İlamlı Takipte İcraya Konulabilirlik ve Kesinleşme Şartı

by Avukat Erdal Ersoy
İlamlı Takipte İcraya Konulabilirlik ve Kesinleşme Şartı

İlamların İcraya Konulabilirliği ve Eda Hükmü Şartı

İcraya konulabilirlik, bir mahkeme kararının hukuken varlığının yanı sıra icra müdürlüğü eliyle yerine getirilebilir açıklık ve kesinlikte bir eda sonucu doğurmasını gerektirir. Hüküm fıkrası icra dairesine sunulduğunda icra müdürünün neyin, kimden, kime, hangi kapsamda, hangi süre içinde ve hangi usulle yerine getirileceğini anlayabilmesi gerekir. Hükmün yorumla tamamlanmak zorunda olması, infaz için ek hesaplama veya yeni bir yargısal değerlendirme gerektirmesi yahut yalnızca bir hukuki durumun tespitiyle sınırlı kalması hallerinde icraya elverişlilik sorunu ortaya çıkar.

Eda hükmü içermeyen saf tespit kararları kural olarak ilamlı takibe elverişli değildir. Bir alacak kalemi bakımından haklılığın tespiti hukuki durumu belirlerken, bir tutarın tahsil edilerek verilmesine dair hüküm cebri icraya konu olabilecek bir tahsil emri üretir. Saf tespit ilamları doğrudan ilamlı icraya konu edilemese de kesinleşmeleri halinde hükümde yer alan vekâlet ücreti ve yargılama gideri gibi likit fer'ilerin ayrıca infazı mümkündür.

Borçlu olunmadığının tespiti sonucunu doğuran menfi tespit ilamları klasik bir tahsil ilamı gibi değerlendirilmez. Bu nitelikteki ilamlar kesinleşmeden takibe konulamaz; vekâlet ücreti ile yargılama gideri gibi ilam eklentileri de asıl ilamın tabi olduğu kesinleşme rejimine tabidir.

Kesinleşme Şartına Tabi Kararlar ve Kanun Yollarının Etkisi

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 367 uyarınca temyiz kararın icrasını kural olarak durdurmaz; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun icranın geri bırakılmasına ilişkin 36. maddesi saklıdır. Ancak nafaka kararlarında icranın geri bırakılmasına karar verilemez. Yine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 367 kapsamında kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz mal ile ilgili ayni haklara ilişkin kararlar kesinleşmedikçe yerine getirilemez.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 367Kaynağı aç
MADDE 367- (1) Temyiz, kararın icrasını durdurmaz. İcra ve İflas Kanununun icranın geri bırakılmasıyla ilgili 36 ncı maddesi hükmü saklıdır. Nafaka kararlarında icranın geri bırakılmasına karar verilemez. (2) Kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz mal ile ilgili ayni haklara ilişkin kararlar kesinleşmedikçe yerine getirilemez. Kötüniyetle temyiz

Para borcuna veya teminat verilmesine dair olan ilam icra dairesine verildiğinde 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 32 uyarınca borçluya icra emri tebliğ edilir. Tebliğ edilen emirde hükmolunan şeyin cinsi ve miktarı gösterilerek yedi gün içinde ödenmesi veya teminatın verilmesi istenir. Bu süre içinde borç ödenmez veya teminat verilmezse, icra mahkemesinden, istinaf veya temyiz yahut yargılamanın iadesi yoluyla ait olduğu mahkemeden icranın geri bırakılması kararı getirilmedikçe cebri icra yapılacağı ve mal beyanında bulunulması gerektiği ihtar edilir. Borçlu, Devlet veya adlî yardımdan yararlanan bir kimse ise 2004 sayılı Kanun'un 36. maddesi gereğince icranın geri bırakılması için teminat gösterme zorunluluğu bulunmaz. Aynı madde uyarınca ilam alacaklısının gösterilen teminat üzerinde rüçhan hakkı mevcuttur.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 32Kaynağı aç
Madde 32 – (Değişik: 18/2/1965-538/16 md.) Para borcuna veya teminat verilmesine dair olan ilam icra dairesine verilince icra memuru borçluya bir icra emri tebliğ eder. Bu emirde 24 üncü maddede yazılanlardan başka hükmolunan şeyin cinsi ve miktarı gösterilir ve nihayet yedi gün içinde ödenmesi ve bu müddet içinde borç ödenmez veya hükmolunan teminat verilmezse icra mahkemesinden veya istinaf veya temyiz yahut iadei muhakeme yolu ile ait olduğu mahkemeden icranın geri bırakılmasına dair bir karar getirilmedikçe cebri icra yapılacağı ve bu müddet içinde 74 üncü madde mucibince mal beyanında bulunması ve bulunmazsa hapis ile tazyik olunacağı, mal beyanında bulunmaz veya hakikata muhalif beyanda bulunursa hapis ile cezalandırılacağı ihtar edilir.[18][19] (Ek fıkra: 2/7/2012-6352/7 md.) Yabancı devlet aleyhine başlatılan ilamlı icra takiplerine ilişkin icra emrinde uluslararası andlaşmalar saklı kalmak kaydıyla, borçlu devlete ait olan mallar hakkında cebri icra yapılabileceği hususu ayrıca ihtar edilir. İcranın geri bırakılması:
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 36Kaynağı aç
Madde 36 – (Değişik: 2/3/2005 – 5311/5 md.) İlâma karşı istinaf veya temyiz yoluna başvuran borçlu, hükmolunan para veya eşyanın resmî bir mercie depo edildiğini ispat eder yahut hükmolunan para veya eşya kıymetinde icra mahkemesi tarafından kabul edilecek taşınır rehni veya esham veya tahvilât veya taşınmaz rehni veya muteber banka kefaleti gösterirse veya borçlunun hükmolunan para ve eşyayı karşılayacak malı mahcuz ise icranın geri bırakılması için takibin yapıldığı yer icra mahkemesinden karar alınmak üzere icra müdürü tarafından kendisine uygun bir süre verilir. Bu süre ancak zorunluluk hâlinde uzatılabilir.[22] Borçlu, Devlet veya adlî yardımdan yararlanan bir kimse ise teminat gösterme zorunluluğu yoktur. (Değişik üçüncü fıkra:24/11/2021-7343/5 md.) Ücreti ilgililer tarafından verilirse icra mahkemesince icranın geri bırakılması hakkındaki karar, hükmü veren mahkemeye ve icra dairesine en uygun vasıtalarla bildirilir. Nafaka hükümlerinde böyle bir süre verilemez. Bölge adliye mahkemesince başvurunun haklı görülmesi hâlinde teminatın geri verilip verilmeyeceğine karar verilir. Yargıtayca hükmün bozulması hâlinde borçlunun başvurusu üzerine, bozmanın mahiyetine göre teminatın geri verilip verilmeyeceğine bozma sonrası esası inceleyecek mahkemece kesin olarak karar verilir.[23] Bölge adliye mahkemesince başvurunun kesin olarak esastan reddine karar verilmesi veya Yargıtayca hükmün onanması hâlinde alacaklının istemi üzerine başkaca işleme gerek kalmaksızın teminata konu olan para alacaklıya ödenir. Mal ve haklar ise, malın türüne göre icra dairesince paraya çevrilir. (Ek cümle:24/11/2021-7343/5 md.) Bölge adliye mahkemesinin başvurunun esastan reddine ilişkin kararına karşı temyiz yolunun açık olması hâlinde, temyiz yoluna başvurma süresinin dolmasına kadar icranın geri bırakılması kararının etkisi devam eder. İlâm alacaklısının teminat üzerinde rüçhan hakkı vardır.[24] Haciz veya iflas istemek yetkisi:

Taşınmaz Mallara ve Ayni Haklara İlişkin Uyuşmazlıklar

Taşınmaz mal ile ilgili ayni haklara ilişkin ilamların icrası kesinleşme şartına bağlıdır. Tapu iptali ve tescil davasının yargılama sırasında bedele dönüşmüş olması uyuşmazlığın temel niteliğini ortadan kaldırmaz; çekişme taşınmazın aynına ilişkin kaldığı sürece karar kesinleşmeden icraya konulamaz.

Müdahalenin men'i davasında davalı tarafın mülkiyet iddiasına dayanması durumunda çekişme ayni hak eksenine taşınır; bu halde verilen karar kesinleşmeden icra edilemez. Buna karşılık kamulaştırma bedel tespiti ve alacak davalarında taşınmazın aynı doğrudan ihtilaf konusu teşkil etmediğinden ilam kesinleşme aranmaksızın takibe konu edilebilir.

Hükmün Tavzihi ve Maddi Hataların Düzeltilmesi

Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 304 uyarınca mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. Hüküm tebliğ edilmişse hâkim tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez; taraflar davet edilmesine rağmen gelmezse inceleme dosya üzerinden yapılarak karar verilebilir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 304Kaynağı aç
MADDE 304- (1) Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. Hüküm tebliğ edilmişse hâkim, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez. Davet üzerine taraflar gelmezse, dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilebilir. (2) Tashih kararı verildiği takdirde, düzeltilen hususlarla ilgili karar, mahkemede bulunan nüshalar ile verilmiş olan suretlerin altına veya bunlara eklenecek ayrı bir kâğıda yazılır, imzalanır ve mühürlenir. Hükmün tavzihi

Hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 305 uyarınca icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir. Tavzih mekanizması infaz kabiliyetini sağlamaya hizmet eder; ancak anılan madde gereğince hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 305Kaynağı aç
MADDE 305- (1) Hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir. (2) Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez. Hükmün tamamlanması

İlam Mahiyetindeki Belgeler ve İlamların Yerine Getirilmesi

İlam niteliğindeki belgeler 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 38 içerisinde açıkça belirlenmiştir. Mahkeme huzurunda gerçekleşen sulh ve kabuller, kanun yolu aşamalarında verilen temyiz ve istinaf kefaletnameleri, icra dairesinde tesis edilen kefaletler ile noterlikçe re'sen tanzim edilip para borcu ikrarı barındıran senetler ilamların icrasına ilişkin kurallara göre infaz edilir. Düzenlenen icra kefaletleri müteselsil kefalet hükmü doğurur. Kanun koyucu yalnızca re'sen düzenlenmiş ve para borcu ikrarı içeren belgeleri ilam derecesinde kabul ettiğinden, noterde yalnızca imza tasdiki yapılması belgeye ilam vasfı kazandırmaz.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 38Kaynağı aç
Madde 38 – (Değişik: 18/2/1965-538/20 md.) Mahkeme huzurunda yapılan sulhlar, kabuller ve para borcu ikrarını havi re’sen tanzim edilen noter senetleri, istinaf ve temyiz kefaletnameleri ile icra dairesindeki kefaletler, ilamların icrası hakkındaki hükümlere tabidir. Bu maddedeki icra kefaletleri müteselsil kefalet hükmündedir.[25] Zamanaşımı:

Taşınmazın tahliye ve teslimine dair ilam icra dairesine verildiğinde 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 26 gereğince borçluya icra emri tebliğ edilerek yedi gün içinde taşınmazın teslimi emredilir. Borçlu taşınmazı işgal etmekte iken bu emre uymazsa ilamın hükmü zorla icra olunur. Alacaklıya teslim edilen taşınmaza haklı bir sebep olmaksızın tekrar giren borçlu ise mahkemeden ayrıca hüküm almaya gerek kalmaksızın zorla çıkarılır.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 26Kaynağı aç
Madde 26 – (Değişik: 14/1/2011-6103/41 md.) Bir taşınmazın tahliye ve teslimine dair olan ilam, icra dairesine verilince icra müdürü 24 üncü maddede yazılı şekilde bir icra emri tebliği suretiyle borçluya yedi gün içinde hükmolunan şeyin teslimini emreder. Borçlu taşınmazı işgal etmekte iken bu emri tutmazsa, ilamın hükmü zorla icra olunur. Alacaklıya teslim olunan taşınmaza haklı bir sebep olmaksızın tekrar giren borçlu ayrıca hükme hacet kalmadan zorla çıkarılır. Taşınmazın içinde bulunup da ilamda dahil olmayan eşya çıkarılarak borçluya teslim ve hazır değilse vekiline veya ailesi halkından veyahut müstahdemlerinden reşit bir kimseye tevdi olunur. Bunlardan da kimse bulunmazsa mezkûr eşya masrafı ileride borçluya ödetilmek üzere peşin olarak alacaklıdan alınıp emin bir yerde veya alacaklının yedinde hıfzettirilir ve icra dairesince hemen yapılacak tebligat üzerine borçlu eşyanın bulunduğu mahalde ise beş ve değil ise otuz gün içinde eşyayı almaktan veya masrafı ödemekten imtina eder yahut lüzum görülürse icra müdürü icra mahkemesinin kararıyla bunları satıp tutarından masrafı ifa eder. Fazla kalırsa borçlunun adına, Adalet Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikte nitelikleri belirlenen bankalardan birine yatırılır. 2 – Taşınmaz üçüncü şahıs elinde ise:

Bir işin yapılmasına ilişkin ilamlarda borçlu belirlenen sürelerde işe başlamaz veya işi bitirmezse, iş başkası tarafından yapılabilecek nitelikte bulunduğu takdirde yapılması için gereken masraf 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 30 uyarınca icra memuru tarafından bilirkişiye takdir ettirilir. Bu masrafın ileride hükme gerek kalmaksızın borçludan tahsil edilip kendisine verilmesi üzere ifasına alacaklı muvafakat ederse iş yaptırılır; muvafakat edilmezse ayrıca hüküm almaya gerek kalmadan borçlunun yeterli miktarda malı haczedilip paraya çevrilerek iş yerine getirilir. İlam bir işin yapılmamasına ilişkin olduğunda ise 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 30 uyarınca borçluya tebliğ edilecek icra emrinde, ilam hükmüne muhalefet edilmesinin kanundaki cezai yaptırımı gerektirdiği bildirilir. İşin yapılmasına veya yapılmamasına dair ilam yerine getirildikten sonra borçlu ilam hükmünü ortadan kaldıracak bir eylemde bulunursa, mahkemeden ayrıca hüküm almaya gerek kalmadan ilam hükmü tekrar zorla icra edilir.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 30Kaynağı aç
Madde 30 – Bir işin yapılmasına mütedair ilam icra dairesine verilince icra memuru 24 üncü maddede yazılı şekilde bir icra emri tebliği suretiyle borçluya ilamda gösterilen müddet içinde ve eğer müddet tayin edilmemişse işin mahiyetine göre başlama ve bitirme zamanlarını tayin ederek işi yapmağı emreder. Borçlu muayyen müddetlerde işe başlamaz veya bitirmez ve iş diğer bir kimse tarafından yapılabilecek şeylerden olur ve alacaklı da isterse yapılması için lazımgelen masraf icra memuru tarafından ehlivukufa takdir ettirilir. Bu masrafın ilerde hükme hacet kalmaksızın borçludan tahsil olunup kendisine verilmek üzere ifasına alacaklı muvafakat ederse alınıp hükmolunan iş yaptırılır. Muvafakat etmezse ayrıca hükme hacet kalmadan borçlunun kafi miktarda malı haciz ile paraya çevrilerek o iş yaptırılır. İlam, bir işin yapılmamasına mütedair olduğu takdirde icra dairesi tarafından ilamın hükmü borçluya aynı müddetli bir emirle tebliğ olunur. Bu emirde ilam hükmüne muhalefetin 343 üncü maddedeki cezayı müstelzim olduğu yazılır. (Ek son fıkra: 17/7/2003-4949/9 md.) Bir işin yapılmasına veya yapılmamasına dair olan ilâm hükmü yerine getirildikten sonra borçlu, ilâm hükmünü ortadan kaldıracak bir eylemde bulunursa, mahkemeden ayrıca hüküm almaya gerek kalmadan, önceki ilâm hükmü tekrar zorla yerine getirilir. İrtifak haklarına mütedair ilamlar:[17]
Nafaka ilamlarında icranın geri bırakılması istenebilir mi?

Nafaka kararlarında icranın geri bırakılmasına karar verilemez; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 367 nafaka hükümlerini bu uygulamanın istisnası kılmıştır.

Saf tespit ilamlarındaki vekâlet ücreti ve giderler ne zaman icraya konur?

Saf tespit kararları kural olarak ilamlı takibe elverişli değildir; ancak kesinleşmeleri halinde vekâlet ücreti ve yargılama gideri gibi fer'ileri ayrıca infaz edilebilir.

Menfi tespit ilamı kesinleşmeden icraya konulabilir mi?

Menfi tespit ilamları kesinleşmeden takibe konulamaz; bu ilamların vekâlet ücreti ve yargılama gideri gibi eklentileri de asıl ilamın kesinleşme rejimine tabidir.

Noterde onaylanan her senetle ilamlı takip yapılabilir mi?

Noterde yalnızca imza tasdiki yapılmış olması belgeyi ilam mahiyetine yükseltmez; ilamlı takibe konu edilebilmesi için 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 38 gereğince para borcu ikrarını içeren ve re'sen düzenlenen noter senedi olması şarttır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu