Haciz Sırasında İstihkak Beyanı ve Haczin Sırası
Borçlu veya borçluyla birlikte malı elinde bulunduran kişiler, taşınır mal üzerinde üçüncü bir kişinin mülkiyet veya rehin gibi sınırlı bir ayni hakkı bulunması ya da malın daha önce üçüncü bir kişi tarafından haczedilmiş olması durumunda, bu hususu haciz yapan memura bildirmek ve beyanın haciz tutanağına geçirilmesini talep etmek zorundadır. Haczi yapan memur da borçluyu veya malı fiilen elinde bulunduran kimseleri bu beyanda bulunmaya davet eder. Üçüncü kişinin mülkiyet veya rehin hakkı bulunan, üçüncü kişi tarafından haczedilmiş olan ya da üçüncü şahısça ihtiyaten haciz veya istihkak iddia edilen taşınır malların haczi 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 85. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca en sonraya bırakılır.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 85Kaynağı aç
Borçlunun Zilyetliğindeki Mallarda İstihkak Usulü ve İtiraz
Borçlu elinde bulundurduğu bir malı üçüncü bir şahsın mülkü ya da rehni olarak gösterdiğinde yahut üçüncü kişi o mal üzerinde mülkiyet veya rehin hakkı ileri sürdüğünde, icra dairesi bu durumu haciz ve icra tutanaklarına kaydeder ve iki tarafa bildirir. İcra dairesi, istihkak iddiasına karşı itirazlarını bildirmeleri için alacaklı ve borçluya üç günlük mühlet tanır. İlgililerin bu süre zarfında sessiz kalması istihkak iddiasını kabul etmiş sayılmaları sonucunu doğurur.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 96Kaynağı aç
Malın haczini öğrenen borçlu veya üçüncü kişi, öğrenme tarihinden itibaren yedi gün içinde istihkak iddiasında bulunmalıdır; aksi halde aynı takipte bu iddiayı ileri sürme hakkı kaybedilir. İstihkak iddiasında bulunan kimseyle birlikte oturanlar ya da bu kişilerin iş ortakları, istihkak iddiasının yapıldığı tarihte veya davanın İcra ve İflas Kanunu'nun 97. maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca açılması durumunda davanın açıldığı tarihte malın haczini öğrenmiş kabul edilir.
İcra Mahkemesinin İncelemesi ve Takibin Ertelenmesi
İstihkak iddiasına karşı alacaklı veya borçlu tarafından itiraz edildiğinde icra memuru dosyayı derhal icra mahkemesine verir. İcra mahkemesi, dosya üzerinden ya da lüzum gördüğü takdirde ilgilileri davet edip duruşma açarak yapacağı inceleme neticesinde varacağı kanaate göre takibin devamına veya takibin ertelenmesine karar verir. İstihkak davasının sırf satışı geri bırakmak amacıyla kötüye kullanıldığını kabul etmek için ciddi sebepler bulunması halinde ise icra mahkemesi takibin ertelenmesi talebini reddeder.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 97Kaynağı aç
Takibin ertelenmesine karar verilmesi halinde, davanın haksız çıkması durumunda alacaklının uğrayabileceği muhtemel zararı karşılamak üzere davacıdan İcra ve İflas Kanunu'nun 36. maddesinde düzenlenen teminat alınır. Bu teminatın cinsi ve miktarı dosyadaki delillerin niteliğine göre icra mahkemesince takdir olunur. İcra mahkemesinin takibin devamına dair verdiği karar kesin niteliktedir. Üçüncü şahıs, bu kararın tefhim veya tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra mahkemesinde istihkak davası açmaya mecburdur; bu sürede dava açılmadığı takdirde üçüncü kişi alacaklıya karşı iddiasından vazgeçmiş sayılır.
Mülkiyet Karinesi ve İspat Külfeti
Taşınır eşyayı fiilen tasarrufunda bulunduran kişinin malik olduğu kabul edilir; borçlu ile üçüncü kişinin eşyayı birlikte ellerinde tutması durumunda dahi taşınır borçlunun zilyetliğinde sayılır. Bu ihtimalde üçüncü kişinin yedieminliği üstlenmesi eşyanın muhafaza altına alınmasını önler, fakat İcra ve İflas Kanunu'nun 97. maddesinin birinci fıkrası çerçevesinde takibin sürmesine hükmedilirse mallar muhafaza tedbirine konu edilebilir. İstihkak iddiasıyla dava ikame eden davacı ise mülkiyeti iktisap biçimi ile taşınırın borçlunun zilyetliğinde bulunmasını haklı kılan hukuki ve maddi olayları bildirip ispat etmekle yükümlüdür.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 97/aKaynağı aç
Birlikte oturulan yerlerde bulunan eşyalardan nitelikleri itibarıyla kadın, erkek ve çocuklara aidiyetleri açıkça anlaşılanlar veya örf, adet, sanat, meslek yahut meşgale gereği olanlar bunların sayılır. Bu kanuni karinenin aksini ispat külfeti ise aksini iddia eden tarafa aittir.
Yargılama Usulü, Karşılık İptal Davası ve Tazminatlar
İstihkak davasına genel hükümler dairesinde ve basit yargılama usulüne göre bakılır. Haczedilen eşyaya ilişkin olarak üçüncü kişi ile borçlunun istihkak iddiasında birleşmeleri alacaklı bakımından hüküm ifade etmez ve iddiayı ispat yükümlülüğü kural olarak üçüncü kişiye aittir. Bununla birlikte üçüncü şahsın malın kendisine ait veya rehnedilmiş olduğu yönündeki iddiasının borçlu tarafından kabul edilmesi borçlunun kendi aleyhine delil teşkil eder ve borçlu daha sonra bu ikrarına aykırı iddiada bulunamaz. Haczi yaptıran alacaklı ise İcra ve İflas Kanunu'nun on birinci babı hükümlerine dayanarak, geçici veya kesin aciz belgesi ibrazına mecbur olmaksızın karşılık iptal davası açabilir; hakim delilleri serbestçe takdir eder.
İstihkak davası üzerine takibin ertelenmesine karar verilip de sonuçta dava reddedilirse, alacaklının alacağından bu dava sebebiyle tahsili geciken miktarın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere davacıdan tazminat tahsiline hükmolunur. İstihkak davasının sübut bulması ve istihkak iddiasına itiraz eden alacaklı veya borçlunun kötü niyetinin gerçekleşmesi halinde ise, haczedilen malın değerinin yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere itiraz edenden tazminat alınmasına asıl dava ile birlikte karar verilir.
Malın Üçüncü Kişi Nezdinde Bulunması Usulü
Hacze konu eşya borçlunun hakimiyetinde bulunmayıp mülkiyet yahut sınırlı ayni hak ileri süren üçüncü kişinin zilyetliğinde yer aldığında, bu şahsın yediemin sıfatını üstlenmesi şartıyla mallar fiilen muhafazaya alınmaz. Bu tabloda icra müdürü, üçüncü şahıs aleyhine icra mahkemesinde dava açması amacıyla alacaklı tarafa yedi günlük mühlet tanır; belirlenen bu yasal müddette dava açılmadığında üçüncü kişinin iddiası kabul edilmiş sayılır. Alacaklının süresi dahilinde davayı ikame etmesi durumunda ise yargılama sonuçlanıncaya dek mahcuz eşyanın satışı engellenir. Haciz işleminin üçüncü şahsın yokluğunda yapılması ve üçüncü kişi lehine istihkak iddiasında bulunulması halinde de İcra ve İflas Kanunu'nun 99. maddesindeki bu usul kuralları eksiksiz uygulanır.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 99Kaynağı aç
İstihkak iddiasına itiraz edilmezse süreç nasıl işler?
Borçlunun elindeki mala yönelik istihkak iddiasına alacaklı ve borçlu kendilerine verilen üç günlük mühlet içinde itiraz etmezse, iddia kabul edilmiş sayılır.
Takibin devamına karar verilirse üçüncü kişinin dava açma süresi nedir?
İcra mahkemesinin takibin devamına dair kesin kararının tefhim veya tebliğinden itibaren yedi gün içinde üçüncü kişinin icra mahkemesinde istihkak davası açması zorunludur.
Mal üzerinde hak iddia eden üçüncü kişinin zilyet olması halinde dava açma yükümlülüğü kime aittir?
Mal üzerinde mülkiyet veya başka bir ayni hak iddia eden üçüncü kişinin zilyetliğinde bulunuyorsa, icra müdürü alacaklıya yedi günlük süre tanır ve dava açma yükümlülüğü alacaklıya geçer.
İstihkak iddiası durumunda haczedilen malın satışı durur mu?
Mal borçlunun elindeyse satış icra mahkemesince takibin ertelenmesine karar verilmesi halinde durur; buna karşılık mal üçüncü kişinin elindeyken alacaklının süresinde açtığı dava sonuçlanıncaya kadar satış yapılamaz.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

