Tehditle Borç Tahsilinde Borçlunun Hukuki Hakları

by Avukat Erdal Ersoy
Tehditle Borç Tahsilinde Borçlunun Hukuki Hakları

İcra takibi veya borç tahsilinde borçluyu tehdit ederek, korkutarak ya da aile bireylerine baskı yaparak para alınmaya çalışılması, avukatlık mesleğinin onuruna yakışmayan davranışlar arasında değerlendirilir. Avukat alacağı izlerken hukuka uygun yöntem kullanmak zorundadır. Tehdit, korkutma ve baskı bu yöntemler arasında gösterilmez; bu tür eylemler Türk Ceza Kanunu kapsamında suç oluşturabilir.

Tehdit suçunun temel ayrımı

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106. maddesi, bir başkasını kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ya da cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişiyi altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırır. Bu suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz. Hüküm genel tehdit suçunu düzenler; hukuk bürosu veya tahsilat ilişkisine özgü ayrı bir bent içermez.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 106Kaynağı aç
Madde 106- (1) Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (Ek cümle:12/5/2022-7406/6 md.) Bu suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz. Malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehditte ise, mağdurun şikayeti üzerine, iki aydan altı aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur. (2) Tehdidin; a) Silahla, b) Kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle, imzasız mektupla veya özel işaretlerle, c) Birden fazla kişi tarafından birlikte, d) Var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak, İşlenmesi halinde, fail hakkında iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (3) Tehdit amacıyla kasten öldürme, kasten yaralama veya malvarlığına zarar verme suçunun işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ceza verilir. Şantaj

Malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehditte ise mağdurun şikâyeti üzerine iki aydan altı aya kadar hapis veya adli para cezasına hükmolunur. Bu bentte şikâyet şartı açıkça yer alır.

Nitelikli hâller ve ayrıca cezalandırma

Tehdidin silahla; kişiyi tanınmayacak hâle koyarak, imzasız mektupla veya özel işaretlerle; birden fazla kişi tarafından birlikte ya da var olan veya var sayılan suç örgütlerinin korkutucu gücünden yararlanılarak işlenmesi hâlinde iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

Tehdit amacıyla kasten öldürme, kasten yaralama veya malvarlığına zarar verme suçu işlenirse ayrıca bu suçlardan dolayı da ceza verilir.

Kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma tehdidiyle borç tahsil etmeye çalışmak ciddi yasal sonuçlar doğurabilir. Bu ifade her sözün aynı sonuca bağlanacağını veya belirli bir cezanın kendiliğinden uygulanacağını göstermez.

Huzur ve sükûnu bozmak

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 123. maddesinin birinci fıkrasına göre, sırf huzur ve sükûnu bozmak maksadıyla bir kimseye ısrarla telefon edilmesi, gürültü yapılması ya da aynı maksatla hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulması hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine faile üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir. Maksat, ısrar ve davranış birlikte aranır. Hüküm hukuk bürosu veya alacak tahsili için ayrı bir istisna içermez.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 123Kaynağı aç
Madde 123- (1) Sırf huzur ve sükûnunu bozmak maksadıyla bir kimseye ısrarla; telefon edilmesi, gürültü yapılması ya da aynı maksatla hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulması halinde, mağdurun şikayeti üzerine faile üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir. Israrlı takip

Bildirim ve mesleki denetim

Avukat veya hukuk bürosunca tehdit edildiğini ileri süren borçlu, durumu kanıtlarıyla savcılığa bildirebilir. Ses kaydı gibi deliller suç duyurusunda önem taşır. Tehdit altında hisseden borçlu şikâyetçi olabilir ve hukuki süreç başlatabilir.

Türkiye’de avukatların mesleki faaliyetleri ilgili baro tarafından denetlenir. Mesleki davranış kurallarına aykırı hareket eden avukat, kayıtlı olduğu baronun disiplin kuruluna şikâyet edilebilir. Şikâyet yazılı dilekçeyle başlar; kurul şikâyeti değerlendirir ve inceleme yapar. Aykırı hareketin tespiti, cezanın kendiliğinden verileceği anlamına gelmez.

Disiplin cezalarının türleri

1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 135. maddesine göre avukatlar hakkında uygulanacak disiplin cezaları uyarma, kınama, para cezası, işten çıkarma ve meslekten çıkarmadır. Uyarma, avukata mesleğinde, görevinde veya davranışında daha dikkatli davranması gerektiğinin yazılı bildirilmesi; kınama ise kusurlu sayıldığının yazılı bildirilmesidir.

