımına uğradığını ileri sürerek icra mahkemesinden icranın geri bırakılmasını talep edebilir. Bu prosedür, ilamın icraya konulmasından önceki döneme veya takibin kesinleşmesinden sonraki evreye göre farklı usul ve süre kurallarına bağlanmıştır.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 39Kaynağı aç
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 33Kaynağı aç
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 33/aKaynağı aç
İlamlı Takipte Zamanaşımı Süresi ve Zamanaşımının Kesilmesi
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 146. maddesi gereğince, kanunda aksine bir düzenleme yer almadıkça her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 39. maddesi doğrultusunda ilama müstenit icra takipleri, takip dosyasındaki son muamele üzerinden on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Noter senetlerine dayalı takiplerde ise senedin hukuki mahiyetine göre Borçlar Kanunu veya Türk Ticaret Kanunu’nda yer alan özel zamanaşımı süreleri tatbik olunur.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 146Kaynağı aç
Borcun zamanaşımı, Türk Borçlar Kanunu’nun 154. maddesinde sayılan hâllerle kesilir. Borçlunun borcu ikrar etmesi, faiz ödemesi, kısmen ifada bulunması, rehin veya kefil göstermesi zamanaşımını kestiği gibi; alacaklının dava açması, def'i yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurması, icra takibi başlatması yahut iflas masasına başvurması da zamanaşımını kesen sebepler arasındadır. Aynı Kanun'un 156. maddesi uyarınca zamanaşımının kesilmesiyle yeni bir süre işlemeye başlar; alacak bir mahkeme veya hakem kararına bağlanmışsa bu yeni süre her zaman on yıldır.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 154Kaynağı aç
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 156Kaynağı aç
Zamanaşımı icra takibiyle kesildiğinde, Türk Borçlar Kanunu’nun 157. maddesi gereğince alacağın takibine ilişkin her işlemden sonra yeniden işlemeye başlar. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2018/1984 Esas ve 2018/5784 Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere, takip dosyasında zamanaşımının kesilmesi için alacaklının takibin devamını sağlayıcı nitelikte taleplerde bulunması ve icra takibini işlemsiz bırakmaması şarttır. Takipsizlik sebebiyle işlemden kaldırılan takip dosyasının yenilenmesi her zaman mümkün bulunmakla birlikte, alacaklının aynı taraflar ve aynı ilam dayanağıyla mükerrer takip başlatması zamanaşımını kesici bir etki doğurmaz.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 157Kaynağı aç
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2018/1984, K. 2018/5784Kaynağı aç
İcra Emrinin Tebliği Üzerine Zamanaşımı İtirazı ve İcranın Geri Bırakılması
İcra ve İflas Kanunu’nun 33. maddesinin birinci fıkrasına göre borçlu, icra emrinin tebliği üzerine yedi gün içinde bir dilekçeyle icra mahkemesine başvurarak borcun zamanaşımına uğradığı, itfa edildiği veya imhal edildiği itirazında bulunabilir. Bu aşamada yapılan zamanaşımı itirazı, ilamın icraya konulmasından önceki on yıllık sürenin dolduğu iddiasına dayanır.
İcra emrinin tebliğinden sonraki devrede tahakkuk eden itfa, imhal veya zamanaşımına dayanan icranın geri bırakılması talepleri ise İcra ve İflas Kanunu’nun 33. maddesi uyarınca yedi günlük süreye tabi olmaksızın her zaman ileri sürülebilir. Takibin kesinleşmesinden sonra dosyanın takipsiz bırakılarak son muamele tarihinden itibaren on yıllık sürenin dolması bu kapsama girmektedir.
İcra ve İflas Kanunu’nun 33/a maddesi uyarınca ilamın zamanaşımına uğradığı, zamanaşımının kesildiği veya tatile uğradığı yönündeki iddialar icra mahkemesince resmî vesikalara dayanılarak incelenir. İcra mahkemesi inceleme neticesinde şartların varlığına kanaat getirirse icranın geri bırakılmasına, aksi takdirde icranın devamına hükmeder.
İcranın Geri Bırakılması Kararının Sonuçları ve Başvuru Yolları
İcra mahkemesince verilen icranın geri bırakılması kararının kesinleştiğinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde alacaklı, zamanaşımının gerçekleşmediğini ispat etmek amacıyla genel mahkemelerde dava açma hakkına sahiptir. Alacaklı bu yedi günlük süre içerisinde genel mahkemede dava ikame etmezse, icrası talep edilen ilamın zamanaşımına uğradığı hususu kesin hüküm teşkil eder.
İcra mahkemesinin borçlunun icranın geri bırakılması talebini reddetmesi veya İcra ve İflas Kanunu'nun 33/a maddesinin son fıkrası delaletiyle icranın devamına karar vermesi hâlinde borçlu, istinaf veya temyiz yoluna gidebilir. Borçlunun bu kanun yollarına başvurabilmesi, başvuru süresi içinde alacağı karşılayacak nakit veya icra mahkemesince kabul edilecek taşınır rehni, esham, tahvilat, taşınmaz rehni yahut muteber bir banka kefaleti göstermesi şartına bağlıdır. Ancak borçlunun yeterli malı haczedilmiş durumda ise ayrıca teminat göstermesine lüzum bulunmamaktadır.
İcranın geri bırakılması prosedürü tamamlanmadan icra tehdidi altında borçlu olmadığı bir parayı ödemek mecburiyetinde kalan borçlu yönünden kanun koyucu özel bir koruma öngörmüştür. İcra ve İflas Kanunu’nun 33. maddesi uyarınca borçlunun, Kanun'un 72. maddesi kapsamında istirdat davası açarak ödediği paranın geri verilmesini talep etme hakkı saklı tutulmuştur.
Kanun Yoluna Başvuruda İcranın Geri Bırakılması Prosedürü
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 367. maddesi gereğince kural olarak temyiz veya istinaf kanun yoluna başvurulmuş olması kararın icrasını durdurmaz. Ancak İcra ve İflas Kanunu’nun 36. maddesi saklı tutulduğu gibi; kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz mal ile ilgili ayni haklara ilişkin kararlar kesinleşmedikçe icra olunamaz.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 367Kaynağı aç
Hükmolunan ilama karşı istinaf veya temyiz kanun yoluna başvuran borçlu, ilamda yazılı para veya eşyayı resmî bir mercie depo ettiğini belgelerse yahut bu kıymette taşınır rehni, esham, tahvilât, taşınmaz rehni veya muteber banka kefaleti gösterirse takibin yapıldığı yer icra mahkemesinden icranın geri bırakılması kararı getirmek üzere icra müdürlüğünden mehil vesikası alabilir. Borçlunun hükmolunan miktarı karşılayacak malı haczedilmişse de bu mehil verilir.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 36Kaynağı aç
İcra ve İflas Kanunu’nun 36. maddesi kapsamında tehir-i icra prosedüründe teminat gösterme zorunluluğunun istisnaları mevcuttur. Borçlunun Devlet olması veya borçlunun adlî yardımdan yararlanan bir kimse bulunması hâlinde teminat gösterme şartı aranmaz. Öte yandan, İcra ve İflas Kanunu’nun 36. maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 367. maddesi uyarınca nafaka hükümlerinde icranın geri bırakılması amacıyla mehil verilemez ve icranın geri bırakılmasına karar verilemez.
İlamlı takipte zamanaşımı def'i hangi sürede ileri sürülmelidir?
İcra emrinin tebliğinden önceki zamanaşımı için tebliğden itibaren yedi gün içinde icra mahkemesine başvurulması gerekir; icra emrinin tebliğinden sonraki devrede gerçekleşen zamanaşımı ise her zaman ileri sürülebilir.
İlamlı icra takibinde zamanaşımı süresi ne kadardır?
İlamlı icra takibi, takip dosyasındaki takibin devamını sağlayıcı son muamele üzerinden on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.
Mükerrer icra takibi açılması zamanaşımını keser mi?
Takipsizlik nedeniyle işlemden kaldırılan takip dosyası her zaman yenilenebilir; ancak tarafları ve dayanağı ilam aynı olan mükerrer takip başlatılması zamanaşımını kesmez.
Nafaka ilamlarında icranın geri bırakılması istenebilir mi?
Nafaka hükümlerinde icranın geri bırakılması amacıyla icra müdürlüğünce mehil verilemez ve icra mahkemesince icranın geri bırakılması kararı verilemez.
İcranın geri bırakılması kararına karşı alacaklı ne yapabilir?
Alacaklı, icranın geri bırakılması kararının kesinleştiğinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde genel mahkemelerde dava açarak zamanaşımının gerçekleşmediğini ispatlayabilir; aksi takdirde ilamın zamanaşımına uğradığı hususu kesin hüküm teşkil eder.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

