İlamlı İcra Takibinde İtiraz ve Geri Bırakılması

by Avukat Erdal Ersoy
İlamlı İcra Takibinde İtiraz ve Geri Bırakılması

İlamlı icra takibinde borçlu, icra emrinin tebliği üzerine yedi gün içinde dilekçeyle icra mahkemesine başvurabilir. Başvuruda borcun zamanaşımına uğradığı, imhal edildiği veya itfa edildiği ileri sürülebilir. Bu yol İcra ve İflas Kanunu’nun 33. maddesinde düzenlenir.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 33Kaynağı aç
Madde 33 – (Değişik: 18/2/1965-538/17 md.) İcra emrinin tebliği üzerine borçlu yedi gün içinde dilekçe ile icra mahkemesine başvurarak borcun zamanaşımına uğradığı veya imhal veya itfa edildiği itirazında bulunabilir. İtfa veya imhal iddiası yetkili mercilerce re’sen yapılmış veya usulüne göre tasdik edilmiş yahut icra dairesinde veya icra mahkemesinde veya mahkeme önünde ikrar olunmuş senetle tevsik edildiği takdirde icra geri bırakılır. İcra emrinin tebliğinden sonraki devrede tahakkuk etmiş itfa, imhal, veya zamanaşımına dayanan geri bırakma istekleri her zaman yapılabilir. Bunlardan itfa veya imhale dayanan istekler mutlaka noterlikçe re’sen yapılmış veya tasdik olunmuş belgelere veya icra zaptına istinat ettirilmelidir. İcra mahkemesi, geri bırakılma talebini reddettiği takdirde borçlu ancak istinaf veya temyiz yoluna başvuru süresi içinde alacağı karşılıyacak nakit veya icra mahkemesince kabul edilecek taşınır rehin veya esham veya tahvilat veya taşınmaz rehni yahut muteber bir banka kefaleti göstermek şartiyle istinaf veya temyiz yoluna başvurabilir. Borçlunun yeter malı mahcuz ise veya borçlunun talebi üzerine istinaf veya temyiz yoluna başvuru süresi içinde yeter malı haczedilmişse bu fıkrada yazılı teminatı göstermeye lüzum yoktur.[20] Borçlu olmadığı parayı ödemek mecburiyetinde kalan borçlunun 72 nci madde mucibince istirdat davası açarak paranın geriye verilmesini istemek hakkı saklıdır. İlamın zamanaşımına uğradığı iddiası:

Yedi günlük başvuru

Süre, icra emrinin tebliği üzerine işlemeye başlar ve yedi gündür. Başvuru dilekçeyle yapılır; merci icra mahkemesidir. İleri sürülebilecek iddialar borcun zamanaşımına uğraması, imhal edilmesi veya itfa edilmesidir.

İtfa veya imhal iddiası, yetkili mercilerce resen yapılmış ya da usulüne göre tasdik edilmiş senetle belgelenirse icra geri bırakılır. İcra dairesinde, icra mahkemesinde veya mahkeme önünde ikrar olunmuş senet de bu iddiayı tevsik eder.

Tebliğden sonra doğan sebepler

İcra emrinin tebliğinden sonraki dönemde tahakkuk eden itfa, imhal veya zamanaşımına dayanan geri bırakma istemleri her zaman yapılabilir. Bu hüküm, tebliğden sonra ortaya çıkan sebeplere yöneliktir.

Tebliğden sonraki dönemde itfa veya imhale dayanan istemler, noterlikçe resen yapılmış veya tasdik olunmuş belgelere ya da icra zaptına dayandırılmalıdır.