1136 sayılı AVUKATLIK KANUNU m. 135Kaynağı aç
Madde 135 – (Başlığı ile Birlikte Değişik:24/12/2025-7571/6 md.) Avukatlar hakkında uygulanacak disiplin cezaları uyarma, kınama, para cezası, işten çıkarma ve meslekten çıkarmadır. 1. Uyarma; avukata mesleğinde, görevinde veya davranışında daha dikkatli davranması gerektiğinin yazılı olarak bildirilmesidir. Aşağıdaki hâllerde uyarma cezası verilir: a) Mesleki çalışmalarında hukukla ve kanunlarla ilgisiz açıklamalarda bulunmak. b) Bürosunu mesleğin bağımsızlığına ve görevin vakarına uygun biçimde bulundurmamak. c) Yargı görevini yapanlar ile ilişkilerinde meslek onur ve vakarına aykırı davranmak. d) Adliye yazı işleri müdürlükleri ile icra dairelerinde veya diğer mercilerdeki görevlilerle olan ilişkilerinde meslek onur ve vakarına aykırı davranmak. e) Meslektaşlarıyla ilişkilerinde meslek dayanışmasına ve onuruna uymayan davranışlarda bulunmak. f) Meslektaşlarının mesleki tutum ve davranışlarına ilişkin eleştirilerini kamuoyuyla paylaşmak veya herhangi bir meslektaşı hakkında küçük düşürücü nitelikte ifadelerde bulunmak. g) İddia ve savunmanın hukuki çerçevesinin dışına çıkarak, anlaşmazlığın tarafı olduğu intibaını uyandıracak şekilde davranmak. h) Bulunduğu başkaca mevki ve imkânlarla mesleki çalışmalarında avantaj sağlamaya çalışmak veya mesleki çalışması dışında kişisel anlaşmazlıklarda avukatlık sıfatının getirdiği imkânlardan yararlanmaya çalışmak. ı) Stajyerin çalışma şeklini ve süresini zorunlu staj eğitim programına uygun şekilde belirlememek, stajyerin iyi yetişmesi için gerekli dikkat, özen ve ilgiyi göstermemek. j) Avukatlık bürosunda ücret karşılığı çalışan avukatlara karşı eşitlik ilkesine veya avukatlık mesleğinin gerektirdiği saygı ve güvene aykırı davranmak ya da avukatın bağımsızlığını gözetmemek yahut avukatın iş tanımını ve ücretini mesleğin itibarına ve işin niteliğine göre belirlememek. k)   İşin kabul edilmesinden önce, aynı işle ilgili olarak daha önce vekâlet verilen avukata bilgi vermemek. l) Dosya tutmamak veya dosya saklama yükümlülüğünü ihlal etmek. m) Ücretsiz iş alınması hâlinde bu durumu baro yönetim kuruluna bildirmemek. n) Haklı sebep olmaksızın meslek kuruluşu tarafından verilen görevleri kabul etmemek. o) Mazeretsiz olarak duruşmaya katılmamak. p) Avukatla temsil edilen karşı taraf ile avukatı bulunmaksızın görüşmek veya avukatla temsil edilmeyen karşı tarafla görüşmesi halinde müvekkilini bilgilendirmemek. r) Yapılan tahsilatı makul süre içinde icra dosyasına bildirmemek. s) Gerekmediği halde ilama bağlı alacağı birden çok kaleme ayırarak icra takibinde bulunmak. t) Büro ve konut adresini veya adres değişikliklerini barosuna bildirmemek. u) Meslektaşının dilekçesini rızası dışında aynen kopyalamak suretiyle kullanmak. v) Duruşmalara Türkiye Barolar Birliği tarafından belirlenmiş cübbeyle çıkmamak veya ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla uzaktan yapılan duruşmalara yargılamanın saygınlığına ve mesleğin onuruna uygun olmayan ortamda katılmak. y) Nitelik ve ağırlığı itibarıyla yukarıda belirtilen eylemlere benzer eylemlerde bulunmak. 2. Kınama; avukata mesleğinde, görevinde veya davranışında kusurlu sayıldığının yazılı olarak bildirilmesidir. Aşağıdaki hâllerde kınama cezası verilir: a) Reklam yasağını ihlal etmek. b) Avukatlık görevi veya Türkiye Barolar Birliği ya da baro organlarındaki görevleri dolayısıyla öğrendiği hususları açığa vurmak. c) Kendisinin ve mesleğin itibarını veya toplumun mesleğe güvenini zedeleyecek tutum ve davranışlarda bulunmak. d) Bürosunu avukatlık mesleğiyle bağdaşmayan iş ve amaçlara tahsis etmek. e) Avukatlıkla birleşmeyen veya mesleğin onuruyla bağdaşması mümkün olmayan işlerle uğraşmak. f)   İşin reddi zorunluluğunu veya işi sonuna kadar takip etme yükümlülüğünü ihlal etmek. g) Zorunlu müdafilik veya adli yardım kapsamındaki görevlerini yerine getirmemek ya da gereken dikkat ve özeni göstermemek. h) Görevi kötüye kullanma suçundan mahkûm olmak. ı) Kamu kurum ve kuruluşlarındaki görevlerinden ayrılmalarından itibaren iki yıl geçmeden ayrıldıkları kurum ve kuruluş aleyhine dava almak veya takipte bulunmak. j) Çekişmeli hakları edinme yasağına aykırı davranmak. k) Baro levhasına yazılı olduğu yer dışında sürekli olarak avukatlık yapmak. l) Kanunun tanıdığı bir hakkın kullanımını bertaraf edecek şekilde davanın veya işin safhaları hakkında müvekkiline bilgi vermemek. m) Takip ettiği işlerde özen yükümlülüğünü ihlal ederek hak kaybına sebebiyet vermek. n) Kanunla belirlenen azami ücretin üzerinde veya avukatlık asgari ücret tarifesinin altında ücret belirlemek veya tahsil etmek ya da iş temin etmek amacıyla yargılama veya icra giderlerini üstlenmek. o) Müvekkili tarafından verilen veya onun namına aldığı malları, parayı veya diğer her türlü kıymetleri, hapis hakkı sınırlarını aşacak şekilde müvekkiline vermemek. p) Haklı bir sebep olmaksızın takipten vazgeçtiği iş için ücret istemek veya peşin aldığı ücreti iade etmemek. r) Üstlendiği işle ilgili masraf aldığı halde dava açmamak veya icra takibi başlatmamak ya da dava açmadığı veya icra takibi başlatmadığı halde aldığı masrafı iade etmemek. s) Mesleğiyle ilgili bir işten dolayı ısrarlı bir şekilde çevrim içi mecralar dâhil olmak üzere kişilerle yazılı, sözlü veya görsel iletişim kurmak veya kurmaya çalışmak. t) Avukata ait hak ve yetkileri veya avukatlık kimliğini hukuka aykırı olarak başkalarına kullandırmak. u) 5 inci maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen suçlardan hakkında düşme veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilenler bakımından kendisinin veya mesleğin itibarını veya toplumun mesleğe güvenini zedeleyeceği disiplin kovuşturması sonucu tespit edilmiş olmak. v) Nitelik ve ağırlığı itibarıyla yukarıda belirtilen eylemlere benzer eylemlerde bulunmak. 3. Para cezası; yirmibin Türk Lirası ila ikiyüzbin Türk Lirası arasında belirlenecek bir paranın disiplin soruşturmasını yürüten baroya ödenmesidir. Bu cezalar her yıl, bir önceki yıla ilişkin olarak 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında takvim yılı başından geçerli olmak üzere artırılarak uygulanır. Aşağıdaki hâllerde para cezası verilir: a) Görevini savsaklayarak veya kötüye kullanarak müvekkilinin zararına kendisine veya başkasına menfaat sağlamak. b) Şube açmak veya birden fazla büro edinmek ya da şube açmış yahut birden fazla büro edinmiş gibi mesleki faaliyette bulunmak. c) Yabancı avukatlık ortaklıklarıyla ilgili bu Kanunda yer alan sınırlamalara uymamak. d) Kanunda yasaklanmış derecedeki yakınlarından olan hâkim veya Cumhuriyet savcısının baktığı dava ve işlerde avukatlık yapmak. e) 48 inci maddede düzenlenen suçtan dolayı hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olmak. f) Meslektaşına fiili saldırıda bulunmak. g) Nitelik ve ağırlığı itibarıyla yukarıda belirtilen eylemlere benzer eylemlerde bulunmak. 4. İşten çıkarma; avukatın veya avukatlık ortaklığının üç aydan az ve iki yıldan fazla olmamak üzere meslekî faaliyetten yasaklanmasıdır. Aşağıdaki hâllerde işten çıkarma cezası verilir: a) 5 inci maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen suçlardan dolayı hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olmak. b) 48 inci maddede düzenlenen suçtan mahkûm olmak. c) Hâkim, Cumhuriyet savcısı, hakem, arabulucu, uzlaştırmacı, bilirkişi veya başkaca bir resmî sıfatla görev yaptığı bir işte avukatlık yapmak. d) 155 inci maddede belirtilen yasağa aykırı davranmak. 5. Meslekten çıkarma; avukatlık ruhsatnamesinin geri alınarak avukatın adının baro levhasından silinmesi ve avukatlık unvanının kaldırılmasıdır. Bu ceza, avukatlık ortaklığı bakımından baro avukatlık ortaklığı sicilinden silinmesidir. Aşağıdaki hâllerde meslekten çıkarma cezası verilir: a) 5 inci maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen suçlardan veya 56 ncı maddede düzenlenen suçtan mahkûm olmak. Cezaların uygulanma şekli:

Maddede sıralanan bentler arasında, yapılan tahsilatın makul süre içinde icra dosyasına bildirilmemesi ve gerekmediği hâlde ilama bağlı alacağın birden çok kaleme ayrılarak icra takibine konu edilmesi yer alır. Bu bentler tehdit içeren tahsilatı özel olarak adlandırmamaktadır.

Kınama cezasına bağlanan hâller arasında, meslekle ilgili bir iş nedeniyle çevrim içi mecralar dâhil yazılı, sözlü veya görsel biçimde kişilerle ısrarlı iletişim kurmak veya kurmaya çalışmak vardır. Kendisinin ve mesleğin itibarını veya toplumun mesleğe güvenini zedeleyecek tutum ve davranışlarda bulunmak da bu hâller arasındadır. Her ısrarlı iletişim tehdit suçunu oluşturmaz; hangi tahsilat davranışının bu bende gireceği somut olaya bağlıdır.

İşten çıkarma, avukatın veya avukatlık ortaklığının üç aydan az ve iki yıldan fazla olmamak üzere mesleki faaliyetten yasaklanmasıdır. Meslekten çıkarma ise avukatlık ruhsatnamesinin geri alınarak avukatın adının baro levhasından silinmesi ve avukatlık unvanının kaldırılmasıdır. İşten çıkarma, metinde ardından sayılan hâllere bağlanır; tehditkâr tahsilat bu hâller arasında açıkça sayılmamıştır.

Uzlaştırma kapsamı ve istisnalar

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlarla birlikte Türk Ceza Kanunu’nun 106. maddesinin birinci fıkrasındaki tehdit suçu da uzlaştırma girişimine tabi suçlar arasında sayılmıştır. Atıf birinci fıkrayadır; aynı maddenin ikinci fıkrasındaki nitelikli hâller bu hükümde ayrıca sayılmamıştır.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 253Kaynağı aç
Madde 253 – (Değişik: 6/12/2006-5560/24 md.) (1) Aşağıdaki suçlarda, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar gören gerçek veya özel hukuk tüzel kişisinin uzlaştırılması girişiminde bulunulur: a) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlar. b) Şikâyete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın, Türk Ceza Kanununda yer alan;[102] 1. Kasten yaralama (üçüncü fıkra hariç, madde 86; madde 88), 2. Taksirle yaralama (madde 89), 3. (Ek: 24/11/2016-6763/34 md.) Tehdit (madde 106, birinci fıkra), 4. Konut dokunulmazlığının ihlali (madde 116), 5. (Ek:17/10/2019-7188/26 md.) İş ve çalışma hürriyetinin ihlali (madde 117, birinci fıkra; madde 119, birinci fıkra (c) bendi), 6. (Ek: 24/11/2016-6763/34 md.) Hırsızlık (madde 141), 7. (Ek:17/10/2019-7188/26 md.) Güveni kötüye kullanma (üçüncü fıkra hariç, madde 155),[103] 8. (Ek: 24/11/2016-6763/34 md.) Dolandırıcılık (madde 157), 9. (Ek:17/10/2019-7188/26 md.) Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi (madde 165), 10. Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması (madde 234), 11. Ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgelerin açıklanması (dördüncü fıkra hariç, madde 239), suçları. c) (Ek: 24/11/2016-6763/34 md.) Mağdurun veya suçtan zarar görenin gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi olması koşuluyla, suça sürüklenen çocuklar bakımından ayrıca, üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlar. (2) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olanlar hariç olmak üzere; diğer kanunlarda yer alan suçlarla ilgili olarak uzlaştırma yoluna gidilebilmesi için, kanunda açık hüküm bulunması gerekir. (3) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olsa bile, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda, ısrarlı takip suçunda (madde 123/A) ve hakaret suçunda (madde 125) uzlaştırma yoluna gidilemez. (Ek cümle: 26/6/2009 – 5918/8 md.) Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz. (Ek cümle:24/12/2025-7571/24 md.) Ancak önödeme kapsamına giren bir suç ile uzlaştırma kapsamına giren bir suçun birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması hâlinde uzlaştırma kapsamındaki suç bakımından uzlaşma hükümleri uygulanır.[104][105][106][107] (4) Soruşturma konusu suçun uzlaşmaya tâbi olması ve kamu davası açılması için yeterli şüphenin bulunması hâlinde, dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir. Büro tarafından görevlendirilen uzlaştırmacı, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar görene uzlaşma teklifinde bulunur. Şüphelinin, mağdurun veya suçtan zarar görenin reşit olmaması halinde, uzlaşma teklifi kanunî temsilcilerine yapılır. Uzlaştırmacı, uzlaşma teklifini açıklamalı tebligat veya istinabe yoluyla da yapabilir. Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar gören, kendisine uzlaşma teklifinde bulunulduktan itibaren yedi gün içinde kararını bildirmediği takdirde, teklifi reddetmiş sayılır. 106[108] (5) Uzlaşma teklifinde bulunulması halinde, kişiye uzlaşmanın mahiyeti ve uzlaşmayı kabul veya reddetmesinin hukukî sonuçları anlatılır. (6) Resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma dosyasında yer alan adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir nedenle mağdura, suçtan zarar görene, şüpheliye veya bunların kanunî temsilcisine ulaşılamaması halinde, uzlaştırma yoluna gidilmeksizin soruşturma sonuçlandırılır. (7) Birden fazla kişinin mağduriyetine veya zarar görmesine sebebiyet veren bir suçtan dolayı uzlaştırma yoluna gidilebilmesi için, mağdur veya suçtan zarar görenlerin hepsinin uzlaşmayı kabul etmesi gerekir. (8) Uzlaşma teklifinde bulunulması veya teklifin kabul edilmesi, soruşturma konusu suça ilişkin delillerin toplanmasına ve koruma tedbirlerinin uygulanmasına engel değildir. (9) (Mülga: 24/11/2016-6763/34 md.) (10) Bu Kanunda belirlenen hâkimin davaya bakamayacağı haller ile reddi sebepleri, uzlaştırmacı görevlendirilmesi ile ilgili olarak göz önünde bulundurulur. (11) Görevlendirilen uzlaştırmacıya soruşturma dosyasında yer alan ve Cumhuriyet savcısınca uygun görülen belgelerin birer örneği verilir. Uzlaştırma bürosu uzlaştırmacıya, soruşturmanın gizliliği ilkesine uygun davranmakla yükümlü olduğunu hatırlatır.[109] (12) Uzlaştırmacı, dosya içindeki belgelerin birer örneği kendisine verildikten itibaren en geç otuz gün içinde uzlaştırma işlemlerini sonuçlandırır. Uzlaştırma bürosu bu süreyi her defasında yirmi günü geçmemek üzere en fazla iki kez daha uzatabilir. (13) Uzlaştırma müzakereleri gizli olarak yürütülür. Uzlaştırma müzakerelerine şüpheli, mağdur, suçtan zarar gören, kanunî temsilci, müdafi ve vekil katılabilir. Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar görenin kendisi veya kanunî temsilcisi ya da vekilinin müzakerelere katılmaktan imtina etmesi halinde, uzlaşmayı kabul etmemiş sayılır. (14) Uzlaştırmacı, müzakereler sırasında izlenmesi gereken yöntemle ilgili olarak Cumhuriyet savcısıyla görüşebilir; Cumhuriyet savcısı, uzlaştırmacıya talimat verebilir. (15) Uzlaşma müzakereleri sonunda uzlaştırmacı, bir rapor hazırlayarak kendisine verilen belge örnekleriyle birlikte uzlaştırma bürosuna verir. Uzlaşmanın gerçekleşmesi halinde, tarafların imzalarını da içeren raporda, ne suretle uzlaşıldığı ayrıntılı olarak açıklanır. (Ek cümle: 24/11/2016-6763/34 md.) Uzlaştırma bürosu soruşturma dosyasını, raporu ve varsa yazılı anlaşmayı Cumhuriyet savcısına gönderir. (16) Uzlaşma teklifinin reddedilmesine rağmen, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar gören uzlaştıklarını gösteren belge ile en geç iddianamenin düzenlendiği tarihe kadar Cumhuriyet savcısına başvurarak uzlaştıklarını beyan edebilirler. (17) Cumhuriyet savcısı, uzlaşmanın, tarafların özgür iradelerine dayandığını ve edimin hukuka uygun olduğunu belirlerse raporu veya belgeyi mühür ve imza altına alarak soruşturma dosyasında muhafaza eder. (18) Uzlaştırmanın sonuçsuz kalması halinde tekrar uzlaştırma yoluna gidilemez. (19) Uzlaşma sonucunda şüphelinin edimini def’aten yerine getirmesi halinde, hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir. Edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside bağlanması veya süreklilik arzetmesi halinde, 171 inci maddedeki şartlar aranmaksızın, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilir. Erteleme süresince zamanaşımı işlemez. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararından sonra, uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi halinde, 171 inci maddenin dördüncü fıkrasındaki şart aranmaksızın, kamu davası açılır. (…)[110] Uzlaşmanın sağlanması halinde, uzlaşma anında tespit edilemeyen veya uzlaşmadan sonra ortaya çıkan zararlar hariç, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır. Şüphelinin, edimini yerine getirmemesi halinde uzlaşma raporu veya belgesi, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 38 inci maddesinde yazılı ilam mahiyetini haiz belgelerden sayılır.[111] (20) Uzlaştırma müzakereleri sırasında yapılan açıklamalar, herhangi bir soruşturma ve kovuşturmada ya da davada delil olarak kullanılamaz. (21) Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar görenden birine ilk uzlaşma teklifinde bulunulduğu tarihten itibaren, uzlaştırma girişiminin sonuçsuz kaldığı ve en geç, uzlaştırmacının raporunu düzenleyerek uzlaştırma bürosuna verdiği tarihe kadar dava zamanaşımı ile kovuşturma koşulu olan dava süresi işlemez. (22) (Değişik birinci cümle: 24/11/2016-6763/34 md.) Uzlaştırmacıya Adalet Bakanlığı tarafından belirlenen tarifeye göre ücret ödenir. Uzlaştırmacı ücreti ve diğer uzlaştırma giderleri, yargılama giderlerinden sayılır. Uzlaşmanın gerçekleşmesi halinde bu giderler Devlet Hazinesi tarafından karşılanır. (23) Uzlaşma sonucunda verilecek kararlarla ilgili olarak bu Kanunda öngörülen kanun yollarına başvurulabilir. (24) (Değişik: 24/11/2016-6763/34 md.) Her Cumhuriyet başsavcılığı bünyesinde uzlaştırma bürosu kurulur ve yeteri kadar Cumhuriyet savcısı ile personel görevlendirilir. Uzlaştırmacılar, hukuk fakültesi mezunlarının yer aldığı, Adalet Bakanlığı tarafından belirlenen uzlaştırmacı listelerinden görevlendirilir. Uzlaştırmacı, hazırladığı raporu, tutanakları ve varsa yazılı anlaşmayı büroya gönderir. Uzlaştırma süreci sonunda soruşturma dosyaları, uzlaştırma bürosunda görevli Cumhuriyet savcıları tarafından sonuçlandırılır.[112] (25) (Ek: 24/11/2016-6763/34 md.)Uzlaştırmacıların nitelikleri, eğitimi, sınavı, görev ve sorumlulukları, denetimi, eğitim verecek kişi, kurum ve kuruluşların nitelikleri ve denetimleri ile uzlaştırmacı sicili, uzlaştırmacılar ve eğitim kurumlarının listelerinin düzenlenmesi, Cumhuriyet başsavcılığı bünyesinde kurulan uzlaştırma bürolarının çalışma usul ve esasları, uzlaştırma teklifi ile müzakere usulü, uzlaştırma anlaşması ve raporda yer alacak konular ile uygulamaya dair diğer hususlara ilişkin usul ve esaslar, Adalet Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikle düzenlenir. Mahkeme tarafından uzlaştırma

Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda, ısrarlı takip suçunda ve hakaret suçunda, şikâyete bağlı olsalar bile uzlaştırma yoluna gidilemez. Uzlaştırma kapsamındaki bir suç, bu kapsama girmeyen başka bir suçla aynı mağdura karşı birlikte işlenmişse uzlaşma hükümleri uygulanmaz. Önödeme kapsamındaki bir suç ile uzlaştırma kapsamındaki bir suç aynı mağdura karşı birlikte işlenmişse, uzlaştırma kapsamındaki suç bakımından uzlaşma hükümleri uygulanır.

Uzlaştırma işlemleri

Suç uzlaşmaya tabi ise ve kamu davası için yeterli şüphe varsa dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir; görevli uzlaştırmacı taraflara uzlaşma teklif eder. Tekliften itibaren yedi gün içinde karar bildirilmezse teklif reddedilmiş sayılır. Dosyadaki adreste bulunmama, yurt dışında olma veya başka nedenle ilgili kişilere ulaşılamazsa uzlaştırmaya gidilmeden soruşturma sonuçlandırılır.

Birden fazla kişinin mağdur veya zarar gören olduğu suçta uzlaştırma için hepsinin uzlaşmayı kabul etmesi gerekir. Uzlaşma teklifi veya kabulü, delillerin toplanmasına ve koruma tedbirlerinin uygulanmasına engel değildir.

Uzlaştırmacı, belge örneklerinin verilmesinden itibaren en geç otuz gün içinde işlemleri sonuçlandırır. Büro bu süreyi her seferinde yirmi günü geçmemek üzere en fazla iki kez uzatabilir. Uzlaştırma sonuçsuz kalırsa tekrar uzlaştırma yoluna gidilemez.

Uzlaşmanın ceza soruşturmasına etkisi

Şüpheli edimini defaten yerine getirirse hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir. Edimin ileri tarihe bırakılması, takside bağlanması veya süreklilik göstermesi hâlinde, 171. maddedeki şartlar aranmaksızın kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilir ve erteleme süresince zamanaşımı işlemez.

Ertelemeden sonra uzlaşma gerekleri yerine getirilmezse, 171. maddenin dördüncü fıkrasındaki şart aranmaksızın kamu davası açılır. Uzlaşma sağlanırsa, uzlaşma anında tespit edilemeyen veya uzlaşmadan sonra ortaya çıkan zararlar hariç, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış dava feragat edilmiş sayılır.

Şüpheli edimini yerine getirmezse uzlaşma raporu veya belgesi, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 38. maddesinde yazılı ilam niteliğindeki belgelerden sayılır. Uzlaştırma müzakerelerindeki açıklamalar herhangi bir soruşturma, kovuşturma veya davada delil olarak kullanılamaz.

İlk uzlaşma teklifinden, uzlaştırma girişiminin sonuçsuz kaldığı ve en geç uzlaştırmacının raporunu büroya verdiği tarihe kadar dava zamanaşımı ile kovuşturma şartı olan dava süresi işlemez.

Sık sorulan sorular

Avukat tehditle borç tahsil edebilir mi?

Hayır. Avukat hukuka uygun yöntem kullanmak zorundadır; tehdit, korkutma veya baskı bu yöntemler arasında değildir ve Türk Ceza Kanunu kapsamında suç oluşturabilir.

Malvarlığına yönelik tehdit şikâyete bağlı mıdır?

Evet. Malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratma veya sair bir kötülük etme tehdidinde ceza, mağdurun şikâyeti üzerine verilir.

Israrlı telefon hangi şartla cezalandırılır?

Huzur ve sükûnu sırf bozmak amacıyla ısrarla telefon edilmesi, gürültü yapılması veya aynı maksatla hukuka aykırı başka davranışta bulunulması hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.

Tehdit suçu uzlaştırmaya girer mi?

Türk Ceza Kanunu’nun 106. maddesinin birinci fıkrasındaki tehdit suçu uzlaştırma girişimine tabi suçlar arasında sayılmıştır. İkinci fıkradaki nitelikli hâller bu hükümde ayrıca sayılmamıştır.

Uzlaşma sağlanmazsa yeniden denenebilir mi?

Hayır. Uzlaştırma sonuçsuz kalırsa tekrar uzlaştırma yoluna gidilemez.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu