İlamlı Takipte Faiz Başlangıç Tarihinin Belirlenmesi

by Avukat Erdal Ersoy
İlamlı Takipte Faiz Başlangıç Tarihinin Belirlenmesi

İlamlı icra takibinde faiz başlangıç tarihi, öncelikle takibe dayanak teşkil eden mahkeme kararının hüküm fıkrasına göre belirlenir. İcra ve İflas Kanunu m. 32 uyarınca icra müdürlüğü, ilamda hükmedilen alacağın cins ve miktarını esas alarak icra emri düzenler; ilam hükmünü genişletme, değiştirme veya mahkeme yerine geçerek yeni bir hüküm oluşturma yetkisine sahip değildir.

Hüküm Fıkrasında Belirtilen Faiz Başlangıcı

Mahkeme kararında faizin dava, temerrüt, ihtarname tebliği, haksız fiil veya takip tarihinden itibaren yürütüleceği açıkça hüküm altına alınmışsa, ilamlı takipte faiz tereddütsüz bu tarihten itibaren işletilir. İcra müdürünün bu tarihi re'sen ileriye ya da geriye alma veya maddi hukuk kurallarını öne sürerek farklı bir başlangıç tarihi tayin etme yetkisi yoktur.

Mahkeme tarafından faiz başlangıcının maddi hukuka aykırı veya hatalı tayin edildiği düşünülse dahi, bu eksiklik icra dairesi nezdinde düzeltilemez. Hatalı faiz başlangıcına karşı icra müdürlüğüne basit bir hesap itirazında bulunulamaz; söz konusu yanlışlığın kanun yolları veya usulünce mahkemeye yapılacak kanuni başvurularla giderilmesi gerekir.

Faiz Başlangıcının Hükümde Gösterilmediği Haller

Dayanak ilamda faize hükmedilmiş olmasına karşın açık bir başlangıç tarihi yazılmamışsa, kural olarak karar tarihinden itibaren faiz istenebilir. İcra dairesi, ilamda gösterilmeyen temerrüt olgularını kendiliğinden araştırarak geçmişe dönük faiz hesabı yapamaz.

İstinaf ve temyiz yollarına başvurulması Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 350 ve m. 367 uyarınca kural olarak kararın icrasını durdurmaz; ancak kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz mal ile ilgili ayni haklara ilişkin kararlar kesinleşmedikçe icra edilemez. İnfazı için kesinleşmesi aranan bu tür kararlarda yer alan vekâlet ücreti ve yargılama gideri gibi fer'i alacaklar da kesinleşmeyle muacceliyet kazanacağından, ilamda ayrıca başlangıç belirtilmemişse faiz ancak kesinleşme tarihinden itibaren yürütülür.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 350Kaynağı aç
MADDE 350- (1) İstinaf yoluna başvurma, kararın icrasını durdurmaz. İcra ve İflas Kanununun icranın geri bırakılmasıyla ilgili 36 ncı maddesi hükmü saklıdır. Nafaka kararlarında icranın geri bırakılmasına karar verilemez. (2) Kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz mal ile ilgili ayni haklara ilişkin kararlar kesinleşmedikçe yerine getirilemez. Kötüniyetle istinaf yoluna başvurma

Taşınır Teslimine İlişkin İlamlarda Değer Takdiri

İcra ve İflas Kanunu m. 24 kapsamında ilama konu taşınır mal borçlunun elinde bulunmadığı için icra dairesince kıymet takdiri yapılarak bedelin tahsiline geçildiğinde, ilamda faiz başlangıcı gösterilmemişse borçlunun temerrüde düşürüldüğü tarih aranır. Bu durumda icra dairesince takdir olunan bedelin ödenmesi için borçluya çıkarılan muhtıranın tebliğ tarihi faiz başlangıcı kabul edilir.

Hükmün Açıklanması ve Tavzih Yolu

Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 305 gereğince, kararın icrasında tereddüt uyandıran veya çelişkili bulunan hususlar mevcutsa taraflar ilamın infazı neticelenene kadar mahkemeden hükmün tavzihini talep edebilir. Tavzih yolu sadece karardaki belirsizliklerin giderilmesine hizmet eder; bu yolla taraflara tanınan haklar ve borçlar sınırlandırılamaz, genişletilemez veya değiştirilemez.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 305Kaynağı aç
MADDE 305- (1) Hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir. (2) Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez. Hükmün tamamlanması

Temerrüt ve Uygulanacak Faiz Oranı Kuralları

Maddi hukuk çerçevesinde Türk Borçlar Kanunu m. 117 uyarınca muaccel borç kural olarak alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. İfa günü taraflarca belirlenmiş veya bildirim hakkına dayanılarak tayin edilmişse bu tarihin dolmasıyla, sebepsiz zenginleşmede zenginleşme anında ve haksız fiilde eylem tarihinde temerrüt kendiliğinden meydana gelir; sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli olduğu durumlarda ise bildirim aranır.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 117Kaynağı aç
MADDE 117- Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle; haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olur. Ancak sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli olduğu hâllerde temerrüt için bildirim şarttır. II. Hükümleri 1. Genel olarak a. Gecikme tazminatı