İlamın zamanaşımı

İlamın zamanaşımına uğradığı, zamanaşımının kesildiği veya tatile uğradığı iddialarını icra mahkemesi resmi vesikalara dayanarak inceler. İnceleme sonunda icranın geri bırakılmasına veya devamına karar verilir. İnceleme İcra ve İflas Kanunu’nun 33/a maddesine göredir.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 33/aKaynağı aç
Madde 33/a – (Ek: 18/2/1965-538/18 md.) İlamın zamanaşımına uğradığı veya zamanaşımının kesildiği veya tatile uğradığı iddiaları icra mahkemesi tarafından resmi vesikalara müsteniden incelenerek icranın geri bırakılmasına veya devamına karar verilir. Alacaklı, icranın geri bırakılması kararının kesinleştiğinin kendisine tebliğinden sonra, zamanaşımının vakı olmadığını ispat sadedinde ve 7 gün içinde umumi mahkemelerde dava açabilir. Aksi takdirde icrası istenen ilamın zamanaşımına uğradığı hususu kesin hüküm teşkil eder. İcranın devamına karar verilmesi halinde 33 üncü maddenin son fıkrası burada da uygulanır. III. Müşterek Hükümler: İcranın nereden isteneceği:

İcranın geri bırakılması kararı kesinleşir ve bu durum alacaklıya tebliğ edilirse alacaklı, zamanaşımının gerçekleşmediğini ispat etmek üzere yedi gün içinde genel mahkemede dava açabilir. Dava açılmazsa icrası istenen ilamın zamanaşımına uğradığı hususu kesin hüküm oluşturur.

İcra mahkemesi icranın devamına karar verirse 33. maddenin son fıkrası, 33/a maddesi bakımından da uygulanır.

Ret kararından sonraki kanun yolu

Geri bırakılma talebi reddedilirse borçlu, istinaf veya temyiz yoluna başvuru süresi içinde teminat göstermek şartıyla bu yollara başvurabilir. Teminat, alacağı karşılayacak nakit olabilir. İcra mahkemesince kabul edilecek taşınır rehin, esham, tahvilat, taşınmaz rehni veya muteber bir banka kefaleti de gösterilebilir.

Borçlunun yeterli malı haczedilmişse teminat göstermesi gerekmez. Borçlunun talebi üzerine istinaf veya temyiz başvuru süresi içinde yeterli malı haczedilirse de teminat aranmaz.

Borçlu olmadığı parayı ödemek zorunda kalan borçlunun, 72. madde uyarınca istirdat davası açarak paranın geri verilmesini isteme hakkı saklıdır.

İlamın kaldırılması veya bozulması

Bir ilam bölge adliye mahkemesince kaldırılır veya temyizen bozulursa icra işlemleri bulunduğu yerde durur.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 40Kaynağı aç
Madde 40 – (Değişik birinci fıkra: 2/3/2005-5311/7 md.) Bir ilâmın bölge adliye mahkemesince kaldırılması veya temyizen bozulması icra muamelelerini olduğu yerde durdurur. (Değişik ikinci fıkra: 2/3/2005-5311/7 md.) Bir ilâm hükmü icra edildikten sonra bölge adliye mahkemesince kaldırılır veya yeniden esas hakkında karar verilir ya da Yargıtayca bozulup da aleyhine icra takibi yapılmış olan kimsenin hiç veya o kadar borcu olmadığı kesin bir ilâmla tahakkuk ederse, ayrıca hükme hacet kalmaksızın icra tamamen veya kısmen eski hâline iade olunur. Ancak üçüncü şahısların hüsnü niyetle kazandıkları haklara halel gelmez. Umumi hükümler:

İlam icra edildikten sonra bölge adliye mahkemesince kaldırılır veya yeniden esas hakkında karar verilir ya da Yargıtayca bozulursa, aleyhine takip yapılan kişinin hiç veya o kadar borcu olmadığının kesin ilamla belirlenmesi hâlinde icra ayrıca hükme gerek kalmadan tamamen veya kısmen eski hâline iade edilir.

Eski hâle iade, üçüncü kişilerin iyiniyetle kazandıkları haklara zarar vermez.

Menfi tespit davası

Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat etmek için menfi tespit davası açabilir.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 72Kaynağı aç
Madde 72 – (Değişik: 18/2/1965-538/43 md.) Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir. (Değişik: 9/11/1988-3494/6 md.) Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez. (Değişik: 9/11/1988-3494/6 md.) Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırşa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz. Borçlu, menfi tesbit davası zımmında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir. Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını istiyebilir. Menfi tesbit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir. Davacı istirdat davasında yalnız paranın verilmesi lazımgelmediğini ispata mecburdur. Hususi hükümler:

Dava takipten önce açılırsa mahkeme, talep üzerine ve alacağın yüzde on beşinden aşağı olmayan teminat karşılığında icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.

Dava takipten sonra açılırsa ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulmasına karar verilemez. Borçlu, gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere teminat göstermek şartıyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir.

Menfi tespit davası alacaklı lehine sonuçlanırsa ihtiyati tedbir kalkar. Buna ilişkin hüküm kesinleşirse alacaklı, alacağını geç almaktan doğan zararını gösterilen teminattan alır. Zarar aynı davada takdir edilerek karara bağlanır ve yüzde yirmiden aşağı belirlenemez.

Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa takip derhâl durur. İlam kesinleşince içeriğine göre ve ayrıca hükme gerek kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hâle iade edilir.

Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötüniyetli olduğu anlaşılırsa, borçlunun talebi üzerine dava nedeniyle uğradığı zararın alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz.

İstirdat ve sebepsiz zenginleşme

Menfi tespit davasında tedbir kararı alınmamış ve borç da ödenmişse davaya istirdat davası olarak devam edilir. İki şart birlikte aranır.

Menfi tespit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde veya davalının yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir.

İstirdat davasında davacı, yalnız paranın verilmesinin gerekmediğini ispatla yükümlüdür.

Türk Borçlar Kanunu’nun 78. maddesine göre borçlanmadığı edimi kendi isteğiyle yerine getiren kişi, bunu ancak kendisini borçlu sanarak yerine getirdiğini ispat ederse geri isteyebilir. Madde, borç olmadığı hâlde ödenen edimin geri istenmesine ilişkin diğer kanun hükümlerini saklı tutar.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 78Kaynağı aç
MADDE 78- Borçlanmadığı edimi kendi isteğiyle yerine getiren kimse, bunu ancak, kendisini borçlu sanarak yerine getirdiğini ispat ederse geri isteyebilir. Zamanaşımına uğramış bir borcun ifasından veya ahlaki bir ödevin yerine getirilmiş olmasından kaynaklanan zenginleşmeler geri istenemez. Borç olmadığı hâlde ödenmiş olan edimin geri istenmesine ilişkin diğer kanun hükümleri saklıdır. B. Geri vermenin kapsamı I. Zenginleşenin yükümlülüğü

Zamanaşımına uğramış bir borcun ifasından veya ahlaki bir ödevin yerine getirilmesinden kaynaklanan zenginleşmeler geri istenemez.

Sık sorulan sorular

İcra mahkemesine başvuru süresi kaç gündür?

Süre yedi gündür ve icra emrinin tebliği üzerine başlar. Borçlu dilekçeyle borcun zamanaşımına uğradığını, imhal veya itfa edildiğini ileri sürebilir.

İtfa veya imhal hangi senetle ileri sürülür?

Senet, yetkili mercilerce resen yapılmış veya usulüne göre tasdik edilmiş olmalıdır. İcra dairesi, icra mahkemesi ya da mahkeme önünde ikrar olunmuş senet de yeterlidir.

Tebliğden sonra yapılan ödeme süreye bağlı mıdır?

Tebliğden sonraki dönemde tahakkuk eden itfa, imhal veya zamanaşımı istemi her zaman yapılabilir. Bunlardan itfa veya imhale dayanan istem noterlikçe resen yapılmış ya da tasdik edilmiş belgeye veya icra zaptına dayanmalıdır.

Ret kararından sonra teminat gerekir mi?

Borçlu, başvuru süresi içinde alacağı karşılayacak nakit, icra mahkemesince kabul edilecek taşınır rehin, esham, tahvilat, taşınmaz rehni veya muteber bir banka kefaleti göstererek istinaf ya da temyiz yoluna başvurabilir. Yeterli malı haczedilmişse veya talebi üzerine bu süre içinde haczedilirse teminat aranmaz.

Takipten sonra açılan menfi tespit davası takibi durdurur mu?

Durdurmaz. Borçlu, gecikme zararlarını karşılamak ve alacağın yüzde on beşinden aşağı olmayan teminat karşılığında icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir. Takipten önceki davada ise talep ve aynı orandaki teminat üzerine takibin durdurulması hakkında tedbir kararı verilebilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu