Cebri İcra Yetkisi ve Yurt Dışındaki Malvarlığına Haciz Sınırı
Cebri icra yetkisi devletlerin egemenlik alanlarıyla sınırlıdır. Bu sebeple Türkiye'de başlatılan bir icra takibi kural olarak Türkiye sınırları içerisinde hukuki sonuç doğurur ve borçlunun başka bir ülkede bulunan malvarlığı üzerine doğrudan haciz uygulanması mümkün değildir. Buna karşılık yurt dışındaki borçlunun Türkiye'de bulunan banka hesapları, taşınmazları, araçları, şirket ortaklık payları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları icra takibi kapsamında değerlendirilebilir.
Yurt Dışında Yaşayan Borçlu İçin Yetkili İcra Dairesinin Belirlenmesi
Borçlunun yurt dışında yerleşik bulunması durumunda takibin açılacağı icra dairesinin tespitinde borcun niteliği, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri ve ilgili kanuni yetki kuralları dikkate alınır.
7201 Sayılı Kanun Kapsamında Yabancı Memlekette Tebligat Usulü
Borçlunun adresinin yurt dışında yer alması durumunda tebligat işlemleri uluslararası tebligat kuralları, Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler ve mevzuat hükümleri çerçevesinde yürütülür. 7201 sayılı Tebligat Kanunu m. 25/1 uyarınca yabancı memlekette tebliğ, o memleketin yetkili makamı vasıtasıyla yapılır. Bunun için anlaşma veya yabancı ülke kanunları elverişli ise o yerdeki Türkiye siyasi memuru veya konsolosu yetkili makamdan tebligat yapılmasını talep eder.
7201 sayılı TEBLİGAT KANUNU m. 25Kaynağı aç
Yurt dışındaki muhataplara iletilecek evrak, 7201 sayılı Tebligat Kanunu m. 25/2 uyarınca işlemi başlatan merciin bağlı olduğu bakanlık kanalıyla Dışişleri Bakanlığına ulaştırılır ve görev sahası gözetilerek yetkili büyükelçilik ya da konsolosluğa tevdi edilir. Bununla birlikte 7201 sayılı Kanun m. 25/3 gereğince Dışişleri Bakanlığının aracı kılınmasına gerek bulunmayan durumlarda evrak, ilgili bakanlık tarafından muhatabın yer aldığı bölgedeki diplomatik temsilciliğe doğrudan da gönderilebilir.
İlamsız İcra Takibi ve Borca İtiraz Hükümleri
Alacaklının elinde bir mahkeme kararı bulunmadığı hallerde genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlatılabilir. Borçlu ödeme emrine itiraz etmezse takip kesinleşebilir. Borçlunun takibe itiraz etmesi durumunda takip durur ve alacaklının takibe devam edebilmesi için itirazın kaldırılması veya itirazın iptali hukuki yollarına başvurması gerekir.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 62/1 kapsamında ödeme emrine karşı koymak isteyen borçlunun, tebliğden başlayarak yedi günlük süre zarfında icra dairesine sözlü beyanda bulunması veya dilekçe sunması şarttır. Borçlu itirazını takibin açıldığı daireden farklı bir icra dairesine yöneltirse, başvuruyu alan daire gerekli gideri tahsil edip evrakı gecikmeksizin takibin yürütüldüğü yetkili mercie iletir; tahsil edilmeyen giderden görevli personel kişisel olarak mesuldür. Ayrıca 2004 sayılı Kanun m. 62/2 uyarınca borçlunun itirazı, alacaklının yatırmış olduğu avanstan karşılanarak üç gün zarfında muhtıra yoluyla alacaklı tarafa bildirilir.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 62Kaynağı aç
İtiraz başvurusunda bulunan borçlu yahut temsilcisi, 2004 sayılı Kanun m. 62/3 uyarınca takip ve yargılama işlemlerine esas teşkil edecek yurt içi bir yerleşim yeri göstermek mecburiyetindedir. Mevcut adresini değiştirip yurt içinde yeni yerleşim yeri bildirmeyen borçlunun yeni adresi görevlilerce saptanamazsa, takip talebinde yazılı adrese yöneltilen tebligat muhataba bizzat ulaştırılmış sayılır. Borcun sadece belirli bir bölümüne karşı çıkılıyorsa, 2004 sayılı Kanun m. 62/4 uyarınca uyuşmazlık konusu meblağın ve gerekçesinin açıkça belirtilmesi zorunlu olup aksi durumda borca hiç itiraz edilmemiş kabul edilir. Dayanak belgedeki imzanın borçluya ait olmadığı öne sürülüyorsa, 2004 sayılı Kanun m. 62/5 gereğince bu hususun itirazda ayrıca ve açık biçimde dile getirilmesi gerekir; aksi takdirde senetteki imza takip hukuku bakımından geçerli sayılır.
Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz Yolu
Takip konusu alacağın çek, bono veya poliçe gibi kambiyo senetlerine dayanması ve bu belgelerin kanunda öngörülen zorunlu şekil şartlarını taşıması durumunda genel haciz yolundan ayrı özel takip yollarına başvurulabilir.
İlamlı İcra ve Yabancı Mahkeme Kararlarının Tenfizi
Alacaklının elinde kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunması hâlinde ilamlı icra yoluna başvurulabilir. Yabancı mahkemelerden alınan kararlar yönünden ise 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun m. 50/1 uyarınca yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin verilmiş ve o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş bulunan ilamların Türkiye'de icra olunabilmesi, yetkili Türk mahkemesi tarafından tenfiz kararı verilmesine bağlıdır. Ayrıca 5718 sayılı Kanun m. 50/2 gereğince yabancı mahkemelerin ceza ilamlarında yer alan kişisel haklarla ilgili hükümler hakkında da tenfiz kararı istenebilir. Tenfiz kararı alındıktan sonra yabancı mahkeme ilamı Türk hukukunda icra edilebilir nitelik kazanır ve ilamlı icra takibine konu edilebilir.
5718 sayılı MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN m. 50Kaynağı aç
Yabancı Şirketlere Karşı Türkiye'de Takip Açılması
Borçlunun tüzel kişi yabancı bir şirket olması durumunda icra takibinin Türkiye'de yürütülebilmesi belirli fiili ve hukuki unsurlara dayanır. Yabancı şirketin Türkiye'de şubesi, temsilciliği veya malvarlığı bulunması durumunda Türkiye'de icra takibi başlatılması mümkündür.
Yurt dışındaki borçlunun yabancı ülkedeki malvarlığına Türkiye'den haciz konulabilir mi?
Cebri icra yetkisi devletlerin egemenlik alanıyla sınırlı olduğundan, Türkiye'de başlatılan bir takip borçlunun yabancı ülkedeki malvarlığına doğrudan haciz uygulanmasını sağlamaz; takip yalnızca Türkiye sınırları içerisinde sonuç doğurur.
Yurt dışındaki borçlunun Türkiye'deki hangi malvarlığı değerlerine haciz konulabilir?
Borçlunun Türkiye'de bulunan banka hesapları, taşınmazları, motorlu taşıtları, şirket ortaklık payları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları icra takibi kapsamında değerlendirilebilir.
Yabancı mahkeme ilamı Türkiye'de doğrudan icra takibine konulabilir mi?
5718 sayılı Kanun m. 50/1 uyarınca yabancı mahkeme ilamının Türkiye'de icra olunabilmesi yetkili Türk mahkemesince tenfiz kararı verilmesine bağlıdır; tenfiz kararı alındıktan sonra yabancı mahkeme ilamı icra edilebilir hâle gelir ve alacaklı ilamlı icra takibi başlatabilir.
Borçlu ödeme emrine itiraz ettiğinde yurt içinde adres göstermek zorunda mıdır?
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 62/3 gereğince borçlu veya vekili takip işlemlerine esas olmak üzere borçluya ait yurt içinde bir adresi itirazla birlikte bildirmek zorundadır; yeni adres bildirilmezse takip talebindeki adrese tebligat yapılır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