Faiz oranının tespiti açısından Türk Borçlar Kanunu m. 120, sözleşmede hüküm bulunmadığında temerrüt faizinin borcun doğduğu tarihte yürürlükteki mevzuata göre belirleneceğini öngörür. Sözleşmeyle kararlaştırılan yıllık temerrüt faizi oranı ise mevzuatta belirlenen yasal oranın yüzde yüz fazlasını aşamaz.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 120Kaynağı aç
MADDE 120- Uygulanacak yıllık temerrüt faizi oranı, sözleşmede kararlaştırılmamışsa, faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirlenir. Sözleşme ile kararlaştırılacak yıllık temerrüt faizi oranı, birinci fıkra uyarınca belirlenen yıllık faiz oranının yüzde yüz fazlasını aşamaz. Akdî faiz oranı kararlaştırılmakla birlikte sözleşmede temerrüt faizi kararlaştırılmamışsa ve yıllık akdî faiz oranı da birinci fıkrada belirtilen faiz oranından fazla ise, temerrüt faizi oranı hakkında akdî faiz oranı geçerli olur. b. Faizlerde, iratlarda ve bağışlamada temerrüt faizi

3095 sayılı Kanun m. 2 uyarınca bir miktar paranın ödenmesinde temerrüde düşen borçlu, sözleşmeyle aksi kararlaştırılmadıkça geçmiş günler için kanuni orana göre temerrüt faizi öder. Arada sözleşme bulunmasa dahi ticari işlerde temerrüt faizi, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranının kanuni faizden fazla olması halinde bu oran üzerinden istenebilir; söz konusu oran 30 Haziran günü önceki yılın 31 Aralık günü uygulanan orandan beş puan veya daha çok farklı ise yılın ikinci yarısında bu oran geçerli olur. Sözleşmede temerrüt faizi kararlaştırılmamışsa ve akdi faiz miktarı kanuni veya avans faizinden yüksekse temerrüt faizi akdi faiz miktarından az olamaz. Kanun'un 4/A maddesinde yabancı para borçlarına ilişkin rejim düzenlenmiş olup 3. maddesi uyarınca kanuni faiz ve temerrüt faizi hesaplanırken kural olarak mürekkep faiz yürütülemez; Türk Ticaret Kanunu hükümleri saklıdır.

3095 sayılı KANUNİ FAİZ VE TEMERRÜT FAİZİNE İLİŞKİN KANUN m. 2Kaynağı aç
Madde 2 – (Değişik : 15/12/1999 – 4489/2 md.) Bir miktar paranın ödenmesinde temerrüde düşen borçlu, sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça, geçmiş günler için 1 inci maddede belirlenen orana göre temerrüt faizi ödemeye mecburdur. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranı, yukarıda açıklanan miktardan fazla ise, arada sözleşme olmasa bile ticari işlerde temerrüt faizi bu oran üzerinden istenebilir. Söz konusu avans faiz oranı, 30 Haziran günü önceki yılın 31 Aralık günü uygulanan avans faiz oranından beş puan veya daha çok farklı ise yılın ikinci yarısında bu oran geçerli olur. Temerrüt faizi miktarının sözleşmede kararlaştırılmamış olduğu hallerde, akdi faiz miktarı yukarıdaki fıkralarda öngörülen miktarın üstünde ise, temerrüt faizi, akdi faiz miktarından az olamaz. Mürekkep faiz
3095 sayılı KANUNİ FAİZ VE TEMERRÜT FAİZİNE İLİŞKİN KANUN m. 3Kaynağı aç
Madde 3 – Kanuni faiz ve temerrüt faizi hesaplanırken mürekkep faiz yürütülemez. Bu konuya ilişkin Türk Ticaret Kanunu hükümleri saklıdır. Diğer kanunlardaki faizler
İlamda faiz başlangıcı açıkça yazmıyorsa faiz hangi tarihten işletilir?

İlamda açık bir başlangıç tarihi belirtilmemişse kural olarak karar tarihi esas alınır; icra memuru kendiliğinden geçmişe dönük temerrüt incelemesi yapamaz.

Kesinleşmesi gereken ilamlarda faiz başlangıcı ne zamandır?

Hükmün yerine getirilmesi için kesinleşme şartı aranan kararlarda vekâlet ücreti ve yargılama gideri gibi eklentiler kesinleşmeyle muaccel hale geldiğinden, açık bir tarih yoksa faiz kesinleşme tarihinden başlatılır.

İcra dairesi ilamdaki hatalı faiz başlangıç tarihini kendiliğinden düzeltebilir mi?

Hayır, İcra ve İflas Kanunu m. 32 gereğince icra müdürü ilam hükmüyle bağlı olup maddi hukuka aykırılık gerekçesiyle ilamdaki faiz başlangıç tarihini re'sen değiştiremez.

İlamlı icrada temerrüt faizine tekrar faiz işletilebilir mi?

3095 sayılı Kanun m. 3 uyarınca kanuni faiz ve temerrüt faizi hesaplanırken kural olarak mürekkep faiz yürütülemez; bu konudaki Türk Ticaret Kanunu hükümleri saklıdır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu